🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Ümmü Ma’bed’in Çadırı: Peygamberimizin Şemaili Tasviri

İsrâ-Mîrâc, Akabe Biatları ve HicretGüncelleme: 25 Ekim 20268 dk okuma

Ümmü Ma'bed'in çadırı olayı nedir? Hicret yolunda süt veren koyun mucizesi ve Ümmü Ma'bed'in Peygamberimizi tarifi (şemail) rivayetin sağlamlığıyla anlatıldı.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kudeyd'e Varış
  • Koyun Mucizesi
  • Ümmü Ma'bed'in Tarifi

Ümmü Ma’bed’in çadırı olayı, Peygamberimizin hicret yolunda Kudeyd’de Huzâa kabilesinden Ümmü Ma’bed’in çadırına uğraması, zayıf bir koyunun süt vermesi ve kadının Peygamberimizi eşine tarif etmesidir. Rivayet siyer ve şemail kitaplarında yaygın olmakla birlikte senedi tartışmalıdır.

Kudeyd’e Varış

Sevr Mağarası‘ndan ayrılan Peygamberimiz, Ebû Bekir, Âmir b. Füheyre ve rehber Abdullah b. Urayqıt sahil yolunu izleyerek Kudeyd bölgesine ulaştı. Hicret güzergâhı boyunca birçok kabilenin yaşadığı bu bölgede Huzâa kabilesinin çadırlarına rastladılar. Yolculuk sırasında yiyecek ve içecek ihtiyaçları ortaya çıkmıştı. Ümmü Ma’bed, Âtike bint Hâlid el-Huzâiyye adlı, yolculara su ve yiyecek ikram etmekle tanınan güçlü bir kadındı. Çadırında bulunan Peygamberimiz ve arkadaşları ondan et ya da süt satın almak istedi; ancak kuraklık döneminde olduğu için kadının elinde yiyecek bulunmuyordu.

Koyun Mucizesi

Peygamberimiz çadırın bir köşesinde zayıf bir koyun gördü ve sordu: “Bunu neden sürüyle gitmemiş?” Ümmü Ma’bed “Zayıflığından dolayı sürüden geri kaldı” dedi. Peygamberimiz “Sütü var mı?” diye sordu. Kadın “Süt olamayacak kadar zayıf” cevabını verdi. Peygamberimiz sağmak için izin istedi. Kadın “Annem babam sana feda olsun, süt görüyorsan sağ” dedi. Peygamberimiz “Bismillah” diyerek koyunun memesine elini sürdü, dua etti. Koyun ayaklarını açtı, süt yağdırdı. Büyük bir kap getirildi, Peygamberimiz kap dolana kadar sağdı. Önce Ümmü Ma’bed’e içirdi, sonra arkadaşlarına, en son kendisi içti ve “Halkın saki’si sonuncu içendir” buyurdu. Sonra bir kez daha sağıp kabı doldurdu ve Ümmü Ma’bed’e bıraktı. Bu hikâye Hâkim’in el-Müstedrek’inde ve Beyhakî’nin Delâil’inde geçer. Hadis âlimleri ravi zincirindeki zayıflık nedeniyle rivayeti “zayıf” saysa da, siyer ve şemail kitaplarında yaygın biçimde nakledilmiştir.

Ümmü Ma’bed’in Tarifi

Akşam eşi Ebû Ma’bed gelince süt gördü ve nereden geldiğini sordu. Ümmü Ma’bed ziyaretçiyi şöyle tarif etti: Yüzü parlak, yaratılışı güzel, ne iri karınlı ne küçük başlı; hoş, yakışıklı; gözleri siyah ve iri, kirpikleri uzun; sesi gür, boynu uzun; kaşları kemerli ve birbirine bitişik; susunca vakar sahibi, konuşunca parlak; sözü tatlı, akıcı, ne çok ne az; uzaktan görenlerin en güzeli, yakından görenlerin en tatlısı; ne uzun boylu ne bodur, iki dal arasında bir dal gibi, en gösterişli. Arkadaşları onu çevreler, bir şey söylese dinler, emretse yerine getirirler; kalabalıktan sıkılmaz, azarlayıcı değil, sakin. Ebû Ma’bed “Allah’a yemin olsun, bu Kureyş’in aradığı kişidir” dedi. Bu tasvir, şemail literatüründe Peygamberimizin zahiri vasıflarını anlatan en etkileyici metinlerden biri olarak yer alır. Tasvirin sonraki dönemlerde edebî açıdan güçlendirilmiş olması da ihtimal dahilindedir.

