🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Kurtuba Camii: Tarihi, Mimari Özellikleri ve Hikâyesi

İslam Mimarisi ve CamilerGüncelleme: 3 Ekim 20269 dk okuma

İspanya'daki Kurtuba (Córdoba) Camii'nin I. Abdurrahman dönemi kuruluşu, at nalı kemerli sütun ormanı, mihrabı, sonraki genişletmeleri ve bugünkü statüsü hakkında bilgi.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Tarihçe
  • Sütun Ormanı ve At Nalı Kemerler
  • Mihrap ve Maksûre

Kurtuba Camii, İspanya’nın Córdoba şehrinde Endülüs Emevî Devleti döneminde 785’ten itibaren yaptırılan ve sonraki yüzyıllarda genişletilen, İslam mimarisinin en önemli eserlerinden biridir. At nalı kemerlerinden oluşan sütun ormanı ve zengin mihrap bölümü ile tanınır.

Tarihçe

Abbasîler Emevî hanedanını devirince, hanedanın hayatta kalan üyesi I. Abdurrahman (ed-Dâhil) Endülüs’e kaçıp 756’da Kurtuba’da yeni bir Emevî devleti kurmuştur. Başkent Kurtuba’da inşa edilen büyük cami, bu yeni devletin dinî ve siyasi merkezi olarak tasarlandı. Camii, yaklaşık 785-786 yıllarında Vizigot kilisesi (San Vicente) bulunan alana yapıldı. Kaynaklarda Müslümanların önce kiliseyi paylaştığı, daha sonra Abdurrahman’ın alanı satın alarak camiyi inşa ettiği aktarılır.

İlk yapıyı oğlu Hişam I. tamamlamış, minare eklemiştir. II. Abdurrahman (833-848), III. Abdurrahman (minare ve avlu, 10. yüzyıl) ve II. Hakem (961-976, mihrap bölümü ve genişletme) gibi sonraki emirler ve halifeler yapıyı büyütmüştür. Son genişletme, el-Mansûr tarafından 987-988 civarında doğu yönünde yapılmıştır. Böylece camii birkaç aşamada, yaklaşık iki yüzyılda bugünkü büyüklüğüne ulaşmıştır.

Sütun Ormanı ve At Nalı Kemerler

Kurtuba Camii’nin en çarpıcı yönü, iç mekânı dolduran yüzlerce sütun ve çift katlı kemer sistemidir. Alt katta at nalı biçiminde kemerler, üst katta yarım daire kemerler bulunur. Kemerler beyaz taş ve kırmızı tuğla dönüşümlü kullanılarak örülmüş, bu da çizgili ve ritmik bir görünüm sağlamıştır. Sütunlar, Roma ve Vizigot yapılarından devşirilmiş mermer ve granit sütunlardır; başlıklar farklı dönemlere ait olabilir.

Bu çift katlı kemer sistemi, yüksek tavanlı ve hafif bir iç mekân oluşturur. Sütunların oluşturduğu sonsuz perspektif, yapıyı “sütun ormanı” olarak tanıtır. Mimari açıdan, bu sistem Emevî Camii’nin ve Roma su kemerlerinin etkisini birleştirir. Kemer sistemleri hakkında genel bilgi için Endülüs mimarisi ve Elhamra Sarayı yazısına bakılabilir.

Mihrap ve Maksûre

II. Hakem döneminde (10. yüzyılın ikinci yarısı) eklenen mihrap bölümü, camiinin en zengin süslü kısmıdır. Mihrap, sekizgen bir niş biçiminde yapılmış olup üstü tek bir mermer parçasından oyulmuş istiridye kabuğu benzeri bir kubbeyle örtülüdür. Mihrabın çevresindeki duvarlar altın zeminli mozaiklerle kaplıdır; mozaik ustaları Bizans İmparatoru tarafından gönderilmiştir. Mihrabın önünde maksûre denilen halifeye ayrılmış kapalı bölüm bulunur ve nervürlü kubbeler içerir.

Bu kubbeler, kemerlerin kesişmesiyle oluşan nervürlü yapısıyla Gotik mimariyi öncelediği şeklinde tartışılan yenilikçi bir mühendislik örneğidir. Mihrap, minber ve maksûre gibi cami bölümlerinin işlevleri için cami mimarisinin bölümleri yazısı bilgi verir.

Katedrale Dönüşüm

1236’da Kastilyalı III. Fernando Kurtuba’yı ele geçirdiğinde camiyi Katolik kiliseye çevirdi. İlk dönemde yapıya çok müdahale edilmedi; 16. yüzyılda ise camii’nin ortasına büyük bir katedral yapısı (Rönesans ve Barok üsluplu) eklendi. Bu ek yapı, Kral V. Karl döneminde onaylanmış; kral, yapıyı gördüğünde “Dünyada benzeri olan bir şeyi yok ettiniz” dediği anlatılır. Bu anekdotun tarihî doğruluğu tartışmalıdır.

