🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Yalancı Peygamberler: Müseylimetülkezzâb, Secâh ve Esved

Halifeler, Emevîler ve AbbâsîlerGüncelleme: 21 Ekim 20269 dk okuma

Müseylime, Esved el-Ansî, Tuleyha ve Secâh kimlerdir? Hz. Peygamber ve Hz. Ebû Bekir dönemlerindeki peygamberlik iddiaları, akıbetleri ve hatemü'n-nebiyyîn ilkesi.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Hatemü'n-nebiyyîn ilkesi
  • Müseylime b. Habîb
  • Yemâme'deki sonu

Yalancı peygamberler, Hz. Peygamber’in son yıllarında ve Hz. Ebû Bekir döneminde ortaya çıkan Müseylime, Esved el-Ansî, Tuleyha ve Secâh gibi peygamberlik iddiasında bulunan kişilerdir. Bu hareketler, ridde savaşlarının önemli unsurlarıdır.

Hatemü’n-nebiyyîn ilkesi

İslam inancına göre Hz. Muhammed son peygamberdir. Ahzâb Suresi’nin 40. ayetinde “Muhammed erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir; ancak o Allah’ın elçisi ve peygamberlerin sonuncusudur” buyrulur. Hadislerde de benzer ifadeler vardır: “Benden sonra peygamber yoktur” (Buhârî, Müslim). Bu ilke, sonradan peygamberlik iddia edenlerin Müslüman toplum tarafından reddedilmesinin dayanağıdır. İslam tarihinde bu tür iddialar, hem dinî hem siyasi bir tehdit olarak ele alınmıştır. Konuya dair ridde savaşları yazısı siyasi bağlamı anlatır.

Müseylime b. Habîb

Müseylime, Yemâme bölgesindeki Hanîfe oğullarının önde gelenlerindendi. Hicrî 10 yılında Medine’ye gelen heyetle birlikte bulundu ve Müslüman göründü. Dönüşünde Hz. Peygamber’e mektup yazarak peygamberlikte ortaklık talep etti: “Allah’ın Resûlü Müseylime’den Allah’ın Resûlü Muhammed’e…” Hz. Peygamber’in cevabı, yeryüzünün Allah’a ait olduğunu ve sonucun muttakilerin lehine olacağını bildirdi. Hz. Peygamber onu “Müseylimetü’l-Kezzâb” (yalancı Müseylime) diye anılır. Müseylime kendi taraftarları için bir kavram sistemi oluşturdu, namaz ve oruçla ilgili hükümleri değiştirdi. Kaynaklar onun “Kur’an benzeri” sözlerini aktarır; bu sözlerin edebî kalitesi zayıf bulunmuştur.

Yemâme’deki sonu

Hz. Ebû Bekir döneminde Müseylime’nin taraftarları yüz binleri bulduğu söylenir. Hicrî 12’de Hâlid b. Velîd komutasındaki ordu, Akraba’da şiddetli savaş sonrasında Müseylime’yi yendi. Müseylime, Vahşî b. Harb’in mızrak atışı ve Ebû Dücâne’nin kılıç darbesiyle öldü. Savaşta çok sayıda sahabi şehit düştü. Bu mağlubiyetten sonra Hanîfe oğulları İslam’a döndü. Yemâme’nin teslim olması, Orta Arabistan’ın Medine’ye bağlanmasını sağladı.

Esved el-Ansî

Yemen’de Zü’l-Himâr lakaplı Abhele b. Ka’b el-Ansî, Hz. Peygamber’in hayatının sonlarında peygamberlik iddia etti. Zekilik ve kâhinlik özellikleriyle çevresine taraftar topladı, San’a’yı ele geçirip Hz. Peygamber’in tayin ettiği valileri kovdu. Daha sonra Feyrûz ed-Deylemî ve arkadaşlarının tertip ettiği bir suikast sonucunda öldürüldü. Rivayete göre bu haber, Hz. Peygamber’in vefatından kısa süre önce vahiyle bildirildi. Esved’in hareketi kısa sürmesine rağmen, Yemen’de İslam yönetimini sarstı ve ridde hareketlerinin habercisi oldu.

Tuleyha b. Huveylid

Esed kabilesinden Tuleyha, Hz. Peygamber’in son yıllarında Müslüman olduktan sonra peygamberlik iddia etti. Hicrî 11 yılında Buzâha mevkiinde Hâlid b. Velîd’e yenildi, Şam’a kaçtı. Sonradan Müslümanlığı yeniden kabul etti ve Hz. Ömer döneminde Kadisiyye ve Nihâvend savaşlarında yer aldı. Kaynaklar, onun tövbe ettiğini ve samimi bir Müslüman olarak öldüğünü aktarır. Bu, yalancı peygamberlerin hepsinin akıbetinin aynı olmadığını gösterir. Tuleyha’nın hikâyesi, tövbe imkânının açık olduğu ilkesine örnek olarak anılır.

