Sürâka b. Mâlik Olayı: Kisrâ’nın Bilezikleri Müjdesi
Sürâka b. Mâlik olayı nedir? Hicret yolunda yüz devenin peşine düşen Sürâka'nın atının kuma saplanması, Kisrâ'nın bileziklerinin müjdesi ve Müslüman oluşu anlatıldı.
- Olayın Arka Planı
- Takip ve İlk Saplanma
- Eman Dilemesi ve Müjde
Sürâka b. Mâlik olayı, hicret yolunda yüz deve ödülüne tamah ederek Peygamberimizin peşine düşen Mekkeli iz sürücü Sürâka’nın, atının kuma saplanması üzerine vazgeçmesi ve ona Kisrâ’nın bileziklerinin müjdelenmesidir. Hz. Ömer döneminde bu müjde gerçekleşmiştir.
Olayın Arka Planı
Suikast planının boşa çıkmasının ardından Kureyş, Peygamberimizi veya Ebû Bekir’i yakalayıp getirene yüz deve ödül koyacağını ilan etti. Sevr Mağarası‘nda geçirilen üç günün ardından Peygamberimiz sahil yolundan Medine’ye ilerliyordu. Müdlic kabilesinden Sürâka b. Mâlik b. Cuş’um, iz sürücülükteki ustalığıyla bilinen biriydi. Bir meclisteki kişiden sahilde birkaç kişi gördüğünü işitince onların Muhammed’in kafilesi olduğunu düşündü ve bu fırsatı değerlendirmek istedi.
Takip ve İlk Saplanma
Buhârî’deki rivayete göre Sürâka evine döndü, silahını aldı, kölesine atını gizlice vadiden çıkarmasını söyledi. Yolda atı yere kapaklandı; fal oklarıyla yoklama yaptı, okların “yapma” cevabı verdiği çıktı. Ancak ödül tamahı ağır bastı ve atına binip devam etti. Peygamberimizin yanına yaklaşınca Peygamberimiz arkasına bakmıyor, Ebû Bekir ise sık sık dönüp bakıyordu. Bu esnada atının ön ayakları dizlerine kadar kuma saplandı. Sürâka attan düştü, atı kaldırmaya çalıştı, ancak ayakları çıkınca arkasından duman benzeri bir toz yükseldi. Tekrar fal oklarına başvurdu ve yine aynı cevabı aldı.
Eman Dilemesi ve Müjde
Sürâka bu olayları görünce onların Allah’ın koruması altında olduğunu anladı ve “Eman” (güvence) diye seslendi. Peygamberimizle ve Ebû Bekir’le konuşarak Kureyş’in ödülünü anlattı, onlara yiyecek ve binek teklif etti; ancak Peygamberimiz bunu kabul etmedi, yalnızca kendilerini haber vermemesini istedi. Sürâka, bir eman yazısı istedi; Âmir b. Füheyre bu yazıyı deri bir parçasına yazdı. Bu sırada Peygamberimizin Sürâka’ya “Kisrâ’nın bileziklerini taktığın zaman halin nasıl olur?” dediği rivayeti Ahmed b. Hanbel ve Beyhakî tarafından aktarılır. Sürâka dönerken yolda takipçilere “Burada kimse yok, boşuna aramayın” diyerek onları geri çevirdi. Başlangıçta takipçi olan kişi, sonunda koruyucu olarak döndü.
Kisrâ’nın Bilezikleri
Medine devrindeki fetihler, bu müjdenin gerçekleşmesine sahne oldu. Hz. Ömer döneminde Sasani Devleti’nin başkenti Medâin fethedildiğinde (Hicri 16), Kisrâ’nın hazinesi, tacı, kemeri ve bilezikleri ganimet olarak Medine’ye getirildi. Ömer, Sürâka’yı çağırttı ve bilezikleri ona taktırdı, “Allah’a hamdolsun ki Kisrâ’nın bileziklerini Müdlicoğulları’ndan bir bedevi takıyor” dedi. Bu olay İbn Sa’d’da ve sonraki tarih kitaplarında anlatılır. Bu rivayet, hadis âlimlerince sened bakımından çeşitli eleştirilere uğramış olsa da yaygın biçimde nakledilir; genel kabul gören yorum, bunun Peygamberimizin gaybi haberlerinden biri olduğudur. Ayrıca Sasani devletinin İslam ordularına yenilmesi, Peygamberimizin Hendek’te kayayı kırarken müjdelediği fetihlerle de ilişkilendirilir.
