Mekke’de İşkence Gören İlk Müslümanlar ve Direnişleri
Mekke'de ilk Müslümanlara yapılan işkenceler: Bilâl-i Habeşî, Habbâb b. Eret, Ammâr b. Yâsir ve diğer sahabîlerin direnişi kaynaklarla anlatıldı.
- İşkencenin Arka Planı
- Bilâl-i Habeşî
- Habbâb b. Eret ve Diğerleri
Mekke’de işkence gören ilk Müslümanlar, koruyucu bir kabilesi bulunmayan köleler ve zayıf kabilelerden gelen sahabîlerdir. Bilâl-i Habeşî, Habbâb b. Eret, Ammâr b. Yâsir ve ailesi gibi isimler, inançlarından dönmemek için ağır işkencelere dayanmış, Mekke döneminin sabır örnekleri olmuştur.
İşkencenin Arka Planı
Açık davet başladıktan sonra Kureyş’in ileri gelenleri, İslam’ın putperest düzeni ve sosyal eşitsizliği sorguladığını gördü. Mekke’de kabile koruması önemli bir güvenceydi. Peygamberimiz, amcası Ebû Tâlib ve Haşimoğulları’nın himayesi sayesinde doğrudan fiziksel saldırılardan büyük ölçüde korunuyordu. Ebû Bekir, Osman gibi nüfuzlu kabile mensupları da kısmen korunabilirdi. Ancak köleler ve yoksullar için böyle bir koruma yoktu; bu yüzden baskılar özellikle onlara yoğunlaştı.
Müşrikler şiddetin yanında, ekonomik baskı, sosyal dışlama ve dedikodu yöntemlerini de kullandı. Mekke ticaretine dayalı bir toplumda, kişinin ticaretini engellemek veya ailesinden dışlamak önemli bir cezalandırma biçimiydi.
Bilâl-i Habeşî
Bilâl, Ümeyye b. Halef’in kölesiydi. Kaynaklara göre Ümeyye onu öğle sıcağında Mekke’nin kızgın kumları üzerine yatırır, göğsüne büyük bir kaya koyar ve “Muhammed’in dinini bırakana kadar böyle kalacaksın” derdi. Bilâl ise “Ahad, Ahad” (Allah bir tektir) diye karşılık verirdi. Ebû Bekir, Bilâl’i Ümeyye’den satın alıp azat etti. Bilâl sonradan Peygamberimizin müezzini oldu. Hayatı ve ezanın başlangıcı konusunda TDV İslâm Ansiklopedisi’nin ilgili maddesi okunabilir.
Habbâb b. Eret ve Diğerleri
Habbâb, demircilik yapan bir köleydi. Efendisi Ümmü Enmâr, demir çubuğu kızdırarak başına dayardı. Habbâb Peygamberimize şikâyette bulunduğunda, Peygamberimiz ona önceki ümmetlerdeki sabır örneklerini hatırlattı: Onlardan biri testereyle iki parçaya bölünür, yine de dininden dönmezdi. “Allah bu işi tamamlayacaktır” buyurdu (Buhârî, Menâkıb 25). Bu hadis, yaşanan acıyı ve umudu birlikte gösterir.
Diğer işkence görenler arasında Âmir b. Füheyre, Ebû Füheyke, Lübeyne, Zinnîre ve Nehdiyye gibi köleler vardı. Ebû Bekir bunların birçoğunu satın alıp özgürlüğüne kavuşturdu. Bu sebeple Leyl suresindeki ayetlerin Ebû Bekir hakkında indiği rivayet edilir (Leyl 92/17-21); rivayetin tefsir kaynaklarında yaygın olduğu belirtilir.
Yâsir Ailesi ve Ammâr
Yâsir, eşi Sümeyye ve oğlu Ammâr, Mahzûm kabilesinin himayesindeki yabancılardı. Ebû Cehil’in baskısıyla ağır işkence gördüler. Sümeyye, Ebû Cehil tarafından şehit edilmiştir; Yâsir de işkence sonucu vefat etti. Bu olayın ayrıntıları İslam’ın İlk Şehidi Hz. Sümeyye yazısında yer alır. Ammâr ise işkence altında dilinden küfür kelimesi söylemek zorunda kaldı. Peygamberimiz ona “Kalbin nasıl?” diye sordu; Ammâr “İmanla dolu” deyince “Tekrar zorlarlarsa yine söyle” buyurdu. Nahl 106. ayetin bu olay üzerine indiği rivayet edilir.
