Mekke Dönemi
Peygamberimizin Mekke'de geçen 13 yıllık tebliğ dönemi: ilk vahiy, gizli ve açık davet, işkenceler, Habeşistan hicreti, boykot ve Taif yolculuğu.
- Mekke Döneminin Genel Özellikleri
- İlk Vahiy
- Gizli Davet Dönemi
Mekke Döneminin Genel Özellikleri
Mekke dönemi, ilk vahyin geldiği 610 yılından Medine’ye hicret edilen 622 yılına kadar süren yaklaşık on üç yıllık dönemdir. Bu dönemde inen surelere Mekkî sureler denir. Mekkî surelerin ağırlıklı konusu tevhid, ahiret, peygamberlik, geçmiş kavimlerin kıssaları ve ahlaktır. Hukuki hükümlerin büyük kısmı ise Medine döneminde inmiştir. Mekke dönemi, inancın kalplere yerleştirildiği, sağlam imanlı bir çekirdek topluluğun yetiştirildiği dönemdir.
İlk Vahiy
Peygamberimiz, kırk yaşına yaklaştığında sadık rüyalar görmeye başladı. Gördüğü her rüya sabah aydınlığı gibi aynen çıkıyordu. Ardından yalnızlığı sevdi ve Hira mağarasına çekilerek günlerce ibadet ve tefekkürle meşgul oldu. 610 yılının Ramazan ayında Cebrâil (a.s.) geldi ve “Oku!” dedi. Peygamberimiz “Ben okuma bilmem” deyince melek onu sıkıca kucakladı; bu üç defa tekrarlandı. Ardından Alak Suresi’nin ilk beş ayeti indi: “Yaratan Rabbinin adıyla oku…” (Buhârî, Bed’ü’l-vahy 3; Müslim, Îmân 252).
Titreyerek evine dönen Peygamberimizi Hz. Hatice teselli etti: “Allah seni asla utandırmaz. Sen akrabanı gözetirsin, düşkünün yükünü taşırsın, yoksula verirsin, misafiri ağırlarsın, hak yolunda karşılaşılan sıkıntılarda yardım edersin.” Ardından onu amcasının oğlu, Hristiyan âlimi Varaka b. Nevfel’e götürdü. Varaka, gelenin Hz. Mûsâ’ya gelen melek olduğunu söyledi ve kavminin onu yurdundan çıkaracağını haber verdi.
Gizli Davet Dönemi
İlk vahiyden sonra bir süre vahyin kesildiği (fetret-i vahy) rivayet edilir. Ardından Müddessir Suresi’nin ilk ayetleriyle tebliğ emri geldi. Yaklaşık üç yıl boyunca davet, yakın çevreyle sınırlı tutuldu. Bu dönemde iman edenler arasında Hz. Hatice, Hz. Ebû Bekir, Hz. Ali, Zeyd b. Hârise, Hz. Osman, Zübeyr b. Avvâm, Abdurrahman b. Avf, Sa’d b. Ebû Vakkâs ve Talha b. Ubeydullah gibi sahabiler vardı. Hz. Ebû Bekir’in daveti ile pek çok kişi Müslüman oldu. Müslümanlar, Safa tepesi yakınındaki Erkam b. Ebü’l-Erkam’ın evinde toplanıp eğitim görüyordu.
Açık Davet
“En yakın akrabanı uyar” (Şuarâ Suresi, 26/214) ayeti inince Peygamberimiz Safa tepesine çıkarak Kureyşlileri çağırdı. Onlara, “Şu dağın arkasında bir süvari birliği var desem bana inanır mısınız?” diye sordu; onlar “Senin yalan söylediğini hiç görmedik” dediler. Bunun üzerine onları Allah’ın azabına karşı uyardı. Amcası Ebû Leheb buna sert bir şekilde karşı çıktı ve Tebbet Suresi onun hakkında indi (Buhârî, Tefsîr, Şuarâ 2; Müslim, Îmân 355).
Baskı ve İşkenceler
Müşrikler önce alay ve hakaretle, sonra teklif ve pazarlıkla, en sonunda da şiddetle davayı durdurmaya çalıştılar. Özellikle himayesi olmayan köleler ve zayıflar ağır işkencelere maruz kaldı. Bilâl-i Habeşî, kızgın kumlar üzerinde göğsüne taş konularak işkence görürken “Ehad, ehad” (Allah birdir) demeye devam etti. Yâsir ve eşi Sümeyye, işkence altında şehit edildi; Sümeyye İslam’ın ilk kadın şehidi oldu. Oğulları Ammâr da ağır eziyetlere uğradı. Hz. Ebû Bekir, işkence gören pek çok köleyi satın alarak azat etti.
