🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Yaşlıların Orucu: Tutamayanlar Ne Yapmalı?

Oruç FıkhıGüncelleme: 1 Temmuz 20268 dk okuma

Yaşlıların orucu ve oruç tutamayacak kadar güçsüz olanlar ne yapar? Ayet, hadis ve mezheplere göre fidye hükmü ile miktarı ve uygulaması.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Ayetin kaynağı ve anlamı
  • Fidye kimlere gerekir?
  • Fidyenin miktarı ve verilişi

Oruç tutacak gücü olmayan, iyileşmesi de beklenmeyen yaşlılar oruç tutmaz ve tutamadıkları her gün için fidye verir. Fidye, bir fakiri bir gün doyuracak miktardır. Yaşlı kişi sonradan güç kazanırsa tutamadığı günleri kaza etmesi gerekir; güç gelmeden vefat ederse fidye için vasiyet bırakması istenir.

Ayetin kaynağı ve anlamı

Bakara Suresi’nin 184. ayetinde, oruca gücü yetmeyenler için bir yoksulu doyurma karşılığı (fidye) bildirilir. İbn Abbâs’tan nakledilen yoruma göre bu ayet, orucu tutmaya takati kalmayan yaşlı erkek ve kadınlar hakkındadır; bu kişiler her gün için bir miskini doyururlar. Bu açıklama Buhârî’nin Tefsîr bölümünde de geçer.

Fıkıh literatüründe bu kişilere, artık orucu tutacak gücü kalmamış yaşlı anlamında şeyh-i fânî denir. Bugünkü dilde yalnızca yaşın değil, aynı zamanda ağır ve kalıcı zayıflığın söz konusu olması anlaşılır. Yani yaşlı olmak tek başına oruç tutmama sebebi değildir; sağlıklı ve gücü yerinde olan yaşlı kişi, orucunu tutmaya devam eder.

Fidye kimlere gerekir?

Fidye, kişinin oruç tutmaktan sürekli âciz olduğu durumlarda söz konusudur. Yaşlılık dışında, iyileşme umudu bulunmayan kronik hastalar da aynı hükme tabidir. Şu ölçüler esastır:

  • Oruç tutmak ciddi sıkıntı veya sağlık zararı doğuruyorsa,
  • Bu durumun ömür boyu süreceği anlaşılıyorsa,
  • Kişi kaza etme gücüne ilerleyen zamanda da sahip olmayacaksa fidye verilir.

Mazeret geçici ise fidye değil kaza gerekir. Fidyenin ayrıntıları ve verileceği kişiler için fidye rehberine göz atabilirsiniz. Kronik hastalığı olanların durumunu da şeker hastaları ve böbrek, kalp ve tansiyon hastaları yazılarında bulabilirsiniz.

Fidyenin miktarı ve verilişi

Hanefî mezhebine göre fidye, bir fakirin bir günlük iki öğün yemeği ya da bunun bedeli kadardır. Diyanet İşleri Başkanlığı her yıl Ramazan öncesinde fidye miktarını ilan eder; bu miktar kabaca fıtır sadakasına denk gelir. Dolayısıyla güncel tutar için Diyanet’in yıllık duyurusuna bakmak gerekir.

Fidye iki yolla verilebilir. Birincisi, Ramazan boyunca günlük olarak bir fakiri doyurmaktır. İkincisi ise otuz günün karşılığının toplu olarak bir ya da birkaç ihtiyaç sahibine verilmesidir. Fakir bir kişiye bir gün için gereken miktardan fazla vermek caizdir; bir günlük fidyeyi birden fazla fakire bölmek ise ihtiyatlı olunması gereken bir konudur. Fidye, Ramazan başlamadan da ödenebilir, çünkü sebep hazırdır; ancak çoğunlukla Ramazan içinde verilir.

Mezheplerin yaklaşımı

Hanefî, Şâfiî ve Hanbelî mezhepleri yaşlı için fidyenin gerekli olduğunda görüş birliği içindedir. Mâlikî mezhebinde ise yaşlıya fidye verilmesi müstehap sayılır, yani zorunlu değil, tavsiye edilen bir davranıştır. Miktar konusunda da küçük farklar vardır: bazı kaynaklar bir müd (yaklaşık bir avuç dolusu tahıl ölçüsü), Hanefîler ise yarım sa’ buğday veya bedelini esas alır.

