🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Sürre Alayı: Osmanlı’da Hacca Gönderilen Hediyeler

Dinî Gün ve Gece AdetleriGüncelleme: 15 Eylül 20269 dk okuma

Sürre alayı nedir? Osmanlı'nın her yıl Mekke ve Medine halkına gönderdiği para ve hediyeler, sürre emini, İstanbul'dan Üsküdar'a uzanan tören, hac kafilesi, mahmil ve kisve ile ilişkisi anlatılıyor.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Sürre kelimesinin anlamı
  • Sürre emini ve görevlileri
  • Sürre alayı nasıl yapılırdı?

Sürre, Osmanlı Devleti’nin her yıl Mekke ve Medine halkına, hizmetlilerine ve vakıf görevlilerine gönderdiği para, hediye ve eşyaya verilen addır. Sürre alayı ise bu emanetlerin İstanbul’dan hac kafilesiyle törenle uğurlanmasıdır. Gelenek, Osmanlı’nın Haremeyn’e (iki kutsal şehre) hizmet anlayışının önemli bir ifadesidir.

Sürre kelimesinin anlamı

Sürre, Arapça “kese, para kesesi” anlamına gelir. Osmanlı terminolojisinde ise Mekke ve Medine’deki seyyid, şerif, âlim, hizmetli ve yoksullara dağıtılmak üzere gönderilen paraları ve hediyeleri anlatır. Bu yardım, genellikle padişah adına gönderilir ve devlet bütçesinden ayrılan bir ödeneğe dayanırdı. Altın, eşya, yiyecek, kumaş ve değerli hediyeler, Haremeyn vakıflarına gelir sağlamak amacıyla gönderilirdi. Sürre, Osmanlı’nın dinî meşruiyetinin ve Haremeyn hizmetinin sembolüydü. Sultan Selim’in 1517’de Mısır’ı fethedip Haremeyn’in koruyuculuğunu üstlenmesinden sonra bu gelenek devlet politikası haline geldi. Daha önceki dönemlerde de Memlükler ve Abbasîler Mekke’ye yardım gönderirdi; Osmanlı bu geleneği genişletip kurumsallaştırdı.

Sürre emini ve görevlileri

Sürrenin güvenli biçimde taşınması ve dağıtılması için “sürre emini” adı verilen bir görevli atanırdı. Sürre emini, genellikle saray çevresinden güvenilir, ilim ve ahlâk sahibi bir kişiydi. Sürre eminine yardımcı olarak katipler, hizmetliler, askerler ve doktorlar da eşlik ederdi. Her yıl sürre defterleri tutulur, kimlere ne kadar para verileceği ayrıntılı olarak kaydedilirdi. Bu defterler, Osmanlı arşivlerinde bugün de bulunur ve Haremeyn tarihi için önemli bir kaynak oluşturur. Defterlerde yer alan kayıtlar, Mekke ve Medine’deki toplumun yapısını gösterir.

Sürre alayı nasıl yapılırdı?

  • Receb ayının on ikisinde (bazı dönemlerde farklı günlerde) sürre, saraydan alayla çıkarılırdı.
  • Sürre sandıkları süslü develerle taşınır, önde askerî bando (mehter) ve görevliler yürürdü.
  • Alay, Sultanahmet, Divanyolu ve Üsküdar güzergâhını izleyerek Üsküdar’a ulaşırdı.
  • Halk yollarda toplanır, dua eder ve hacıları uğurlardı.
  • Üsküdar’dan sonra kafile Anadolu üzerinden Şam’a, oradan Mekke’ye giderdi.

Bu alay, İstanbul’da büyük bir halk şenliğiydi. Padişah, vezirler ve ulema törene katılır ya da bizzat uğurlar, hacılara dua ederlerdi. Çocuklar için bu tören ayrı bir heyecan kaynağıydı. Törenin sonunda şehre dönen kalabalıklar, hacıların hayır ile dönmesi için dua ederdi. Hacı uğurlama ve karşılama adetleri için hacı uğurlama ve karşılama yazısı okunabilir.

Hac yolu ve güvenlik

Osmanlı’da hac kafilesi İstanbul’dan, Şam ve Kahire olmak üzere iki ana yoldan Mekke’ye giderdi. Şam kafilesi Anadolu hacılarını da toplar ve Hicaz’a ulaştırırdı. Yolda kalelerin, su kuyularının ve konaklama noktalarının bakımı devlet tarafından yapılırdı. Hicaz Demiryolu’nun (1908) yapımına kadar bu yol develerle aşılırdı. Kafileye asker eşlik eder, bedevi aşiretlere para ödenerek yol güvenliği sağlanırdı. Hac emiri komutasındaki kafile, hem güvenlik hem düzen için organize edilirdi. Sürre alayı bu kafileyle birlikte yola çıkardı.

