🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Sosyal Medyada Kalp Hastalıkları: Riya, Haset ve Gıybet

Ahlak ve ManeviyatGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

Öfke Nasıl Kontrol Edilir? Sünnetten Yedi Pratik Adım ve Öğüt

Sosyal medya riya, haset ve gıybeti nasıl besler? İbadet paylaşımının hükmünü, linç kültürünü ve ekran başında kalbi korumanın yollarını ele aldık.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Riya: "Görsünler" Tuzağı
  • Haset: Başkalarının Vitrini ile Kendi Mutfağını Kıyaslamak
  • Gıybet, Alay ve Linç

Sosyal medya kendi başına iyi veya kötü değildir; bir araçtır. Ancak yapısı gereği görünme, kıyaslama ve hızlı tepki verme üzerine kurulu olduğundan, klasik ahlak kitaplarının anlattığı kalp hastalıklarını kolayca besler: beğeni beklentisi riyayı, başkalarının vitrinine bakmak hasedi, yorum ve paylaşım kültürü gıybet ve alayı, takipçi yarışı ise kibir ve şöhret tutkusunu. Çözüm, araçtan tümüyle kaçmak değil; onu niyet, ölçü ve muhasebeyle kullanmaktır.

Riya: “Görsünler” Tuzağı

Riya, ameli insanlar görsün ve övsün diye yapmaktır. Umre fotoğrafı, iftar sofrası, okunan cüz, verilen bağışın dekontu… Bunları paylaşmak kendiliğinden riya değildir; teşvik, hatıra veya bilgilendirme niyeti olabilir. Fakat platformların ödül sistemi beğeni üzerine kurulu olduğundan, niyetin sessizce “Allah rızası”ndan “etkileşim”e kayması çok kolaydır.

Kendimize sorabileceğimiz birkaç soru vardır: Bunu kimse görmeyecek olsaydı yine yapar mıydım? Beğeni gelmezse üzülecek miyim? Bu paylaşım birine fayda sağlıyor mu, yoksa yalnızca imajımı mı besliyor? Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Kim (amelini) duyurmak için yaparsa Allah da onun (niyetini) duyurur; kim gösteriş yaparsa Allah da onun gösterişini ortaya çıkarır” buyurmuştur (Buhârî, Rikâk 36; Müslim, Zühd 47-48). Özellikle nafile ibadetlerde gizlilik esastır; gizli sadakanın üstünlüğü Kur’an’da açıkça belirtilir (Bakara Suresi, 2/271).

Haset: Başkalarının Vitrini ile Kendi Mutfağını Kıyaslamak

Sosyal medyada insanlar hayatlarının en parlak anlarını paylaşır: tatiller, hediyeler, başarılar, mutlu aile kareleri. İzleyen ise bu seçilmiş anları kendi hayatının sıradan günleriyle kıyaslar. Sonuç; şükürsüzlük, eksiklik duygusu ve kıskançlıktır. Peygamberimizin tavsiyesi bu mekanizmanın tam tersidir: “Kendinizden aşağıda olanlara bakın, üstünüzde olanlara bakmayın. Bu, Allah’ın üzerinizdeki nimetini küçümsememeniz için daha uygundur” (Müslim, Zühd 9).

Madalyonun öbür yüzü de vardır: Nimetleri ölçüsüzce sergilemek, imkânı olmayanların gönlünü incitebilir ve kıskançlığı davet edebilir. Hz. Yâkub’un oğlu Yûsuf’a “Rüyanı kardeşlerine anlatma; sana tuzak kurarlar” demesi (Yûsuf Suresi, 12/5), her nimetin herkese duyurulmaması gerektiği konusunda bir ölçü sunar. Bu, nimeti saklamak için yalan söylemek değil; paylaşımda ölçülü ve duyarlı olmaktır.

Gıybet, Alay ve Linç

Bir kişinin hatasını, fotoğrafını veya sözünü alaycı bir yorumla paylaşmak, binlerce kişilik bir mecliste gıybet ve alay etmektir. Hucurât Suresi’nin 11 ve 12. ayetlerindeki alay, kötü lakap, zan, tecessüs ve gıybet yasaklarının hepsi dijital ortam için de geçerlidir. Üstelik burada söz kalıcıdır, hızla yayılır ve geri alınamaz; her beğeni ve paylaşım vebale ortaklıktır.

Linç kültürü ayrıca adalet ilkesini çiğner. Kur’an “Size bir fâsık bir haber getirirse doğruluğunu araştırın” buyurur (Hucurât Suresi, 49/6). Peygamberimiz de “Kişiye yalan olarak her duyduğunu nakletmesi yeter” demiştir (Müslim, Mukaddime 5). Doğrulanmamış bir iddiayı paylaşmak, iftiraya ortak olma riskini taşır. Nûr Suresi, İfk hadisesinde haberi dilden dile dolaştıranları şöyle uyarır: “Siz onu önemsiz bir şey sanıyordunuz; hâlbuki o, Allah katında çok büyüktür” (24/15).

