Mescid-i Aksâ: Tarihi, Mimari Özellikleri ve Hikâyesi
Kudüs'teki Mescid-i Aksâ'nın Kur'an'daki yeri, İsrâ olayı, Emevî döneminde inşası, Haçlı ve Eyyubî dönemleri, Kıble Camii yapısı, kubbe ve minberi ile bugünkü durumu.
- Kur'an ve Hadislerdeki Yeri
- Emevîler Döneminde İnşa
- Haçlı ve Eyyubî Dönemleri
Mescid-i Aksâ, Kudüs’te Haremü’ş-Şerîf platformunda bulunan, İsrâ Suresi’nde adı geçen ve Müslümanlar için Mekke ile Medine’den sonra üçüncü kutsal mescit kabul edilen mabettir. Platformun tamamına Mescid-i Aksâ denir; güneyindeki ana cami ise Kıble Camii olarak bilinir.
Kur’an ve Hadislerdeki Yeri
Kur’an’da İsrâ Suresi şöyle başlar: “Kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah’ın şanı yücedir” (İsrâ Suresi, 17/1). Bu ayet, Hz. Peygamber’in İsrâ yolculuğunu anlatır. Hadislerde Mi’rac olayı, İsrâ ile birlikte aktarılır ve Hz. Peygamber’in Mescid-i Aksâ’da peygamberlere namaz kıldırdığı bildirilir (Müslim, Îmân). Müslümanlar ilk dönemlerde bu mescidi kıble olarak yönelmişlerdir; kıble sonra Kâbe’ye çevrilmiştir (Bakara Suresi, 2/144).
Hz. Peygamber, “Yolculuk yalnızca üç mescide yapılır: Mescid-i Haram, benim şu mescidim ve Mescid-i Aksâ” buyurmuştur (Buhârî, Fazlü’s-Salât; Müslim, Hac). Bu hadis, Mescid-i Aksâ’ya duyulan saygının dinî dayanağını oluşturur. Mescit, Müslümanlar kadar Yahudiler ve Hristiyanlar için de kutsal bir şehrin parçasıdır; bu nedenle konu tarih boyunca hassas olmuştur.
Emevîler Döneminde İnşa
Hz. Ömer, 637-638’de Kudüs’ü barışçıl biçimde teslim aldığında platformun boş ve çöplük hâlinde olduğu, temizlenmesini emrettiği ve basit bir mescit yaptırdığı rivayet edilir. Emevî halifesi Abdülmelik b. Mervan döneminde Kubbetü’s-Sahra inşa edilmiştir (691-692). Oğlu I. Velid döneminde ise Kıble Camii olarak bilinen büyük mescit yapılmış ya da genişletilmiştir (yaklaşık 705-715). Bu yapıların tarihlendirilmesi konusunda araştırmacılar arasında farklı görüşler bulunur; ayrıntılar için Creswell gibi kaynaklara bakılmalıdır.
Kıble Camii sonraki yüzyıllarda depremlerle yıkılmış ve Abbasî halifeleri tarafından yeniden inşa edilmiştir. Bu nedenle yapı, çeşitli dönemlerin izlerini taşır. Fatımî döneminde de onarım ve ek yapılar olmuştur.
Haçlı ve Eyyubî Dönemleri
1099’da Haçlılar Kudüs’ü ele geçirdiklerinde Kıble Camii’ni saray ve ardından Templar Şövalyeleri’nin karargahı olarak kullandılar. 1187’de Selahaddin Eyyubî Kudüs’ü geri aldı ve yapıyı yeniden mescit olarak düzenledi. Selahaddin, Halep’te Nureddin Zengi’nin yaptırdığı muhteşem ahşap minberi Kudüs’e getirtti ve Aksâ’ya yerleştirdi. Bu minber yüzyıllar boyunca Kudüs’ün simgelerinden biri olmuş, 1969’daki yangında yok olmuştur; daha sonra benzeri yapılmıştır.
Eyyubîler ve Memlükler döneminde mescit çevresine medreseler, çeşmeler ve ek yapılar inşa edilmiştir. Memlük dönemi mimarisi, platformun batı ve kuzey cephelerinde belirgin şekilde görülür. Memlük yapı geleneği hakkında Memlük mimarisi ve Kahire’nin tarihi yapıları yazısı faydalıdır.
Osmanlı Dönemi ve Sonrası
Osmanlılar 1517’den itibaren Kudüs’ü yönetti. Kanuni Sultan Süleyman, Haremü’ş-Şerîf’te ve çevresinde onarımlar yaptırdı, Kubbetü’s-Sahra’nın çinilerini yeniletti; şehrin surlarını da bu dönemde yeniden inşa ettirdi. Sultan Abdülmecid ve sonraki padişahlar da Aksâ’nın bakımına katkıda bulundu. Osmanlı yönetimi sırasında mescidin çevresindeki Müslüman, Hristiyan ve Yahudi toplulukların hakları fermanlarla düzenlenmiştir.
