🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Kurtuba Kütüphanesi: Tarihi, Eğitim Sistemi ve Önemi

Medreseler, Kütüphaneler ve VakıflarGüncelleme: 16 Nisan 202610 dk okuma

Endülüs Emevî halifesi II. Hakem'in kurduğu Kurtuba kütüphanesinin tarihi, koleksiyonu, ilim çevresi, kitap sayısı tartışması ve 1013'te yaşadığı zarar.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kurtuba ve Endülüs Emevîleri
  • II. Hakem ve Kitap Tutkusu
  • Kitap Sayısı Tartışması

Kurtuba Kütüphanesi, İslam dünyasının batısında, Endülüs Emevî Devleti’nin başkenti Kurtuba’da, özellikle Halife II. Hakem (961-976) döneminde büyük bir kitap koleksiyonuna ulaşan saray kütüphanesidir. Kaynaklarda aktarılan kitap sayıları tartışmalı olsa da koleksiyon, dönemin ilim, kitap ve kopyacılık kültürünün zenginliğini açıkça gösterir.

Kurtuba ve Endülüs Emevîleri

Abbâsîler tarafından Şam’da devrilen Emevî hanedanından kurtulan I. Abdurrahman (ed-Dâhil), 756’da Endülüs’te Kurtuba merkezli bir emirlik kurmuştur. III. Abdurrahman 929’da halifelik unvanını ilan etmiş, böylece Kurtuba, Bağdat ve Kahire ile birlikte İslam dünyasının üç büyük başkentinden biri olmuştur. Şehirde sokak aydınlatması, hamamlar, kütüphaneler ve çok sayıda cami bulunduğu kaynaklarda anlatılır. Kurtuba Ulu Camii (Mezquita) bu dönemin mimari simgesidir ve bugün hâlâ ayaktadır.

Bu başkent, Müslümanların yanı sıra Hristiyan ve Yahudi cemaatlerin de yaşadığı bir şehirdi. Yahudi bilgin Hasday b. Şaprut, III. Abdurrahman’ın hekimi ve diplomatıydı. Bu çok kültürlü ortam, ilim ve kitap faaliyetlerinin gelişmesinde etkili olmuştur. Ancak “tam hoşgörü cenneti” gibi romantik anlatımlar tarihçiler tarafından sorgulanır; dönemin toplumsal ilişkileri karmaşıktı ve zaman zaman gerginlikler yaşanmıştır.

II. Hakem ve Kitap Tutkusu

II. Hakem, kaynaklarda ilim ve kitap meraklısı bir hükümdar olarak tanıtılır. Doğu İslam dünyasına ve Bağdat, Kahire, Dımaşk gibi şehirlere kitap tedarikçileri gönderdiği, bir eser için yüksek bedeller ödediği anlatılır. Meşhur bir rivayete göre Ebü’l-Ferec el-İsfahânî’ye el-Eğânî adlı eserin bir nüshası için bin altın gönderilmiş ve eser henüz Irak’ta yayılmadan Endülüs’e ulaşmıştır. Rivayetin ayrıntıları aktarıcılara göre değişse de Hakem’in kitap toplama gayretini yansıtır.

Kütüphanenin katalogları (fihristler) ve yazılı bir düzen içinde tutulduğu, kitapların kopyalanması, ciltlenmesi ve onarılması için kadrolar çalıştırıldığı belirtilir. Kitaplar saray bünyesinde muhafaza edilir, âlimlerin ve öğrencilerin kullanımına açıktı. Bununla birlikte kütüphanenin ne kadar geniş bir okur kitlesine açık olduğu belirsizdir.

Kitap Sayısı Tartışması

Kaynaklarda kütüphanedeki kitap sayısı için 400.000 gibi rakamlar geçer; fihrist yazısında 44 cilt, her cildin 50 varak olduğu bilgisi aktarılır. Modern araştırmacılar bu rakamları ihtiyatla karşılar. Eski dönemlerde “cilt” ve “eser” ayrımı belirsiz olabilmekte, yazarlar bazen övgü maksadıyla büyük sayılar vermektedir. Bu nedenle kesin bir sayı vermek yerine “çok büyük bir koleksiyon” demek doğru olur. Benzer abartı tartışmaları Bağdat’taki kitap kayıpları için de geçerlidir.

Çalışan ilim adamları

Kurtuba çevresinde ilim yapanlar arasında tıp alanında Ebü’l-Kāsım ez-Zehrâvî (Albucasis, yaklaşık 936-1013), hukuk ve edebiyat alanında İbn Abdürabbih, ilerleyen dönemlerde İbn Hazm (994-1064) ve İbn Rüşd (1126-1198) gibi isimler yer alır. İbn Rüşd’ün Kurtuba’da doğduğu bilinir. Bu ortamda tefsir, hadis, Mâlikî fıkıh, felsefe, mantık, matematik, astronomi ve tıp gibi alanlarda çalışmalar yapılmıştır.

