Mekke Fethinde Genel Af: ‘Bugün Size Kınama Yok’ ve Önemi
Mekke'nin fethinde genel af nedir? Hicri 8'de Mekke'nin kansız fethi, "Bugün size kınama yok" sözü, affedilenler, istisnalar ve affın ahlakî ve hukuki boyutu.
- Fethe Giden Süreç
- Ebû Süfyan'ın Teslimi
- Kâbe'nin Putlardan Temizlenmesi
Mekke’nin fethi, hicri 8. yılın Ramazan ayında (miladi Ocak 630) yaklaşık on bin kişilik ordu ile gerçekleşti. Şehir büyük ölçüde kan dökülmeden teslim oldu ve Peygamberimiz yıllarca kendisine düşmanlık etmiş Mekkelilere genel af ilan etti. “Bugün size kınama yoktur” sözü ve af, İslam tarihinin en bilinen ahlakî örneklerinden biridir.
Fethe Giden Süreç
Hudeybiye Antlaşması’na göre Huzâa kabilesi Müslümanların, Benî Bekir kabilesi Kureyş’in müttefikiydi. Hicri 8’de Benî Bekir, Kureyş’in silah desteğiyle Huzâa’ya saldırdı ve Huzâa Mekke’de Harem bölgesine sığındı. Huzâalılar Medine’ye gelip Peygamberimizden yardım istedi. Kureyş antlaşmayı bozduğunu anlayınca Ebû Süfyan’ı Medine’ye gönderdi; Ebû Süfyan antlaşmanın uzatılmasını istedi, ancak istediği sonucu alamadı. Peygamberimiz sessiz biçimde hazırlık yaptı ve Ramazan’da on bin kişilik orduyla yola çıktı. Mekke yakınlarında Merrüzzahran mevkiinde ordu konakladı ve her asker bir ateş yakınca ordunun büyüklüğü Kureyş’e korku saldı.
Ebû Süfyan’ın Teslimi
Hz. Abbas, Ebû Süfyan’ı Peygamberimizin huzuruna götürdü. Ebû Süfyan orada İslam’ı kabul etti. Peygamberimiz, Ebû Süfyan’a özel bir onur vermek için “Kim Ebû Süfyan’ın evine girerse güvendedir; kim evinde kapısını kapatırsa güvendedir; kim Mescid-i Haram’a girerse güvendedir” buyurdu (Ebû Dâvûd, Harâc 25). Bu uygulama, Mekke halkının direnişsiz teslim olmasını kolaylaştırdı. Ordu dört koldan şehre girdi. Komutanlara savaşmamaları, ancak saldırıya uğrarlarsa karşılık vermeleri emredildi. Halid b. Velid’in kolunun karşılaştığı bir direniş grubu (Safvân b. Ümeyye ve İkrime) kısa süreli çatışmanın ardından dağıldı; bu çatışmada birkaç kişi öldü.
Kâbe’nin Putlardan Temizlenmesi
Peygamberimiz şehre girdikten sonra Kâbe’yi tavaf etti. Kâbe’nin çevresindeki üç yüz altmış putu elindeki yayın ucuyla işaret ederek “Hak geldi, bâtıl yok oldu. Şüphesiz bâtıl yok olmaya mahkûmdur” (İsrâ 81) ayetini okudu. Putlar yere düştü. İçerideki resimler silindi. Kâbe’nin anahtarını taşıyan Osman b. Talha’dan anahtar istendi; vermeye istekli olmayan Osman b. Talha’ya sonra tekrar iade edildi (Nisâ 58 ayetinin nüzul sebebi olarak anlatılır). Bilal Kâbe’nin damına çıkıp ezan okudu. Sonrasında Peygamberimiz Kâbe’de iki rekât namaz kıldı.
“Bugün Size Kınama Yok”
Peygamberimiz Kâbe’nin kapısında toplanan Kureyşlilere hitap ederek şöyle sordu: “Ey Kureyş topluluğu, sizce size nasıl davranacağım?” Onlar, “İyilik bekleriz; sen kerem sahibi bir kardeşsin, kerem sahibi bir kardeşin oğlusun” dedi. Peygamberimiz, “Gidin, hepiniz serbestsiniz” buyurdu. Bazı rivayetlerde Hz. Yûsuf’un kardeşlerine söylediği “Bugün size kınama yoktur” (Yusuf 92) sözünü okuduğu anlatılır. Bu rivayetlerin senedi kuvvetli olmayabilir; ancak olayın özü, genel affın ilan edilmesidir. “Tulekâ” (serbest bırakılanlar) adı, Mekke’de bu şekilde affedilenleri anmak için kullanıldı. Yıllarca Müslümanlara işkence etmiş ve savaşmış olanlara bu şekilde davranılması, siyasi ve ahlakî açıdan büyük bir örnek oluşturdu.
