🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Ficâr Savaşları ve Hılfu’l-Fudûl Cemiyeti: Gençlik Yılları

Mekke DönemiGüncelleme: 15 Eylül 20269 dk okuma

Ficâr Savaşları ve Hılfü'l-Fudûl cemiyeti nedir? Haram aylarda yapılan savaşlar, genç Muhammed'in katılımı, adalet için kurulan cemiyetin amacı ve Peygamberimizin bu ittifaka verdiği değer.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Haram Aylar ve Ficâr
  • Peygamberimizin Katılımı
  • Hılfü'l-Fudûl Cemiyetinin Kuruluşu

Ficâr Savaşları, Cahiliye döneminde haram sayılan aylarda Kureyş ve müttefikleri ile Kays Aylan kabilesi arasında yapılan çatışmalardır. Hılfü’l-Fudûl ise Peygamberimizin yaklaşık yirmi yaşlarında katıldığı, mazlumu korumayı amaçlayan adalet cemiyetidir. Peygamberimiz sonradan bu ittifakı övgüyle anmıştır.

Haram Aylar ve Ficâr

Araplar Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarında savaşı haram sayardı. Bu aylarda hac ve ticaret güvenle yapılırdı; Ukâz, Mecenne ve Zülmecâz panayırları bu dönemde kurulurdu. “Ficâr” (günah, haramı çiğneme) ismi, bu ayların kutsallığının çiğnendiği savaşlara verilmiştir. Kaynaklarda dört Ficâr geçer; Peygamberimizin katıldığı dördüncüsüdür. Bu savaşın nedeni Kinâne kabilesinden Berrâd b. Kays’ın Hevâzin kabilesinden Urve er-Rahhâl’i Nu’mân b. Münzir’in kervanına refakat ederken öldürmesidir. Haram ayda gerçekleşen bu cinayet üzerine Hevâzin ve Kinâne arasında savaş başladı; Kureyş de Kinâne’nin müttefiki olarak savaşa katıldı. Savaş birkaç yıl sürdü ve sonunda barışla bitti.

Peygamberimizin Katılımı

Peygamberimiz o sırada on beş ile yirmi yaş arasındaydı. Amcalarıyla birlikte savaşa gitti. Kaynaklara göre aktif savaşmak yerine amcalarına ok toplayıp vermekle görevlendirildi (İbn Hişâm). Sonradan “Ficâr’da amcalarıma ok toplayıp verirdim” dediği rivayet edilir. Bu katılım, savaşın haram aylarda yapıldığı için Peygamberimiz tarafından hoş görülmediğini, ancak aile ve kabile dayanışması gereği orada bulunduğunu gösterir. Sonradan Peygamberimiz haram aylara büyük saygı gösterdi; Tevbe 36’da bu aylar Allah’ın kitabında on iki ay arasında dört haram ay olarak bildirilir. Savaşın sonunda Kureyş ile Hevâzin arasında barış sağlandı ve ölen kişilerin diyetleri hesaplandı.

Hılfü’l-Fudûl Cemiyetinin Kuruluşu

Ficâr’dan sonra Mekke’de kabileler arasında adalet duygusunun zayıfladığı hissedildi. Zübeyd kabilesinden bir tüccar Mekke’ye mal getirmiş, Âs b. Vâil es-Sehmî bu malı satın alıp bedelini ödememişti. Adam Kâbe yanında şiir okuyarak yardım istedi. Zübeyr b. Abdülmuttalib’in çağrısıyla Hâşim, Zühre ve Teym kabilelerinin ileri gelenleri Abdullah b. Cüd’ân’ın evinde toplandı ve zulme uğrayana yardım edeceklerine dair yemin ettiler. Yemin sırasında Zemzem suyuyla yıkanan Kâbe taşları ile su içilerek ahit güçlendirildi. Cemiyetin ismi “Hılfü’l-Fudûl”, “faziletli kişilerin ittifakı” anlamındadır; rivayete göre kurucuların isimleri (Fadl b. Fadâle, Fadl b. Vedâa, Fudayl b. Hâris) “fadl” kökünden olduğu için bu ad verilmiştir. Zübeyd tüccarının hakkı Âs b. Vâil’den alınarak iade edildi.

Peygamberimizin Cemiyete Bakışı

Peygamberimiz cemiyetin kuruluşunda yirmi yaşlarındaydı ve toplantıya katıldı. İleri yıllarda bu olaya dair şunları söylemiştir: “Ben Abdullah b. Cüd’ân’ın evinde öyle bir yemine şahit oldum ki, bana kırmızı develer verilse onu değişmem. İslam’da da böyle bir şeye çağrılsam icabet ederim” (Ahmed b. Hanbel, Müsned; Beyhakî). Bu söz Peygamberimizin adalet için yapılan her ittifakı desteklediğini gösterir. Hılfü’l-Fudûl, Cahiliye döneminde de güzel ahlakî uygulamaların bulunduğunu, İslam’ın bunları kabul ettiğini gösteren örnek olarak anılır. Medine döneminde yapılan antlaşmaların da aynı adalet ilkesine dayandığı düşünülür (Peygamberimizin yaptığı antlaşmalar).