Kütüphanenin Zarar Görmesi

II. Hakem’in ölümünden (976) sonra iktidarı fiilen eline alan hâcib Muhammed b. Ebî Âmir (el-Mansûr, ölümü 1002), muhafazakâr ulemanın desteğini almak için kütüphanedeki bazı felsefe ve astronomi kitaplarını ayıklatıp yaktırdığı ya da gömdürdüğü rivayet edilir. Bu olay, kaynaklarda siyasi ve dinî çıkarlarla ilişkilendirilir ve Endülüs’te felsefe karşıtı tepkilerin bir göstergesi sayılır.

Daha büyük yıkım, 1009-1031 yıllarında yaşanan iç savaş (fitne) döneminde gerçekleşmiştir. Hilafetin çöküşüyle Kurtuba defalarca yağmalanmış, Medinetüzzehra sarayı tahrip edilmiş, kütüphane koleksiyonu dağılmıştır. Bu kayıp, tek bir olay değil, bir dizi siyasi çalkantının sonucudur. Kitapların bir kısmı yağmalanıp satılmış, bir kısmı başka şehirlerdeki koleksiyonlara dahil olmuştur.

Mirası

Kurtuba’nın ilim mirası Endülüs’ün diğer şehirlerine (Sevilla, Granada, Toledo ve Valencia) taşınmıştır. XII. yüzyılda Toledo’da yapılan çeviri faaliyetleri Arapça eserlerin Latince’ye aktarılmasında rol oynamıştır. Endülüs’ün kitap kültürü, Mağrib’deki Karaviyyin ve Zeytûne kütüphanelerini de beslemiştir. Doğu’daki rakip merkez Beytü’l-Hikme ile birlikte düşünüldüğünde, kitabın İslam medeniyetinde hem saray hem toplum düzeyinde değer gördüğü anlaşılır.

Osmanlı dönemindeki saray kütüphaneleri, örneğin Topkapı Sarayı Kütüphanesi ve günümüzde Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi, bu geleneğin devam eden halkaları olarak görülebilir. Yazma eser geleneği için El yazması nedir? yazısı faydalıdır.

Bugünkü Durum

Kütüphanenin fiziksel kalıntıları günümüze ulaşmamıştır. Medinetüzzehra’nın arkeolojik kazıları devam etmekte, bu alan UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne 2018’de alınmıştır. Kurtuba Mezquita-Katedrali ise 1984’te UNESCO listesine girmiştir. Bugün kütüphane, daha çok yazılı kaynaklardaki tasvirlerle bilinen bir hafıza mekânıdır. Bu hafıza, kitap korumacılığının önemini anlatan örnek olarak sıkça anılır.

Endülüs’te Kitap Ticareti ve Kopyacılık

Kurtuba, kitap üretiminin ve ticaretinin yoğun olduğu bir şehirdi. Kaynaklara göre şehirde yüzlerce kadın istinsahla (el yazısıyla kopyalama) uğraşıyor, çarşılarda kitapçılar (verrâklar) çalışıyordu. Kopyalama işi, ilmî eserlerin yayılması için temel yöntemdi, çünkü matbaa yoktu. Bir eserin yazar nüshasından yapılan kopyaların doğruluğu icazet ve karşılaştırma (muâraza) yoluyla denetlenirdi. Bu anlayış, günümüz akademik edisyon eleştirisinin atası sayılabilir. Kitap ticareti ve sahaflar için ilgili yazıya bakılabilir.

Kurtuba’da ilmî hayatın bir diğer önemli unsuru, camilerdeki ders halkaları ve özel kütüphanelerdi. Birçok âlim ve zengin kişi kendi evinde büyük kitaplıklar oluştururdu. Bu özel koleksiyonlar da zaman içinde vakfedilerek ya da miras yoluyla başka ellere geçerek ilim hayatının sürmesine katkıda bulunmuştur.

Sıkça Sorulan Sorular

Kurtuba Kütüphanesi’ni kim kurdu?

Endülüs Emevî halifesi II. Hakem döneminde (961-976) büyüyen saray kütüphanesidir; temeli daha önceki dönemlere uzanır.

Kütüphanede gerçekten 400 bin kitap var mıydı?

Kaynaklarda bu rakam geçer; ancak modern araştırmacılar bu sayıların abartılı veya farklı ölçütlerle hesaplanmış olabileceğini belirtir.

Kütüphane nasıl yok oldu?

Kitapların bir kısmı El-Mansûr döneminde ayıklanmış, büyük kayıp ise 1009 sonrası iç savaş ve yağmalar sırasında yaşanmıştır.

Kurtuba’da ünlü hangi âlimler yetişti?

Tıpta ez-Zehrâvî, hukuk ve felsefede İbn Hazm ve İbn Rüşd gibi isimler Kurtuba ile anılır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kurtuba" ve "II. Hakem" maddeleri; İbn Hayyân, el-Muktebis (Endülüs tarihi); İbn Hazm, Tavku'l-Hamâme ve Endülüs ilim hayatı üzerine akademik çalışmalar

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kurtuba" ve "II. Hakem" maddeleri
  2. İbn Hayyân, el-Muktebis (Endülüs tarihi)
  3. İbn Hazm, Tavku'l-Hamâme ve Endülüs ilim hayatı üzerine akademik çalışmalar

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.