🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Hamile ve Emzikli Kadınlar Oruç Tutmalı mı?

Oruç FıkhıGüncelleme: 30 Haziran 20268 dk okuma

Hamile ve emzikli kadınlar oruç tutmak zorunda mı? Mezheplere göre kaza, fidye ve Diyanet'in görüşü ile sağlık açısından dikkat edilecek noktalar.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Meselenin dayanağı: Ayet ve hadis
  • Mezheplere göre hüküm
  • Zarar endişesi nasıl belirlenir?

Hamile veya emzikli bir kadın, kendisinin ya da bebeğinin sağlığı konusunda ciddi bir zarar endişesi taşıyorsa Ramazan orucunu tutmayabilir. Bu durumda tutamadığı günleri mazeret ortadan kalktıktan sonra kaza eder. Diyanet’in benimsediği Hanefî görüşüne göre fidye gerekmez; yalnızca kaza yeterlidir.

Meselenin dayanağı: Ayet ve hadis

Oruç, Bakara Suresi’nin 183-185. ayetleriyle farz kılınmıştır. 184. ayette hasta olanların ve yolculukta bulunanların, tutamadıkları günleri başka günlerde tutacağı bildirilir. Hamile ve emzikli kadınlar bu ayette açıkça anılmaz; fakat fıkıhçılar onları, sağlık yönünden zarar görme ihtimali bulunan kişiler olarak hasta hükmüne yaklaştırmışlardır.

Konuyla ilgili en çok anılan rivayet, Enes b. Mâlik el-Ka’bî’den nakledilen şu anlamdaki hadistir: Allah, yolcudan orucu ve namazın yarısını, hamile ve emzikli kadından da orucu kaldırmıştır. Bu rivayet Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Nesâî’nin eserlerinde yer alır. Burada “kaldırmak” ifadesi, orucun o dönem için ertelenebileceği anlamında anlaşılmıştır.

Mezheplere göre hüküm

Dört mezhep, hamile ve emzikli kadının oruç tutmama ruhsatına sahip olduğunda birleşir; ayrıldıkları nokta, kazaya ek olarak fidye gerekip gerekmediğidir.

  • Hanefî: Kadın kendisi veya çocuğu için zarar korkusu taşıyorsa oruç tutmaz, sonra kaza eder. Fidye gerekmez.
  • Şâfiî ve Hanbelî: Yalnızca çocuğuna zarar gelmesinden korkuyorsa kaza ile birlikte fidye de gerekir. Yalnızca kendi sağlığından korkuyorsa sadece kaza eder.
  • Mâlikî: Hamile kadın yalnızca kaza eder; emzikli kadın ise kaza ile birlikte fidye verir.

Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığı Hanefî çizgisini esas aldığı için hamile ve emzikli kadınlara kaza yapmaları, fidye vermemeleri tavsiye edilir. Fidyenin kimlere ve hangi ölçüde söz konusu olduğunu merak edenler fidye konusunu anlatan yazımıza bakabilir.

Zarar endişesi nasıl belirlenir?

Hamilelik ya da emzirme tek başına “tutmama izni” değil, sağlık açısından zarar ihtimali taşıyan bir durumdur. Fıkıhta bu endişenin dayanağı genellikle kadının önceki tecrübesi, güvenilir bir hekimin görüşü veya güçlü bir zan olarak tanımlanır. Sıradan bir yorgunluk ya da hafif halsizlik bu ruhsat için çoğu zaman yeterli görülmez.

Uygulamada doktora danışmak en sağlıklı yoldur. Gebelik diyabeti, tansiyon sorunları, anemi veya düşük süt miktarı gibi durumlar varsa hekim oruçtan kaçınılmasını önerebilir. Aksine, sağlığı yerinde ve zorlanmadan oruç tutabilen bir kadın için oruç tutmak elbette geçerlidir; ruhsat bir zorunluluk değil, kolaylıktır.

Benzer şekilde kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin durumu için şeker hastalarının orucuna ve böbrek, kalp ve tansiyon hastalarının durumuna da göz atılabilir.

Tutulamayan günler nasıl kaza edilir?