Türkiye’deki uygulamada Diyanet’in fetvaları esas alındığından, yaşlılar için Hanefî ölçüsü geçerlidir. İhtiyaç sahibi kişinin tespiti de önemlidir: Fidye, zekât verilebilecek kişilere verilir; anne, baba, çocuk gibi usul ve füruğa fidye verilmez.

Yaşlı bir yakınına nasıl yardımcı olunur?

Oruçla ilgili bu hükümler yaşlı kişinin onurunu korumak için de önemlidir. Yaşlı anne ve babanın orucu tutup tutamayacağı konusunda aile fertleri baskı yapmamalı, doktorun görüşünü ve kişinin kendi hâlini esas almalıdır. Oruç tutan bir yaşlıda halsizlik, susuzluk, bilinç bulanıklığı veya ilaç aksaması görülürse orucu bozması istenir.

Tutamayan yaşlı da Ramazan’dan mahrum kalmaz: Teravih, mukabele, dua ve zikirle bu ayın bereketine ortak olabilir. Sağlığı elverişli olduğu kadar, yolculukta oruç gibi diğer ruhsat hâllerinden de bilgi edinerek ibadetini bilinçli yapabilir. Çocukların oruçla tanışması ise ergenlik çağındaki çocuklarda oruç sorumluluğu yazısında anlatılmıştır.

Tarihî bir bakış: Fidye hükmünün gelişimi

İlk dönemde, Bakara Suresi’nin 184. ayeti nazil olduğunda oruç tutabilen kişilere bir tercih hakkı tanındığı, yani isteyenin oruç tutmak yerine bir yoksulu doyurabileceği yönünde bir yorum vardır. Daha sonra 185. ayetle oruç herkes için bir yükümlülük hâline gelmiş, fidye ise yalnızca gücü yetmeyenler için kalmıştır. Bu görüş, Seleme b. el-Ekva’dan nakledilen bir rivayete dayandırılır ve Buhârî ile Müslim’de yer alır. Nesih tartışmasının ayrıntıları tefsir kitaplarında incelenir.

Bu gelişme, İslam hukukunun yaşlıları ve hastaları gözettiğini gösterir. Fıkıh kitapları, yaşlı ve güçsüz kişiler için ayrı bir bölüm açar; çünkü cemiyetin en korunmasız kesimlerinden biri onlardır. Günümüzde fidye, dayanışmayı artıran bir sosyal yardım aracı olarak da görülür. Ramazan boyunca verilen fidyelerin ihtiyaç sahiplerine ulaşması, orucun toplumsal boyutunu da güçlendirir.

Sıkça Sorulan Sorular

Yaşlı biri oruç tutamıyorsa ne yapmalı?

Oruç tutacak gücü kalmamışsa tutamadığı her gün için fidye verir. Gücü sonradan geri gelirse tutamadığı günleri kaza eder.

Fidye ne kadardır?

Bir fakirin bir günlük iki öğün yemeği veya bedeli kadardır. Güncel tutar her yıl Diyanet tarafından duyurulur.

Yaşlı olmak oruç tutmamak için yeterli mi?

Hayır. Yaşlı kişi orucu tutabiliyorsa tutması gerekir. Ruhsat, ciddi ve kalıcı güçsüzlük hâlinde geçerlidir.

Fidye ödemeden vefat edilirse ne olur?

Kişi vasiyet etmişse mirasının üçte birini aşmayacak şekilde mirasçılar fidyeyi öder. Vasiyet yoksa mirasçıların gönüllü olarak ödemesi uygundur.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/184-185); Buhârî, Tefsîr (Bakara Suresi); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Fidye" ve "Oruç" maddeleri; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (İbadetler)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/184-185)
  2. Buhârî, Tefsîr (Bakara Suresi)
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Fidye" ve "Oruç" maddeleri
  4. Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (İbadetler)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.