🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Mescid-i Nebevî: Tarihi, Mimari Özellikleri ve Hikâyesi

İslam Mimarisi ve CamilerGüncelleme: 12 Ağustos 20269 dk okuma

Medine'deki Mescid-i Nebevî'nin Hz. Peygamber döneminden bugüne tarihi, genişletmeleri, Ravza-i Mutahhara, Yeşil Kubbe, minareler ve mimari özellikleri.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Hz. Peygamber Döneminde İnşa
  • Genişletmeler ve Dönemler
  • Ravza-i Mutahhara ve Yeşil Kubbe

Mescid-i Nebevî, Hz. Peygamber’in Medine’ye hicretinden sonra yaptığı, bugün dünyanın en önemli iki camisinden biri sayılan ve Müslümanlar için büyük manevi değer taşıyan mescittir. Sade başlangıcından bugünkü devasa yapısına uzanan tarih, İslam mimarisinin gelişimini de yansıtır.

Hz. Peygamber Döneminde İnşa

Hz. Peygamber, hicretin ardından Medine’ye ulaştığında devesinin çöktüğü yerde mescit yapılmasını kararlaştırdı. Arsa, iki yetim çocuğa aitti ve bedeli ödenerek satın alındı (Buhârî, Salât). İnşaat sırasında Hz. Peygamber de sahabe ile birlikte taş taşıdı. Bu ilk yapı yaklaşık 30 x 35 metre ölçüsünde olup duvarları kerpiç ve taştan, direkleri hurma kütüğünden, çatısı hurma dalları ve çamurdan oluşuyordu. Başlangıçta kıble Kudüs’e doğruydu; sonradan kıblenin Kâbe’ye çevrilmesi üzerine yapı yönü değiştirildi.

Mescit sadece bir ibadet mekânı değildi; aynı zamanda eğitim, danışma, yabancı heyetlerin kabulü ve yoksulların barınması için de kullanılıyordu. Suffe denen bölümde fakir sahabe kalıyordu. Böylece mescit, İslam toplumunun merkezi kurumu olarak işlev gördü. Mescidin yanına Hz. Peygamber’in hanımlarının odaları (hücreler) inşa edilmişti.

Genişletmeler ve Dönemler

Mescit, Hz. Ömer ve Hz. Osman dönemlerinde genişletildi. Emevî halifesi I. Velid zamanında (8. yüzyılın başlarında) yapı büyük ölçüde yeniden inşa edildi; Hz. Peygamber’in hücreleri mescide dahil edildi ve ilk kez minareler yapıldı. Abbasî halifesi el-Mehdî döneminde genişletme yapılmış, Memlük Sultanı Kayıtbay, 1481’deki yangından sonra yapıyı yeniden inşa etmiştir. Osmanlı Padişahı Abdülmecid, 19. yüzyılın ortalarında (yaklaşık 1849-1860) mescidi kapsamlı olarak yenileyerek kubbeli, Osmanlı üslubunda ve sütunlu bir yapı hâline getirdi. Bu yapının bir kısmı hâlâ mevcuttur.

20. yüzyılda ve sonrasında Suudi yönetimi, hacı ve ziyaretçi sayısındaki artış nedeniyle mescidi büyük ölçüde genişletmiştir. Bu genişletmelerle mescit, yüz binlerce kişiyi aynı anda ağırlayabilecek kapasiteye ulaşmıştır. Modern yapıda sütunlar, kapılar ve yürüyüş alanlarında geleneksel İslam mimarisi motifleri kullanılırken, iklimlendirme, katlanabilir şemsiyeler ve mermer döşemeler gibi modern teknolojiler eklenmiştir.

Ravza-i Mutahhara ve Yeşil Kubbe

Mescidin en kutsal kabul edilen bölümü Ravza-i Mutahhara’dır. Bu bölüm, Hz. Peygamber’in minberi ile mezarının bulunduğu oda arasındaki alandır. Hz. Peygamber, “Evim ile minberim arasındaki yer cennet bahçelerinden bir bahçedir” buyurmuştur (Buhârî, Fezâilü’l-Medîne; Müslim, Hac). Bu bölümde namaz kılmak ve dua etmek, Müslümanların önem verdiği uygulamalardandır.

Hücre-i Saadet’in üzerindeki Yeşil Kubbe, mescidin sembolü olmuştur. İlk kubbe 13. yüzyılda Memlük döneminde yapılmış, sonra yenilenmiştir; Osmanlı Sultanı II. Mahmud döneminde (1817) yeniden inşa edilip 1837’de yeşile boyanmıştır. Daha önceki renkler farklıydı; “Yeşil Kubbe” adı bu boyanın sonucudur. Kubbe, mescit mimarisinin dış görünümünde en tanınmış öğedir. Kubbenin anlamı hakkında kubbe ve İslam mimarisinde kubbenin anlamı yazısına bakılabilir.

