Abdülmuttalib ve Ebû Tâlib’in Himayesinde Yetimlik Yılları
Abdülmuttalib ve Ebû Tâlib'in himayesinde Peygamberimizin yetimlik yılları: Annesinin vefatından sonra dedesinin bakımı, dedesinin vefatı, Ebû Tâlib'e vasiyeti ve amcasının yanında geçen yıllar.
- Abdülmuttalib'in Himayesi
- Abdülmuttalib'in Vefatı
- Ebû Tâlib'in Yanında
Peygamberimiz altı yaşında annesini kaybedince dedesi Abdülmuttalib’in himayesine girdi. İki yıl sonra dedesinin de vefatıyla sekiz yaşında amcası Ebû Tâlib’in yanında büyüdü. Bu yıllar Peygamberimizin yetimlik tecrübesini, aile içindeki konumunu ve Mekke toplumunu tanımasını belirleyen dönemdir.
Abdülmuttalib’in Himayesi
Âmine’nin vefatından sonra Ümmü Eymen, Peygamberimizi Mekke’ye getirip dedesine teslim etti. Abdülmuttalib bu yetim torununa çok bağlıydı. Kaynaklarda Kâbe’nin gölgesinde onun için özel bir minder serildiği, çocukların minderden alıkonulmak istendiğinde “Bırakın oğlumu, onun büyük bir geleceği var” dediği anlatılır (İbn Hişâm). Bu anlatım rivayet niteliğindedir. Abdülmuttalib torununu yanından ayırmaz, Kâbe’ye ve meclislere birlikte götürürdü. Zemzem kuyusunun açılışı ve Fil Vakası gibi büyük olaylara tanık bu lider, Muhammed’i kollayan sevgi dolu bir dede olarak anılır.
Abdülmuttalib’in Vefatı
Abdülmuttalib yaklaşık seksen küsur yaşında vefat etti. Peygamberimizin o zaman sekiz yaşında olduğu rivayet edilir (bazı kaynaklarda sekiz yıl iki ay, sekiz yıl on ay). Cenazesinde Peygamberimizin ağlayarak yürüdüğü anlatılır. Abdülmuttalib ölmeden önce oğlu Ebû Tâlib’e torununa göz kulak olmasını vasiyet etti. Bu vasiyetin sebebi, Ebû Tâlib’in Abdullah ile aynı anneden (Fâtıma bint Amr) kardeş olmasıdır. Diğer oğulların arasında Ebû Tâlib’in en yakın akraba olduğu düşünüldü. Abdülmuttalib’in ölümü Peygamberimiz için üçüncü büyük kayıptı. Bu yetimlik süreci Duhâ 6-8 ayetlerinde hatırlatılır: “O seni yetim bulup barındırmadı mı? Seni yol bilmez bulup hidayete erdirmedi mi? Seni yoksul bulup zengin etmedi mi?”
Ebû Tâlib’in Yanında
Ebû Tâlib geçimi zor bir ailede çok sayıda çocukla yaşıyordu. Buna rağmen Peygamberimizi kendi çocuklarından ayırmadı. Eşi Fâtıma bint Esed, Peygamberimize annelik yaptı. Peygamberimiz sonradan ona “annem” diye hitap etmiştir; Fâtıma bint Esed vefat ettiğinde Peygamberimizin gömleğini kefen yaptığı, kabrine girip uzandığı rivayet edilir (Taberânî; senedi hakkında âlimler farklı değerlendirme yapar). Çocuklar sofrada birlikte yemek yerken Peygamberimizin ortak yemekten bereket alındığı anlatılır. Peygamberimiz bu yıllarda koyun otlatarak geçim katkısı sağladı (Buhârî, İcâre 2). Hz. Ali, Ebû Tâlib’in oğlu olarak daha sonra Peygamberimizin yanında büyüdü. Ebû Tâlib’in Peygamberimize olan bağlılığı onu tebliğ yıllarında da korumasıyla devam etti (Ebû Tâlib Müslüman olarak mı vefat etti).
Şam Yolculuğu
Peygamberimiz yaklaşık on iki yaşındayken Ebû Tâlib’in ticaret kervanıyla Şam’a gitmeye karar verildi. Ebû Tâlib, yeğenini yalnız bırakmak istemediği için götürdü. Busrâ’da Rahip Bahîrâ ile karşılaşma bu yolculukta gerçekleşmiştir (Rahip Bahîrâ olayı). Yolculuk, Peygamberimizin ticaret ve toplum hayatına ilk adımı kabul edilir. Dönüşte ticaretten kazanç elde edilmesi Ebû Tâlib’in ailesinin durumunu biraz rahatlattı. Bu kervan sırasında çocuğun yol boyunca davranışları ve Bahîrâ’nın anlattıkları Ebû Tâlib’i etkiledi.
