🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Fidye Nedir? Kimler Fidye Verebilir, Miktarı Ne Kadar?

Oruç FıkhıGüncelleme: 17 Ağustos 20267 dk okuma

Fidye nedir? Kimler fidye verebilir, miktarı ne kadardır? Yaşlılar, iyileşme umudu olmayan hastalar, hamile ve emzikliler için hükümler, fidyenin hesaplanması ve verilişi.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Fidyenin Dayanağı
  • Fidye Verebilecek Kişiler
  • Hamile ve Emzikli Kadınlar

Fidye, Ramazan orucunu tutamayan ve kaza etme imkânı bulunmayan kişinin her gün için bir fakiri doyurması ya da bir fitre miktarı yardımda bulunmasıdır. Yaşlılar ve iyileşme ümidi olmayan hastalar fidye verir. Fidye miktarı Diyanet tarafından her yıl açıklanan fitre bedeline eşittir.

Fidyenin Dayanağı

Bakara Suresi’nin 184. ayetinde “Oruç tutmaya gücü yetenler (ya da zorlukla gücü yetenler) bir yoksul doyurmayı fidye olarak verirler” buyrulur. İbn Abbas, bu ayetin yaşlı erkek ve kadın için geçerli olduğunu, oruç tutmaya güç yetiremeyenlerin her gün için bir fakir doyuracağını söylemiştir (Buhârî, Tefsîr). Fakihler bu ayeti ve açıklamayı esas alarak, yaşlılık ve ümitsiz hastalık hâllerinde fidyeyi meşru kabul etmişlerdir. Fidye, orucun yerine geçen bir bedel olarak ve yoksulu gözetme amacıyla uygulanır.

Fidye Verebilecek Kişiler

Fidye vermesi gereken kişiler şunlardır:

  • Yaşlılar: Oruç tutmaya gücü yetmeyen, kazaya da imkân bulamayan yaşlılar.
  • Kronik hastalar: İyileşme ümidi bulunmayan ve oruç tutması sağlığına zarar verecek hastalar.
  • Ölenin borcu: Ölmeden önce kaza oruçlarını ödeyemeyen kişinin vasiyeti varsa mirasından fidye verilir.

Geçici hastalık, yolculuk, hayız ve nifas durumlarında fidye değil, kaza gerekir. Hastalığı geçecek kişinin iyileşmesini bekleyip kaza etmesi esastır. Bu nedenle fidye, kazaya gerçekten imkân bulunmayan durumlara ait bir ruhsattır. Fidye verdikten sonra kişi sağlığına kavuşursa, fidye yerine kaza yapması gerekir ve verdiği fidye nafile sadaka olur.

Hamile ve Emzikli Kadınlar

Hamile ve emzikli kadınların orucu konusunda mezhepler farklı görüşler belirtir. Hanefî mezhebinde, kendisi veya çocuğu için zarar korkusu bulunan hamile ve emzikli kadın orucu bırakır ve sonra kaza eder; fidye gerekmez. Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinde ise sadece çocuk için korkarsa kaza ile birlikte fidye de gerekir. İbn Abbas ve İbn Ömer’e göre sadece fidye yeterlidir. Hamilelik ve emzirme dönemi çok uzun sürebileceğinden, kaza zorlaştığında bazı çağdaş alimler fidye imkânını da kabul etmiştir. Ayrıntılı bilgi için ilgili yazıya bakılmalıdır.

Fidye Miktarı ve Hesaplanması

Hanefî mezhebinde fidye, sadaka-i fıtır (fitre) miktarındadır: Yaklaşık yarım sa’ buğday (yaklaşık 1,6-2 kilogram) veya bedeli. Yani her gün için bir fakire bir fitre bedeli verilir. Diyanet İşleri Başkanlığı her yıl Ramazan öncesinde fitre miktarını açıklar; fidye de bu miktar üzerinden ödenir. Örneğin yirmi gün oruç tutamayan kişi, yirmi fitre bedeli kadar fidye verir. Fidye, yiyecek olarak veya parasal bedel olarak verilebilir; birden fazla gün fidyesi aynı fakire de verilebilir. İhtiyaç sahiplerine ulaştırmak için güvenilir kurumlar veya müftülükler aracılık yapabilir.

