🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Ebû Ubeyde b. Cerrâh Hayatından Örnek Olaylar ve Faziletleri

Aşere-i Mübeşşere ve Dört HalifeGüncelleme: 13 Temmuz 202610 dk okuma

Ebû Ubeyde b. Cerrâh’ın hayatından örnek olaylar ve faziletleri nelerdir? “Ümmetin emini” övgüsü, Şam fetihleri, tâûn-ı Amvas ve sade yaşamı anlatıldı.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kimdir?
  • "Bu ümmetin emini"
  • Sîfülbahr seriyyesi

Ebû Ubeyde b. Cerrâh, Aşere-i Mübeşşere’den bir sahabi ve Peygamber Efendimiz’in “bu ümmetin emini” diye övdüğü komutandır. Şam fetihlerinin başkomutanı olarak görev yaptı, 18/639’daki Amvas tâûnunda vefat etti. Sadeliği, adaleti ve alçakgönüllülüğüyle tanınır; hayatındaki olaylar sahih hadislere ve siyer kaynaklarına dayanarak, rivayet farkları belirtilerek aktarılır.

Kimdir?

Âmir b. Abdullah b. Cerrâh, Kureyş’in Fihr kolundandır ve “Ebû Ubeyde” künyesiyle anılır. Hz. Ebû Bekir’in davetiyle Müslüman olan ilk sahabilerden biridir. Habeşistan’a ve Medine’ye hicret etti. Bedir, Uhud ve sonraki savaşların tamamına katıldı. Uhud’da Peygamber’in yüzüne batan miğfer halkalarını dişleriyle çekerken iki ön dişinin döküldüğü rivayet edilir; dişlerinin düşmesinin onu daha güzel gösterdiği anlatılır. Bu anlatı kaynaklarda yer alır. Aşere-i Mübeşşere’nin genel tanıtımı için Aşere-i Mübeşşere kimlerdir yazısına bakılabilir.

“Bu ümmetin emini”

Hz. Huzeyfe’den nakledilen hadiste Necran heyeti Peygamber’e gelip “Bize bir emin kişi gönder” dediğinde, Resûlullah “Size hakkıyla bir emin göndereceğim” buyurdu ve Ebû Ubeyde’yi seçti: “Kalk, ey Ebû Ubeyde b. Cerrâh!” Ardından da “Bu, ümmetin eminidir” dedi (Buhârî, Megâzî 71; Müslim, Fezâilü’s-sahâbe 53-54). Bu söz, her ümmetin bir emini olduğu ve bu ümmetin eminin Ebû Ubeyde olduğu anlamına gelir. Ebû Ubeyde’nin güvenilirliği, kamu görevlerinde emanet ve dürüstlüğün önemini gösterir. Emanet kavramı hakkında emanet para ve altının zekâtını kim verir yazısında farklı bir yönüyle ele alınır.

Sîfülbahr seriyyesi

Peygamber, Ebû Ubeyde komutasında üç yüz kişilik bir birliği sahil yönüne gönderdi. Yiyecekleri tükenince denizden büyük bir balık (Anber) çıktığı, ordunun on beş gün kadar ondan yediği ve kaburga kemiğinin altından deve geçecek kadar büyük olduğu anlatılır (Buhârî, Megâzî 62; Müslim, Sayd 17). Bu olay hem komutanın sabrını hem de Allah’ın rızık vermesini gösterir. Seriyye sırasında yiyecekleri paylaştırıp hurmayı azar azar dağıttığı da anlatılır. Bu paylaşım, adaletli yönetim örneği olarak anılır. Sadakada paylaşma ahlâkı için sadaka çeşitleri ve gizli sadakanın fazileti yazısı okunabilir.

Sakîfe ve halifeliğe katkısı

Peygamber’in vefatından sonra Sakîfe’de halifelik görüşmeleri yapılırken, Hz. Ebû Bekir Ömer ile Ebû Ubeyde’nin ellerinden tutarak “Bunlardan birine biat edin” dedi; fakat ikisi de “Seni geçerek biat edemeyiz” cevabını verdi ve Hz. Ebû Bekir’e biat edildi. Ebû Ubeyde, Hz. Ebû Bekir’in hilafetinde beytülmalin sorumluluğunu üstlendi; hazine işlerinde dürüstlüğüyle tanındı. Bu rol, “emin” sıfatının pratikteki yansımasıdır. Hilafet olayı için Hz. Ebû Bekir’in hilafeti yazısına bakılabilir.

Şam fetihleri ve komutanlık

Hz. Ebû Bekir, Şam’a gönderdiği orduların komutanlarından biri olarak Ebû Ubeyde’yi görevlendirdi. Hz. Ömer döneminde Hâlid b. Velîd’i komutadan alıp Ebû Ubeyde’yi başkomutan tayin etmesi, Hâlid’in bu karara boyun eğmesi ve Ebû Ubeyde’nin mütevazı tutumu kaynaklarda anlatılır. Ebû Ubeyde bu görevi alçakgönüllülükle sürdürdü. Yermük Savaşı (15/636) sonrasında Dımaşk, Hıms, Halep, Antakya ve Şam bölgesinin büyük bölümü fethedildi. Halkla yaptığı anlaşmalarda gayrimüslimlerin can, mal ve ibadet güvencesine özen gösterdi. Hz. Ömer’in Kudüs’e gelişi de bu dönemde gerçekleşti. Bu fetihler için Hz. Ömer dönemi fetihleri ve devlet teşkilatı yazısına bakılabilir.

