🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Abbâsî Halifesi Nâsır-Lidînillâh: Dönemi ve İcraatları

Halifeler, Emevîler ve AbbâsîlerGüncelleme: 22 Ekim 20269 dk okuma

Nâsır-Lidînillâh kimdir? Kırk beş yıllık iktidarı (575-622/1180-1225), fütüvvet teşkilatı, Selçuklu ve Harezmşahlarla ilişkileri ve Moğol tehdidi hakkında bilgi.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Doğumu ve halifeliğe gelişi
  • Selçuklulara karşı siyaset
  • Fütüvvet teşkilatı

Nâsır-Lidînillâh (575-622/1180-1225), Abbâsî hilafetinin son dönemlerinde itibarını ve siyasi nüfuzunu yeniden kurmaya çalışan halifedir. Uzun iktidarı boyunca fütüvvet teşkilatını destekledi ve Selçuklu sonrası boşlukta bağımsız bir siyaset izledi.

Doğumu ve halifeliğe gelişi

Ebü’l-Abbâs Ahmed, hicrî 553 yılında (Miladî 1158) Bağdat’ta halife Müstedî’nin oğlu olarak doğdu. Babasının vefatı üzerine hicrî 575’te halife oldu. Bu dönemde Büyük Selçuklu Devleti çözülmüş, Irak Selçukluları zayıflamıştı. Önceki halifelerin Selçuklu sultanlarının gölgesinde kalmasına karşılık Nâsır, hilafet makamının fiilî yönetim gücünü artırmaya çalıştı. Kaynaklar onu zeki, tedbirli ve sert bir yönetici olarak tanıtır. Halifeliğinin ilk yıllarında Bağdat vezirleri ve askerî amirlerle güç mücadelesi yaşadı.

Selçuklulara karşı siyaset

Nâsır, Irak Selçuklu sultanı II. Tuğrul’a karşı Harezmşah Tekiş’le anlaştı; hicrî 590’da Tuğrul, Rey yakınlarında yenilip öldürüldü. Böylece Irak Selçuklu Devleti sona erdi ve Bağdat, Selçuklu denetiminden kurtuldu. Hilafet, Irak’ta fiilî olarak güçlü bir devlet hâline geldi. Ancak Harezmşahlar bu defa Irak üzerinde nüfuz iddia etmeye başladı. Nâsır, Harezmşah Alâeddin Muhammed’in Bağdat’a yönelik tehditlerini önlemek için farklı güçlerle ittifak denedi. Bu durum, Orta Doğu siyasetini yeniden şekillendirdi.

Fütüvvet teşkilatı

Nâsır, fütüvvet teşkilatını devlet çatısı altında örgütlemeye çalıştı. Fütüvvet, ahlak, cömertlik, misafirperverlik, doğruluk ve yardımlaşmayı esas alan bir gençlik ve esnaf kuruluşuydu. Halife, Şihâbüddîn es-Sühreverdî’yi görevlendirerek fütüvvet adabını belirlemesini sağladı ve kendisi de fütüvvet pâdişahı sayıldı. Çeşitli bölgelerden hükümdarlar ve beyler fütüvvet kuşağı (şed) kuşanarak Nâsır’a bağlılık bildirdi. Bu uygulama, hilafetin manevi otoritesini artıran bir araç oldu. Daha sonra Anadolu’da Ahilik teşkilatının oluşumunda da fütüvvet geleneğinin etkili olduğu belirtilir.

İlim, sanat ve imar

Nâsır döneminde Bağdat’ta ilim ve kültür hayatı canlı kaldı. Medreseler, hastaneler ve kütüphaneler desteklendi. Sûfî çevrelere, özellikle Sühreverdiyye’ye himaye gösterildi; Abdülkādir Geylânî’nin torunlarına da saygı gösterildi. Halife hadis ilmine ilgi duydu ve kendi adına hadis icazetleri verdi. Bağdat’ta saray, cami ve su yapıları inşa ettirdi. İbn Cübeyr gibi seyyahlar Bağdat’ı bu dönemde ziyaret ederek şehri anlatmıştır. Bu faaliyetler, hilafetin kültürel itibarını sürdürmesine katkı sağladı.

Harezmşahlar ve Moğol meselesi

Nâsır ile Harezmşah Alâeddin Muhammed arasında Bağdat üzerindeki nüfuz mücadelesi hicrî 614-615 yıllarında şiddetlendi. Harezmşah, Abbâsî halifesinin meşruiyetini sorgulayıp bir Alevî’yi halife ilan etmek istedi. Bu sırada Cengiz Han’ın orduları Mâverâünnehir’e yöneldi. Bazı kaynaklar Nâsır’ın Moğollarla haberleşerek Harezmşahlara karşı onları kışkırttığı iddiasını nakleder; ancak bu rivayetin doğruluğu tartışmalıdır ve çağdaş tarihçilerce temkinle karşılanır. Moğol istilası sonuçta Harezmşah Devleti’ni yıktı ve birkaç on yıl sonra Bağdat’ı tehdit etti. Müsta’sım yazısı bu sürecin sonunu anlatır.