Peygamberimiz de sayısız eziyete maruz kaldı. Kâbe’de namaz kılarken üzerine deve işkembesi atıldı, yoluna dikenler serpildi, kendisine sihirbaz, kâhin, mecnun denildi.
Habeşistan’a Hicret
Peygamberliğin beşinci yılında (615) baskılar dayanılmaz hâle gelince Peygamberimiz, adil bir hükümdar olan Necâşî’nin yönettiği Habeşistan’a hicret etmeleri için bazı Müslümanlara izin verdi. Aralarında Hz. Osman ve eşi Rukıyye’nin de bulunduğu ilk kafileyi, daha kalabalık ikinci bir kafile izledi. Kureyş’in elçileri Necâşî’den Müslümanların iadesini istedi. Ca’fer b. Ebû Tâlib’in İslam’ı anlattığı ve Meryem Suresi’nden ayetler okuduğu konuşma üzerine Necâşî, Müslümanları himaye etti.
Hz. Hamza ve Hz. Ömer’in Müslüman Oluşu
Peygamberliğin altıncı yılında Hz. Hamza ve kısa süre sonra Hz. Ömer’in Müslüman olması, Müslümanlara büyük güç kazandırdı. Hz. Ömer’in Müslüman olmasının ardından Müslümanlar Kâbe’de açıkça namaz kılmaya başladılar.
Boykot Yılları
Davet durdurulamayınca Kureyş, Hâşimoğulları ve Muttaliboğulları’na karşı sosyal ve ekonomik bir boykot ilan etti. Onlarla alışveriş yapılmayacak, kız alınıp verilmeyecekti. Bu karar yazılıp Kâbe’ye asıldı. Müslümanlar ve onları koruyan akrabaları, Ebû Tâlib mahallesi denilen vadide yaklaşık üç yıl açlık ve yokluk içinde yaşadılar. Sonunda Kureyş’in içinden bazı vicdan sahiplerinin girişimiyle boykot sona erdi.
Hüzün Yılı ve Taif
Boykotun bitiminden kısa süre sonra, peygamberliğin onuncu yılında (619), önce amcası Ebû Tâlib, ardından sevgili eşi Hz. Hatice vefat etti. Bu yıla “Hüzün Yılı” (Âmü’l-hüzn) denildi. Koruyucusunu kaybeden Peygamberimiz, Zeyd b. Hârise ile birlikte Taif’e giderek Sakîf kabilesini İslam’a davet etti. Ancak Taifliler onu kabul etmedikleri gibi çocuk ve köleleri peşine takıp taşlattılar. Ayakları kanlar içinde kalan Peygamberimiz, onlara beddua etmedi; neslinden Allah’a kulluk edecek insanlar çıkmasını diledi (Buhârî, Bed’ü’l-halk 7; Müslim, Cihâd 111).
İsrâ ve Mi’rac
Hicretten önceki bir yılda Peygamberimiz bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya götürüldü (İsrâ Suresi, 17/1), oradan da göklere yükseltildi. Bu yolculukta beş vakit namaz farz kılındı, Bakara Suresi’nin son iki ayeti verildi ve Allah’a şirk koşmayanların bağışlanacağı müjdesi bildirildi (Müslim, Îmân 279).
Akabe Biatları
Hac mevsimlerinde Mekke’ye gelen kabilelere İslam’ı anlatan Peygamberimiz, Yesribli (Medineli) bir grupla görüştü. Ertesi yıl on iki kişi Birinci Akabe Biatı’nı, bir yıl sonra da yetmiş beş kişi İkinci Akabe Biatı’nı yaparak Peygamberimizi ve Müslümanları koruma sözü verdi. Böylece Medine’ye hicretin yolu açıldı.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Bed'ü'l-vahy 3; Müslim, Îmân 252; İbn Hişâm, es-Sîretü'n-Nebeviyye; İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-Kübrâ; Muhammed Hamidullah, İslâm Peygamberi; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Muhammed" md.
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Buhârî, Bed'ü'l-vahy 3; Müslim, Îmân 252
- İbn Hişâm, es-Sîretü'n-Nebeviyye
- İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-Kübrâ
- Muhammed Hamidullah, İslâm Peygamberi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Muhammed" md.
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.