🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

İkinci Akabe Biatı: Hicretin Kapısını Açan Antlaşma

Mekke DönemiGüncelleme: 23 Mayıs 20269 dk okuma

İkinci Akabe Biatı nedir? Yetmiş üç erkek ve iki kadının Akabe'de verdiği söz, Ubâde b. Sâmit rivayeti, on iki nakîb ve hicretin hazırlanışı anlatıldı.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Arka Plan: Medine'de İslam'ın Yayılması
  • Gece Görüşmesi ve Biat Şartları
  • On İki Nakîb

İkinci Akabe Biatı, peygamberliğin on üçüncü yılında hac mevsiminde Akabe’de Medineli yetmiş üç erkek ve iki kadının Peygamberimize verdiği güvence sözüdür. Peygamberimizi ve Müslümanları koruma taahhüdüyle hicretin kapısı açılmış, Medine İslam’ın yeni merkezi hâline gelmiştir.

Arka Plan: Medine’de İslam’ın Yayılması

Birinci Akabe Biatı‘ndan sonra Mus’ab b. Umeyr’in çabaları ve Medine’de Sa’d b. Muâz, Üseyd b. Hudayr gibi liderlerin Müslüman olmasıyla İslam Medine’de hızla yayıldı. Bir sonraki hac mevsiminde Medine’den Müslüman ve müşrik karışık bir kafile Mekke’ye geldi. Kafile içinde yetmiş üç erkek ve iki kadın Müslüman vardı. Kadınlardan biri Nesîbe bint Ka’b (Ümmü Umâre), diğeri Esmâ bint Amr idi. Mus’ab da bu kafileyle Mekke’ye geldi.

Gece Görüşmesi ve Biat Şartları

Müslüman Medineliler, kafilenin müşrik üyelerinden gizlice sözleşip hac günlerinin ikinci gecesi Akabe’deki vadide toplandı. Peygamberimiz amcası Abbas ile geldi; Abbas henüz Müslüman değildi, ancak yeğenini düşünerek gelmişti. Abbas konuşmaya başlayıp Medinelilere şu hatırlatmayı yaptı: Muhammed kendi kabilesinde güven ve koruma içindedir; siz onu götürüp korumaya söz veriyorsanız verin, ama güçsüz kalıp teslim edecekseniz şimdiden bırakın. Medineli Berâ b. Ma’rûr “Seni, kendi canımızı koruduğumuz gibi koruyacağız” dedi.

Peygamberimiz Kur’an okudu, Allah’a davet etti ve “Kadınlarınızı ve çocuklarınızı koruduğunuz gibi beni de korumanız şartıyla sizinle biat ederim” dedi. Berâ b. Ma’rûr elini tuttu ve “Seni hak ile gönderene yemin olsun, seni kendi ailemizi koruduğumuz gibi koruyacağız” dedi. Ebü’l-Heysem b. Teyyihân, Yahudilerle olan ittifakları hatırlatıp “Peygamber gittikten sonra bizi terk edecek misin?” diye sordu. Peygamberimiz gülümsedi: “Hayır, kanınız kanımdır, yıkımınız yıkımımdır. Ben sizdenim, siz bendensiniz. Sizinle savaşanla savaşırım, barışanla barışırım.” Bu sözler İbn Hişâm’ın nakline dayanır.

Ubâde b. Sâmit’in rivayeti, biatın “zorlukta ve kolaylıkta, hoşta ve hoş olmayanda dinlemek ve itaat etmek, emredilen iyiliği yapmak, kınayanın kınamasından korkmadan hakkı söylemek” şeklinde özetlendiğini aktarır (Buhârî, Fiten 2; Müslim, İmâre). Bu hadis daha çok biatın fıkhi yönünü gösterir.

On İki Nakîb

Peygamberimiz, kabileleri temsil edecek on iki nakîb (yönetici) seçmelerini istedi: dokuzu Hazrec’ten, üçü Evs’ten. Nakîbler arasında Es’ad b. Zürâre, Sa’d b. Ubâde, Ubâde b. Sâmit, Berâ b. Ma’rûr ve Üseyd b. Hudayr vardı. Peygamberimiz nakîblere “Siz kavminizin üzerine kefilsiniz; Havarîlerin İsâ b. Meryem’e kefil oldukları gibi, ben de kavmim üzerine kefilim” buyurdu. Bu uygulama, İslam’da ilk teşkilatlanma örneklerinden biri olarak anılır.

