Dârülaceze ve Darüleytamlar: Osmanlı Sosyal Kurumları
Osmanlı'da yaşlılara, engellilere ve yetimlere bakan Dârülaceze ve Darüleytam kurumlarının kuruluşu, işleyişi, finansmanı ve İslam'ın yetim-kimsesiz koruma ilkesiyle bağı.
- Dinî ve Tarihî Arka Plan
- Dârülaceze
- Darüleytam
Dârülaceze, Osmanlı’da yaşlılara, engellilere ve kimsesiz kişilere barınma, yemek ve bakım hizmeti sunan; Darüleytam ise yetim ve kimsesiz çocukları koruyan, eğiten ve meslek sahibi yapan kurumdur. İkisi de İslam’ın zayıfı, yaşlıyı ve yetimi koruma anlayışının modern dönem Osmanlı’daki kurumsal ifadesi olarak değerlendirilir.
Dinî ve Tarihî Arka Plan
İslam’da yetim, yoksul, yaşlı ve çaresizlerin korunması dinî bir sorumluluktur. Kur’an’da yetimin malına el uzatmama (Nisâ 4/2, 4/10), yetime iyilik etme (Bakara 2/220; Ma’ûn 107/1-3) emredilir. Hz. Peygamber’in “Ben ve yetime bakan kimse cennette şöyle yan yanayız” buyurup iki parmağını birleştirdiği rivayet edilir (Buhârî, Talâk ve Edeb). Bu anlayış, İslam toplumlarında yetim ve kimsesiz çocuklara bakmanın geniş bir sosyal pratik haline gelmesini sağlamıştır.
Osmanlı’nın klasik döneminde sosyal hizmetler büyük ölçüde vakıflar, imaretler, ahilik zaviyeleri ve aile-akraba dayanışması yoluyla yürütülürdü. Kimsesiz çocuklar için ayrı bir devlet kurumu yerine genellikle vakıf aracılığıyla bakım ve eğitim sağlanırdı. Yetim çocuklar sıbyan mektepleri ve külliyeler aracılığıyla eğitilir, bazıları çıraklığa verilirdi. Osmanlı toplumunda yetim malını koruma görevi kadılar ve vasi tayin edilen kişiler aracılığıyla da denetlenirdi.
Dârülaceze
Dârülaceze (Aciz Evi), modern anlamda ilk kez II. Abdülhamid döneminde, İstanbul’da 1895’te açılmıştır. Daha önce 1890’lı yıllarda yaşanan olaylar, özellikle İstanbul’daki yoksul ve sokaklarda yaşayan insanların durumu, bu kurumun kurulmasını teşvik etmiştir. Kurum, İstanbul’un Okmeydanı semtinde, geniş bir arsa üzerinde kurulmuş ve bakıma muhtaç yaşlı, engelli ve kimsesiz insanlar kabul edilmiştir. Yapı, hem barınak hem de hastane ve mutfak gibi birimlerden oluşuyordu.
Dârülaceze’nin finansmanı bağışlar, vakıflar ve devlet desteğiyle sağlanırdı. Bu kurumun faaliyet alanında yardıma muhtaç kişilere sadece barınma değil, aynı zamanda meslek edindirme, kimsesiz cenazelerin defni ve sağlık hizmeti gibi destekler de yer alırdı. Dârülaceze bugün de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olarak yaşlı ve engelli bireylere hizmet vermektedir; bu kurumun günümüzdeki işleyişine dair ayrıntıları kurumun resmî duyurularından öğrenmek gerekir.
İslam’da yaşlı ve zayıfa bakım
İslam’da yaşlılara hürmet ve çaresizlere yardım temel ahlaki ilkedir. İsrâ Suresi’nde (17/23) anne-babaya iyi davranma ve onların yaşlandıklarında incitilmemesi emredilir. “Bize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir” anlamındaki hadis (Tirmizî, Birr) bu bağlamda anılır. Dârülaceze benzeri kurumlar, ailesi olmayan veya bakamayan yaşlılar için toplumsal bir güvence görevi görmüştür.
Darüleytam
Darüleytam (Yetim Evi), savaşlar, salgınlar ve doğal afetler sonucu ebeveynsiz kalan çocukların korunması amacıyla kurulmuştur. İlk modern Darüleytam, Mithat Paşa tarafından 1860’lı yıllarda Tuna Vilayeti’nde kurulan “Islahhane”lerle başlamış, sonraki yıllarda İstanbul’da da darüleytamlar açılmıştır. Özellikle I. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında çok sayıda yetim çocuk bu kurumlarda barındırılmıştır. Çocuklar eğitim görür, meslek öğrenir ve gelecekteki hayatlarına hazırlanırdı.
Darüleytamlarda çocuklara okuma-yazma, dinî bilgiler ve çeşitli meslekler öğretilirdi. Erkek çocuklara marangozluk, demircilik, terzilik gibi zanaatlar, kız çocuklarına ise dikiş, nakış ve ev işleri öğretilirdi. Bu eğitim, çocukların bağımsız bir hayat sürmesini hedefliyordu. Kurumların bazılarında müzik ve spor faaliyetleri de yapılırdı. Kurumlarla ilgili uygulamalar zaman zaman eleştirilmiş, fakat birçok çocuk için kurtarıcı olmuştur.