Fidyenin Ödenme Zamanı ve Şekli

Fidye, her gün için ayrı ayrı veya Ramazan’ın başında, ortasında ya da sonunda topluca verilebilir. Hanefî mezhebinde toplu ödeme de caizdir. Fidye ödenirken hak sahiplerine dikkat edilmelidir: Fakir ve muhtaç kişilere verilir; ana-baba, çocuk ve eş gibi bakmakla yükümlü olunan kişilere verilmez. Kişi fidyeyi iki öğün yemek yedirerek de ödeyebilir. Sağlığı elverdiği halde fidye vererek orucu terk etmek caiz değildir. Fidye ruhsatı, gerçek bir mazeretin bulunduğu durumlar içindir ve niyetle birlikte ödenmelidir.

Pratik Uyarılar

Fidye sorumluluğu bulunan kişi, doktor raporu veya sağlık durumuna dair net bilgilerle bir din görevlisine danışmalıdır. Kendi başına karar vermek yerine, doğru değerlendirme için bilgi almak önemlidir. Ayrıca kaza ve keffaret gerektiren durumlar ile fidyenin karıştırılmaması gerekir; her birinin farklı şartları vardır. Fidye, ibadetin tamamen terk edilmesi değil, imkân ölçüsünde yerine getirilmesidir; bu nedenle verilen fidyeyi samimiyetle ve hak sahiplerine ulaştırarak ödemek gerekir.

Keffaret için oruç keffareti nasıl ödenir, kaza-keffaret farkı için kaza ve keffaret gerektiren durumlar arasındaki fark, hamile ve emzikliler için hamile ve emzikli kadınlar oruç tutmalı mı, şeker hastaları için şeker hastaları oruç tutabilir mi ve böbrek, kalp ve tansiyon hastaları için böbrek, kalp ve tansiyon hastalarının oruç durumu yazıları incelenebilir.

Fidye ve Sosyal Yardımlaşma

Fidye, toplumsal dayanışmanın da bir ifadesidir. Oruç tutamayan kişinin ihtiyaç sahibine yaptığı katkı, Ramazan’ın paylaşma ruhunu güçlendirir. Birçok vakıf ve dernek, fidye bağışlarını güvenilir biçimde ihtiyaç sahiplerine ulaştırır. Bağış yapılırken kurumun güvenilirliği, hak sahiplerine ulaştırma şekli ve fidye miktarının doğru hesaplanması dikkate alınmalıdır. Böylece fidye hem ibadet hem de yardımlaşma görevini yerine getirir.

Sıkça Sorulan Sorular

Fidye nedir?

Oruç tutamayan ve kaza imkânı bulunmayan kişinin, tutamadığı her gün için bir fakiri doyurması veya bir fitre miktarı vermesidir.

Kimler fidye verir?

Yaşlılık veya iyileşme umudu olmayan ağır hastalık sebebiyle oruç tutamayanlar fidye verir; hamile ve emzikliler için mezhep farkları vardır.

Fidye miktarı ne kadardır?

Her gün için bir fitre miktarı, yani yaklaşık bir buçuk-iki kilogram buğday veya bedeli. Diyanet her yıl fitre bedelini açıklar.

Fidye ne zaman verilir?

Ramazan başında, ortasında veya sonunda toplu veya günlük olarak verilebilir; borcun ertelenmemesi tavsiye edilir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Bakara Suresi (2/184-185); Buhârî, Tefsîr (Bakara 184 ayetinin yorumu: İbn Abbas); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Fidye" md.; Diyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu kararları

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 5 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Bakara Suresi (2/184-185)
  2. Buhârî, Tefsîr (Bakara 184 ayetinin yorumu: İbn Abbas)
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Fidye" md.
  4. Diyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu kararları

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.