Hicret Yolculuğu Güzergâhı: Mekke’den Kubâ’ya Adım Adım
Hicret yolculuğunun güzergâhı nasıldı? Mekke'den Sevr, Kudeyd, Kubâ ve Medine'ye uzanan yol, yol arkadaşları ve Kubâ'daki ilk günler kaynaklarla anlatıldı.
- Yolculuğun Başlangıcı
- Sahil Yolu Üzerinden Medine'ye
- Kubâ'ya Varış
Hicret yolculuğu, Peygamberimizin Ebû Bekir ile birlikte Mekke’den çıkıp Sevr Mağarası’nda üç gün saklandıktan sonra sahil yolundan Kudeyd, Kubâ’ya ve oradan Medine’ye ulaştığı, yaklaşık sekiz-on gün süren seferdir. Hicri takvimin başlangıç noktası kabul edilen bu olay 622’de gerçekleşmiştir.
Yolculuğun Başlangıcı
Hicretten önceki hazırlıklar İkinci Akabe Biatı ile başladı. Müslümanlar gruplar hâlinde Medine’ye göç etti. Peygamberimiz Allah’ın izin vermesini bekledi. Kureyş’in Dârünnedve’deki suikast planı üzerine izin geldi; o gece Hz. Ali yatağına yatırıldı. Peygamberimiz Ebû Bekir’in evine gitti, gece Mekke’nin güneyindeki Sevr Dağı’na gitti. Üç gün orada kaldılar (bkz. Sevr Mağarası).
Sahil Yolu Üzerinden Medine’ye
Normal Medine yolu Mekke’nin kuzeyinden gider; ancak Peygamberimiz takipçileri şaşırtmak için güneye gitmiş, sonra Kızıldeniz sahiline yönelmiştir. Rehber Abdullah b. Urayqıt, o dönemin kervan yollarını bilmeyen kişilerin kullanmadığı bir güzergâha yöneldi. İbn Hişâm ve Taberî’ye göre güzergâh şöyleydi: Sevr — Asfân’ın alt kısmı — Emec — Kudeyd (Hubeyş mevkii) — Hazzâr — Seniyyetü’l-Mürre — Lakf — Medlece Lakf — Medlece Mihâc — Mercih Zî’l-Uşeyn — Zî Kudum — Ece’ye — Kubâ. Bu yer adlarının günümüz karşılıkları konusunda araştırmacılar arasında farklı görüşler olabilir.
Yolculuk sırasında Peygamberimizin iki önemli rastlantısı, Ümmü Ma’bed’in çadırında konaklaması (Ümmü Ma’bed’in Çadırı) ve Sürâka b. Mâlik’in takibi (Sürâka b. Mâlik Olayı) oldu. Ayrıca Büreyde b. Hüsayb el-Eslemî ile karşılaşması da anlatılır. Büreyde, yüz deve ödülü elde etmek isteyen takipçiler arasındayken, Peygamberimizi görünce yetmiş kadar adamıyla Müslüman oldu. Bu rivayet İbn Hişâm’da ve Ahmed b. Hanbel’de geçer. Sahabilerden Zübeyr b. Avvâm da Şam’dan dönen ticaret kervanıyla yolda karşılaşıp Peygamberimiz ile Ebû Bekir’e beyaz elbise hediye etti (Buhârî, Menâkıbü’l-Ensâr 45).
Kubâ’ya Varış
Peygamberimiz Rebîülevvel ayının ikinci pazartesi günü (12. gün) öğleye yakın Kubâ’ya ulaştı. Kubâ, Medine’nin güneyinde, Amr b. Avf oğullarının oturduğu yerleşim bölgesiydi. Medineliler her sabah şehir dışına çıkıp güneş yakıcı olana kadar Peygamberimizin gelişini bekliyordu. O gün bir Yahudi, tepeden Peygamberimizin geldiğini fark edip “Ey Kayle oğulları! İşte beklediğiniz kişi geldi!” diye bağırdı (Buhârî, Menâkıbü’l-Ensâr 46). Medineli Müslümanlar silahlarına sarılarak karşılamaya koştu. Peygamberimiz Kulsûm b. Hidm’in evinde kaldı.
Kubâ Mescidi’nin İnşası
Peygamberimiz Kubâ’da dört-on dört gün (rivayetlere göre değişen bir süre) kaldı ve bu sürede Kubâ Mescidi’ni inşa etti. Bu, İslam tarihinin ilk mescidi kabul edilir. Tevbe suresindeki “ilk günden takva üzerine kurulmuş mescit” ibaresinin (9/108) Kubâ Mescidi’ne ilişkin olduğu müfessirlerin çoğunluğunca benimsenir. Hadislerde evinden abdest alıp Kubâ Mescidi’ne gidip iki rekât namaz kılanın bir umre sevabı alacağı belirtilir (Tirmizî, Salât 126; İbn Mâce, İkâme 197).
