Medrese Nedir? İslam Dünyasında Medrese Eğitiminin Tarihi
Medrese nedir, nasıl doğdu ve nasıl gelişti? Nizamiye'den Osmanlı'ya uzanan medrese eğitiminin tarihi, bölümleri, ders sistemi, finansmanı ve günümüzdeki karşılığı.
- Medresenin Doğuşu
- Medresenin Yapısı ve Bölümleri
- Finansman: Vakıf Sistemi
Medrese, Arapça “ders okunan yer” anlamına gelen ve İslam dünyasında özellikle XI. yüzyıldan itibaren yaygınlaşan, hocalara maaş, öğrencilere ise ders, barınma ve burs imkânı sunan yükseköğretim kurumudur. Bugün Türkiye’de medrese terimi tarihî kurumları, bazı ülkelerde ise dinî okulları ifade eder.
Medresenin Doğuşu
İslam’ın ilk dönemlerinde eğitim mescitlerde yapılırdı. Mescid-i Nebevî’deki “suffe” halkası, ilk eğitim mekânlarından biri olarak anılır. Zamanla camilerde ders halkaları oluştu ve öğrenciler yanında çalışacakları hocaları seçtiler. Mescitlerin yanına ilave edilen bölümlerde öğrencilerin kalması ve ders görmesi gelişti. Medrese denilen müstakil kurumlar ise X-XI. yüzyıllarda, özellikle Nîşâbûr ve Horasan çevresinde ortaya çıkmıştır. Bu konuda kaynaklarda Beyhakiyye gibi erken örnekler anılsa da kesin tarih tartışmalıdır.
Medresenin yaygınlaşmasında Selçuklu veziri Nizâmülmülk’ün (ö. 1092) rolü büyüktür. 1067’de Bağdat’ta kurulan Nizamiye Medresesi, devlet eliyle destekli, Sünnî ilim anlayışını yaymayı hedefleyen kurumların başlangıcı sayılır. Nizamiye medreselerinde Şâfiî fıkhı ağırlıklı okutulmuş, Gazzâlî gibi büyük âlimler burada görev yapmıştır. Daha sonra benzer medreseler Bağdat, Nîşâbûr, Isfahan ve diğer şehirlerde yaygınlaşmıştır.
Medresenin Yapısı ve Bölümleri
Klasik bir medrese; dershane (mescit ya da eyvan), öğrenci hücreleri, avlu, kütüphane, çoğunlukla bir mutfak ve su ihtiyacı için çeşme veya havuz içerir. Bazı medreselerde hastane (darüşşifa), hamam ve imaret de bulunur. Mimaride kapalı avlulu, açık avlulu, iki eyvanlı, dört eyvanlı gibi çeşitli tipler görülür. Anadolu’da Konya Karatay Medresesi kapalı avlulu, Sivas Gök Medrese ise açık avlulu planıyla farklı tipleri temsil eder.
Müderris, mu’îd ve talebe
Medresede ders veren hoca “müderris” olarak anılır. Yardımcı hocaya “mu’îd” denir; öğrenciler ise “talebe” ya da “danişmend”dir. Medresede ilim hiyerarşisi kitaba, hocaya ve icazete dayanır. Öğrenci belirli kitapları okuyup hocasından icazet almadıkça bir üst düzeye geçemezdi. İcazet geleneği için ilgili yazıya bakılabilir.
Finansman: Vakıf Sistemi
Medreselerin tamamı vakıf gelirleriyle işletilirdi. Hükümdarlar, vezirler, tüccarlar ve hayırseverler medrese yaptırır, işletmesi için gelir getiren mülkler (dükkân, han, tarla, köy) vakfeder, vakfiyede müderrislere, öğrencilere ve çalışanlara ödenecek miktarları belirlerdi. Böylece devletten bağımsız veya yarı bağımsız bir eğitim sistemi ortaya çıkmıştır. Vakfın hukuki dayanağı ve işleyişi için Vakıf nedir? yazısı okunabilir. Vakıf şartı olarak okutulacak dersler, öğrenci sayısı ve hatta öğrencilerin yaşı bile belirlenebilirdi.
Ders Programı
Medrese eğitimi genelde “âlet” (vasıta) ilimleri ve “mekâsıd” (gaye) ilimleri olarak ikiye ayrılırdı. Âlet ilimler; Arap dili (sarf, nahiv), belagat ve mantıktır. Gaye ilimleri ise tefsir, hadis, fıkıh, kelam ve usul gibi dinî ilimlerdir. Bazı medreselerde matematik, astronomi ve tıp da okutulurdu. Her ilim alanında belirli klasik kitaplar okunur; hoca kitabı açıklar (şerh), öğrenciler sorular sorardı. Bu kitapların ayrıntılı listesi için Osmanlı medreselerinde okutulan dersler ve kitaplar yazısına bakılabilir.