Secâh bint el-Hâris

Temîm kabilesinden Hristiyan bir kadın olan Secâh, Hz. Ebû Bekir döneminde peygamberlik iddia etti ve taraftar topladı. Müseylime ile birleşmek üzere yola çıktığı, hatta onunla evlenerek ittifak kurduğu anlatılır; bu ayrıntı kaynaklarda farklı biçimlerde geçer. Müseylime’nin ölümünden sonra Secâh Irak’a gitti, sonra Müslüman olduğu rivayet edilir. Kaynaklar onun hakkında efsanevi detaylar da nakleder; bu yüzden tarihî bilgi için kaynak eleştirisi gerekir.

Bu hareketlerin değerlendirilmesi

Yalancı peygamberlik iddiaları, çoğunlukla kabilevî rekabet, siyasi ihtiras ve kâhinlik geleneğinin bir arada bulunduğu ortamlarda ortaya çıkmıştır. Kaynaklar bu hareketleri dinî açıdan sapma, siyasi açıdan da Medine’ye karşı bağımsızlık girişimi olarak görür. Hz. Ebû Bekir’in kararlı tutumu, İslam toplumunun bütünlüğünü korudu. Modern araştırmacılar, bu hareketlerin bazılarının farklı kabilelerin kendi yerel dinî geleneklerinin İslam’a karşı yeniden ifadesi olabileceğini de tartışır. Hilafet kurumunun tarihi yazısı bu dönemi tamamlar. Cemel Vakası ise sonraki iç çatışmaları anlatır.

Hz. Peygamber’in yalancı peygamberlere tavrı

Hz. Peygamber’in vefat öncesi son aylarında Yemen’de Esved el-Ansî ve Yemâme’de Müseylime ortaya çıkmıştı. Müseylime’nin mektubuna karşılık gönderilen cevapta peygamberlik iddiası reddedildi. Elçilere dokunulmaması ilkesi gereği, Müseylime’nin elçilerinin öldürülmediği anlatılır (Ebû Dâvûd). Bu uygulama, elçilik dokunulmazlığının İslam hukukundaki yerini gösteren örneklerden biridir. Hz. Peygamber ayrıca kendisinden sonra otuz kadar yalancının çıkacağını bildirmiştir (Buhârî, Müslim); bu hadis, sonraki dönemde peygamberlik iddia eden kimselerin durumuna ilişkin yorumlarda kullanılır. Hilafet kurumu ve Sıffîn Savaşı yazıları sonraki iç mücadeleleri anlatır.

Bu hareketlerin ortak noktası, peygamberlik iddiasının siyasi liderlikle birleşmesi ve kabile desteğine dayanmasıdır; bu nedenle devletin tepkisi hem dinî hem siyasi gerekçelerle şekillendi.

Sıkça Sorulan Sorular

Müseylime kimdir?

Yemâme’de Hanîfe kabilesinden Müseylime b. Habîb, Hz. Peygamber’in son dönemlerinde peygamberlik iddia etti. Hz. Ebû Bekir döneminde Yemâme Savaşı’nda öldürüldü.

Esved el-Ansî kimdir?

Yemen’de Abhele b. Ka’b, Hz. Peygamber’in son yıllarında peygamberlik iddia etti. Feyrûz ed-Deylemî ve arkadaşlarınca öldürüldü.

Secâh kimdir?

Temîm kabilesinden Hristiyan bir kadın olan Secâh bint el-Hâris peygamberlik iddia etti, Müseylime ile ittifak yaptığı anlatılır. Sonradan Müslüman olduğu rivayet edilir.

Hatemü’n-nebiyyîn ne demektir?

Ahzâb Suresi’nin 40. ayetinde Hz. Muhammed’in peygamberlerin sonuncusu olduğu bildirilir. Müslümanlar bu sebeple sonradan peygamberlik iddiasını kabul etmez.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Ahzâb Suresi (33/40); Buhârî, Megāzî ve Menâkıb; Müslim, Fezâil; Taberî, Târîhu'r-Rusül ve'l-Mülûk; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Müseylime" ve "Tuleyha" maddeleri

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm, Ahzâb Suresi (33/40)
  2. Buhârî, Megāzî ve Menâkıb
  3. Müslim, Fezâil
  4. Taberî, Târîhu'r-Rusül ve'l-Mülûk
  5. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Müseylime" ve "Tuleyha" maddeleri

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.