Açık Davet ve Safâ Tepesi Konuşması: Akrabaları Uyarmak
Açık davet nasıl başladı? Şuarâ 214. ayeti, Safâ Tepesi konuşması, Ebû Leheb'in tepkisi ve Tebbet suresinin inişi kaynaklarla anlatıldı.
- Şuarâ 214. Ayeti ve Aile Daveti
- Safâ Tepesi'ndeki Hitap
- Ebû Leheb'in Tepkisi ve Tebbet Suresi
Açık davet, Peygamberimizin yaklaşık üç yıllık gizli tebliğden sonra, “Önce en yakın akrabanı uyar” (Şuarâ 26/214) emri üzerine İslam’ı alenen duyurmaya başlamasıdır. Safâ Tepesi’ne çıkarak Mekkelileri çağırması bu sürecin sembolik olayıdır.
Şuarâ 214. Ayeti ve Aile Daveti
Gizli davet döneminin ardından Şuarâ suresinin 214-216. ayetleri indi: “En yakın akrabanı uyar. Sana uyan müminlere kanat ger. Sana karşı gelirlerse de ki: Ben sizin yaptıklarınızdan uzağım.” İlk aşamada Peygamberimiz, Abdülmuttalib oğullarını yemeğe davet etti. Hz. Ali’nin anlatımı olarak İbn İshak ve Taberî’de geçen rivayette, kırk kadar kişi bir yemekte toplandı ve Peygamberimiz konuşmaya başlayınca Ebû Leheb sözü kesti. İkinci toplantıda ise Peygamberimiz İslam’ı anlattı ve yardım isteyen kişi olarak Ali’nin ayağa kalktığı aktarılır. Bu rivayetin sened bakımından tartışmalı olduğunu belirtmek gerekir; hadis âlimleri bu hadisin zayıflığına dikkat çeker.
Safâ Tepesi’ndeki Hitap
Buhârî ve Müslim’de İbn Abbas’tan rivayet edildiğine göre, ayet inince Peygamberimiz Safâ Tepesi’ne çıktı ve “Ya sabâhâh!” (Sabah baskını!) diye seslendi. Bu, Arapların bir tehlike habere verdikleri bir nidaydı. Kureyş’in kolları toplandı; gelemeyenler yerine adam gönderdi. Peygamberimiz şöyle sordu: “Şu vadide bir süvari birliği size baskın yapacak desem bana inanır mısınız?” Hepsi “Evet; sende hiç yalan görmedik” diye cevap verdi. Bunun üzerine “O hâlde ben, size şiddetli bir azabın gelmesinden önce bir uyarıcıyım” dedi (Buhârî, Tefsîr, Şuarâ).
Peygamberimizin geçmişteki doğruluğu bu şekilde toplumun tanıklığıyla ortaya konuldu. Bu yüzden “Muhammedü’l-Emîn” unvanı bu sahnede özel anlam taşır; konuyla ilgili Muhammedü’l-Emîn lakabı yazısına başvurulabilir.
Ebû Leheb’in Tepkisi ve Tebbet Suresi
Amcası Abdüluzzâ b. Abdülmuttalib (Ebû Leheb), toplantıda “Tebben leke (Helâk ol sen), bizi bunun için mi topladın?” dedi. Bunun üzerine Tebbet (Mesed) suresi indi: “Ebû Leheb’in iki eli kurusun, kurudu da!…” (Mesed 111/1). Surede karısı Ümmü Cemîl’in de ağır bir sonu olacağı bildirilir. Bu sure, Mekke döneminde müşrik bir akrabanın doğrudan adıyla anılarak sonunun haber verildiği tek örnektir. Âlimler, Ebû Leheb’in bu sureden sonra bile iman etmeyip ölmesini Kur’an’ın bir gaybî haberi olarak yorumlar.
Ebû Leheb, Peygamberimizin evlilikten önceki komşusuydu ve kızlarıyla oğulları Peygamberimizin kızlarıyla nişanlıydı; açık davetten sonra nişanları bozup kızları geri gönderdi. Bu bilgi İbn Sa’d’da yer alır.
Kureyş’in İlk Tepkisi
Safâ konuşmasından sonra Kureyş’in bir kısmı alay etti, bir kısmı umursamadı. Ancak Peygamberimizin putlara dair sözleri ve atalarının dinini sorgulaması açık düşmanlığı başlattı. Müşrikler ilk önce Ebû Tâlib’e gidip yeğenini vazgeçirmesini istedi. Ebû Tâlib nazikçe karşılık verdi ve onları geri çevirdi. Sonra daha sert baskılar geldi; ayrıntılar Kureyş’in Teklifleri ve İtirazları yazısında bulunmaktadır.
