Oruçlu Birine İftar Vermenin Sevabı ve İftar Sofrası Adabı
Oruçluya iftar vermenin sevabı nedir? Hadis kaynakları, sevabın niteliği, iftar yemeği verme adabı, fakirleri doyurmanın önemi ve komşuluk hakkı hakkında bilgi.
- Hadis kaynağı
- Yemek yedirmenin genel fazileti
- Kimlere iftar verilmeli?
Bir oruçluya iftar ettirmek, hadislere göre büyük sevap kazandırır. Zeyd b. Hâlid el-Cühenî’den nakledilen rivayette, oruçluya iftar ettiren kimseye o oruçlunun sevabı kadar sevap verileceği, oruçlunun sevabından hiçbir şeyin eksilmeyeceği bildirilmiştir. Bu sevap, doyurucu bir yemek verilmesine bağlı değildir.
Hadis kaynağı
Zeyd b. Hâlid el-Cühenî’den rivayet edilen hadiste Peygamberimiz şöyle buyurur: “Kim bir oruçluya iftar ettirirse, onun sevabı kadar sevap alır; oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez” (Tirmizî, Savm; İbn Mâce, Sıyâm). Hadisi Tirmizî “hasen sahih” olarak nitelemiştir. Başka bir rivayette, bu sevabın bir hurma, bir yudum su ya da bir yudum süt ile iftar ettirene de verileceği belirtilir. Bu rivayetin senedi hakkında farklı değerlendirmeler vardır; fakat mana bakımından bir hurma ile dahi iftar ettirmeyi teşvik eder.
Bu hadis, iyiliği küçük saymamak gerektiğini hatırlatır. Maddi imkânı kısıtlı kişi için bile bir bardak su ya da bir hurma ile iftar ettirmek, büyük sevaba vesile olabilir. Dolayısıyla büyük sofralar kurmak şart değil, niyetin samimiyeti ve imkân ölçüsünde paylaşmak yeterlidir.
Yemek yedirmenin genel fazileti
İslam’da yemek yedirmek, en faziletli amellerden biri sayılır. Bir kişinin Peygamberimiz’e “İslam’ın hangi işi daha hayırlıdır?” diye sorması üzerine “Yemek yedirmen, tanıdığına ve tanımadığına selam vermen” cevabı alınmıştır (Buhârî, Îmân; Müslim, Îmân). Kur’an’da da iyi insanların özelliği anlatılırken, onların sevdikleri yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirdikleri, bunu Allah rızası için yaptıkları ve karşılık veya teşekkür beklemedikleri belirtilir (İnsan 76/8-9).
Ramazan ayında bu fazilet daha da artar; çünkü oruçlu bir insan için iftar vaktinde yemek ikramı hem ihtiyacı karşılar hem de gönül alır. İftar sofraları, İslam toplumlarında asırlardır komşuluk ve kardeşlik bağlarını güçlendiren bir gelenek olarak yaşatılmaktadır.
Kimlere iftar verilmeli?
Oruçlu birine iftar vermenin sevabı, komşu, akraba, arkadaş ve yabancı arasında ayrım yapmaz. Ancak ihtiyaç sahiplerini öncelemek daha faziletlidir. Hz. Peygamber’in “Zenginlerin çağrıldığı, fakirlerin ise bırakıldığı ziyafetin yemeği en kötü yemektir” sözü (Buhârî, Nikâh; Müslim, Nikâh), davet sofralarında yoksulların unutulmamasını öğütler.
- Fakir komşuya iftar paketi veya yemek göndermek,
- Yolcu, öğrenci ve garibanlara iftar vermek,
- Camilerde veya belediyelerin düzenlediği iftar sofralarına destek olmak,
- Akrabaları iftara davet ederek bağları güçlendirmek.
Yoksullara yardım ve fidye gibi sorumlulukların bir arada değerlendirilmesi için fidye rehberi yazısına bakılabilir.
İftar daveti adabı
Bir oruçluyu iftara davet etmek ve davete icabet etmek belirli adaplara bağlıdır. Davet eden kişi, israftan kaçınmalı, gösterişe düşmemeli ve yalnızca zenginleri değil, ihtiyaç sahiplerini de çağırmalıdır. Davet edilen kişi, davete uygun şekilde icabet etmeli ve ev sahibine dua etmelidir. İftar sonrasında ev sahibine okunabilecek dua şöyle rivayet edilir: “Yanınızda oruçlular iftar etsin, yemeğinizi iyiler yesin, melekler size dua etsin” (Ebû Dâvûd, Et’ime).
