Adak Orucu Nasıl Tutulur? Belirli Günlü ve Mutlak Adak
Adak orucu nedir, nasıl tutulur? Belirli günlü ve belirsiz adak ayrımı, şartları, yasak günlere denk gelmesi, kaza hükmü ve adakta dikkat edilecekler hakkında bilgi.
- Adağın tanımı ve dayanağı
- Adak türleri
- Niyet ve tutuluş şekli
Adak orucu, kişinin bir dileği gerçekleşirse veya kendiliğinden Allah rızası için oruç tutmayı üzerine alması sonucu vacip olan oruçtur. Belirli bir gün için adanmışsa o gün tutulur; gün belirtilmemişse istenilen bir zamanda yerine getirilir. Adak yerine getirilmezse kaza gerekir.
Adağın tanımı ve dayanağı
Adak (nezir), kişinin ibadet türünden bir şeyi, farz veya vacip olmadığı hâlde, üzerine almasıdır. Kur’an’da iyi kulların özellikleri sayılırken “Onlar adaklarını yerine getirirler” buyrulur (İnsan 76/7). Hac Suresi’nin 29. ayetinde de adakların yerine getirilmesi emredilir. Aişe’den nakledilen hadiste Peygamberimiz, “Kim Allah’a itaat etmek için adakta bulunursa onu yerine getirsin; kim de Allah’a isyan etmek için adakta bulunursa onu yerine getirmesin” buyurmuştur (Buhârî, Eymân ve Nüzûr).
Bu hadis iki temel ilkeyi ortaya koyar: Adak, ibadet ve hayır alanındaki bir şey için olmalı; günah olan şeyler için adak geçerli değildir. Adak olarak oruç tutmayı üzerine alan kişi, sözünü yerine getirmek zorundadır. Hanefî fıkhında adak, dil ile söylenmekle geçerli olur; yalnızca kalpten niyet etmek yeterli değildir.
Adak türleri
Adaklar, oruç bakımından iki grupta incelenir:
- Belirli günlü (muayyen) adak: “Şu ayın ilk Pazartesi’ni oruç tutacağım” veya “Dileğim olursa Cuma günü oruç tutacağım” gibi günü belirlenmiş adaktır. Bu günün gelmesiyle oruç tutmak vaciptir.
- Mutlak (belirsiz) adak: “Bir gün oruç tutacağım” gibi gün belirtilmemiş adaktır. Kişi istediği bir günde bu orucu tutabilir.
- Şarta bağlı adak: “Hastam iyileşirse üç gün oruç tutacağım” şeklinde bir şarta bağlanmış adaktır. Şart gerçekleşince yerine getirilir.
Belirli günlü adakta, o günde oruç tutma imkânı varken tutmayan kişi, günahkâr olur ve orucu kaza eder. Mutlak adakta ise kişi dilediği zaman tutabilir, ancak geciktirmemesi daha uygundur.
Niyet ve tutuluş şekli
Hanefî mezhebinde belirli günlü adak orucuna, nafile oruç gibi, güneşin zeval vaktine kadar niyet edilebilir. Mutlak adak orucunda ise niyetin geceden yapılması gerekir ve adak niyetinin belirlenmesi şarttır. “Adak orucuna niyet ediyorum” şeklinde belirli bir niyet taşımak önemlidir. Adak orucu, ardışık olarak tutulmak zorunda değildir; ancak adak sırasında “ardışık” şart koşulmuşsa peş peşe tutulur.
Örneğin “Üç gün oruç tutacağım” diyen kişi, bu üç günü ayrı ayrı veya art arda tutabilir. “Üç gün art arda oruç tutacağım” derse, peş peşe tutması gerekir. Bu ayrımı dikkate almak önemlidir.
Yasak günlere denk gelmesi
Adak orucu belirli bir güne bağlanmış ve o gün Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı veya teşrik günlerine denk gelmişse, hüküm şöyledir: Bayram günlerinde oruç tutmak haramdır. Bu durumda adak sahibi o gün oruç tutmaz, başka bir günde kaza eder. Bazı Hanefî görüşlerine göre ise yasak günde oruç tutarsa adak yerine gelir ama günahkâr olur; ancak yaygın olan görüş, ertelenmesidir. Yasak günlerin ayrıntıları oruç tutulması yasak ve mekruh günler yazısında açıklanmıştır.
Belirli günlü adak orucunun gününe Ramazan ayı denk gelirse, o gün Ramazan orucu tutulur; adak orucu daha sonra kaza edilir. Çünkü Ramazan orucu farz olup, farz oruç adak orucundan önce gelir. Hayız ve nifas hâlinde de aynı şekilde adak orucu ertelenir.
Adak yerine getirilemezse
Oruç adayan kişi hastalık, yolculuk veya başka mazeret yüzünden tutamazsa, mazeret kalktığında kaza eder. Kalıcı mazeret varsa, yani oruç tutma imkânı kalmamışsa, fidye verir. Adak yerine getirilemeyecek biçimde imkânsız hâle gelmişse yemin keffareti vermek gündeme gelebilir. Adağın kaza borcu bırakarak ölen kişi için ise Hanefî mezhebine göre vasiyet varsa fidye verilir; Hanbelî mezhebinde veli adak orucunu ölen adına tutar. Bu hususlar ölen kişinin yerine oruç tutulur mu yazısında ele alınmıştır. Ramazan’da ölen kişinin kaza orucu için de ilgili yazıya bakılabilir.
Adak adamadan önce dikkat
Adak, kişinin kendi üzerine yük almasıdır. Bu nedenle gücü yetmeyecek adaklardan kaçınmak, söz verirken ölçülü olmak gerekir. Peygamberimiz, adağın bir hayır getirmediğini, bunun ancak cimri kişiden bir şey çıkarmaya vesile olduğunu belirtmiştir (Buhârî, Eymân ve Nüzûr; Müslim, Nezr). Bu hadis, adağı sıkça kullanmayı teşvik etmez; özellikle bir isteğin gerçekleşmesi karşılığında pazarlık anlayışıyla adak adanmasını uygun görmez. Dua ve ibadet, adak şartı koymadan da yapılabilir.
Ayrıca adak ile yemin farklı kavramlardır. Yemini bozmanın keffareti vardır; bu konu yemin keffareti orucu yazısında anlatılmıştır. Şarta bağlı adaklar için de Ramazan’da zorunlu ilaç kullananlar gibi sağlık nedeniyle oruç tutamayanların durumuna benzer şekilde mazeret hükümleri geçerlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Adak orucu vacip midir?
Evet. Dil ile adanan oruç, ibadet türünden olduğu için yerine getirilmesi vaciptir.
Adak orucu ardışık tutulmalı mı?
Ardışık şart koşulmamışsa gerekmez. Şart koşulmuşsa peş peşe tutulur.
Adak günü bayrama denk gelirse ne olur?
Bayram günü oruç tutulmaz; adak başka bir günde kaza edilir.
Adağı yerine getiremezsem ne yapmalıyım?
Mazeret kalkınca kaza edilir. Kalıcı mazeret varsa fidye verilir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Eymân ve Nüzûr; Müslim, Nezr (itaat adağının yerine getirilmesi); Kur'an-ı Kerîm, İnsan Suresi (76/7), Hac Suresi (22/29); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Adak" maddesi; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (Adak bahsi)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Buhârî, Eymân ve Nüzûr; Müslim, Nezr (itaat adağının yerine getirilmesi)
- Kur'an-ı Kerîm, İnsan Suresi (76/7), Hac Suresi (22/29)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Adak" maddesi
- Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (Adak bahsi)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.