Mahmil ve kisve

Hac kafilesinde sürrenin yanı sıra “mahmil” adı verilen süslü bir deve taşıtı da bulunurdu. Mahmil, ilk dönemlerde hacıların yolculuğunda sultanın hac işleri üzerindeki yetkisini ve himayesini temsil ederdi. Kâbe’nin örtüsü olan “kisve” ise ayrıca Mısır’dan gönderilirdi. Osmanlı döneminde Kahire’de dokunan kisve, Mısır’dan sürre alayıyla birlikte Mekke’ye ulaştırılırdı. Bu konular için Kâbe örtüsü, kisve ve Osmanlı’nın mahmil geleneği yazısına bakılabilir.

Sürrenin dağıtımı ve Haremeyn toplumu

Mekke ve Medine’ye ulaşan sürre, şerifler, seyyidler, müderrisler, müezzinler, imamlar, kapıcılar ve yoksullar arasında kayıtlı listelere göre dağıtılırdı. Bu listeler, şehirlerin mahalle ve aile yapısını da yansıtır. Yardımdan yararlananların sayısı binlerle ifade edilirdi. Sürre, bu bölgelerde ticari faaliyetin sınırlı olduğu dönemde önemli bir gelir kaynağıydı. Ayrıca Osmanlı, bu şehirlerdeki medreselere, çeşmelere, kuyulara ve hacı konaklarına vakıflar kurarak kalıcı yardımlar da sağlıyordu. İstanbul’daki Haseki Hürrem ve Sultanahmet gibi vakıfların Haremeyn’e gelir aktardığı bilinir. Bu yardımlaşma ağı, Osmanlı’da yardımlaşma kültürünün en geniş ölçekli örneklerinden biriydi.

Sürre geleneğinin sona ermesi

Sürre geleneği Osmanlı’nın son dönemlerine kadar sürdü. I. Dünya Savaşı sırasında Hicaz’da çıkan Arap İsyanı (1916) ve Osmanlı’nın bölgeden çekilmesiyle sürre gönderimi zorlaştı. Hicaz Demiryolu ile ulaşım daha kolay hale gelse de savaş koşulları geleneği kesintiye uğrattı. 1917 civarında son sürre alaylarından söz edilir; kesin tarihler kaynaklara göre farklılık gösterebilir. Sonraki yıllarda bu gelenek devam etmedi.

Dinî ve siyasi anlamı

Haremeyn’e yardım göndermek, Müslümanlar için dinî bir sorumluluk olarak görülürdü. Mekke ve Medine’deki bakıma muhtaç insanlara destek, hac ibadetine hizmet olarak değerlendirilirdi. Aynı zamanda sürre, Osmanlı sultanının “Hâdimü’l-Haremeyn” (iki kutsal şehrin hizmetçisi) unvanının somut ifadesiydi. Bu unvan, Osmanlı’nın İslam dünyasındaki prestijini artırıyordu. Siyasi açıdan sürre, Hicaz yönetimiyle ilişkilerde bir araçtı. Bu yüzden sürre alayı hem dinî hem siyasi anlamlar taşır. Kutsal emanetler konusunda ayrıca Topkapı Sarayı’ndaki kutsal emanetler yazısı okunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sürre nedir?

Osmanlı’nın her yıl Mekke ve Medine halkına ve görevlilerine gönderdiği para, hediye ve eşyadır.

Sürre alayı nasıl yapılırdı?

Sürre sandıkları süslü develerle İstanbul’dan Üsküdar’a alayla götürülür, halk dua eder ve hac kafilesi uğurlanırdı.

Sürre emini kimdir?

Sürrenin güvenli taşınması ve dağıtılmasından sorumlu, güvenilir bir devlet görevlisidir.

Sürre geleneği ne zaman sona erdi?

I. Dünya Savaşı sırasında Hicaz’daki gelişmeler ve Osmanlı’nın bölgeden çekilmesiyle 1917 civarında sona erdi.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Surre" ve "Sürre Alayı" md.; Mehmet Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü; Halil İnalcık, Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ; Bekir Sıtkı Baykal ve Ekrem Hakkı Ayverdi, Osmanlı hac yolu çalışmaları

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Surre" ve "Sürre Alayı" md.
  2. Mehmet Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü
  3. Halil İnalcık, Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ
  4. Bekir Sıtkı Baykal ve Ekrem Hakkı Ayverdi, Osmanlı hac yolu çalışmaları

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.