Medine’ye Giriş
Peygamberimiz Cuma günü Kubâ’dan ayrıldı. Yolda Ranûnâ vadisinde (Salim b. Avf yurdu) ilk cuma namazını kıldırdı. Medine’ye girişte herkes kendi evine konuk olması için devesinin yularını tutuyordu. Peygamberimiz “Onu serbest bırakın, emir altındadır” dedi. Deve bugün Mescid-i Nebevî’nin bulunduğu yerde çöktü; sonra kalktı, biraz dolaşıp tekrar aynı yere çöktü. Peygamberimiz o yere en yakın ev olan Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin evinde misafir oldu. Medine’nin eski adı Yesrib iken, Peygamberimizin gelişiyle “Medînetü’n-Nebî” (Peygamber şehri) adını aldı.
Mekke’de Kalan Müslümanlar ve Diğer Hicretler
Peygamberimizden önce Müslümanların büyük çoğunluğu Medine’ye ulaşmıştı. Ebû Seleme ve Ümmü Seleme’nin hicreti ailelerinin müdahalesi yüzünden ayrılıkla sonuçlanmıştı; Ümmü Seleme bir yıl boyunca her sabah ağlayarak vadiye çıktı, sonunda ailesi onu bırakıp Medine’ye gitmesine izin verdi. Mus’ab b. Umeyr ve Ömer b. Hattâb gibi sahabîler öncü gruplar arasındaydı. Ömer’in yirmi kadar kişiyle birlikte hicret ettiği rivayet edilir. Suheyb-i Rûmî, hicret ederken Kureyşlilere tüm servetini bırakarak yola çıktı; Peygamberimiz ona “Kâr ettin Ebû Yahyâ” buyurdu ve Bakara 2/207 ayetinin onun hakkında indiği rivayet edilir.
Peygamberimiz Medine’ye vardıktan sonra Mekke’de kalan aile fertlerini getirmek üzere Zeyd b. Hârise ve Ebû Râfi’yi gönderdi. Hz. Ali ise emanetleri teslim ettikten sonra Kubâ’da Peygamberimize ulaştı. Bu hazırlıklar, hicretin tek kişilik bir yolculuk değil, planlı ve uzun süren bir toplu göç olduğunu gösterir. Medine’de ilk iş olarak Mescid-i Nebevî inşa edildi, ardından Muhacir-Ensar kardeşliği (muâhât) kuruldu.
Hicretin Sonuçları ve Takvim
Hicret, İslam toplumunun kurulduğu dönemin başlangıcı oldu. Mekke’de sabır ve tebliğ ağırlıklı olan süreç, Medine’de toplumsal ve siyasi yapıyı da kapsayan yeni bir aşamaya girdi. Hz. Ömer döneminde Hicri takvim uygulaması başlatıldı ve hicret yılı başlangıç kabul edildi. Takvimin ilk günü Muharrem ayının birinci günüdür, ancak hicret Rebîülevvel ayında gerçekleşmiştir. Bu fark, kaynaklarda açıklanan yıl başlangıcı ile olayın tarihi arasındaki farkın nedeni olarak belirtilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Hicret kaç gün sürdü?
Sevr’deki üç günü saymazsak yolculuk yaklaşık sekiz gün sürdü. Peygamberimiz Rebîülevvel ayının 12’sinde (yaklaşık 24 Eylül 622) Kubâ’ya ulaştı.
Hicret yolunda kimler vardı?
Peygamberimiz, Ebû Bekir, Âmir b. Füheyre ve rehber Abdullah b. Urayqıt.
Kubâ Mescidi’nin önemi nedir?
İslam tarihinde Peygamberimizin inşa ettiği ilk mescittir. Tevbe 9/108 ayetinde ‘takva üzerine kurulmuş mescit’ ifadesi buna işaret eder. Hadiste burada namaz kılmanın umre sevabı verdiği belirtilir (Tirmizî, Salât 126).
Hicri takvim neden hicretle başlar?
Hz. Ömer döneminde takvim başlangıcı olarak hicret seçildi; bu olay Müslümanların bir toplum olarak kurulma sürecinin dönüm noktası kabul edildi. Hicri takvim yılın ilk günü Muharrem ayıdır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Menâkıbü'l-Ensâr 45-46; İbn Hişâm, es-Sîre en-Nebeviyye; İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrâ; Taberî, Târîhu'r-rusül ve'l-mülûk
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Buhârî, Menâkıbü'l-Ensâr 45-46
- İbn Hişâm, es-Sîre en-Nebeviyye
- İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrâ
- Taberî, Târîhu'r-rusül ve'l-mülûk
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.