Ebû Zer ve Diğer Örnekler
Ebû Zer el-Gıfârî’nin Müslüman olduktan sonra Kâbe’de açıkça kelime-i şehadeti söylemesi üzerine dövüldüğü ve Abbas b. Abdülmuttalib’in araya girmesiyle kurtulduğu Buhârî’de geçer (Menâkıb, Ebû Zer’in İslam’ı). Mus’ab b. Umeyr ise zengin bir ailenin oğlu iken Müslüman olunca ailesi tarafından mal ve konfordan mahrum bırakıldı. Bu örnekler, işkencenin yalnızca kölelerle sınırlı olmadığını gösterir.
Direnişin Sosyal Yönü
İşkence gören sahabîlerin hikâyeleri, İslam’ın Mekke’de yalnızca bir inanç değil, aynı zamanda eşitlikçi bir çağrı olduğunu gösterir. Kölelerin ve yoksulların bu dine ilk girenler arasında olması, Kureyş’in ileri gelenlerinin rahatsızlığını artırdı; onlar Peygamberimizden bu insanları yanından uzaklaştırmasını istedi. Bunun üzerine En’âm suresinin 52. ayeti ve Kehf suresinin 28. ayeti indi: Sabah akşam Rablerine dua eden kimselerle birlikte sabretmesi emredildi. Bu ayetler Mekke aristokrasisinin sınıfsal tutumuna karşı ilkeli bir cevaptır.
Bilâl’in sonraki hayatı da bu direnişin anlamını pekiştirir: Mekke’nin fethinde Kâbe’nin üstünde ezan okuyan kişi, bir zamanlar kızgın kumlarda işkence gören köleydi. Bu durum İslam toplumunda üstünlüğün soy ve servetle değil, takva ile ölçüldüğü ilkesinin tarihî bir örneği olarak anlatılır (Hucurât 49/13). Ayrıca Habeşistan’a hicret eden grup arasında işkence görenlerin bir kısmı da bulunuyordu; bu hicret de aynı baskıların sonucuydu.
Habeşistan’a Hicret ve Direnişin Anlamı
Baskıların artması üzerine Peygamberimiz bazı Müslümanların Habeşistan’a gitmesine izin verdi. Bu süreç Habeşistan Hicretleri yazısında ele alınmaktadır. Şi’b-i Ebî Tâlib’deki boykot ise bütün Haşimoğulları ve Müslümanları kapsayan toplu bir ambargoydu; bkz. Boykot Yılları.
Bu direniş, İslam tarihinde sabır, iman ve kararlılık kavramlarının sembolü olarak görülür. Tarihçiler bu dönemde sahabenin tepkisinin şiddet yerine sabır olduğunu vurgular; savunma izni Medine’den sonra verilmiştir. Bu durum, Mekke döneminin tebliğ, sabır ve şahsi direniş ağırlıklı yapısını yansıtır.
Sıkça Sorulan Sorular
Bilâl-i Habeşî’ye hangi işkenceler yapıldı?
Rivayete göre köle sahibi Ümeyye b. Halef onu kızgın kumlara yatırıp göğsüne büyük taş koyar, buna rağmen Bilâl ‘Ahad, Ahad’ diyerek tevhidi söylemeyi bırakmazdı. Ebû Bekir onu satın alıp azat etti.
İşkence altında dilden küfür söylemek caiz midir?
Nahl 16/106 ayetine göre kalbi imanla dolu olan kişi zorlama altında dilinde inkâr kelimesi söylerse sorumlu tutulmaz. Ammâr b. Yâsir olayı bu ayetle ilişkilendirilir.
Müstaz’af ne demektir?
Zayıf bırakılmış, ezilmiş anlamına gelir. Mekke’de koruyucu kabilesi olmayan köleler ve yoksullar için kullanılır.
Peygamberimiz işkence gören sahabîlere ne söylerdi?
Habbâb b. Eret’in şikâyetine karşılık, önceki ümmetlerde de ağır sınavlar yaşandığını, Allah’ın bu işi tamamlayacağını söylemiştir (Buhârî, Menâkıb).
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İbn Hişâm, es-Sîre en-Nebeviyye; İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrâ; İbn Mâce, Mukaddime; Nahl Suresi (16/106)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- İbn Hişâm, es-Sîre en-Nebeviyye
- İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrâ
- İbn Mâce, Mukaddime
- Nahl Suresi (16/106)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.