20. yüzyılda Kudüs’ün siyasi statüsü değişmiş, mescidin yönetimi ve çevresindeki düzenlemeler uluslararası gündemin parçası olmuştur. 1969’daki yangında Kıble Camii’nin bir bölümü ve Nureddin-Selahaddin minberi zarar görmüştür. Bu tarihî ve siyasi gelişmeler bu yazının kapsamı dışında kalmakla birlikte, mescit çevresindeki hassasiyetler dikkate alınarak tarafsız bir dille okunmalıdır.
Mimari Özellikler
Kıble Camii, uzun dikdörtgen planlı, çok sütunlu ve ana kubbeli bir yapıdır. Merkezi kubbe gümüş-gri renkli kurşun kaplamadır. İç mekân sütunlar ve kemerlerle bölünmüş neflere ayrılmıştır. Kıble duvarında mihrap, yanında ise minber bulunur. Yapının mozaik ve alçı süslemeleri, farklı dönemlerin izini taşır.
Platformdaki diğer yapılar arasında Kubbetü’s-Sahra, Kubbetü’s-Silsile, çeşitli kapılar, çeşmeler ve minareler bulunur. Altın kubbeli Kubbetü’s-Sahra için Kubbetü’s-Sahra yazısına bakabilirsiniz. Dört minare ise Memlük ve Osmanlı dönemlerinden kalmadır.
Sonuç
Mescid-i Aksâ, İslam’ın üç kutsal mescidinden biri olarak Müslümanların gönlünde özel bir yer tutar. Emevîler’den Osmanlılar’a uzanan mimari katmanları, İslam sanatının ve medeniyetinin gelişimini yansıtır. Medine’deki Mescid-i Nebevî ve Şam’daki Emevî Camii ile birlikte okunduğunda erken İslam mimarisinin ana hatları daha iyi anlaşılır.
Mescidin Manevi Değeri ve Ziyaret Anlayışı
Müslümanlar için Mescid-i Aksâ, peygamberler tarihinin bir hatırasını taşıyan, Hz. İbrahim, Hz. Davud, Hz. Süleyman ve Hz. İsa gibi peygamberlerin yaşadığı toprakların merkezi olarak büyük bir manevi değere sahiptir. Hadislerde Mescid-i Aksâ’da kılınan namazın faziletine dair rivayetler vardır; bunların bir kısmının sıhhati hakkında hadis âlimleri arasında değerlendirme farklılıkları bulunmaktadır. Her halükârda mescit, İslam dünyasının dualarında ve ilgisinde özel bir yer tutar. Kudüs şehri, farklı inançlara mensup toplulukların bir arada yaşadığı bir mozaik olarak tarih boyunca barışçıl dönemler de görmüştür. İslam hukukunda bu tür kutsal mekânlarda ibadet özgürlüğü ve diğer dinlere saygı ilkesi vurgulanır. Bu nedenle, mescidi ziyaret edenlerin saygılı, sakin ve edepli olmaları, çevredeki topluluklara karşı hoşgörülü davranmaları önemlidir. Kubbetü’s-Sahra ile aynı platformda yer alan bu yapıları anlamak için Kubbetü’s-Sahra yazısı da yararlı olacaktır.
Camiler ve minberler gibi mekânsal öğeleri anlamak için ayrıca cami mimarisinin bölümleri yazısı okunabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Mescid-i Aksâ nerededir?
Kudüs’ün eski şehrinde, Haremü’ş-Şerîf (Temple Mount) olarak bilinen platform üzerinde yer alır. Platformun yaklaşık 144 dönümlük tamamı Müslümanlarca Mescid-i Aksâ olarak kabul edilir.
Kur’an’da Mescid-i Aksâ geçer mi?
Evet. İsrâ Suresi’nin ilk ayetinde Hz. Muhammed’in Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya götürüldüğü bildirilir (İsrâ Suresi, 17/1).
Kıble Camii ile Kubbetü’s-Sahra aynı yapı mıdır?
Hayır. Kıble Camii, platformun güney kısmındaki gümüş renkli kubbeli ana camidir. Kubbetü’s-Sahra ise platformun ortasındaki altın kubbeli sekizgen yapıdır. İkisi de Haremü’ş-Şerîf içindedir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mescid-i Aksâ" maddesi; İsrâ Suresi (17/1); Buhârî ve Müslim, İsrâ ve Mi'rac rivayetleri; K. A. C. Creswell, Early Muslim Architecture
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mescid-i Aksâ" maddesi
- İsrâ Suresi (17/1); Buhârî ve Müslim, İsrâ ve Mi'rac rivayetleri
- K. A. C. Creswell, Early Muslim Architecture
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.