🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Fetret-i Vahiy: Vahyin Kesintiye Uğradığı Dönem ve Önemi

Mekke DönemiGüncelleme: 5 Haziran 20268 dk okuma

Fetret-i vahiy nedir, ne kadar sürdü? Vahyin kesilmesi, Duhâ suresinin inişi ve Peygamberimizin bu dönemdeki hâli kaynaklara göre anlatıldı.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Fetret Kavramı ve Kaynaklardaki Yeri
  • Süresi Üzerine Görüşler
  • Duhâ Suresinin İnişi

Fetret-i vahiy, Hira’daki ilk vahiyden sonra bir süre vahyin kesilmesi dönemidir. Kaynaklarda süresi birkaç aydan üç yıla kadar farklı aktarılır. Dönem, Müddessir suresinin ilk ayetleriyle sona ermiş, Duhâ suresi de bu sürecin psikolojik yükünü hafifleten ilahi bir teselli olarak indirilmiştir.

Fetret Kavramı ve Kaynaklardaki Yeri

“Fetret” kelimesi sözlükte gevşeme, durgunluk, ara verme anlamına gelir. İslam tarihinde iki anlamda kullanılır: Peygamberler arasında uzun süre peygamber gelmemesi ve ilk vahiyden sonra vahyin kesilmesi. Bu yazıdaki anlamı ikincisidir. Buhârî’nin Bed’ü’l-vahy bölümünde, Cabir b. Abdullah’ın aktardığı hadiste Peygamberimiz şöyle anlatır: Bir ara yürürken gökten bir ses duydu, başını kaldırınca Hira’da kendisine gelen melek gökle yer arasında bir kürsüde oturuyordu. Korkuyla eve gelip örtünmek istedi ve sonra Müddessir suresinin ilk ayetleri indi (Buhârî, Bed’ü’l-vahy 3).

Süresi Üzerine Görüşler

İbn Hişâm ve diğer erken dönem müellifleri fetretin süresini kesin olarak vermez. İbn Abbas’a dayandırılan bir rivayette bu aralık “birkaç gün” iken, İbn Sa’d’ın nakillerinde iki buçuk yıl veya üç yıl söz konusudur. Modern araştırmacıların çoğu, vahyin tamamen kesilmesi yerine, ilk vahyi izleyen süreçte Peygamberimizin yeni vahiy beklemesi şeklinde yorum yapar. Bu nedenle rakam vermek yerine “belirsiz bir süre” demek en güvenli ifadedir.

Ayrıca rivayetlerde bu dönemde Peygamberimizin derin bir üzüntü yaşadığı, Hz. Hatice ve diğer yakınlarının onu teselli ettiği geçer. Bu bağlamda Hz. Hatice‘nin desteği ayrıca önem taşır. Hâdise, Buhârî’de Zührî’nin ilavesi olarak aktarılan dağdan atlama bahsini de içerir; fakat birçok muhaddis bu kısmın ravinin sözü olduğunu ve Peygamberimize ait olmadığını belirtmiştir.

Duhâ Suresinin İnişi

Buhârî ve Müslim’de Cündeb b. Abdullah’tan rivayet edildiğine göre Peygamberimiz hastalanmış ve bir veya iki gece teheccüde kalkamamıştı. Bir kadın (rivayete göre Ebû Leheb’in karısı Ümmü Cemîl) “Şeytanın seni terk ettiğini görüyorum” dedi. Bunun üzerine Duhâ suresi indi (Buhârî, Tefsîr, Duhâ). Bu rivayet, suresinin iniş sebebi olarak en sağlam nakillerden sayılır. Başka rivayetlerde ise vahiy gecikince müşriklerin “Rabbi onu bıraktı” diye alay ettiği geçer.

Sure şu ifadelerle başlar: “Kuşluk vaktine and olsun, sükûn bulduğunda geceye and olsun ki Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı. Elbette ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır. Rabbin sana verecek, sen de hoşnut olacaksın.” (Duhâ 93/1-5). Ayrıca yetim iken barındırıldığı, yol bulunca doğru yola eriştirildiği ve fakir iken zengin edildiği hatırlatılarak teselli güçlendirilir (93/6-8).

Fetret Döneminin Hikmeti

Âlimler bu araya birkaç hikmet atfederler. Birincisi, ilk vahiyle yaşanan heyecan ve korkunun yatışmasıdır. İkincisi, Peygamberimizde vahyin tekrar gelmesine duyulan özlemin artmasıdır. Üçüncüsü ise ilk dönemin yoğun manevi tecrübesinden sonra tebliğ görevi için hazırlıktır. Bu yorumlar, kaynakların açık bir hükmü olmaktan çok müfessir ve siyer yazarlarının değerlendirmesidir.