Minareler ve Kapılar

Mescit çevresinde on minare bulunur; bunların yükseklikleri yaklaşık yüz metreyi bulur. Minareler Osmanlı ve Memlük tarzlarının karışımı bir görünüm sunar ve son genişletmelerde yenilenmiştir. Çok sayıda kapı, ziyaretçilerin akışını düzenler. Kapılar arasında Bâbü’s-Selâm, Bâbü’r-Rahme ve Bâbü Cibril gibi tarihi isimler yer alır. Minarelerin tarihi gelişimi için minare nedir yazısı yararlıdır.

Avluda katlanabilir dev şemsiyeler gölge sağlar ve sıcak havada ziyaretçilere kolaylık sunar. Bu şemsiyeler modern mühendisliğin geleneksel mescit mimarisine eklenmiş örneklerindendir. Mescidin zemininde mermer kullanılmış, iç mekânda ise halılar serilidir.

Ziyaret Edepleri

Mescid-i Nebevî ziyaretinde, özellikle Hz. Peygamber’in kabrini ziyaret ederken edebe uymak önemlidir. Selam verirken sesi yükseltmemek, itişip kakışmamak, dua ve salavat getirmek öğütlenir. Kabir başında tevhid ilkesine aykırı davranışlardan, örneğin kabri tavaf etmek veya ondan şifa istemek gibi davranışlardan sakınılır. Bu konudaki genel çerçeve için türbelerden medet ummak ve doğru ziyaret yazısına bakılabilir.

Medine’deki diğer önemli mescitler olan Kuba ve Kıbleteyn de ziyaret programında yer alır; bunlar için Kuba Mescidi ve Mescid-i Kıbleteyn yazıları okunabilir.

Sonuç

Mescid-i Nebevî, Hz. Peygamber’in elleriyle başlattığı sade bir mescitten, yüzyıllar boyunca genişleyerek bugünkü büyük yapıya dönüşmüştür. Hem manevi hem mimari değer taşıyan bu mescit, İslam dünyasının ortak hafızasının merkezlerinden biridir. Kudüs’teki Mescid-i Aksâ ile birlikte okunduğunda İslam’ın kutsal mekânları bütünlük kazanır.

Mescidin Eğitim ve Toplum Hayatındaki Rolü

Mescid-i Nebevî, ilk günden itibaren İslam toplumunun eğitim ve danışma merkezi olmuştur. Suffe ashabı denilen fakir ve ilme meraklı sahabeler burada kalır, Hz. Peygamber’in dersleriyle yetişirdi. Ebû Hureyre bu topluluğun en bilinen mensuplarındandır. Mescit; hukuki davaların görüldüğü, yabancı heyetlerin ağırlandığı, savaş hazırlıklarının istişare edildiği ve esirlerin geçici olarak tutulduğu çok yönlü bir mekân olarak işlev görmüştür. Bu yapı, İslam medeniyetinde mescidin yalnızca namaz kılınan bir yer değil, toplumun merkezi bir kurumu olduğunu gösterir. İlerleyen yüzyıllarda medreseler, kütüphaneler ve külliyeler de cami etrafında şekillenmiştir. Osmanlı külliyeleri, bu geleneğin sonraki bir yansımasıdır; İstanbul’daki Süleymaniye Camii ve çevresindeki medreseler bunun örneğidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Mescid-i Nebevî’yi kim yaptı?

Hz. Peygamber, Hicret’in ilk yıllarında Medine’ye geldiğinde sahabe ile birlikte yapmıştır. İlk yapı hurma kütüğü direkler ve kerpiç duvarlarla inşa edilmiş basit bir mescitti.

Mescid-i Nebevî’de namazın fazileti nedir?

Hz. Peygamber, “Benim şu mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Haram hariç diğer mescitlerde kılınan bin namazdan daha hayırlıdır” buyurmuştur (Buhârî, Salât; Müslim, Hac).

Ravza nedir?

Ravza-i Mutahhara, Hz. Peygamber’in minberi ile hücre-i saadeti (mezarının bulunduğu oda) arasındaki bölümdür. Hadislerde burası “cennet bahçelerinden bir bahçe” olarak anılır (Buhârî, Fezâilü’l-Medîne).

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mescid-i Nebevî" maddesi; Buhârî, Salât (Mescid-i Nebevî'nin yapımı ve fazileti); Müslim, Hac; İbn Hişâm, es-Sîre; İbn Sa'd, et-Tabakât

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mescid-i Nebevî" maddesi
  2. Buhârî, Salât (Mescid-i Nebevî'nin yapımı ve fazileti); Müslim, Hac
  3. İbn Hişâm, es-Sîre; İbn Sa'd, et-Tabakât

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.