Rivayetin Sağlamlığı

Hadis uzmanları Hâkim’in rivayetini, ravilerden Hışâm b. Hubeyş ve diğerlerinin durumuna göre zayıf veya hasen derecesinde görür. Hâkim “sahih” deyip Zehebî bu hükme katılmamıştır. Bu nedenle olayın ana hatlarını kabul etmek mümkün olsa da kelime kelime bir tasvir olarak ele alınmamalıdır. Peygamberimizin şemailine dair sahih rivayetler arasında Berâ b. Âzib, Enes b. Mâlik ve Hz. Ali’nin tasvirleri bulunur (Buhârî, Menâkıb; Tirmizî, Şemâil). Bunlar ile Ümmü Ma’bed’in sözleri arasında büyük bir paralellik olması rivayetin değerini artırır.

Şemail Edebiyatındaki Yeri

Ümmü Ma’bed’in tarifi, İslam edebiyatında Peygamberimizin zahirî ve ahlakî güzelliklerini anlatan “şemail” türünün önemli bir malzemesidir. Tirmizî’nin eş-Şemâilü’l-Muhammediyye adlı eseri bu türün en bilinen örneklerindendir. Osmanlı döneminde Hilye-i Şerif yazma geleneği de Peygamberimizin sıfatlarına dayanır; Hz. Ali’ye nispet edilen tasvirler ve Hind b. Ebî Hâle rivayeti hilye metinlerinin temelidir. Ümmü Ma’bed tasviri ise bu geleneğe ek olarak okunur. Hilye yazıları günümüzde Türkiye’de hat sanatının önemli bir dalı olarak sürmektedir; bu sanat geleneğinde Peygamberimiz hiçbir zaman resmedilmez, yalnızca kelimelerle tarif edilir.

Bu bağlamda İsrâ ve Mîrac anlatısı ve ilk Müslümanlar‘ın Peygamberimizi anlatımları, onun şahsiyetinin müminler ve gayrimüslimler üzerindeki etkisinin tarihî şahitlikleridir. Ümmü Ma’bed gibi Müslüman olmayan birinin bile Peygamberimizi bu denli övgüyle anlatması, sonraki kuşaklar için ibret kabul edilir. Fakat bu ifadenin tarihî doğruluğuyla ilgili sınırlılıklar da akılda tutulmalıdır.

Ümmü Ma’bed ve Ailesinin Sonraki Hayatı

Siyer kaynaklarına göre Ümmü Ma’bed ve eşi daha sonra Medine’ye hicret ederek Müslüman oldu. Koyunun uzun yıllar yaşadığı ve Hz. Ömer’in hilafet dönemine kadar süt verdiği rivayeti de bulunur. Bu ayrıntılar zayıf kaynaklara dayandığından kesinlik kazanmaz. Peygamberimiz yoluna devam ederek Sürâka b. Mâlik ile karşılaştı ve Kubâ’ya ulaştı. Bu bölüm, Peygamberimizin yolcu ve misafir olarak halkla ilişkisini, ikram etmeyi ve teşekküre karşılık vermeyi nasıl gözettiğini gösterir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ümmü Ma’bed kimdir?

Huzâa kabilesinden, Kudeyd bölgesinde çadırda yaşayan, yolculara ikramda bulunan bir kadındır. Adı Âtike bint Hâlid olarak geçer.

Peygamberimiz Ümmü Ma’bed’e ne yaptı?

Çadırdaki zayıf bir koyunun sütü kesilmişken ona dokunup dua ettiğinde koyunun memeleri süt doldu; herkes doyasıya içti, kap ağzına kadar dolduruldu.

Ümmü Ma’bed’in tarifi sahih midir?

Hadis âlimleri sened zayıflığına işaret eder; yine de şemail ve siyer kitaplarında yer alır. Diğer sahih hadislerdeki tasvirlerle büyük ölçüde örtüşmektedir.

Ümmü Ma’bed Müslüman oldu mu?

Kaynaklar, kendisi ve eşi Ebû Ma’bed’in sonradan Müslüman olup Medine’ye hicret ettiğini aktarır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Hâkim, el-Müstedrek; İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrâ; Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve; İbn Hişâm, es-Sîre en-Nebeviyye

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Hâkim, el-Müstedrek
  2. İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrâ
  3. Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve
  4. İbn Hişâm, es-Sîre en-Nebeviyye

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.