Fetret Döneminde Mekke’deki Ortam

Bu dönemde Peygamberimiz henüz alenî bir davet başlatmamıştı. Hz. Hatice, Hz. Ali, Zeyd b. Hârise ve Ebû Bekir gibi yakın çevresi iman etmişti, ancak Mekke toplumunun geneli olaydan habersizdi. Bu nedenle vahyin kesilmesinin dışarıya yansıması sınırlı kaldı; alay ve dedikodu daha çok yakın düşman çevresi ve Peygamberimizi izleyenlerce yapıldı. Rivayetlerde Ümmü Cemîl’in sözü, bu çevrenin ilk tepkisi olarak aktarılır. Kısa süre sonra vahyin yeniden gelmesi, Peygamberimizi ve çevresini rahatlattı.

Fetret-i vahyin kronolojik yeri de tartışmalıdır. Bazı siyer müellifleri Müddessir suresini ilk vahiyden hemen sonra, bazıları ise Alak ile Müddessir arasında daha uzun bir ara olduğunu savunur. Bu nedenle sure sıralamalarını anlatan kaynaklardaki “nüzûl sırası” listeleri de küçük farklılıklar gösterir. Örneğin Kalem, Müzzemmil ve Müddessir surelerinin sırası müellife göre değişir. Bu farklılıklar, tarihî rivayetlerin kesin tarih verme konusundaki sınırlarını gösterir.

Duhâ suresinin devamında yetimi sakın ezmemek, dilenciyi azarlamamak ve Rabbin nimetini anlatmak şeklinde ahlaki emirler de yer alır (93/9-11). Böylece sure, yalnızca bir teselli değil, Peygamberimizden yola çıkarak müminlere yönelik sosyal sorumluluk çağrısı olarak da okunur. Bu yönüyle fetret dönemi İslam ahlakının erken izlerini gösteren bir kesit olarak da incelenir.

Vahyin Yeniden Başlaması ve Tebliğ

Fetretten sonra inen Müddessir suresi şöyle başlar: “Ey bürünüp örtünen! Kalk da uyar! Rabbini yücelt! Elbiseni temizle! Pisliği terk et!” (Müddessir 74/1-5). Burada tebliğ emri doğrudan verilir. Bu emirle önce yakın çevreye, ardından geniş bir çevreye davet süreci başladı. Gizli dönemin ayrıntıları için Gizli Davet Dönemi ve Dârülerkam, vahyin geliş biçimleri için Vahyin Geliş Şekilleri yazısına bakılabilir.

İlk Müslümanların kimler olduğuna dair bilgi ise İlk Müslüman Olanlar başlıklı yazıda yer alır. Fetret-i vahiy, Peygamberimizin beşerî yönünü ve vahyin onun iradesine bağlı olmadığını gösteren bir olay olarak da değerlendirilir; vahiy ancak Allah’ın dilediği zaman gelir.

Sıkça Sorulan Sorular

Fetret-i vahiy ne kadar sürdü?

Süre konusunda kesin bilgi yoktur. Rivayetler birkaç günden üç yıla kadar değişir; en çok kabul gören görüşler iki buçuk-üç yıl veya birkaç ay şeklindedir.

Vahiy kesilince Peygamberimizi müşrikler nasıl yorumladı?

Rivayete göre Peygamberimizi ‘Rabbi seni terk etti ve sana darıldı’ diye alaya aldılar. Duhâ suresi bu sözlere cevap olarak indi.

Fetret sonrası ilk inen sure hangisidir?

Sahih rivayetlerde Müddessir suresinin ilk ayetleri fetretten sonra inen ilk ayetler olarak geçer.

Fetret-i vahyin hikmeti nedir?

Âlimler bunu Peygamberimizin ilk vahiyden doğan korkunun yatışması, vahye hazırlanma ve beklentiyi artırma şeklinde yorumlamışlardır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Bed'ü'l-vahy 3; Tefsîr, Duhâ; Duhâ Suresi (93/1-11); İbn Hişâm, es-Sîre en-Nebeviyye; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Fetret" md.

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Buhârî, Bed'ü'l-vahy 3; Tefsîr, Duhâ
  2. Duhâ Suresi (93/1-11)
  3. İbn Hişâm, es-Sîre en-Nebeviyye
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Fetret" md.

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.