Finansman ve Yönetim
Dârülaceze ve Darüleytamlar, vakıf, bağış ve devlet katkılarıyla yürütülürdü. Zenginler ve halk bağış yapar, Ramazan, bayram ve kandil günlerinde özel bağış kampanyaları düzenlenirdi. Vakıf geleneğinin bu yeni kurumlara aktarılması, modern dönemde sosyal devlet anlayışı ile hayırseverliğin buluşma noktasını oluşturur. Vakıf sistemi için Vakıf nedir? yazısı okunabilir.
Bu kurumlar devlet yönetiminde Dahiliye Nezareti ve belediye teşkilatları aracılığıyla denetlenirdi. Zamanla Cumhuriyet döneminde Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu gibi kurumlarla devam edilmiştir. Günümüzde yetim çocuklar için koruma, bakım ve evlat edinme sistemleri farklı yasal düzenlemelerle yürütülmektedir.
Önceki Gelenekle İlişki
Dârülaceze ve Darüleytamlar yeni kurumlar olsa da kökleri İslam’ın sosyal sorumluluk anlayışına dayanır. İmaretler, sadaka taşı, Ahilik ve külliyeler aynı anlayışın farklı yansımalarıdır. Bu kurumlarla birlikte düşünüldüğünde, Osmanlı toplumunda sosyal dayanışmanın çok katmanlı bir yapıda gerçekleştiği anlaşılır. Çocuk eğitimi ve Kur’an öğretimi için Kuran kursları ve hafızlık eğitiminin tarihi yazısına bakılabilir.
Salgınlar, Savaşlar ve Toplumsal Çaresizlik
XIX. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı Devleti’nin yaşadığı savaşlar (1853-1856 Kırım Savaşı, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı) ve bunlara bağlı göç dalgaları, İstanbul ve diğer şehirlerde kimsesiz insan sayısını artırmıştır. Muhacir adı verilen göçmenlerin yerleştirilmesi, yetim çocukların korunması ve bakıma muhtaç kişilerin barındırılması devletin önemli sorunları arasına girmiştir. Bu koşullar, geleneksel vakıf ve imaret sisteminin yetersiz kaldığı alanlarda yeni kurumların oluşmasını tetiklemiştir. Böylece gelenekle modernleşme arasında bir sentez ortaya çıkmıştır: kurumlar modern idari yapılarla yönetilmiş, ancak finansmanda ve manevi motivasyonda dinî hayırseverlik anlayışı sürmüştür.
I. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında (1914-1918) çok sayıda çocuk babasını kaybetmiş, Darüleytamlar bu çocukların barınması için kritik rol üstlenmiştir. Bu dönemin sosyal sorunları, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonra Himaye-i Etfal Cemiyeti gibi kuruluşlarla devam eden yeni arayışları da beraberinde getirmiştir. Konuyla ilgili ayrıntılar için sosyal hizmet tarihi çalışmalarına başvurulabilir.
Günümüze Düşen Gölge: Bakım Kurumları Tartışması
Günümüzde yaşlı ve çocuk bakımı için koruyucu aile, evlat edinme ve yaşlı bakım merkezleri gibi çeşitli modeller kullanılmaktadır. Dinî açıdan koruyucu aile ve kimsesiz çocuğa kucak açmak büyük bir sevap kabul edilir. Evlat edinme konusunda İslam hukuku nesep karışıklığına yol açmayacak şekilde düzenlemeler getirir; Ahzâb Suresi’nde (33/4-5) evlatlıkların öz evlat hükmünde olmadığı, soyadlarının gerçek babalarına nispet edilmesi gerektiği bildirilir. Bu nedenle koruyucu aile uygulamalarında çocuğun gerçek nesebi korunur, fakat bakım, şefkat ve eğitim konusunda tam destek sağlanır. Detaylı dinî hükümler için Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görüşlerine başvurulabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Dârülaceze nedir?
Yaşlı, engelli ve kimsesiz kişilere barınma ve bakım sağlayan sosyal hizmet kurumudur; İstanbul’daki ilki 1895’te açılmıştır.
Darüleytam nedir?
Yetim ve kimsesiz çocukları barındıran, eğiten ve meslek öğreten kurumdur.
İslam yetim konusunda ne der?
Yetimin korunmasını, malına dokunulmamasını ve ona iyilik edilmesini emreder.
Dârülaceze bugün var mı?
Evet. İstanbul’da Dârülaceze Müessesesi hâlâ bakıma muhtaç kişilere hizmet vermektedir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Dârülaceze" ve "Dârüleytam" maddeleri; Osmanlı sosyal yardım kurumları üzerine akademik çalışmalar; Buhârî, Edeb (yetime bakma hadisi)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Dârülaceze" ve "Dârüleytam" maddeleri
- Osmanlı sosyal yardım kurumları üzerine akademik çalışmalar
- Buhârî, Edeb (yetime bakma hadisi)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.