Fatih Sultan Mehmed Döneminde Dinî Hayat, Camiler ve Sahn-ı Seman
Fatih döneminde Fatih Camii, Sahn-ı Seman medreseleri, Eyüp Sultan, Ayasofya'nın camiye çevrilmesi, Akşemseddin ve gayrimüslim cemaatlere dair bilgiler.
- Ayasofya ve fetih sonrası camiler
- Fatih Külliyesi ve Sahn-ı Seman
- Eyüp Sultan'ın kabrinin bulunması
Fatih Sultan Mehmed döneminde dinî hayat, İstanbul’un fethiyle birlikte yeni bir mimari ve kurumsal çerçeve kazandı: Ayasofya camiye çevrildi, Fatih Külliyesi ve Sahn-ı Seman medreseleri kuruldu, Eyüp Sultan’ın kabri bulundu ve gayrimüslim cemaatlerin hukuki konumu düzenlendi. Bu uygulamalar sonraki yüzyıllara damgasını vurdu.
Ayasofya ve fetih sonrası camiler
Fetihten sonra Fatih, Ayasofya’da şükür namazı kıldı ve yapıyı camiye çevirdi. Ayasofya’nın vakfına geniş gelirler tahsis etti; bu vakıf, sonraki yüzyıllarda şehirdeki büyük vakıflardan biri oldu. Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi, Osmanlı hukukunda kuşatma sonrası “anveten” (güç yoluyla) alınan şehirlerdeki başlıca ibadethanelerin mülkiyetine ilişkin anlayışla açıklanır; bu konuda tarihî ve hukuki yorumlar farklılık gösterir. Ayrıntı için Ayasofya’nın camiye çevrilmesi ve Ayasofya tarihi yazıları okunabilir.
Fatih, şehrin birçok kilisesini de camiye çevirdi veya Hristiyan cemaatlerin kullanımına bıraktı. Bu süreçte İstanbul’un mahalleleri cami etrafında şekillenen “mahalle” sistemiyle yeniden örgütlendi. Her mahallenin bir mescidi, imamı ve vakfı olması, şehir yaşamının dinî çekirdeğini oluşturdu.
Fatih Külliyesi ve Sahn-ı Seman
Fatih Külliyesi, 1463-1470 yılları arasında Mimar Atik Sinan tarafından inşa edildi. Külliye, büyük cami, sekiz medrese (Sahn-ı Seman), sekiz tetimme (hazırlık) medresesi, darüşşifa, imaret, kütüphane, tabhane, kervansaray ve hamamdan oluşuyordu. Sahn-ı Seman, “sekiz sahın bulunduğu avlu” anlamına gelir ve Osmanlı medrese eğitiminin en üst basamağı kabul edilir. Buradaki dersler tefsir, hadis, fıkıh, kelam, mantık, hendese ve astronomi gibi dalları kapsıyordu. Medrese sisteminin gelişimi için Osmanlı medreseleri yazısı okunabilir.
Caminin ilk yapısı 1766 depreminde yıkıldı; bugünkü cami III. Mustafa döneminde yeniden yapılmıştır. Ancak külliyenin plan düzeni, bazı medrese ve diğer yapılar, özgün tasarımın izlerini taşır. Külliyenin vakfiyesi, vakıf hukukunun ve Osmanlı toplumsal hizmet anlayışının önemli belgelerinden biridir. Ayrıca bu külliye, “külliye” kavramının tipik örneklerinden biri olarak külliye nedir yazısında anılır.
Eyüp Sultan’ın kabrinin bulunması
Fetih sonrasında Akşemseddin’in, Hz. Peygamber’in sahabîlerinden Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin (Eyüp Sultan) kabrini Haliç kıyısında bulduğu anlatılır. Kabrin üzerine Fatih bir türbe ve cami yaptırdı. Bu yapı sonraki yüzyıllarda Osmanlı’da padişahların kılıç kuşanma törenlerinin yapıldığı kutsal merkez haline geldi. Hz. Eyyûb’un Emevî döneminde İstanbul kuşatması sırasında vefat ettiği kaynaklarda geçer; fakat mezarın yeri hakkındaki anlatılar rivayet niteliğindedir. Bu mekân için Eyüp Sultan Camii ve İstanbul’un fethi hadisi yazıları okunabilir.
Akşemseddin, Fatih’in manevi hocalarından ve fetih sırasında moral veren şahsiyetlerden biri olarak anılır. Ordu içinde yaptığı konuşmaların ve kuşatma sırasında gösterdiği tavırların önemi, Osmanlı kaynaklarında ayrıca vurgulanır. Fakat Akşemseddin’in tam rolü hakkında bazı anlatılar sonraki dönemlerde gelişmiştir.