Vefatı ve değerlendirme

Nâsır, hicrî 622 yılının Ramazan ayında (Ekim 1225) Bağdat’ta vefat etti. Yerine oğlu Zâhir halife oldu. Uzun iktidarı süresince hilafetin dış nüfuzunu yeniden tesis etmeye çalıştı; ancak askerî güç bakımından Abbâsî Devleti sınırlı kaldı. Tarihçiler onun siyasetini, hem hilafetin canlanma çabası hem de kaynakların yanlış değerlendirilmesi nedeniyle gelen tehlikelere dair bir örnek olarak ele alır. Abbâsîler devleti tarihi yazısı bu hanedanın uzun tarihini genel çerçevede sunar. Mütevekkil gibi önceki halifeler de bu sürecin farklı evrelerini temsil eder.

Nâsır’ın dış ilişkileri ve diplomasi

Nâsır, Eyyûbî Sultanı Selahaddin ile ilişkilerinde dengeli bir siyaset izledi. Selahaddin’in Haçlılara karşı kazandığı zaferlerden sonra hilafet merkezi adına destek verdi. Ayrıca Gurlular, Hindistan’daki Müslüman hükümdarlar ve Anadolu Selçukluları ile elçilik teatileri yaptı. Fütüvvet teşkilatı, bu diplomatik bağları kuvvetlendirmek için de kullanıldı. Anadolu Selçuklu Sultanı I. Gıyâseddin Keyhüsrev ve Eyyûbîler gibi hükümdarlar halifeye bağlılık gösterdi. Bu yaklaşım, Abbâsî hilafetinin siyasi yetkisi zayıf olsa da manevi otoritesinin ne kadar etkili olabildiğini gösterir.

İç yönetim ve şehir hayatı

Nâsır’ın iktidarı süresince Bağdat’ta vezirler ve emîrler üzerinde denetim kuruldu. Yönetimde casusluk ve haber alma ağı geliştirildi; bu nedenle halifenin gizli bilgilere sahip olduğu anlatılırdı. Bağdat’ta hasta ve fakirlere yardım kurumları desteklendi. Halifeye yöneltilen eleştiriler arasında Şiî ve Sünnî çevreler arasındaki dengeyi korumak için zaman zaman sert önlemler alması da vardır. Dönemin tarihçisi İbnü’l-Esîr, halifenin zeka ve yönetim becerisini över, bazı uygulamalarını ise eleştirir.

Anadolu’da Ahilik teşkilatının gelişimi için Türklerin İslamlaşması yazısı da okunabilir. Ayrıca Bağdat’ın kuruluşu yazısı şehrin tarihsel gelişimini anlatır.

Sıkça Sorulan Sorular

Nâsır-Lidînillâh ne kadar halifelik yaptı?

Hicrî 575 (1180) ile 622 (1225) arasında yaklaşık kırk beş yıl halife kaldı; bu, Abbâsî tarihinin en uzun halifeliklerinden biridir.

Fütüvvet teşkilatı nedir?

Ahlak, cömertlik, yardımseverlik ve mertlik ilkelerine dayanan, esnaf ve gençleri kapsayan teşkilattır. Nâsır, bunu resmî olarak desteklemiş ve yaymıştır.

Nâsır’ın Harezmşahlarla ilişkisi nasıldı?

Başlangıçta Selçuklulara karşı Harezmşahlarla iş birliği yaptı; sonra Alâeddin Muhammed ile siyasi çatışmaya girdi ve gerginlik yaşandı.

Nâsır Moğollarla ilişki kurdu mu?

Bazı kaynaklar Harezmşahlara karşı Moğollarla haberleşme iddiasını aktarır; bu rivayet tarihçiler arasında tartışmalıdır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İbnü'l-Esîr, el-Kâmil fi't-Târîh; İbn Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye; Zehebî, Târîhu'l-İslâm; İbnü'n-Neccâr, Zeyl-i Târîhi Bağdâd; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Nâsır-Lidînillâh" maddesi

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. İbnü'l-Esîr, el-Kâmil fi't-Târîh
  2. İbn Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye
  3. Zehebî, Târîhu'l-İslâm
  4. İbnü'n-Neccâr, Zeyl-i Târîhi Bağdâd
  5. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Nâsır-Lidînillâh" maddesi

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.