🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Tâif Yolculuğu: Taşlanma, Addas ve Peygamberimizin Duası

Mekke DönemiGüncelleme: 19 Mayıs 20269 dk okuma

Tâif yolculuğu nasıl geçti? Peygamberimizin Sakîf kabilesine daveti, taşlanması, Addas ile görüşmesi ve meşhur Tâif duasının metni ve anlamı anlatıldı.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Yolculuğun Arka Planı
  • Sakîf'in Ileri Gelenleriyle Görüşme
  • Taşlanma

Tâif yolculuğu, Peygamberimizin peygamberliğin onuncu yılında Ebû Tâlib ve Hz. Hatice’nin vefatından sonra, Sakîf kabilesini İslam’a davet etmek için Zeyd b. Hârise ile yaya gittiği seferdir. Davet reddedilmiş, Peygamberimiz taşlanmış ve meşhur “Tâif duası” bu sırada yapılmıştır.

Yolculuğun Arka Planı

Hüzün Yılı‘nda Ebû Tâlib’i kaybeden Peygamberimiz, Mekke’de koruyucusuz kalmıştı. Kureyş’in baskısı artmış, yeni bir davet merkezi ve destek arayışı gerekmişti. Mekke’ye yaklaşık yüz kilometre uzaklıktaki Tâif, verimli toprakları ve ticaret geçmişi nedeniyle önemli bir şehirdi. Sakîf kabilesi, Mekke’nin bazı tüccarlarıyla akrabalık ve ticari bağlara sahipti. Yolculuğun peygamberliğin onuncu yılının Şevval ayında (yaklaşık Haziran 619) yapıldığı belirtilir.

Sakîf’in Ileri Gelenleriyle Görüşme

Peygamberimiz Tâif’e vardığında Sakîf’in ileri gelenleri olan Abdiyâlîl, Mes’ûd ve Habîb adlı üç kardeşle görüştü. Onlara İslam’ı anlattı ve Mekke’deki mücadelesinde kendisine yardım etmelerini istedi. Kardeşlerden biri “Allah seni peygamber gönderdiyse Kâbe’nin örtüsünü çalıyor demektir”, diğeri “Allah senden başka birini bulamadı mı?” dedi; üçüncüsü ise “Seninle asla konuşmam” diyerek hepsi alaylı cevaplar verdi. Peygamberimiz yaklaşık on gün şehirde kaldı ve herkese seslendi. Ancak hiç olumlu cevap alamadı; yalnızca Mekke’ye dönünce haberin yayılmaması için sır tutmalarını istedi, o da kabul edilmedi.

Taşlanma

Sakîf’in ileri gelenleri, halkı ve köleleri Peygamberimizin peşine taktı. Yol boyunca iki yanına dizilen insanlar taş atmaya başladı. Zeyd b. Hârise Peygamberimizi kendi bedeniyle korumaya çalıştı ve başından yaralandı. Peygamberimizin ayaklarından kan aktığı, ayakkabılarının kanla dolduğu rivayet edilir. Sonunda şehir dışında Utbe ve Şeybe b. Rebîa’ya ait bir bağın duvarına sığındılar. Mekke’nin düşmanı olan bu iki kişi, Peygamberimizin hâlini görünce kölelerinden Addas’ı onunla birlikte üzüm göndermekle görevlendirdi.

Addas ile Görüşme

Addas, Ninova (Musul) yöresinden gelen Hristiyan bir köleydi. Peygamberimiz üzümü yemeden önce “Bismillah” dedi. Addas bu söze şaşırdı; bu sözü bölge halkının söylemediğini belirtti. Peygamberimiz ona nereli ve hangi dinden olduğunu sordu; Ninova’dan olduğunu duyunca “Salih kul Yûnus b. Mettâ’nın memleketi” dedi ve kendisinin de peygamber olduğunu söyledi. Addas, Peygamberimizin elini ayağını öptü. Efendileri bunu kınadığında Addas “Bu bana yeryüzünde yalnızca bir peygamberin bilebileceği şeyi söyledi” diye karşılık verdi. Bu anlatım İbn İshak’ın rivayetine dayanır; hadis kitaplarında değil, siyer eserlerinde geçer ve senedi daha zayıf kabul edilir. Addas’ın Müslüman olup olmadığı kesin değildir.

