İsrâ ve Mîrac Mucizesi: Gece Yolculuğunda Neler Oldu?
İsrâ ve Mîrac mucizesi nedir, ne zaman oldu? Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksâ'ya yolculuk, göklere yükseliş ve hadislerde anlatılan olaylar kaynaklarla açıklandı.
- Kur'an'da İsrâ ve Mîrac
- Zamanı Konusunda Görüşler
- Yolculuğun Anlatılan Safhaları
İsrâ, Peygamberimizin bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya götürülmesidir; Mîrac ise oradan göklere yükseltilmesidir. İsrâ suresinin ilk ayetinde bildirilen bu olay, Ehl-i Sünnet âlimlerince hem ruh hem beden ile gerçekleşen bir mucize kabul edilir.
Kur’an’da İsrâ ve Mîrac
İsrâ suresinin 1. ayeti şöyledir: “Kulunu bir gece, Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya, ona ayetlerimizden bazılarını gösterelim diye götüren Allah, her türlü eksiklikten uzaktır. O, işitendir, görendir.” Burada “abd” (kul) kelimesinin kullanılması, hadisenin beden ve ruhla gerçekleştiği yorumuna dayanak yapılır. Necm suresinde (53/1-18) ise Peygamberimizin Sidretü’l-Müntehâ’da Cebrâil’i asli sûretinde ikinci kez gördüğünden söz edilir. Bu ayetler Mîrac’a işaret eder.
Zamanı Konusunda Görüşler
Olayın tarihi hakkında kesin bilgi yoktur. Müslümanlar arasında en yaygın kabul gören, Recep ayının 27. gecesidir (Regaib ve Mîrac kandilleri olarak anılan geceler, Türkiye’de dinî gün olarak kutlanır). Kaynaklarda peygamberliğin onuncu, on birinci veya on ikinci yılı ve çeşitli aylar zikredilir. Siyer yazarlarının çoğu Tâif yolculuğundan ve Hüzün Yılı’ndan sonra, Akabe biatlarından önce gerçekleştiği görüşündedir. Bu zaman belirsizliği, olayın tarihî bir tarih değil, inanç ve ibadet açısından önemine vurgu yapılmasını sağlamıştır.
Yolculuğun Anlatılan Safhaları
Hadis kaynaklarında (Buhârî, Müslim, Nesâî, Tirmizî) olayın ayrıntıları şöyle özetlenir: Peygamberimiz Kâbe yakınında (Hatîm veya Hicr’de, ya da Ümmü Hânî’nin evinde olduğu rivayetleri vardır) uyku ile uyanıklık arasındayken Cebrâil ve Mîkâil tarafından göğsü yarıldı, zemzemle yıkandı, iman ve hikmetle dolduruldu (Buhârî, Salât 1). Sonra “Burak” denilen bineğe bindirildi. Bu bineğin rengi beyaz, boyu katırdan küçük eşekten büyüktü; adımını gözünün gördüğü en uzak yere atıyordu. Peygamberimiz Kudüs’e ulaşıp bineği Mescid-i Aksâ’nın kapısındaki halkaya bağladı, mescidde peygamberlere imamlık yaptı (Müslim, Îmân 278).
Göklere Yükseliş
Mescid-i Aksâ’dan Cebrâil eşliğinde göklere yükselen Peygamberimiz, rivayetlere göre her gökte bir peygamberle karşılaştı: birinci gökte Âdem, ikincide Yahyâ ve İsâ, üçüncüde Yûsuf, dördüncüde İdrîs, beşincide Hârûn, altıncıda Mûsâ, yedincide İbrâhim. Yedinci gökte Beyt-i Ma’mûr’u gördü. Sidretü’l-Müntehâ’ya (en son sınır ağacı) ulaştı ve Allah’ın huzuruna alındı. Bu rivayetler Buhârî ve Müslim’de bulunmakla birlikte, peygamberlerin yerleri konusunda rivayetlerde küçük farklılıklar vardır. Allah’ın Peygamberimizle ne şekilde konuştuğu ayrıntılı bilinmez; Ehl-i Sünnet inancında Allah’ı bu dünyadaki gözle görme konusunda farklı görüşler olup Hz. Âişe “görmedi” demiştir; İbn Abbas ise kalple gördüğünü belirtir.
Mîrac’ın Hediyeleri
Bu yolculukta Peygamberimize ve ümmetine üç şey verildi: beş vakit namaz, Bakara suresinin son iki ayeti ve şirk koşmayanların günahlarının bağışlanabileceği müjdesi (Müslim, Îmân 279). Namaz başlangıçta elli vakit olarak farz kılındı; Mûsâ’nın tavsiyesiyle Peygamberimiz yaptığı müracaatlarla beş vakte indirildi, sevabı ise elli vakit sayıldı. Ayrıntılar Mîracın Hediyeleri yazısında bulunur. Mîrac sırasında görülen sahneler (cennet, cehennem, bazı günahkârların azabı) ise Mîrac Gecesi Görülen Olaylar yazısında ele alınmıştır.
