🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Abdurrahman b. Avf Hayatından Örnek Olaylar ve Faziletleri

Aşere-i Mübeşşere ve Ehl-i BeytGüncelleme: 24 Temmuz 20269 dk okuma

Abdurrahman b. Avf’ın hayatından örnek olaylar ve faziletleri nelerdir? Hicretteki tavrı, ticaret ahlâkı, cömertliği, şûradaki rolü ve vefatı anlatıldı.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kimdir?
  • Medine'de "Bana çarşıyı göster"
  • Ticaret ahlâkı

Abdurrahman b. Avf, Aşere-i Mübeşşere’den bir sahabi ve İslam tarihinin en zengin, aynı zamanda en cömert tüccarlarındandır. Medine’ye hicret ettiğinde bütün malını bırakmış, Sa’d b. Rebî’nin ortaklık teklifini kabul etmeyip “Bana çarşıyı göster” demiştir. Ticaretteki dürüstlüğü ve infakı örnek gösterilir.

Kimdir?

Abdurrahman b. Avf, Kureyş’in Zühre kolundandır; Cahiliye döneminde adı Abdülkâbe veya Abdüamr iken Müslüman olunca Peygamber ona Abdurrahman adını verdi. Hz. Ebû Bekir’in davetiyle erken dönemde Müslüman oldu ve Habeşistan ile Medine’ye hicret etti. Bedir, Uhud ve diğer savaşlara katıldı; Uhud’da yirmiden fazla yara aldığı ve ayağının topal kaldığı rivayet edilir. Aşere-i Mübeşşere’den olup Hz. Ömer’in şûra heyetindeydi. Hicret ve diğer bilgiler için Aşere-i Mübeşşere kimlerdir yazısına bakılabilir.

Medine’de “Bana çarşıyı göster”

Muhacirler Medine’ye geldiğinde Peygamber, her Muhacir’i bir Ensar’la kardeş yaptı. Abdurrahman’ın kardeşi Sa’d b. Rebî, “Ben Medine’nin en zengin kişilerindenim; malımı ikiye bölelim, iki eşimden birini boşayayım, sen de evlen” teklifinde bulundu. Abdurrahman, “Allah malında ve ailende sana bereket versin. Bana çarşının yolunu göster” cevabını verdi (Buhârî, Menâkıbü’l-ensâr 3; Büyû’ 1). Kısa sürede ticaretle ticaret yaparak mal ve evlilik imkânı elde etti. Bu olay, zenginlik talebinin gururu korumak ve emekle kazanmak ilkesiyle yapıldığını gösterir. Aynı zamanda Ensar’ın cömertliğini de ortaya koyar.

Ticaret ahlâkı

Abdurrahman b. Avf’ın ticarette helâl kazanç, dürüstlük ve güveni esas aldığı anlatılır. “Taşa kalksam altın bulacağımı hissediyorum” derdi (rivayet); bu, Allah’ın ticarete bereket verdiği anlamına gelir. Hadiste, güvenilir ve doğru tüccarın peygamberler, sıddîklar ve şehitlerle beraber olacağı bildirilir (Tirmizî, Büyû’ 4). Onun servetini haram yoldan değil, helâl ticaretle kazandığı kabul edilir. Bu ahlâk, İslam ekonomisinin erdemlerini yansıtır. Servetin sadakayla dengelenmesi, zekât ve infak ilkesinin temelidir; ilgili bilgiler için zekâtın toplumsal faydaları ve hikmetleri yazısına bakılabilir.

Cömertliği

Abdurrahman, ticaretteki başarısına rağmen servetini Allah yolunda harcamaktan çekinmedi. Tebük Seferi için iki yüz ûkıyye (yaklaşık sekiz yüz dirhem) altın getirdi; bu miktar rivayetlere göre farklı verilir. Bedir ehline dört yüz dinar vasiyet etti; Peygamber’in hanımlarına bahçe vasiyet ettiği ve Medine’ye yüz atlı verdiği, yedi yüz develik kervanını sadaka olarak dağıttığı anlatılır. Bunların bir kısmı rivayetlerle sınırlı olabilir; ancak cömertliği konusunda geniş bir kabul vardır. Hz. Âişe’nin onun hakkında “Allah, Abdurrahman’ı Selsebil’den içirsin” diye dua ettiği rivayet edilir. Sadaka ahlâkı için sadaka çeşitleri ve gizli sadakanın fazileti yazısı okunabilir.