Hılfü’l-Fudûl’ün Sonraki Etkisi

Cemiyet resmi bir kurum olarak kalmadı, fakat Mekke’de adaletin ilkesi olarak hatırlandı. Hz. Peygamber’in vahiy aldığı döneme kadar Haşimoğulları’nın ve diğer kabilelerin zulme karşı birleşme geleneği bu ahitten beslendi. Boykot döneminde (Şi’b-i Ebû Tâlib) Mekke’de bu ahde sadık kalan bazı kişiler boykotu sonlandırmak için çaba gösterdi. Hılfü’l-Fudûl’e dair rivayetler, uluslararası insan hakları söylemlerinde de erken dönem İslam toplumunun adalet anlayışının örneği olarak anılır. Gençlik dönemindeki olgunluğuyla ilgili olarak Muhammedü’l-Emîn lakabı yazısı okunabilir. Bu dönemde Peygamberimizin yaşadığı Ebû Tâlib evi için Abdülmuttalib ve Ebû Tâlib’in himayesi yazısına bakılabilir.

Ficâr ve Gençlik Dönemi Ahlakı

Peygamberimiz gençlik yıllarında Cahiliye döneminin içki, kumar, putlara tapma ve kabilecilik gibi alışkanlıklarından uzak durdu. Kaynaklarda yer alan bir rivayet, iki kez eğlence meclisine gitmeye niyetlendiğinde Allah’ın onu uyku ile engellediğini anlatır (İbn Hişâm; senedi hakkında farklı değerlendirmeler vardır). Bu anlatılar nübüvvet öncesi koruma (ismet) temasıyla ilişkilendirilir. Gençlik döneminin sonraki olayı Kâbe’nin yenilenmesi ve Hacerülesved hakemliğidir (Hacerülesved hakemliği).

Kaynaklar ve Tarih Sorunları

Ficâr Savaşları ve Hılfü’l-Fudûl hakkındaki bilgi İbn İshak’ın rivayetine, İbn Sa’d’a ve Ahmed b. Hanbel’in Müsned’ine dayanır. Savaşın yılı, tarafların sayısı ve kayıplar konusunda ayrıntılar farklıdır. Peygamberimizin yaşı için yirmi ve on beş arasında farklı rakamlar verilir. Hılfü’l-Fudûl’ün Ficâr’dan sonra Zilkade ayında yapıldığı kabul edilir. Bu sebeple iki olay ardı ardına anlatılır. Tarih yazımında bu olaylar, Kureyş’in ticaret ve güvenlik sorunlarıyla başa çıkma çabasını anlamak için önemlidir. Ayrıca bu cemiyet, Mekke’de kabileler arası hukukun nasıl işlediğine dair nadir örneklerden biridir.

Bu iki olay birlikte düşünüldüğünde, Peygamberimizin gençlik yıllarında hem kabile dayanışmasını hem de kabileci taassuptan bağımsız adalet fikrini tanıdığı görülür. İslam’ın sonradan getirdiği adalet merkezli toplum modeli bu tecrübe ile uyumludur.

Sıkça Sorulan Sorular

Ficâr Savaşı neden bu adı aldı?

Haram sayılan aylarda yapıldığı için; ficâr “haramı çiğneme” demektir.

Peygamberimiz savaşta çarpıştı mı?

Rivayetlere göre amcalarına ok toplayıp verdi; doğrudan çarpışmadı.

Hılfü’l-Fudûl ne demektir?

Faziletli kişilerin ittifakı; mazlumu koruma yeminini ifade eder.

Peygamberimiz bu cemiyeti nasıl andı?

“Kırmızı develere değişmem; İslam’da çağrılsam icabet ederim” buyurmuştur.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İbn Hişâm, es-Sîretü'n-nebeviyye; İbn Sa'd, Et-Tabakâtü'l-kübrâ; Ahmed b. Hanbel, Müsned (Hılfü'l-fudûl hadisi); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ficâr Savaşları" ve "Hılfü'l-Fudûl" md.

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. İbn Hişâm, es-Sîretü'n-nebeviyye
  2. İbn Sa'd, Et-Tabakâtü'l-kübrâ
  3. Ahmed b. Hanbel, Müsned (Hılfü'l-fudûl hadisi)
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ficâr Savaşları" ve "Hılfü'l-Fudûl" md.

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.