Sade yaşamı

Hz. Ömer, Şam’a geldiğinde Ebû Ubeyde’nin evine uğradı ve evde bir kılıç, bir kalkan ve semer dışında bir şey bulamadı. “Neden eşya edinmedin?” sorusuna Ebû Ubeyde, “Ey müminlerin emiri, bu bile bize yeter” cevabını verdi (rivayet). Hz. Ömer ona “Dünya hepimizi değiştirdi; sen hariç” dediği anlatılır. Bu sade yaşam, fethedilen zengin şehirlere rağmen servete bağlanmamanın örneğidir. Bu tür anlatılar rivayet kitaplarında yer alır; ayrıntıları farklı olsa da, çizgi sadelik ve kanaattir.

Amvas tâûnu ve vefatı

18/639 yılında Şam bölgesinde Amvas tâûnu çıktığında Hz. Ömer, Ebû Ubeyde’yi Medine’ye çağırmak istedi; Ebû Ubeyde, Müslüman ordunun yanından ayrılmak istemediğini yazdı. Hz. Ömer’in “Allah’ın kaderinden Allah’ın kaderine kaçıyorum” sözü bu bağlamda anılır. Ebû Ubeyde bu salgında 58 yaşında vefat etti; kabri Ürdün’ün Gavr bölgesinde bilinir. Vefatından önce yerine Muâz b. Cebel’i vekil bıraktı. Hadislerde tâûnla ilgili tavsiyeler vardır: Bir yerde tâûn varsa oraya girilmez, orada bulunan çıkmaz (Buhârî, Tıb 30). Sahabe kabirleri için sahabe kabirleri nerede yazısı okunabilir.

Ebû Ubeyde’nin ahlâkı ve adaleti

Ebû Ubeyde, Şam fetihleri sırasında halkla yaptığı antlaşmalara sadık kalırdı. Bir şehir halkı Müslüman ordusuna karşı yaptığı sulh antlaşmasını bozmadığı sürece, kendilerine karşı sert davranılmasını yasaklardı. Hıms halkı Bizans’a karşı Müslümanlar için topladığı cizyeyi, Müslüman ordusu şehirden çekilirken geri iade etti; bunun nedeni, onları koruyamayacak olmalarıydı (Ebû Yûsuf, Kitâbü’l-Harâc’da anlatılan bir olay). Bu uygulama, adaletin ve verilen sözün önemini gösteren bir örnek olarak sıkça anılır. Ebû Ubeyde’nin asker ve halk arasında sevilmesinin sebebi bu tutarlılıktı. Bu yaklaşım İslam fetih hukukunun gayrimüslim haklarına yaklaşımı için Hz. Ömer’in adaleti: meşhur kıssalar ve uygulamalar yazısıyla birlikte düşünülebilir.

Alçakgönüllülüğü ve komutanlığı

Ebû Ubeyde, başkomutan olmasına rağmen askerlerle aynı yemeği yer, aynı koşullarda kalırdı. Bir keresinde bir nehri geçerken askerler arasında kendisine özel bir ayrıcalık yapılmasını reddetti. Elçilerin geldiğinde komutanı tanıyamadıkları, onu askerlerden ayırt edemedikleri rivayet edilir. Bu anlatılar, kaynaklarda farklı şekillerde geçse de, komutanlık anlayışının sadelik ve tevazu üzerine kurulu olduğunu yansıtır. Hz. Ömer’in onun hakkındaki şu sözü nakledilir: “Eğer yaşasaydı onu halef bırakırdım” (rivayet; senedi tartışmalıdır). Bu söz, Ebû Ubeyde’nin güvenilirliğinin boyutunu gösterir. Dönemin yönetim yapısı için Hulefâ-yi Râşidîn dönemi yazısına bakılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

“Bu ümmetin emini” sözü kimin için söylenmiştir?

Ebû Ubeyde b. Cerrâh için; Peygamber Necran heyetine onu göndererek bu sözü söylemiştir.

Şam fetihlerindeki rolü neydi?

Başkomutan olarak Şam’ın büyük bölümünün fethine liderlik etti.

Hangi salgında vefat etti?

18/639’daki Amvas tâûnunda vefat etti.

Sade yaşamına örnek nedir?

Halife Hz. Ömer’in ziyaretinde evinde kılıç, kalkan ve semerden başka eşyası bulunmadığı anlatılır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Megâzî 71; Menâkıb 21; Müslim, Fezâilü’s-sahâbe 53-54; Tirmizî, Menâkıb 25; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ebû Ubeyde b. Cerrâh" maddesi

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Buhârî, Megâzî 71; Menâkıb 21
  2. Müslim, Fezâilü’s-sahâbe 53-54
  3. Tirmizî, Menâkıb 25
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ebû Ubeyde b. Cerrâh" maddesi

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.