Bu aşamada alay ve hakaretin kimler tarafından yapıldığı ise Peygamberimizi Alay Edenler başlıklı yazıda anlatılır. Müslümanlara yönelik fiziksel baskılar için Mekke’de İşkence Gören Müslümanlar yazısına bakılabilir.
Ebû Tâlib’in Rolü ve Haşimoğulları’nın Konumu
Açık davetten sonra Kureyş’in ileri gelenlerinin Ebû Tâlib’e yaptığı ziyaretler, Mekke’deki kabile hukukunu göstermesi bakımından önemlidir. Ebû Tâlib kendisi müşrik olarak kalmasına rağmen, yeğenini korumayı kabile onuru gereği sürdürdü. Müşrikler ona “ya yeğenini vazgeçir ya da onu bize bırak” dediğinde, Peygamberimizin “Amcacığım, güneşi sağ elime, ayı sol elime koysalar bile bu işi bırakmam” dediği rivayeti İbn İshak’ta yer alır. Rivayetin senedi hakkında ihtiyat payı bırakılmakla birlikte, Ebû Tâlib’in yeğenini son nefesine kadar koruduğu tarihçilerce kabul edilir.
Bu koruma, Peygamberimizin Mekke’de tebliğini sürdürebilmesinde belirleyici oldu. Haşimoğulları ile Muttalib oğulları müslüman olmayanlar dahil kabile dayanışması gereği Peygamberimizi savundu. Bu yüzden Kureyş daha sonra bu iki kabileye karşı topyekûn bir boykot kararı aldı.
Hicr 94 Ayeti ve Açık Tebliğ
Hicr suresinde “Sana emredileni açıkça ilan et ve müşriklerden yüz çevir” (15/94) buyrulur. Bu ayet de açık tebliğin başlangıcıyla ilişkilendirilir. Peygamberimiz hac mevsiminde Mekke’ye gelen kabilelere de İslam’ı anlatmaya başladı. Bu çaba uzun vadede Medineli grupların İslam’ı kabulüne zemin hazırladı (bkz. Birinci Akabe Biatı).
Davetin Yöntemi ve Dersleri
Açık davetin anlatıldığı bu olaylardan şu sonuçlar çıkarılır: Tebliğ önce yakın çevreden başlatılmış, toplumun güveninin kaynağı olan dürüstlük öne çıkarılmış, tepki karşısında sabır gösterilmiştir. Kur’an’da bu süreç, müminlere “kanat germe” ve cahillerden yüz çevirme gibi ahlaki emirlerle eşlik eder. Şuarâ 215-216’daki “Sana karşı gelirlerse ben sizin yaptıklarınızdan uzağım de” ifadesi, tebliğin zorlama değil, uyarı ve beyan olduğunu gösterir.
Sıkça Sorulan Sorular
Açık davet ne zaman başladı?
Gizli davetin yaklaşık üçüncü yılından sonra, Şuarâ suresinin 214. ayetinin inmesiyle başladı. Kesin tarih rivayetlerde farklılık gösterir.
Safâ Tepesi’ndeki konuşmada Peygamberimiz ne dedi?
Kureyş’e seslenerek ‘Size şu dağın arkasında bir düşman var desem inanır mısınız?’ diye sordu; ‘Sana hiç yalan söylediğini görmedik’ cevabını alınca şiddetli bir azabı haber verdiğini söyledi.
Ebû Leheb ne dedi?
Rivayete göre ‘Tebben leke (Elin kurusun), bunun için mi bizi topladın?’ dedi. Bunun üzerine Tebbet suresi indi.
Peygamberimiz akrabalarını ne için yemeğe davet etti?
Rivayetlere göre Abdülmuttalib oğullarını yemeğe davet ederek İslam’ı anlatmak istedi; ilk denemede Ebû Leheb araya girip toplantıyı dağıttı.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Tefsîr, Şuarâ ve Tebbet; Müslim, Îmân; Şuarâ Suresi (26/214-216); İbn Hişâm, es-Sîre en-Nebeviyye
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Buhârî, Tefsîr, Şuarâ ve Tebbet
- Müslim, Îmân
- Şuarâ Suresi (26/214-216)
- İbn Hişâm, es-Sîre en-Nebeviyye
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.