Özür Sahipleri: Sürekli Abdest Bozucu Durumlar
Sürekli idrar kaçırma, yel, kanama gibi durumları olan kişiler nasıl abdest alır, özrün başlama ve bitme şartları, özürlü kişinin imamlığı.
- Özür Sahibi Kime Denir?
- Özrün Başlaması, Devamı ve Bitmesi
- Özür Sahibi Nasıl Abdest Alır?
Özür Sahibi Kime Denir?
İslam fıkhında “özür sahibi” (ma’zûr), abdesti bozan bir durumun sürekli devam etmesi sebebiyle, bir namaz vakti boyunca abdestli olarak o vaktin farzını kılacak kadar bir süre bulamayan kişidir. Sürekli idrar damlaması veya kaçırma, durdurulamayan yel (gaz), devamlı akan yara veya burun kanaması, kadınlarda istihâze kanı ve bazı akıntılar bu tür özürlerdir.
Kur’an-ı Kerim, “Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez” (Bakara Suresi, 2/185) ve “Allah dinde size bir zorluk yüklemedi” (Hac Suresi, 22/78) buyurur. Özür sahiplerine tanınan ruhsatlar bu ilahi kolaylığın bir yansımasıdır. Hz. Peygamber, istihâze kanı gören Fâtıma bt. Ebû Hubeyş’e, bunun bir damar kanı olduğunu, âdet günleri dışında her namaz için abdest alıp namazını kılmasını söylemiştir (Buhârî, Vudû’; Ebû Dâvûd, Tahâret).
Özrün Başlaması, Devamı ve Bitmesi
Hanefî mezhebine göre bir kişinin özür sahibi sayılması için şu üç aşama dikkate alınır:
- Başlama şartı: Bir namaz vaktinin başından sonuna kadar, abdest alıp o vaktin farzını kılacak kadar bir süre abdest bozucu durumun kesilmemesi gerekir. Bu şart gerçekleşince kişi özür sahibi olur.
- Devam şartı: Özür sahibi olduktan sonra, sonraki her namaz vaktinde bu durumun en az bir kere meydana gelmesi yeterlidir.
- Bitme şartı: Bir namaz vaktinin tamamı boyunca abdest bozucu durum hiç meydana gelmezse, kişinin özür hâli sona erer.
Örneğin öğle vaktinin tamamında idrar damlaması hiç kesilmeyen kişi özür sahibi olur. Sonraki ikindi, akşam ve yatsı vakitlerinde bir kez bile damlama olursa özür hâli devam eder. Bir vaktin tamamında hiç damlama olmazsa özür sona erer.
Özür Sahibi Nasıl Abdest Alır?
- Özür sahibi, her farz namaz vakti girdikten sonra abdest alır.
- Bu abdestle o vakit içinde dilediği kadar farz, vacip, sünnet, nafile ve kaza namazı kılabilir, Kur’an okuyabilir.
- Vakit çıkınca abdesti bozulur. Hanefîlere göre özürlü kişinin abdesti vaktin girmesiyle değil, çıkmasıyla bozulur.
- Özrü dışında başka bir abdest bozucu durum (örneğin uyku veya başka bir akıntı) meydana gelirse, vakit içinde de abdestin yenilenmesi gerekir.
Şâfiî Mezhebindeki Fark
Şâfiî mezhebinde özür sahibi, her farz namaz için ayrı abdest alır. Bir abdestle ancak bir farz namaz ve dilediği kadar nafile namaz kılabilir. Ayrıca abdestin vakit girdikten sonra alınması ve namaza hemen başlanması gerekir.
Elbise ve Temizlik
Özür sahibi kişi, özründen kaynaklanan necasetin elbisesine veya bedenine bulaşmasını engellemek için makul tedbirler almalıdır. Ped, bez veya pamuk kullanmak bu tedbirlerdendir. Temizledikten sonra namazı bitirmeden tekrar kirlenecekse, elbiseyi yıkamak gerekmez; o hâliyle namaz kılınır. Ancak namazı bitirinceye kadar temiz kalacaksa, Hanefîlere göre avuç içi genişliğinden (bir dirhem miktarından) fazla necaset yıkanmalıdır.
Özrü Azaltmak İçin Tedbir
Özür sahibi, imkânı varsa özrünü azaltacak veya kesecek tedbirlere başvurmalıdır. Örneğin yarası akan kişi yarasını sarmalı, ayakta namaz kıldığında idrar damlayan fakat oturarak kıldığında damlamayan kişi namazını oturarak kılmalıdır. Tıbbi tedavi imkânları da araştırılmalıdır. Ancak bu konuda kişinin kendini aşırı zorlamasına gerek yoktur.
Vesvese ile Özür Arasındaki Fark
Bazı kişiler, idrardan sonra damla geleceği endişesiyle sürekli kontrol eder ve abdestlerinin bozulduğu şüphesine kapılır. Hz. Peygamber, namazda yel çıktığından şüphe eden kişinin, bir ses duymadıkça veya koku almadıkça namazı bırakmamasını söylemiştir (Buhârî, Vudû’; Müslim, Hayz). Kesin bilgi olmadan şüpheye dayanarak abdestin bozulduğuna hükmedilmez. Vesvese sebebiyle abdest ve namazda zorlanan kişilerin bir din görevlisi ile birlikte gerekirse bir sağlık uzmanından da destek alması faydalı olur.
Özür Sahibinin İmamlığı
Hanefî mezhebine göre özür sahibi kişi, kendisi gibi aynı özre sahip olanlara imam olabilir; ancak özürlü olmayanlara imam olamaz. Şâfiî mezhebinde ise özürlü kişinin özürlü olmayanlara imamlığı caizdir.
Güncel Durumlar
- İdrar torbası, stoma ve sonda kullananlar: Bu kişiler özür sahibi hükmündedir. Her namaz vakti için abdest alıp namazlarını kılarlar. Torbanın namaz sırasında üzerlerinde bulunması namaza engel değildir.
- Diyaliz hastaları: Tedavi sırasında namaz vakti geçecekse, mümkünse namaz vaktinin başında veya tedaviden sonra, hâlâ vakit varken kılınır. Tedavi sırasında imkânları ölçüsünde de kılabilirler.
Özür durumları kişiden kişiye farklılık gösterdiğinden, kendinize özel sorularınız için fetva.diyanet.gov.tr adresine veya Alo 190 hattına başvurabilirsiniz.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Bakara Suresi (2/185, 2/286); Hac Suresi (22/78); Buhârî, Vudû'; Ebû Dâvûd, Tahâret; Buhârî, Vudû'; Müslim, Hayz; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal I: İman ve İbadetler; İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr, Bâbü'l-hayz (ma'zûr bahsi)
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Bakara Suresi (2/185, 2/286)
- Hac Suresi (22/78)
- Buhârî, Vudû'; Ebû Dâvûd, Tahâret
- Buhârî, Vudû'; Müslim, Hayz
- Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal I: İman ve İbadetler
- İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr, Bâbü'l-hayz (ma'zûr bahsi)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.