🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Böbrek, Kalp ve Tansiyon Hastalarının Oruç Durumu

Oruç FıkhıGüncelleme: 3 Eylül 20269 dk okuma

Böbrek, kalp ve tansiyon hastaları oruç tutabilir mi? Hastalık ruhsatı, hekim görüşü, ilaç saatleri, kaza ve fidye hükümleri ve mezheplerin yaklaşımı.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Fıkhî ölçü: Zarar ihtimali
  • Böbrek hastaları
  • Kalp hastaları

Böbrek, kalp ve tansiyon hastalarının oruç tutması, hastalığın türüne ve hekimin değerlendirmesine bağlıdır. Orucun hastalığı ağırlaştıracağı veya hayati risk doğuracağı güçlü biçimde düşünülüyorsa oruç tutulmaz. Geçici mazeret kaza, kalıcı mazeret ise fidye ile telafi edilir.

Fıkhî ölçü: Zarar ihtimali

İslam hukukunda ibadetlerin temel ilkesi kolaylıktır. Bakara Suresi’nin 185. ayetinde “Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez” buyrulur. Hastalık ruhsatı da bu ilkeye dayanır: Oruç tutmak hastalığı artıracak, iyileşmeyi geciktirecek veya ölüm ve organ kaybı riskini doğuracaksa kişi oruç tutmayabilir.

Hanefî fıkhında bu zarar ihtimali, kişinin kendi tecrübesi, işinin ehli bir hekimin görüşü veya güçlü bir zan ile belirlenir. Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinde de benzer bir ölçü bulunur; bazı Şâfiî kaynaklarında oruç tutmanın aşırı zorluğa yol açması da ruhsat için yeterli sayılır. Bütün mezhepler, canı korumanın dinin temel amaçlarından biri olduğunda hemfikirdir.

Böbrek hastaları

Böbrek taşı, idrar yolu enfeksiyonu veya kronik böbrek yetmezliği gibi durumlar birbirinden farklıdır. Böbrek taşı olan bir kişi, hekimi uygun görüyorsa, iftar ile sahur arasında bol su içerek oruç tutabilir. Buna karşılık böbrek yetmezliği olanlarda sıvı alımı kısıtlıdır, bazı hastalarda ise günlük ilaç ve diyet düzeni oruçla bağdaşmaz.

Diyaliz hastaları için ayrı bir değerlendirme gerekir; bu konu diyaliz hastalarının oruç durumu yazısında ele alınmıştır. Böbrek nakli yapılmış kişilerin ise bağışıklık baskılayıcı ilaçları düzenli ve zamanında kullanması gerekir; bu yüzden hekimle önceden görüşmek şarttır.

Kalp hastaları

Kalp yetmezliği, ritim bozukluğu, yakın zamanda geçirilmiş infarktüs veya stent takılmış hastalarda ilaç düzeni ve sıvı dengesi çok önemlidir. Dinî açıdan, kalp krizi riskini artırabilecek bir oruç caiz görülmez. Stabil seyreden, ilaçlarını sahur ve iftar saatlerine kaydırabilen bazı hastalar için hekimler oruca izin verebilir.

  • Gün içinde sık ilaç kullanımı gerekiyorsa oruç tutmak zorlaşır.
  • Oruç sırasında göğüs ağrısı, nefes darlığı veya çarpıntı ortaya çıkarsa oruç bozulur ve kaza edilir.
  • Sublingual (dil altı) ilaç, hayati bir durumda hemen kullanılmalıdır; bu durum orucun bozulması pahasına olsa da önceliklidir.

Tansiyon hastaları

Yüksek tansiyon hastalarının çoğu, ilaçlarını sahur ve iftara taşıyarak oruç tutabilir; çünkü bu ilaçlar çoğunlukla günde bir veya iki kez alınır. Düşük tansiyon hastalarında ise susuzluk baş dönmesine ve bayılmaya yol açabilir. Tansiyonu dengesiz seyreden veya ilaçla kontrol altına alınamayan hastalar için hekim oruç tutmamayı önerebilir.

Tansiyon ilacının dozu ayarlanırken tuz ve sıvı tüketimi de gözden geçirilmelidir. Sahurda aşırı tuzlu yiyecekler susuzluğu artırır ve tansiyonu dengesizleştirir; bu yüzden dengeli, hafif bir sahur tercih edilir. Kronik hastalıkların ortak ölçüleri için şeker hastalarının orucunu anlatan yazıya da bakılabilir.