Bugün yapı “Mezquita-Catedral” adıyla anılmakta, Katolik Kilisesi’nin yönetiminde katedral olarak kullanılmaktadır. Camide Müslümanların ibadet etmesi konusu tartışma konusu olmuş, çeşitli girişimler ve kararlar gündeme gelmiştir. Yapının statüsü ve adlandırılması üzerine süren görüşler, hem dinî hem kültürel mirasla ilgilidir. 1984’te UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır.

Minare ve Avlu

Kurtuba Camii’nin avlusu “Portakal Avlusu” olarak bilinir; geleneksel şadırvan ve ağaçlarla düzenlenmiştir. Orijinal minare III. Abdurrahman’ın yaptırdığı yapı olup, sonradan çan kulesine dönüştürülmüş ve çevresine yeni yapı eklenmiştir. Minarenin eski formu, Endülüs ve Kuzey Afrika minare mimarisinin başlangıç örneklerinden sayılır. Minare mimarisi için minare nedir yazısı yararlıdır.

Sonuç

Kurtuba Camii, Endülüs’ün parlak uygarlığının ve İslam mimarisinin batıdaki zirve örneklerinden biridir. Farklı dinî ve kültürel katmanları bir arada taşıyan yapı, tarihî mirasın karmaşıklığını gösterir. Aynı coğrafyadaki Elhamra için Endülüs mimarisi ve Elhamra Sarayı, Kuzey Afrika’daki benzer yapılar için Kayrevan Ulu Camii yazılarına bakabilirsiniz.

Endülüs Medeniyetinin Aynası Olarak Kurtuba

Kurtuba, 10. yüzyılda Avrupa’nın en büyük ve en gelişmiş şehirlerinden biriydi. Yüz binlerce nüfusu, kütüphaneleri, hastaneleri ve sokak aydınlatması olan bu şehirde ilim, felsefe ve sanat gelişmişti. İbn Rüşd (Averroes), İbn Hazm ve Zehravî gibi ilim insanları bu çevrede yetişmiştir. Büyük cami, bu medeniyetin ibadet ve eğitim merkezi olarak hizmet vermiş, camide dersler yapılmış, ilim halkaları kurulmuştur. Kurtuba’nın Halife III. Abdurrahman döneminde kurduğu Medinetüzzehra Sarayı da aynı çağın ihtişamını yansıtır. Bu yapıların toplamı, Endülüs’ün hem İslam dünyasına hem Avrupa’ya miras bıraktığı bilgi ve estetik birikimini ortaya koyar. Bugün Endülüs mirasını, farklı kültürlerin ve dinlerin bir arada yaşadığı bir dönemin hatırası olarak değerlendirmek mümkündür. Camiye bakarken Mağrip ve Endülüs ortak mimarisini görmek için Kayrevan Ulu Camii ile karşılaştırma yapmak da öğretici olabilir. Şam’daki Emevî Camii ise I. Abdurrahman’ın hanedanının doğu kökenini hatırlatan başka bir referanstır; ona duyduğu özlem Kurtuba’daki tasarımı etkilemiş olabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kurtuba Camii’ni kim yaptırdı?

Endülüs Emevî Devleti’nin kurucusu I. Abdurrahman, 785-786 yıllarında camiyi yaptırmıştır. Sonraki Endülüs emirleri ve halifeleri yapıyı birkaç kez genişletmiştir.

Kurtuba Camii’ni özel kılan nedir?

İki katlı, kırmızı-beyaz tuğla ve taştan at nalı kemerlerin oluşturduğu sütun ormanı; zengin mihrap bölümü ve mozaikleri onu özel kılar.

Kurtuba Camii bugün hangi statüde?

1236’da Kurtuba’nın Hristiyanlarca alınmasıyla katedrale çevrilmiştir. Bugün “Mezquita-Catedral de Córdoba” adıyla anılır ve katedral olarak kullanılmaktadır. UNESCO listesindedir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kurtuba Ulu Camii" maddesi; Jerrilynn Dodds, Architecture and Ideology in Early Medieval Spain; UNESCO, Historic Centre of Córdoba (whc.unesco.org)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kurtuba Ulu Camii" maddesi
  2. Jerrilynn Dodds, Architecture and Ideology in Early Medieval Spain
  3. UNESCO, Historic Centre of Córdoba (whc.unesco.org)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.