Farklı Coğrafyalarda Medrese
Medrese kurumunun uygulaması coğrafyaya göre değişmiştir. Mısır’da Ezher, Kuzey Afrika’da Karaviyyin ve Zeytûne cami temelli yapıdadır; bkz. Ezher, Karaviyyin ve Zeytûne. Osmanlı’da ise merkezî devlet kontrolünde derecelendirilmiş medreseler gelişmiştir. Orta Asya’da Uluğ Bey Medresesi, Irak’ta Mustansiriyye gibi örnekler vardır. Hindistan’da Dârülulûm Deoband gibi medreseler XIX. yüzyılda farklı bir model geliştirmiştir.
Eleştiriler ve Modernleşme
Medrese eğitimi, bazı dönemlerde taklit eğilimi, kitap şerhlerine fazla bağlılık ve fen bilimlerinde yetersizlik açısından eleştirilmiştir. Bu eleştirilerin bir kısmı haklı olabilir; ancak medrese sistemi yüzyıllar boyunca binlerce âlim, hukukçu, bilim insanı ve edip yetiştirmiş, ilmin yayılmasını sağlamıştır. Modern dönemde birçok ülkede medreseler ya kapatılmış ya da devlet sistemine entegre edilmiştir. Türkiye’de 1924’te medreseler kaldırılmış, yerine imam hatip okulları ve ilahiyat fakülteleri gelişmiştir. Dârülfünun yazısı bu geçişi anlatır.
Medrese Mimarisinin Gelişimi
Medrese mimarisi, bölgeye ve döneme göre farklı planlar geliştirmiştir. İran ve Orta Asya’da dört eyvanlı avlu planı yaygınken, Anadolu’da kapalı avlulu tipin de öne çıktığı görülür. Osmanlı’da ise ortada avlu, çevresinde kubbeli hücreler ve dershane (kubbeli büyük oda) düzeni egemen olmuştur. Revaklı avlular, dershanenin kıble yönünde konumlandırılması ve öğrenci hücrelerinin sıra sıra dizilmesi Osmanlı medreselerinin ortak özellikleridir. Bu yapı tipi hem öğretimi hem de günlük yaşamı barındıran bütünleşik bir yaşam biçimini yansıtır.
Medreselerin şehir planlamasındaki rolü de önemlidir. Büyük külliyeler, çevrelerindeki mahalleleri şekillendirir; cami, medrese, sıbyan mektebi, imaret ve çarşı birlikte bir sosyal merkez oluştururdu. İstanbul’da Fatih ve Süleymaniye külliyeleri bu duruma güzel örneklerdir. Külliye mantığı için Külliye nedir? yazısına bakılabilir.
Kadınlar ve Medrese
Medreselerin kurulmasında kadınların rolü büyüktür. Fâtıma el-Fihrî’nin Karaviyyin’i, Hatuniye ve Hundi Hatun gibi bani hanımlar, Osmanlı’da Mihrimah Sultan ve Hürrem Sultan gibi vakıf sahibi kadınlar bu durumu örnekler. Öğrenci ve hoca olarak kadınların medrese eğitimindeki yeri ise dönem ve bölgeye göre değişmiştir. Hadis rivayetinde yüzlerce kadın âlimin adı geçer; İbn Asâkir’in hocaları arasında çok sayıda kadın muhaddise bulunduğu bilinir. Bu durum, ilmin kadınlara kapalı olmadığını gösteren tarihî örneklerdir.
Sıkça Sorulan Sorular
Medrese ne demektir?
Arapçada “ders okunan yer” anlamına gelir; İslam dünyasında yükseköğretim veren kurumlara verilen addır.
İlk büyük medreseler hangileridir?
Selçuklu veziri Nizâmülmülk tarafından kurulan Nizamiye medreseleri yaygınlaşmanın başlıca örneğidir.
Medreseler nasıl finanse edilirdi?
Vakıf gelirleriyle, yani hayırseverlerin bağışladığı gelir getiren mülklerle işletilirdi.
Medreseler Türkiye’de ne zaman kapatıldı?
1924’te Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile kapatılmıştır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Medrese" maddesi; George Makdisi, The Rise of Colleges; Diyanet İşleri Başkanlığı, diyanet.gov.tr
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Medrese" maddesi
- George Makdisi, The Rise of Colleges
- Diyanet İşleri Başkanlığı, diyanet.gov.tr
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.