Kaza, fidye ve ihtiyat

Hastalık geçici ve iyileşmesi bekleniyorsa, tutulamayan oruç iyileşince kaza edilir. Hastalığın ömür boyu devam edeceği, oruç tutmanın sürekli zarar vereceği anlaşılırsa her gün için fidye verilir. Bu ayrımı daha ayrıntılı görmek için yaşlıların orucu yazısı faydalıdır; yaşlılıkla birlikte kronik hastalıklar sık görüldüğünden iki durum çoğu zaman iç içedir.

Hasta kişi, hekiminin onayı olmadan kendi başına ilaç bırakmamalı ve oruç tutmak için ilaç saatlerini değiştirmemelidir. Dinî bir kolaylık olarak sunulan ruhsatı kullanmak da kusur sayılmaz; Peygamber Efendimiz’in, ruhsatların kullanılmasını Allah’ın sevdiği bir davranış olarak nitelediği rivayeti İbn Hibbân ve Ahmed b. Hanbel’de yer alır.

Orucu bozmak gereken durumlar

Oruç sırasında bir hastalık krizi gelişirse, örneğin tansiyonun tehlikeli düzeye çıkması, kalp ritmi bozulması, aşırı susuzluk veya şiddetli idrar yolu sorunları yaşanırsa, hasta orucunu bozmak zorundadır. Kişinin hayatını tehlikeye atması dinen caiz değildir. Bozulan oruç, mazeret bittikten sonra kaza edilir; kefaret gerekmez.

Ayrıca kişi sağlıklı olduğu hâlde Ramazan’da “nasılsa tutamam” diyerek mazeret uydurmamalıdır. Gerçek bir hastalık yoksa oruç tutmak farzdır. Ağır fiziksel iş yapanlar için yapılan değerlendirmeler ayrı bir yazıda ele alınmıştır.

Oruç tutan kronik hastalar için günlük düzen

Hekimi oruca izin veren hastaların günlük düzenini önceden planlaması, hem sağlık hem ibadet açısından önemlidir. Sahurda yoğurt, sebze, tam tahıllı ekmek ve yeterli su tercih edilmeli; kızartma, aşırı tuzlu ve aşırı şekerli yiyeceklerden kaçınılmalıdır. İftarda ise önce bir miktar su ve hurma ile başlanıp ardından hafif bir çorbaya geçilmesi, ağır bir yemeğe doğrudan girişmekten daha uygundur. Peygamber Efendimiz’in iftarı taze hurmayla, bulunamazsa kuru hurmayla, o da yoksa birkaç yudum suyla açtığı Ebû Dâvûd ve Tirmizî’de nakledilir.

Gün içinde güneşe ve ağır işe uzun süre maruz kalmamak, serin ortamda dinlenmek, ilaç saatlerini not almak ve tansiyon ölçümünü belirli aralıklarla yapmak hastanın güvenliğini artırır. Aile fertlerinin hastanın uyarı belirtilerini bilmesi de gerekli olabilir. Böylece kişi, ibadetini sürdürürken sağlığını da korumuş olur.

Sıkça Sorulan Sorular

Tansiyon hastası oruç tutabilir mi?

İlaçlar sahur ve iftarda alınabiliyor ve tansiyon dengeliyse çoğu hasta tutabilir. Tansiyon kontrolsüzse hekim oruç tutulmamasını önerebilir.

Kalp hastası oruç tutarsa ve rahatsızlanırsa ne olur?

Belirti ortaya çıkarsa oruç bozulur ve o gün sonradan kaza edilir. Hayati risk varsa ilaç ve tedavi derhal alınmalıdır.

Böbrek taşı olanlar oruç tutabilir mi?

Hekim engel görmüyorsa tutabilir. İftar ile sahur arasında yeterli su içmek önemlidir.

Kalıcı hastalıkta oruç yerine ne yapılır?

İyileşme umudu olmayan kalıcı mazerette her gün için fidye verilir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/184-185); Buhârî, Savm; Müslim, Sıyâm; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Oruç" maddesi; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (İbadetler)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/184-185)
  2. Buhârî, Savm; Müslim, Sıyâm
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Oruç" maddesi
  4. Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (İbadetler)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.