Kaza orucu, tutulamayan gün sayısınca yapılır ve peş peşe olması şart değildir. Hamilelik veya emzirme dönemi bittikten sonra, bir sonraki Ramazan’a kadar vakit uygun olduğunda kaza edilmelidir. Emzirme süresi uzun sürüyorsa ya da arka arkaya hamilelik yaşanıyorsa kaza ertelenebilir; çünkü mazeret devam ettiği sürece kaza yükümlülüğü de ertelenmiş olur.

Niyet, kaza orucunda da gündüz belirli bir saate kadar yapılabilir; ancak en güvenlisi sahurdan önce niyet etmektir. Kaza ile kefaret arasındaki ayrım için kaza ve keffaret farkını anlatan yazıya göz atabilirsiniz.

Ruhsattan yararlanırken dikkat edilecekler

  • Oruç tutamayacak durumda olmak ayıp ya da kusur değildir; Kur’an “Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez” buyurur (Bakara 2/185).
  • Oruç tutmayan kadın, herkesin içinde yiyip içmek zorunda değildir; Ramazan’ın hürmetine saygı göstermesi güzel bir edep olarak görülür.
  • Kaza günlerini erteleyerek biriktirmemek, ileride yüklenmeyi kolaylaştırır.
  • Yaşlılık gibi geçmeyecek bir engel söz konusu değilse fidye yerine kaza esastır. Kalıcı mazeretlerde durumu yaşlıların orucunu anlatan yazıda bulabilirsiniz.

Emzirme ve gebelik döneminde pratik değerlendirmeler

Gebeliğin ilk haftalarında bulantı ve halsizlik yaygındır; bu dönemde bazı kadınlar oruçta zorlanır, bazıları ise rahatça tutar. Son aylarda bebeğin gelişimi için sıvı ve besin ihtiyacı arttığından hekimler çoğunlukla ihtiyatlı olunmasını önerir. Emzirme döneminde ise süt miktarının azalması, bebeğin yeterince beslenememesi ve annenin susuz kalması başlıca endişelerdir.

Bebek ek gıdaya başlamışsa ve anne sütü tek besin kaynağı değilse, zarar endişesi daha az olabilir. Böyle durumlarda kadın, sahur ve iftarda yeterli sıvı ve dengeli beslenmeyle orucu sürdürebilir. Tutarken bir sorun belirirse, örneğin baş dönmesi, sık sık bayılma hissi veya ciddi süt azalması yaşanırsa oruç bozulabilir ve ilgili gün sonradan kaza edilir. Bu durumda kefaret gerekmez; çünkü mazeretle bozulan oruçta ceza değil, yalnızca telafi vardır.

Hem bebeğin hem annenin sağlığı birlikte düşünülür. Kadının niyeti ve gayreti, ruhsatı kullanmasıyla ya da kullanmamasıyla değişmez; önemli olan kararın ilimle, hekim görüşüyle ve samimiyetle verilmesidir. Aile bireylerinin de kadına baskı yapmaması, ev işlerinde kolaylık sağlaması Ramazan’ın ruhuna uygun bir davranıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Hamile kadın oruç tutmak zorunda mıdır?

Zarar korkusu yoksa oruç tutması gerekir. Kendisi veya bebeği için ciddi bir sağlık endişesi varsa tutmayabilir ve sonra kaza eder.

Emzikli kadın fidye vermeli mi?

Hanefî mezhebine ve Diyanet’in görüşüne göre yalnızca kaza gerekir. Şâfiî, Hanbelî ve Mâlikî mezheplerinde ise bazı durumlarda ayrıca fidye öngörülür.

Hamilelikte tutulamayan oruçlar ne zaman kaza edilir?

Mazeret ortadan kalkınca, gelecek Ramazan’dan önce uygun bir zamanda kaza edilir. Mazeret sürüyorsa kaza ertelenebilir.

Doktor oruç tutmamamı söylerse ne yapmalıyım?

Güvenilir bir hekimin tavsiyesi, zarar endişesi için geçerli bir dayanaktır. Bu durumda oruç tutulmaz ve sonradan kaza edilir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/184-185); Ebû Dâvûd, Savm; Tirmizî, Savm; Nesâî, Sıyâm; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Oruç" maddesi; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (İbadetler)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/184-185)
  2. Ebû Dâvûd, Savm; Tirmizî, Savm; Nesâî, Sıyâm
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Oruç" maddesi
  4. Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (İbadetler)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.