Bu dua, ev sahibine yönelik güzel bir teşekkür ifadesidir. İftar sofrasında hurma ile başlamak, dua etmek ve akşam namazını geciktirmemek de adabın parçasıdır. İlgili bilgiler için hurmayla iftar ve iftar duası ve sünnetleri yazıları incelenebilir.
Gösterişten kaçınma
Yemek vermek güzel bir ibadet olsa da, gösteriş ve övünme amacı taşıyorsa sevabını yitirir. Kur’an, sadakaları başa kakmayı ve gösteriş için infak etmeyi eleştirir (Bakara 2/264). İftar sofrası kurarken fotoğraf, reklam ya da prestij kaygısına kapılmamak gerekir. Gizlice vermek ise daha faziletli kabul edilir, ancak toplu iftar organizasyonlarında kamuya açık yapılması da yardımlaşmayı teşvik eder.
Aynı şekilde, israf dinen yasaktır; Araf Suresi 31. ayette “Yiyin, için ama israf etmeyin” buyrulur. İftar sofralarında artan yemekleri çöpe atmak yerine ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak, hem israfı önler hem sevap kazandırır.
Ramazan’ın son günlerinde yardımlaşma
Ramazan’ın son on gününde cömertlik daha da artar. Peygamberimiz, Ramazan’da esen rüzgârdan daha cömert olurdu. Bu günlerde itikâf ve Kadir Gecesi ibadetleri yoğunlaşırken, ihtiyaç sahiplerine yardım etmek de özel bir önem kazanır. Konuyla ilgili olarak itikâf nasıl yapılır, Kadir Gecesi hangi gecedir ve Ramazan’ın son on günü ibadet programı yazılarına bakılabilir.
Toplumsal faydası ve bugünkü uygulamalar
Günümüzde iftar sofraları, belediyeler, vakıflar ve camiler aracılığıyla büyük bir yardımlaşma ağına dönüşmüştür. Bu organizasyonlar, tek başına yaşayan yaşlılardan öğrencilere, gurbetçilerden işçilere kadar pek çok kişiye ulaşır. Ramazan boyunca bu sofralarda birlikte yemek yemek, farklı kesimlerin bir araya gelmesini sağlar ve toplumsal kaynaşmayı güçlendirir. Bu nedenle bir iftar sofrasına katkıda bulunmak, bireysel sevabın yanında toplumsal bir fayda da üretir.
Bireysel olarak yapılabilecek küçük adımlar da değerlidir. Komşunun iftar vakti kapısına bir tabak yemek bırakmak, işyerinde oruçlu arkadaşlara hurma ve su ikram etmek, bir öğrencinin iftarını karşılamak gibi davranışlar bu sevabın ölçüsüne girer. Önemli olan, yardımın alanı ya da büyüklüğünden çok içtenliği ve sürekliliğidir. Peygamberimiz’in “Amellerin en sevimlisi az da olsa devamlı olanıdır” hadisi (Buhârî, Rikāk; Müslim, Müsâfirîn) bu noktada hatırlanmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Oruçluya iftar vermenin sevabı nedir?
Hadise göre oruçlunun sevabı kadar sevap kazanılır, oruçlunun sevabı eksilmez.
Sadece yemek vermek mi gerekir?
Hayır. Bir hurma veya bir yudum su ile iftar ettirmek de bu sevaba vesile olur.
Zengin birine iftar verilir mi?
Verilebilir; ancak ihtiyaç sahiplerini öncelemek daha faziletlidir.
İftar yemeği vermek farz mı?
Hayır. Müstehap bir sadaka ve ikram ibadetidir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Tirmizî, Savm; İbn Mâce, Sıyâm (Zeyd b. Hâlid el-Cühenî rivayeti); Buhârî, Îmân; Müslim, Îmân (yemek yedirmenin faziletli amel olması); Kur'an-ı Kerîm, İnsan Suresi (76/8-9); TDV İslâm Ansiklopedisi, "İftar" maddesi
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Tirmizî, Savm; İbn Mâce, Sıyâm (Zeyd b. Hâlid el-Cühenî rivayeti)
- Buhârî, Îmân; Müslim, Îmân (yemek yedirmenin faziletli amel olması)
- Kur'an-ı Kerîm, İnsan Suresi (76/8-9)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "İftar" maddesi
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.