Sıffîn Savaşı ve Tahkim Olayı: Sebepleri ve Sonuçları
Sıffîn Savaşı (37/657) ve tahkim olayı: Muâviye ile Hz. Ali arasındaki anlaşmazlık, mushafların kaldırılması, hakem süreci ve Haricîlerin ortaya çıkışı.
- Sebepleri
- Orduların karşılaşması
- Ammâr b. Yâsir'in şehadeti
Sıffîn Savaşı, hicrî 37 yılında Hz. Ali ile Şam valisi Muâviye arasında yaşanan ve tahkim (hakem) uygulamasıyla sonuçlanan çatışmadır. Olay, Müslümanlar arasında derin ayrılıkların kalıcı hâle gelmesinde önemli rol oynadı.
Sebepleri
Hz. Ali halife olduktan sonra valilerini değiştirmek istedi. Şam valisi Muâviye ise Hz. Osman’ın kanının hakkını talep ederek Hz. Ali’ye biat etmeyi reddetti. Muâviye, Hz. Osman’ın kanlı gömleğini ve eşi Nâile’nin kesik parmaklarını Şam’da teşhir ederek halkı etrafında topladı. Hz. Ali ise düzenin sağlanmasından sonra katillerin yargılanması gerektiği görüşündeydi. Cemel Vakası sonrası Hz. Ali Kûfe’ye gelip Şam’a karşı hazırlık yaptı. Taraflar arasında yazışma ve elçilik görüşmeleri sonuç vermedi.
Orduların karşılaşması
Hz. Ali, ordusuyla Fırat kıyısında Sıffîn’e geldi. Muâviye ordusu önce su kaynaklarını ele geçirdi; Hz. Ali’nin ordusu çatışmayla suyu geri aldı ve Şam ordusuna su kullanımı konusunda engel çıkarmadı. Muharrem 37’de bir süre ateşkes uygulandı ve müzakereler yapıldı. Safer ayında çatışmalar yeniden başladı. Hz. Ali’nin ordusunda Ammâr b. Yâsir, Eşter en-Nehaî ve Hz. Hasan gibi isimler yer aldı. Muâviye ordusunda Amr b. Âs, Ubeydullah b. Ömer ve Habîb b. Mesleme komuta ediyordu. Çarpışmalar günler sürdü ve çok sayıda sahabi ve tâbiûn hayatını kaybetti.
Ammâr b. Yâsir’in şehadeti
Hz. Ali safında savaşan yaşlı sahabi Ammâr b. Yâsir, savaşta şehit düştü. Hz. Peygamber’in, Ammâr’ı “bâğî grup öldürecek” diyerek haber verdiği hadis (Müslim) bu olayla ilişkilendirilir. Hadisin yorumu mezhepler arasında farklılık gösterir. Ehl-i Sünnet âlimleri, her iki tarafın sahabelerinin ictihad ettiğini kabul eder; bu yüzden olayın yorumunda ölçülü ve saygılı bir dil kullanmayı önerir. Ammâr’ın ölümü Hz. Ali’nin ordusunu cesaretlendirdi ve savaşı Şam ordusu aleyhine çevirdi.
Mushafların kaldırılması
Savaşın son günlerinde Hz. Ali’nin ordusu üstünlük sağlamaktaydı. Amr b. Âs’ın önerisiyle Muâviye’nin ordusu mızrak uçlarına mushaflar takarak Allah’ın kitabına başvurmayı teklif etti. Hz. Ali’nin ordusundan bir grup, özellikle Eş’as b. Kays ve Kûfeli kurrâ, bu teklifi kabul edilmesini istedi. Hz. Ali ve Eşter bunun bir hile olduğunu söyleyerek savaşı sürdürmek istese de ordudaki baskı yüzünden teklif kabul edildi. Bu olay, ordunun içindeki görüş ayrılığını ortaya koyar. Rivayetlerin ayrıntılarında tarafların niyetleri hakkında farklı yorumlar vardır.