Gençlik Yıllarına Hazırlık
Peygamberimiz amcasının yanında büyürken Mekke’nin sosyal yapısını tanıdı. Ficâr Savaşları’nda amcalarına yardım etti, Hılfü’l-Fudûl cemiyetine katıldı (Ficâr Savaşları ve Hılfü’l-Fudûl). Doğruluğu ve güvenilirliği ile tanınarak “Muhammedü’l-Emîn” lakabını aldı (Muhammedü’l-Emîn lakabı). Bu hazırlık dönemi, onu tebliğ yıllarında karşılaşacağı zorluklara olgunlaştırdı. Ebû Tâlib’in Mekke’deki itibarı ve Haşimoğulları’nın gücü, ileride Peygamberimizin korunmasında önemli rol oynadı.
Yetimlik Tecrübesinin Anlamı
Peygamberimizin yetim büyümesi, İslam’ın yetimi koruma ilkesinin kaynağı olarak görülür. Kur’an yetimin malını yemeyi şiddetle yasaklar (Nisâ 2, 10) ve ona iyi davranmayı emreder (Bakara 220). Hadislerde “Müslümanların evlerinin en hayırlısı, içinde yetime iyi davranılan evdir” buyurulur (İbn Mâce, Edeb 6). Peygamberimizin kendi yetimlik tecrübesi bu hükümlere ahlakî derinlik katar. Ayrıca soyu ve aile bağları için Hz. Abdullah ve Hz. Âmine yazısı, çölde geçen yıllar için Halîme sütanne ve çocukluk yazısı okunabilir.
Abdülmuttalib’in Mekke’deki Konumu
Abdülmuttalib (asıl adı Şeybetü’l-hamd) Kureyş’in en saygın liderlerindendi. Zemzem kuyusunu yeniden kazması, Kâbe’ye hizmet ve hacıların ağırlanmasındaki cömertliği ona büyük bir itibar kazandırmıştı. Fil Vakası sırasında Ebrehe’nin ordusu karşısında “Develerim benim, Kâbe’nin ise koruyucusu vardır” dediği rivayeti meşhurdur. Torunu Muhammed’e olan düşkünlüğü, onun daha çocukken bu yüksek ailenin sevgisini ve desteğini aldığını gösterir. Dede ve torun arasındaki bu bağ, Abdullah’ın erken ölümüyle oluşan boşluğu bir ölçüde doldurdu. Dedesinin vefatından sonra Haşimoğulları’nın liderliği Ebû Tâlib’e değil, kısa süreliğine Abbas’a ve ardından Ebû Leheb’e geçti; ancak Ebû Tâlib ailesindeki ahlakî otoritesini sürdürdü.
Ebû Tâlib’in Ticareti ve Aile Durumu
Ebû Tâlib’in mali durumu zayıftı; kuru üzüm, elbise ve benzeri malların ticaretiyle uğraştığı, geliri çok az olduğu için aile geçimine yardımcı olduğu anlatılır. Çocukları Tâlib, Akîl, Cafer ve Ali ile birlikte Peygamberimizin sofrası ortaktı. Mekke’de kıtlık yıllarında Peygamberimiz Hz. Ali’yi Ebû Tâlib’den alarak kendi himayesine verdi (hicretten yaklaşık beş yıl önce). Bu karar, amcasına karşı bir vefa göstergesi olarak anılır. Ebû Tâlib ise yeğenini koruma görevini yaşamının sonuna kadar sürdürdü. Ayrıntılar için Ebû Tâlib Müslüman olarak mı vefat etti yazısı okunabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Peygamberimiz dedesiyle kaç yıl yaşadı?
Yaklaşık iki yıl; altı yaşından sekiz yaşına kadar.
Abdülmuttalib vefat ederken ne vasiyet etti?
Torununa göz kulak olmasını oğlu Ebû Tâlib’e vasiyet etti.
Ebû Tâlib’in eşi kimdir?
Fâtıma bint Esed; Hz. Ali’nin annesidir.
Peygamberimiz çocukken çalıştı mı?
Evet; Mekkelilerin koyunlarını güttüğünü kendisi bildirmiştir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İbn Hişâm, es-Sîretü'n-nebeviyye; İbn Sa'd, Et-Tabakâtü'l-kübrâ; Duhâ 6-8 (kuran.diyanet.gov.tr); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Abdülmuttalib" ve "Ebû Tâlib" md.
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- İbn Hişâm, es-Sîretü'n-nebeviyye
- İbn Sa'd, Et-Tabakâtü'l-kübrâ
- Duhâ 6-8 (kuran.diyanet.gov.tr)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Abdülmuttalib" ve "Ebû Tâlib" md.
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.