Tâif Duası

Bağın gölgesinde Peygamberimiz şu duayı etti: “Allah’ım! Gücümün zayıflığını, çaresizliğimi ve insanlar nazarındaki değersizliğimi sana şikâyet ediyorum. Ey merhametlilerin en merhametlisi! Sen zayıfların Rabbisin, sen benim de Rabbimsin… Eğer bana kızgın değilsen hiçbir şeye aldırmam; yalnız senin afiyetin benim için daha geniştir…” Duanın tam metni İbn Hişâm ve Taberânî’de geçer; senedi ravi zinciri açısından zayıf görülür, ancak anlamı İslam âlimlerince sıkça aktarılır. Aynı bağlamda sahih rivayet ise Buhârî ve Müslim’de Hz. Âişe’den gelen meşhur hadistir: Peygamberimiz Karnu’s-Seâlib’de başını kaldırdığında Cebrâil ve dağlar meleği gelip “İstersen Ahşebeyn dağını Mekke’nin üzerine kapatayım” dedi. Peygamberimiz “Hayır; ben Allah’ın onların soyundan sadece Allah’a ibadet eden, O’na ortak koşmayan kimseler çıkarmasını umarım” cevabını verdi (Buhârî, Bed’ü’l-halk 7).

Tâif Olayının Kaynaklardaki Yeri ve Yorum

Tâif yolculuğu, sahih hadis kaynakları ile siyer kitaplarında farklı ayrıntılarla anlatılır. Buhârî ve Müslim’deki Hz. Âişe rivayeti, Peygamberimizin Uhud’dan daha zor bir gün yaşayıp yaşamadığını sorduğunda “Kavminden gördüğüm en ağır şey, Akabe günü … Tâif’te Abdiyâlîl’in oğluna kendimi arz ettim, istediğimi yapmadı” şeklinde cevap verdiğini aktarır (Buhârî, Bed’ü’l-halk 7; Müslim, Cihâd 111). Bu nedenle Tâif, Peygamberimizin hayatındaki en zor anlardan biri olarak değerlendirilir.

Siyer yazarları bu olayı, Peygamberimizin şefkatinin ve merhametinin göstergesi sayar. İntikam çağrısı yerine hidayet beklentisi dile getirilmiştir. Ayrıca bu olay, davetin yalnızca ilahi desteğe değil, insani çabaya ve sabra da dayandığını ortaya koyar. Mekke’nin kabile hukuku, Tâif’in aristokrasisi ve çevre kabilelerin tutumu, hicretin gerekçesini anlamak için önemlidir. Habeşistan’daki Müslümanlar (Habeşistan Hicretleri) ise bu dönemde ayrı bir sığınak oluşturmuştu.

Mekke’ye Dönüş ve Sonuçlar

Peygamberimiz Nahle’de bir süre konakladı. Burada Cinlerin Kur’an dinlediği olay yaşandı (Ahkâf 46/29-32; Cin suresi). Mekke’ye girebilmek için Mut’im b. Adî’nin himayesini istedi. Mut’im ve oğulları silahlanarak Peygamberimizi Kâbe’ye kadar götürdü. Bu dönüş, kabile korumasının Mekke’de ne denli belirleyici olduğunu bir kez daha gösterdi.

Kısa süre sonra hac mevsiminde Medine’den gelen gruplar ile görüşmeler başladı ve Akabe biatları gerçekleşti (bkz. Birinci Akabe Biatı). Tâif ise sonraki yıllarda (Hicri 8) fethedildi ve halkı Müslüman oldu; Peygamberimiz Tâif halkı için hidayet duasında bulundu. Tâif’te Abdullah b. Abbas Camii ve Addas’ın bağıyla anılan mekânlar bugün ziyaret edilir. Yolculuktan sonraki en önemli olay ise İsrâ ve Mîrac olarak kabul edilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Peygamberimiz Tâif’e kimle gitti?

Kaynaklara göre yanında azatlısı Zeyd b. Hârise vardı; yolculuk büyük oranda yaya olarak yapıldı.

Tâif’te Peygamberimiz ne yaşadı?

Sakîf’in ileri gelenleri teklifi reddetti, halkı ve serseri takımını peşine takıp taşlattı; ayakları kanayarak şehir dışındaki bir bağa sığındı.

Peygamberimiz taşlandıktan sonra beddua etti mi?

Hayır. Dağlar meleği, Tâif halkını iki dağ arasında ezmeyi teklif ettiğinde Peygamberimiz ‘Hayır, umarım Allah onların neslinden yalnızca Allah’a ibadet eden kimseler çıkarır’ dedi (Buhârî, Bed’ü’l-halk 7).

Addas kimdir?

Utbe ve Şeybe b. Rebîa’nın bağında çalışan Hristiyan bir kölenin adıdır; Peygamberimizin ‘Bismillah’ demesine şaşırmış, onun peygamberliğini tasdik ettiği rivayet edilir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İbn Hişâm, es-Sîre en-Nebeviyye; İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrâ; Buhârî, Bed'ü'l-halk (Âişe rivayeti); Müslim, Cihâd ve's-siyer

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. İbn Hişâm, es-Sîre en-Nebeviyye
  2. İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrâ
  3. Buhârî, Bed'ü'l-halk (Âişe rivayeti)
  4. Müslim, Cihâd ve's-siyer

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.