İstisnalar ve Özel Durumlar
Genel affın dışında tutulan az sayıda kişi vardı; kaynaklar bu kişilerin sayısını yaklaşık on ile on beş arasında verir. Bunlar arasında Müslümanlara karşı işlenmiş cinayet, ihanet ve hakaret suçlarından aranan kimseler bulunuyordu: Abdullah b. Hatal, Mikyes b. Subâbe, Abdullah b. Sa’d b. Ebî Serh, Habbâr b. Esved, İkrime b. Ebî Cehil ve diğerleri. Bunların bir kısmı sonradan İslam’ı kabul etti ve affedildi: İkrime’nin eşi Ümmü Hakîm ona eman aldı; Abdullah b. Sa’d Hz. Osman’ın şefaatiyle bağışlandı. Ebû Süfyan’ın eşi Hind ve Hz. Hamza’nın katili Vahşî de sonradan Müslüman olarak affedildi. Mikyes ve İbn Hatal gibi bazılarına ise ceza uygulandı. Bu istisnalar, affın keyfî olmayıp hukuki gerekçelere dayandığını gösterir.
Affın Ahlakî ve Hukuki Boyutu
Peygamberimiz Mekke’de ne ganimet aldı ne de intikam peşinde koştu. Mülkler iade edilmedi, Muhacirlerin Mekke’deki eski evleri konusunda talep gündeme gelmedi. Bu ilke, savaş sonrasında barış ve toplumsal uzlaşma kurma örneği sayılır. Mekke’de bulunan Mekkeliler arasında birçok kimse bu tavır sonucu İslam’a yöneldi. Nasr Suresi “Allah’ın yardımı ve fetih geldiğinde, insanların Allah’ın dinine toplu hâlde girdiğini gördüğünde Rabbini hamd ile tesbih et” buyurur. Fetih sonrası Huneyn ve Tâif seferleri yapıldı. Daha sonraki dönemde gelen heyetler için Heyetler Yılı yazısına bakılabilir. Fetihten önceki umre için Kazâ Umresi yazısı okunabilir.
Fethin Tarihî Önemi
Mekke’nin alınması Arap Yarımadası’nda İslam’ın siyasi hâkimiyetini kesinleştirdi. Kabileler Mekke’nin Müslümanlara teslim olduğunu görünce heyet göndererek İslam’ı kabul etmeye başladı. Fetih, kan dökmeden gerçekleştiği için “fetih” kavramının ahlakî boyutunun örneği oldu. Daha sonraki İslam fetihlerinde komutanlara bu örnek anlatıldı. Peygamberimiz Mekke’de on beş gün kaldı, Attâb b. Esîd’i vali tayin etti, Muâz b. Cebel’i halka din öğretmek üzere bıraktı. Fetih ile tamamlanan siyasi birlik, Hz. Muhammed’in Medine’deki devlet kuruculuk çalışmasının doruğuydu.
Fetihten Sonraki Gelişmeler
Fetihten sonra Hüneyn ve Tâif seferleri yapıldı. Mekke’nin teslim olmasıyla Arap kabilelerinin Müslümanları taklit etmesi kolaylaştı; yaklaşık bir yıl içinde heyetler yılı yaşandı. Bu heyetlerle ilişkiler ve Necran Hristiyanlarıyla yapılan antlaşma için Necran heyeti ve Mübâhele yazısına bakılabilir. Mekke fethinin ardından Peygamberimiz, Veda Haccı’nda (hicri 10) Mekke’ye bir daha geldi. Veda Hutbesi’nde “Cahiliye’nin kan davaları kaldırılmıştır” buyurarak fethin getirdiği toplumsal düzeni ilan etti. Bu çizgi, Gadîr-i Hum dönüşüne kadar uzanan olaylar zincirinin temelini oluşturur.
Kaynak Eleştirisi
Fethin ayrıntıları İbn İshak, Vâkıdî, İbn Sa’d ve hadis kitaplarında bulunur. “Gidin, hepiniz serbestsiniz” cümlesi ve Yusuf 92 okuması Vâkıdî ve İbn İshak’ta geçer, ancak sahih hadis kitaplarında doğrudan bu şekilde yer almaz. Bu nedenle bazı modern araştırmacılar rivayetin tam lafzını kesin kabul etmez. Ancak genel affın uygulaması ve Mekkelilerin serbest bırakılması hadis ve siyer kaynaklarının ortak bilgisidir. Fethin sırasında karşılaşılan küçük çatışmanın ayrıntıları ve ölenlerin sayısı rivayetlere göre farklılaşır.
Sıkça Sorulan Sorular
Mekke ne zaman fethedildi?
Hicri 8 Ramazan ayında, miladi Ocak 630’da fethedildi.
Fetih kansız mıydı?
Büyük ölçüde evet; Halid b. Velid’in koluyla kısa bir çatışma yaşandı.
Genel af kimleri kapsamadı?
Ağır suçları olan on-on beş civarı kişi istisna edildi; bunların bir kısmı sonradan affedildi.
Kâbe’deki putlar nasıl temizlendi?
Peygamberimiz İsrâ 81’i okuyarak putları devirdi; Kâbe putlardan arındırıldı.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İbn Hişâm, es-Sîretü'n-nebeviyye; Buhârî, Meğâzî 48-50; Müslim, Cihâd; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mekke'nin Fethi" md.; Yusuf 92, İsrâ 81, Nasr 1-3 (kuran.diyanet.gov.tr)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- İbn Hişâm, es-Sîretü'n-nebeviyye
- Buhârî, Meğâzî 48-50; Müslim, Cihâd
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mekke'nin Fethi" md.
- Yusuf 92, İsrâ 81, Nasr 1-3 (kuran.diyanet.gov.tr)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.