Kureyş’in Tepkisi ve Ebû Bekir
Sabah olunca Peygamberimiz olanı Kureyş’e anlatınca müşrikler alay etti. Bir aylık yolculuk olan Mekke-Kudüs arasını bir gecede gidip gelmesini kabul edilemez buldular. Ebû Cehil, Peygamberimizden anlatmasını istedi ve Ebû Bekir’e koştu. Ebû Bekir “O söylediyse doğrudur; ben bundan daha ötesi olan, gökten haber gelmesini bile tasdik ediyorum” dedi ve bu sebeple “Sıddîk” lakabını aldı. Bu rivayet Hâkim’de geçer ve sened bakımından hasen sayılır. Müşrikler, Mescid-i Aksâ’yı gören ve Kudüs’ü bilen kişilerden onun tarif edilmesini istedi; Peygamberimiz Mescid’i tarif etti, kervanlar hakkında da bilgi verdi. Bu mucize bazı Müslümanları şüpheye düşürdü ve dinden dönenler olduğu rivayet edilir.
Ehl-i Sünnet Yorumu: Beden ve Ruh
Âlimlerin çoğunluğu, İsrâ’nın uyanıkken, beden ve ruhla gerçekleştiğini söyler. Gerekçeleri şunlardır: Ayette “abdihî” (kulunu) kelimesi ruh ve bedenin birlikte ifadesidir; ayetteki “sübhân” kelimesi (tenzih) olayın olağanüstülüğüne işaret eder; olay rüya olsaydı müşrikler bu kadar tepki göstermezdi. Hz. Âişe’nin “Peygamberin bedeni kaybolmadı, ruhu götürüldü” dediğine dair rivayetin senedi tartışmalıdır. Bu mucizeyi akılla çözmek yerine kudret-i ilahiyye çerçevesinde kabul etmek, İslam akaidinin genel tavrıdır. Kudüs’ün İslam’daki yeri açısından Mescid-i Aksâ ilk kıble olması ve Mîrac’ın başlangıç noktası olması bakımından özel bir yere sahiptir.
Mîrac Kandili ve Dinî Hayata Yansıması
Türkiye’de Recep ayının 27. gecesi Mîrac Kandili olarak idrak edilir; Diyanet İşleri Başkanlığı bu geceyi dinî gün olarak ilan eder. Kandiller bayram değildir; ancak ibadet ve dua için fırsat kabul edilir. Dinî açıdan Mîrac’ın en önemli mirası namazdır; hadiste “Namaz müminin mîracıdır” şeklinde yaygın söz Peygamberimize nispet edilir, fakat bu ifadenin hadis olarak sıhhati âlimlerce tartışmalıdır. Sağlam rivayete göre namaz, mümini Rabbine yaklaştıran bir ibadettir.
Sıkça Sorulan Sorular
İsrâ ile Mîrac arasındaki fark nedir?
İsrâ, Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya gece yolculuğudur (İsrâ 17/1); Mîrac ise buradan göklere yükselişi ifade eder. İsrâ Kur’an’da nass ile sabittir, Mîrac ise Necm suresi ve hadislerle belirtilir.
Mîrac ne zaman oldu?
Kesin tarih konusunda farklı rivayetler vardır. Yaygın olarak Recep ayının 27. gecesi kabul edilir; bazı âlimler Rebîülevvel, Ramazan veya başka aylar da zikreder. Hicretten önce, Hüzün Yılı’ndan sonradır.
Mîrac ruh ile mi beden ile mi gerçekleşti?
Ehl-i Sünnet âlimlerinin çoğunluğu, İsrâ ve Mîrac’ın hem ruh hem beden ile uyanıkken gerçekleştiği görüşündedir. Hz. Âişe ve Muâviye’den ruhla olduğu yönünde rivayetler de aktarılır.
Burak nedir?
Hadislerde anlatılan, katırdan küçük, eşekten büyük, beyaz renkli, adımını gözünün gördüğü en uzak noktaya atan bir bineğin adıdır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İsrâ Suresi (17/1); Necm Suresi (53/1-18); Buhârî, Salât 1 ve Bed'ü'l-halk; Müslim, Îmân (İsrâ bölümü)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- İsrâ Suresi (17/1)
- Necm Suresi (53/1-18)
- Buhârî, Salât 1 ve Bed'ü'l-halk
- Müslim, Îmân (İsrâ bölümü)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.