Servetin korkusu

Kaynaklarda Abdurrahman b. Avf’ın zenginliğinden dolayı hesap endişesi taşıdığı anlatılır. Bir gün oruçluyken önüne yemek konulunca, Mus’ab b. Umeyr ve Hamza gibi şehit sahabilerin kefenlik bezi bulamadıklarını hatırlayıp ağladığı ve “Biz iyiliklerimizin karşılığını dünyada mı aldık” diyerek yemeği yemediği rivayet edilir (Buhârî’de benzer bir olay Hz. Mus’ab’ın kefeni bağlamında anlatılır). Bu anlatı, zenginliğin imtihan olduğunu ve sahabenin hesap bilincini gösterir. Nitekim bazı rivayetlerde “Abdurrahman cennete sürünerek girer” ifadesi geçer; bu rivayetin sıhhati tartışmalıdır ve kesin hadis olarak sunulmamalıdır.

Şûradaki rolü

Hz. Ömer’in belirlediği altı kişilik şûrada Abdurrahman b. Avf, halife seçimini yürütmek üzere kendi adaylığından vazgeçti. Üç gün boyunca halkla ve sahabeyle görüşerek tercihleri sordu; sonunda Hz. Osman’ı seçti ve ona biat etti. Bu süreç, İslam siyaset düşüncesinde şûra ve istişarenin örneği olarak anılır. Ayrıca Peygamber, Tebük’te Abdurrahman’ın arkasında namaz kılmış, bunu sahabenin faziletine delil olarak anlatmıştır (Müslim, Tahâret 81). Bu iki olay, onun hem ilim hem güvenilirlik bakımından saygı gördüğünü gösterir. Dönem için Hz. Osman ve mushafların çoğaltılması yazısı da okunabilir.

Vefatı

Abdurrahman b. Avf, yaklaşık 31-32/652 yılında Medine’de vefat etti; yaşının yetmiş beş civarında olduğu söylenir. Cenaze namazını Hz. Osman’ın veya Sa’d b. Ebî Vakkâs’ın kıldırdığı rivayet edilir. Cennetü’l-Bakî’ye defnedildi. Geride büyük bir servet bıraktı ve vasiyeti gereği Bedir ehli ve Peygamber’in hanımlarına pay ayrıldı. Mezarlık hakkında Cennetü’l-Bakî Mezarlığı yazısına bakılabilir.

Ailesi ve Peygamber’le ilişkisi

Abdurrahman b. Avf’ın eşlerinden biri Ümmü Külsûm bint Ukbe’dir; Hz. Osman’ın ana bir kardeşiydi. Çocuklarından Ebû Seleme, sonraki dönemde Medine’nin önemli âlimleri arasına girdi ve hadis rivayet etti. Peygamber, onu “Yeryüzünün ve göğün emini” olarak övdüğü sahabilerden biri olarak anmıştır (rivayet edilen bu ifade farklı sahabeler hakkında da geçer). Abdurrahman’ın ipekli giysi giymesine sağlık nedeniyle (kaşıntı) izin verilmesi gibi bazı fıkhî ruhsat örnekleri de onun hayatında anlatılır (Buhârî, Cihâd 92). Bu tür ayrıntılar, sahabenin yaşamının fıkhî hükümlere ışık tuttuğunu gösterir.

Zenginlik ve takvâ dengesi

Abdurrahman b. Avf’ın hayatı, zenginliğin kötü olmadığını, önemli olanın servetin nasıl kazanıldığı ve nasıl harcandığı olduğunu gösterir. Hadiste “Salih kul için salih mal ne güzeldir” buyrulur (Ahmed b. Hanbel, Müsned). Bu ilke, helâl kazanç, zekât, sadaka ve israftan kaçınma bilincini birleştirir. Günümüzde ticaretle uğraşanlar için zekât yükümlülüğü ve ticaret malı hesabı bu bilincin pratik yansımasıdır; ayrıntı için arıcılık, tavukçuluk ve balıkçılığın zekâtı yazısındaki ticaret malı mantığı örnek olarak okunabilir. Servetin kul hakkına duyarlılıkla kullanılması, sahabe örnekliğinde öne çıkar.

Sıkça Sorulan Sorular

“Bana çarşıyı göster” sözü ne anlama gelir?

Ensar kardeşinin malını kabul etmeyip ticaretle kendi emeğini kazanma isteğini ifade eder.

Abdurrahman b. Avf neden meşhurdur?

Aşere-i Mübeşşere’den olması, ticaretteki başarısı, cömertliği ve halife seçimindeki rolü ile tanınır.

Cennete sürünerek gireceği rivayeti sahih mi?

Sıhhati tartışmalıdır; kesin hadis olarak aktarılmamalıdır.

Nerede defnedilidir?

Medine’de Cennetü’l-Bakî Mezarlığı’na defnedilmiştir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Büyû‘ 1; Menâkıbü’l-ensâr 3; Tirmizî, Menâkıb 25; İbn Sa‘d, et-Tabakâtü’l-kübrâ; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Abdurrahman b. Avf" maddesi

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Buhârî, Büyû‘ 1; Menâkıbü’l-ensâr 3
  2. Tirmizî, Menâkıb 25
  3. İbn Sa‘d, et-Tabakâtü’l-kübrâ
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Abdurrahman b. Avf" maddesi

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.