Gayrimüslim cemaatler
Fatih, Rum Ortodoks cemaati için patrikhaneyi yeniden kurdu ve Gennadios Skholarios’u patrik seçti. Ayrıca Ermeni ve Yahudi cemaatlerine de dinî liderlik hakkı tanıdı. Bu uygulamalar, sonraki yüzyıllarda “millet sistemi” olarak anılan yapının temelini attı. Cemaatlerin iç işlerini, vakıf ve aile hukukunu kendi liderleri yönetirken, vergi yükümlülükleri Osmanlı devletine karşıydı. Bu çerçevede İstanbul’a Anadolu ve Balkanlardan Müslüman ve gayrimüslim nüfus nakledilmiştir. Daha fazla bilgi için Fatih ve Patrikhane ve Osmanlı millet sistemi yazılarına bakılabilir.
Âlimler, fıkıh ve kanun
Fatih döneminde Molla Hüsrev, Molla Gürânî, Ali Kuşçu, Molla Lütfî, Hızır Bey ve Hocazâde gibi âlimler yetişti veya İstanbul’a davet edildi. Ali Kuşçu, Semerkant’tan gelip Ayasofya medresesinde müderrislik yapmış, astronomi ve matematik alanında eserler vermiştir. Molla Hüsrev’in Dürer ve Gurer adlı fıkıh eseri, yüzyıllarca Osmanlı medreselerinde okutulmuştur. Fatih ayrıca Kanunname’yi çıkararak şer’î hukuk ile örfî hukukun birlikte işleyeceği bir düzen kurmuştur. Bu uygulama sonraki padişahların kanunnamelerine zemin oluşturmuş, Kanunî döneminde Ebussuud Efendi ile zirveye ulaşmıştır. Ayrıntı için Kanunî ve Ebussuud dönemi hukuk yazısı okunabilir. Hükümdarın genel yaşamı için Fatih Sultan Mehmed’in hayatı yazısına bakılabilir.
Vakıf ve şehir planlaması
Fatih, fethedilen İstanbul’u bir İslam şehri olarak yeniden kurmak için vakıf kurumunu etkin biçimde kullandı. Ayasofya, Fatih ve Eyüp çevresindeki vakıflar, şehre nüfus çekmek, ticaretin canlanmasını sağlamak ve yoksulların beslenmesini temin etmek için geniş gelirlerle desteklendi. Aşevleri, hamamlar, çarşılar ve kervansaraylar birbirini tamamlayan bir ağ oluşturdu. Bu vakıfların bir kısmı, zamanla padişahlar ve devlet adamları tarafından kurulan yeni vakıflarla genişledi. Böylece İstanbul’un mimari ve toplumsal dokusu, dinî vakıf temelli bir planlamaya dayanarak şekillendi. Bu konuda Osmanlı’da vakıf sistemi yazısı ayrıntılı bilgi sunar.
Sıkça Sorulan Sorular
Sahn-ı Seman nedir?
Fatih Külliyesi’nde yer alan sekiz medresenin oluşturduğu, Osmanlı’da medrese eğitiminin en üst basamağı olarak kabul edilen eğitim kurumudur.
Fatih Camii’ni kim yapmıştır?
Mimar Atik Sinan tarafından 1463-1470 yıllarında inşa edilmiştir; bugünkü cami 1766 depreminden sonra yeniden yapılmıştır.
Eyüp Sultan’ın kabri nasıl bulunmuştur?
Anlatıya göre Akşemseddin fetihten sonra Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin kabrini bulmuş, Fatih de buraya türbe yaptırmıştır; ayrıntılar rivayet niteliğindedir.
Fatih gayrimüslimlere nasıl bir hak tanımıştır?
Rum, Ermeni ve Yahudi cemaatlerin dinî liderleri tanınmış, iç işlerinde ve ibadetlerinde belli ölçüde özerklik verilmiştir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mehmed II", "Fatih Külliyesi" ve "Sahn-ı Seman" maddeleri; Mehmet İpşirli, Osmanlılarda İlmiye Teşkilatı; Halil İnalcık, "Mehmed II" ve "Istanbul: An Islamic City" çalışmaları; Doğan Kuban, Osmanlı Mimarisi
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mehmed II", "Fatih Külliyesi" ve "Sahn-ı Seman" maddeleri
- Mehmet İpşirli, Osmanlılarda İlmiye Teşkilatı
- Halil İnalcık, "Mehmed II" ve "Istanbul: An Islamic City" çalışmaları
- Doğan Kuban, Osmanlı Mimarisi
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.