Hamile Kadınlar İçin İbadetlerde Kolaylıklar
Hamile kadın oruç tutmak zorunda mı, namazı nasıl kılar? Hamilelik ve emzirme döneminde oruç, namaz, abdest, hac ve umre ruhsatları mezheplere göre anlatılıyor.
Hamile kadınlar için İslam, ibadetlerde birçok kolaylık tanır. Oruç sağlık açısından zarar verecekse ertelenebilir, namaz ayakta kılınamıyorsa oturarak ya da ima ile kılınabilir, abdest ve gusülde güçlük varsa tayammüm yapılabilir. Temel ilke, Bakara 185’teki “Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez” ifadesidir.
Dinî dayanaklar
Bakara Suresi’nde hasta ve yolcu için oruçta kolaylık tanınır (2/184-185). Hamile ve emzirenlerin orucu konusunda ise Tirmizî ve Nesâî’de rivayet edilen bir hadise göre, “Allah yolcudan orucu ve namazın yarısını, hamile ve emziren kadından da orucu kaldırmıştır” buyrulmuştur (Tirmizî, Savm 21). Fakihler bu hadisi, hamile ve emzirenin hasta hükmünde değerlendirileceği şeklinde yorumlamıştır. Hadisin ayrıntılı senedi hakkında farklı değerlendirmeler bulunduğundan, hüküm genel ruhsat ilkesi ve sağlık gerekçesiyle birlikte ele alınır.
Oruç
Hanefî görüşü
Hamile veya emziren kadın, kendisinin ya da çocuğunun sağlığına zarar geleceğinden korkarsa Ramazan orucunu erteleyebilir ve sonradan kaza eder. Fidye gerekmez. Korkunun, tıbbi bilgiye veya tecrübeye dayanması gerekir; gelişigüzel zan yeterli değildir.
Şâfiî ve Hanbelî görüşü
Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinde hamile veya emziren kadın yalnızca kendi sağlığından korkarsa kaza yeterlidir. Yalnızca çocuğunun sağlığından korkarsa kaza ile birlikte fidye de ödemesi gerekir. Mâlikî mezhebinde hamile için kaza, emziren için kaza ve fidye şeklinde ayrım yapılan görüşler vardır. Bazı sahabe görüşleri (İbn Abbas, İbn Ömer) ise yalnızca fidyeyi öngörmüştür. Bu çeşitlilik nedeniyle kişinin mezhebine göre hareket etmesi esastır.
Namaz
- Ayakta durabiliyorsa: Ayakta kılar.
- Ayakta duramıyorsa: Oturarak, rükû ve secdeyi imkân ölçüsünde yaparak kılar.
- Secde yapamıyorsa: Başı ile işaret eder (ima).
- Yorgunluk ve rahatsızlık: Namazı bölerek ve dinlenerek sürdürmek mümkündür.
- Kanama varsa: Gebelikte gelen kan Hanefîde istihaze sayıldığı için namaz kılınır; özür sahibi hükümleri uygulanır.
Bulantı, kusma ve sık idrara çıkma gibi durumlarda abdest yenilenir, özür sahibi hükümleri geçerlidir. Namaz vakitlerini toplayarak kılma (cem) Hanefî mezhebinde hastalık sebebiyle caiz görülmez; ancak zaruret hâlinde fakihlerin farklı görüşlerinden yararlanılabilir.
Abdest ve gusül
Soğuk ya da suyun zarar vereceği durumlarda tayammüm ruhsatı geçerlidir (Mâide, 5/6). Hamilelikte uzun süre ayakta durma veya eğilme zorluğu yaşayan kadın, abdestte ve guslünde kolaylaştırıcı yollar bulabilir. Örneğin sandalye kullanmak, yardım almak gibi tedbirler caizdir.
Hac ve umre
Hamilelikte hac veya umre yolculuğu kadının sağlığına ve doktor önerisine göre değerlendirilir. Zorluk söz konusu ise hac farzı erteleme, hekimin uygun gördüğü zamana bırakma gibi çözümler tercih edilebilir. Kadın ciddi risk altındaysa yolculuktan kaçınması dinen uygundur, çünkü kendini tehlikeye atmamak İslam’ın temel ilkelerindendir.