Tahkim
Taraflar hakem tayin etmeyi kabul etti. Muâviye adına Amr b. Âs, Hz. Ali adına Ebû Mûsâ el-Eş’arî seçildi. Hakemlerin Kur’an’a göre karar vermesi esas alındı. Hicrî 38 veya 39 yılında Dûmetülcendel veya Ezruh’ta toplanan hakemler arasında yapılan görüşmeler hakkında rivayetler farklıdır. Bazı rivayetlere göre iki hakem Hz. Ali ve Muâviye’yi azletmeyi kararlaştırdı, ancak Amr b. Âs sonra Muâviye’nin halifeliğini onayladı; bu hikâyenin tarihî doğruluğu çağdaş araştırmacılarca tartışılır. Tahkim sonunda belirleyici bir çözüm elde edilemedi.
Haricîlerin ortaya çıkışı ve Nehrevân
Hz. Ali’nin ordusunun bir kısmı tahkimi kabul etmeyi hata sayarak “hüküm ancak Allah’ındır” sloganıyla ayrıldı. Bu gruba Haricîler (çıkanlar) denildi. Önce Harûrâ’da toplandılar ve Hz. Ali’ye karşı çıktılar. Hz. Ali önce onlarla diyalog kurdu, İbn Abbâs’ı gönderip tartıştırdı; bir kısmı ikna oldu. Ancak diğerleri Nehrevân’da toplandı ve sivil halka saldırdı. Hz. Ali, hicrî 38’de Nehrevân’da onlarla savaştı ve büyük çoğunluğunu yendi. Haricîler daha sonra Hz. Ali’nin şehadetine sebep olan suikastı da düzenledi.
Sonuçları
Sıffîn ve tahkim, Müslüman toplumun siyasi ve fikirsel ayrışmasında dönüm noktasıdır. Hz. Ali’nin ordusunun bölünmesi ve Muâviye’nin gücünü pekiştirmesi, hicrî 41’de Hz. Hasan’ın hilafeti Muâviye’ye bırakmasına giden süreci hızlandırdı. Haricîlik, Şîa ve Ehl-i Sünnet gibi ana fikirsel akımların oluşumunda bu olay etkili sayılır. Tarihçiler olayı yorumlarken sahabeler hakkında saygılı bir dil kullanmayı ve kaynak çeşitliliğini göz önünde bulundurmayı önerir. Emevîler devleti tarihi ve Kudüs’ün fethi yazıları ilgili devirleri anlatır. Yalancı peygamberler ise daha önceki iç meseleleri ele alır.
Sıffîn’de ölenlerin sayısı konusunda rivayetler yetmiş bin gibi yüksek rakamlar verir; tarihçiler bu rakamları abartılı kabul eder ve sayının kesin bilinmediğini belirtir. Olayın dersleri arasında fitnede ihtiyat, ordu içi disiplin ve ilkeler üzerinde sabit durma sayılır.
Sıkça Sorulan Sorular
Sıffîn Savaşı nerede ve ne zaman yapıldı?
Hicrî 37 yılında (657) Fırat kıyısında, Rakka yakınındaki Sıffîn mevkiinde Hz. Ali ve Muâviye’nin orduları arasında yapıldı.
Mushafların kaldırılması nedir?
Savaşın kızıştığı bir sırada Muâviye ordusunun mızrak uçlarına mushaf takarak Allah’ın kitabına başvurmayı önermesi olayıdır. Bu teklif savaşın durmasına ve hakem tayinine yol açtı.
Hakemler kimlerdi?
Muâviye adına Amr b. Âs, Hz. Ali adına Ebû Mûsâ el-Eş’arî hakem seçildi. Hakemlerin kararı hakkında rivayetler farklıdır.
Haricîler nasıl ortaya çıktı?
Hz. Ali ordusundan bir grup tahkimi kabul etmenin Allah’ın hükmünü insanlara bırakmak olduğunu söyleyerek ayrıldı. Bu grup Haricîler olarak anıldı ve Nehrevân’da Hz. Ali ile çarpıştı.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Taberî, Târîhu'r-Rusül ve'l-Mülûk; Belâzürî, Ensâbü'l-Eşrâf; İbnü'l-Esîr, el-Kâmil fi't-Târîh; İbn Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Sıffîn Vak'ası" maddesi
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Taberî, Târîhu'r-Rusül ve'l-Mülûk
- Belâzürî, Ensâbü'l-Eşrâf
- İbnü'l-Esîr, el-Kâmil fi't-Târîh
- İbn Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Sıffîn Vak'ası" maddesi
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.