Diğer Riskler

  • Kibir ve ucub: Takipçi sayısını değer ölçüsü sanmak; eleştireni engelleyip yalnızca övenleri dinlemek.
  • Tecessüs: Başkalarının hayatını merakla takip etmek, eski paylaşımlarda kusur aramak.
  • Günahı ifşa: Kişinin kendi günahını paylaşması. “Ümmetimin hepsi affedilir; günahını açığa vuranlar hariç” (Buhârî, Edeb 60; Müslim, Zühd 52).
  • Mahremiyetin kaybı: Aile hayatının, çocukların ve özel anların sergilenmesi.
  • Cedel: Sonu gelmeyen, kimseyi ikna etmeyen ve kalbi karartan tartışmalar.
  • Zaman israfı ve gaflet: Saatlerin amaçsız kaydırmayla geçmesi, namazın ve ailenin ihmal edilmesi.
  • Harama bakmak: Kur’an, mümin erkek ve kadınlara gözlerini haramdan sakınmalarını emreder (Nûr Suresi, 24/30-31).

Ekran Başında Kalbi Korumanın Yolları

  1. Niyet belirlemek: Uygulamayı açmadan önce “Ne için giriyorum?” diye sormak; amaç bitince çıkmak.
  2. Süre sınırı koymak: Günlük ekran süresini takip etmek, namaz vakitlerinde ve aile sofrasında telefonu uzak tutmak.
  3. Takip listesini ayıklamak: Kıskançlık, öfke veya günaha meyil uyandıran hesapları bırakmak; ilim, tefekkür ve fayda veren kaynakları tercih etmek.
  4. Paylaşmadan önce üç soru: Doğru mu? Faydalı mı? Birinin hakkına giriyor mu?
  5. Öfkeliyken yazmamak: Yazılan yorumu bir süre bekletmek.
  6. İbadet ve hayırda gizli bir pay ayırmak: Hiç paylaşılmayan, yalnızca Allah’ın bildiği ameller edinmek.
  7. Hayra vesile olmak: “Hayra delalet eden, onu yapan gibidir” (Müslim, İmâre 133). Faydalı bir bilgiyi, bir yardım çağrısını, güzel bir sözü yaymak sevap kapısıdır.
  8. Dijital oruç: Belirli günlerde veya saatlerde tümüyle uzak kalarak bağımlılık düzeyini ölçmek.

Sık Sorulan Sorular

Umre veya hac fotoğrafı paylaşmak riya olur mu?

Niyete bağlıdır. Hatıra, sevdiklerini haberdar etme veya teşvik amacıyla ölçülü paylaşım caizdir. İbadet sırasında sürekli çekim yapmak ise hem ibadetin huşûunu zedeler hem de niyeti riske atar. İbadeti önce yaşamak, paylaşımı sonraya ve aza bırakmak daha selametlidir.

Bir haksızlığı ifşa etmek için paylaşım yapmak gıybet midir?

Zulme uğrayanın hakkını araması ve toplumu bir zarardan sakındırmak meşrudur (Nisâ Suresi, 4/148). Ancak bilginin doğruluğundan emin olmak, ihtiyaç kadarıyla yetinmek, hakaret ve ailesine uzanan saldırılardan kaçınmak ve öncelikle hukuki yolları kullanmak gerekir.

Sosyal medyayı tamamen bırakmak mı daha doğru?

Bu kişiye göre değişir. Kendini kontrol edemeyen, ibadetini ve ailesini ihmal eden kişi için bırakmak veya ciddi biçimde kısıtlamak en sağlıklısıdır. Ölçülü kullanabilen ve fayda üreten için ise meşru bir araçtır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Hucurât Suresi (49/6, 49/11-12); Nûr Suresi (24/15, 24/30-31); Yûsuf Suresi (12/5); Bakara Suresi (2/271); Nisâ Suresi (4/148); Buhârî, Rikâk 36; Müslim, Zühd 47-48; Müslim, Zühd 9; Müslim, Mukaddime 5; Buhârî, Edeb 60; Müslim, Zühd 52; Müslim, İmâre 133

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Hucurât Suresi (49/6, 49/11-12)
  2. Nûr Suresi (24/15, 24/30-31)
  3. Yûsuf Suresi (12/5)
  4. Bakara Suresi (2/271)
  5. Nisâ Suresi (4/148)
  6. Buhârî, Rikâk 36; Müslim, Zühd 47-48
  7. Müslim, Zühd 9
  8. Müslim, Mukaddime 5
  9. Buhârî, Edeb 60; Müslim, Zühd 52
  10. Müslim, İmâre 133

İlgili Yazılar