Kıyafet ve günlük hayat
Hamilelik süresince bedende değişim olduğu için kıyafet seçimi, örtünme ve namaz elbisesi konusunda rahat ancak ölçülü seçenekler tercih edilir. Konunun ayrıntıları için kadınlarda namazda örtünme ve tesettüre başlamak yazıları okunabilir. Hamilelik döneminde eşten ve aile üyelerinden destek almak, dinin teşvik ettiği bir yardımlaşmadır; bu konuda ev işlerinin paylaşımı ve kocasının ailesiyle ilişkiler yazıları faydalıdır.
Doğum sonrası dönem
Doğumdan sonra lohusalık ve emzirme dönemi başlar; emzirme sırasında oruç ruhsatı sürebilir. Çocuk bakımı ve emzirme hükümleri için emzirme ücreti ve çocuk bakım sorumluluğu yazısına bakılabilir. Sağlık konularında hekim tavsiyesine uymak, dinî görevlerin de bir parçasıdır.
Teravih, cemaat ve cuma namazı
Hamile kadın, ayakta uzun süre durmak zor geldiği için teravih namazını oturarak kılabilir ya da bölerek devam edebilir. Cuma ve cemaat namazı kadınlar için farz olmadığından, rahatsızlık hâlinde evde namaz kılmak yeterlidir. Camide cemaate katılan hamile kadın, sandalye gibi imkânlardan yararlanabilir; Hanefî mezhebinde sandalye ile namaz, ayakta duramayan kimse için ruhsat olarak değerlendirilir. Hastalık ya da hamilelik nedeniyle secde etmek zorsa, rükû ve secdeyi baş ile işaret eder.
Kur’an ve zikir için fırsat
Hamilelik dönemi, daha fazla vakit evde geçirilen bir dönem olabileceğinden Kur’an okuma, meal ve tefsir inceleme, zikir ve dua için fırsat sağlar. Hayız ve nifas hükümleri uygulanmadığı için Kur’an tilavetinde Hanefî mezhebinde sakınca yoktur. Çocuğun sağlıklı doğması ve hayırlı evlat için dua etmek de yapılabilecek manevi çalışmalardandır.
Hac ve umre için hamilelik şartları
Hamile kadının hac ve umreye gitmesi, uçak seyahati kısıtları, hastane ve ihtiyaç hâlinde tedaviye ulaşma gibi hususlar nedeniyle hekim tavsiyesine bağlanır. İhrama girmiş bir kadın zorunlu durumlarda ruhsatlardan yararlanabilir. Hamilelik, haccın farz oluşunu ortadan kaldırmaz; sadece edasını ertelemeyi mümkün kılar. Bu konuda Diyanet’in hac rehberleri ve görevli müftülükler güncel bilgi verir.
Sıkça Sorulan Sorular
Hamile kadın oruç tutmak zorunda mı?
Kendisinin veya bebeğinin sağlığına zarar vereceğinden korkarsa orucu erteleyebilir; Hanefî mezhebinde sonradan kaza eder.
Fidye gerekir mi?
Hanefîde yalnızca kaza gerekir. Şâfiîde yalnızca çocuk için endişe varsa kaza ile birlikte fidye de gerekir.
Hamile kadın namazı nasıl kılar?
Ayakta duramıyorsa oturarak, secde yapamıyorsa ima ile kılar. Namaz hiçbir durumda terk edilmez.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur’an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/184-185); Tirmizî, Savm 21 ve Nesâî, Sıyâm (hamile ve emzirenin orucu hakkındaki rivayet); Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (Oruç ve Hastanın namazı); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hamile" ve "Oruç" maddeleri
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kur’an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/184-185)
- Tirmizî, Savm 21 ve Nesâî, Sıyâm (hamile ve emzirenin orucu hakkındaki rivayet)
- Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (Oruç ve Hastanın namazı)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hamile" ve "Oruç" maddeleri
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.