Şeytanın Sesi ve Kureyş’in Tepkisi

Biat sırasında dağın tepesinden birinin “Ey Kureyşliler! Muhammed ve sabîler sizinle savaşmak için anlaşma yapıyor!” diye bağırdığı rivayet edilir. Peygamberimiz “Bu, Akabe şeytanıdır; Ey Allah’ın düşmanı! Seni ben halledeceğim” dedi. Medinelilere çadırlarına dönmelerini söyledi. Sabah olunca Kureyş’in ileri gelenleri kafileye geldi, biatı sordu. Medineli müşrikler “Böyle bir şey olmadı” diye yemin etti. Abdullah b. Ubey bu konuda bilgi sahibi olmadığını söyledi. Medineli Müslümanlar ise sessiz kaldı. Kureyş sonradan durumu öğrenince kafilenin peşine düştü; Sa’d b. Ubâde yakalanıp Mekke’ye getirilerek dövüldü, ancak Mut’im b. Adî ve Hâris b. Harb’ın himayesiyle kurtuldu (İbn Hişâm).

Hicrete Giden Yol

İkinci Akabe’den sonra Peygamberimiz Müslümanlara Medine’ye hicret etmelerini söyledi. Müslümanlar gruplar halinde gitmeye başladı. Mekke’deki müşrikler bunu fark ettiğinde Peygamberimizi öldürmeyi planladı; bu plan Dârünnedve Toplantısı ve Suikast Planı yazısında anlatılmaktadır. Hicret yolculuğunun kendisi ise Hicret Yolculuğu Güzergâhı ve Sevr Mağarası yazılarında incelenir.

Savunma İzni Sorusu

Biat gecesi Abbas b. Ubâde b. Nadle “Ey Allah’ın Resûlü, izin ver, yarın Mina halkının üzerine kılıçlarımızla baskın yapalım” dedi. Peygamberimiz “Bununla emrolunmadık; çadırlarınıza dönün” cevabını verdi (İbn Hişâm). Bu rivayet, Mekke döneminde savaş izninin henüz verilmediğini, Hac suresi 22/39 ayetiyle savaş iznin Medine’de geldiğini gösterir. Bu durum, biatın sonradan savunma ve cihad boyutu kazanmış olsa da o gece henüz saldırı değil, koruma taahhüdü olduğunu açıklar.

Ayrıca biat sırasında söz verenlere Allah’ın cennetle müjdesi duyuruldu. Peygamberimiz “Cennet sizin içindir” buyurdu; bu müjde sonraki yıllarda Ensar’ın fedakârlıklarının manevi temelini oluşturdu. Kur’an’da Ensar’ın övgüsü Tevbe 9/100 ve Haşr 59/9 ayetlerinde geçer. Bu bağlamda ilk Müslümanlar ile Ensar arasındaki kardeşlik, sonraki muâhât (kardeşleştirme) uygulamasının zemini olmuştur.

Biatın Tarihî Önemi

İkinci Akabe Biatı, İslam’ın savunma hakkı ve devlet kurma sürecinin ilk adımı olarak kabul edilir. Biatın içeriğinde savunma, koruma ve dayanışma vardı. Ensar (yardımcılar) adıyla anılan Medineliler bu sözü hicretten sonra eksiksiz yerine getirdi. Mekke’de çaresiz kalan Müslümanlar için bu biat bir kurtuluş vesilesi oldu. Bugün Mina’daki Mescid-i Beyat, bu olayı hatırlatan bir yapı olarak bilinir.

Sıkça Sorulan Sorular

İkinci Akabe Biatında kaç kişi vardı?

Rivayetlere göre yetmiş üç erkek ve iki kadın biat etti; toplam yetmiş beş kişi olarak anılır. Bazı kaynaklarda sayı yetmiş civarı verilir.

Nakîb ne demektir?

Kabilesini temsil eden ve biat şartlarının yerine getirilmesinden sorumlu olan başkan, gözetici anlamına gelir. Peygamberimiz Medineliler arasından on iki nakîb seçti.

Akabe’de Medineliler neye söz verdi?

Peygamberimizi ve Müslümanları kendi kadın ve çocuklarını koruduğu gibi koruyacaklarına, hem zorlukta hem kolaylıkta dinleyip itaat edeceklerine söz verdiler.

Biatı Kureyş duydu mu?

Evet. Sabah olduğunda Kureyş’in ileri gelenleri durumu öğrendi, Medineli kafileyi sorguladı; ancak çoğu Müslüman değilmiş gibi davrandığı için sonuç alamadı.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İbn Hişâm, es-Sîre en-Nebeviyye; İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrâ; Ahmed b. Hanbel, Müsned (Câbir ve Ka'b b. Mâlik rivayetleri); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Akabe Biatları" md.

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. İbn Hişâm, es-Sîre en-Nebeviyye
  2. İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrâ
  3. Ahmed b. Hanbel, Müsned (Câbir ve Ka'b b. Mâlik rivayetleri)
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Akabe Biatları" md.

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.