Sürâka’nın Müslüman Oluşu
Sürâka, Mekke’nin fethinden sonra Huneyn ve Tâif seferi dönüşünde Cirâne’de Peygamberimizin huzuruna çıkıp Müslüman oldu. Peygamberimize eman yazısını gösterdiğinde Peygamberimiz “Bugün vefa ve iyilik günüdür” dedi (İbn Hişâm). Sürâka, Hz. Ömer döneminde Kudeyd’de yaşadı ve Hicri 24 civarında (Hz. Osman’ın hilafeti döneminde) vefat etti.
Sahih Rivayetteki Farklar
Olayın ana hatları Buhârî’de Sürâka’nın kendi ağzından, Hz. Ebû Bekir’in anlatımıyla (Menâkıbü’l-Ensâr 45) nakledilir. Orada atının üç kez saplandığı ve Peygamberimizin ona dua ettiği anlatılır. Fal okları ayrıntısı Buhârî’de geçerken, Kisrâ’nın bilezikleri müjdesi daha çok Beyhakî’nin Delâilü’n-nübüvve’sinde ve İbn Hacer’in Fethu’l-bârî şerhinde yer alır. Bazı hadis âlimleri bu müjdenin senedini munkatı’ bulsa da, olayın tarihî gerçekleşmesi dolayısıyla hikâyeyi kabul edenler çoğunluktadır. Bu nedenle olayı anlatırken “rivayete göre” ifadesiyle yetinmek ihtiyatlı bir yaklaşımdır.
Müdlic kabilesinin iz sürücülüğü Arap toplumunda tanınan bir uzmanlıktı. Müdlicoğulları ayak izlerinden kişinin yaşını, cinsiyetini ve yük taşıyıp taşımadığını anlayabilirdi. Sürâka’nın bu yönüyle Peygamberimizin izini kolayca bulması mümkündü; bu nedenle onun vazgeçmesi daha anlamlıdır. Fal okları (ezlâm) İslam öncesi bir uygulamaydı ve Kur’an’da yasaklanmıştır (Mâide 5/3, 90). Sürâka’nın bu uygulamayı Müslüman olmadan önce kullandığı, bu bağlamda anlaşılmalıdır.
Olaydan Çıkarılan Mesajlar
Bu hadise üç temel mesaj taşır. Birincisi, hicret yolunda Allah’ın Peygamberimizi koruması ve düşmanın niyetinin yön değiştirmesidir. İkincisi, Peygamberimizin Medine’ye varış sürecinde bile geleceğe dair müjdeler vermesi; yani sıkıntı içinde dahi umudu diri tutmasıdır. Üçüncüsü ise bir düşmanın zamanla dost ve Müslüman olabilmesi; yani hidayetin her zaman mümkün olduğudur. Bu olay Hicret Yolculuğu Güzergâhı‘nın bilinen sahnelerinden biridir. Aynı yolculukta Ümmü Ma’bed’in çadırı da anılır. Kureyş’in öfkesi ve tuzakları ise Mekke döneminin itiraz ve teklifleri bağlamında anlaşılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Sürâka b. Mâlik kimdir?
Müdlic kabilesine mensup, iz sürücülükle tanınan bir Mekkeli’dir. Hicret yolunda Peygamberimizi yakalamaya çalıştı, sonra Mekke’nin fethi sonrasında Müslüman oldu.
Sürâka’nın atı neden saplandı?
Rivayete göre Peygamberimiz ona beddua etti ve atın ayakları dizlerine kadar yere gömüldü; Sürâka teslim olup eman diledi, Peygamberimiz dua edince at kurtuldu.
Kisrâ’nın bilezikleri müjdesi nedir?
Peygamberimiz Sürâka’ya ‘Kisrâ’nın bileziklerini takacağını’ haber verdi; Hz. Ömer döneminde İran’ın fethedilmesiyle Kisrâ’nın bilezikleri ganimet olarak gelince Ömer bunları Sürâka’ya taktırdı.
Sürâka Müslüman olunca ne yaptı?
Mekke’nin fethinden sonra Taif ve Huneyn dönüşünde Cirâne’de Peygamberimizin huzuruna çıkıp Müslüman oldu; sonraki yıllarda Hz. Ömer döneminde de saygın biri olarak yaşadı.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Menâkıbü'l-Ensâr 45 ve Fedâilü'l-ashâb; Ahmed b. Hanbel, Müsned; İbn Hişâm, es-Sîre en-Nebeviyye; İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrâ
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Buhârî, Menâkıbü'l-Ensâr 45 ve Fedâilü'l-ashâb
- Ahmed b. Hanbel, Müsned
- İbn Hişâm, es-Sîre en-Nebeviyye
- İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrâ
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.