Tebük Seferi: Nedenleri, Seyri ve Sonuçları
Tebük Seferi'nin nedenleri, Ceyşü'l-Usre hazırlığı, sahabenin bağışları, geride kalanlar, Mescid-i Dırâr ve antlaşmalar kaynaklarla anlatılıyor.
- Nedenleri
- Hazırlık ve Bağışlar
- Yolculuk ve Tebük'e Varış
Tebük Seferi, Hicrî 9. yılın Receb ayında yaklaşık otuz bin kişilik bir orduyla Bizans sınırına yapılan, çatışma yaşanmadan sona eren ve Hz. Peygamber’in bizzat katıldığı son seferdir. Sıcak, kuraklık ve uzun yol yüzünden “zorluk ordusu” (Ceyşü’l-Usre) diye anılır.
Nedenleri
Mûte’den sonra Şam sınırındaki Bizans ve müttefiki Arap kabilelerinin Medine’ye saldırmak için hazırlandığı haberi yayıldı. Hz. Peygamber, bu haberleri doğrulamak ve sınırı güvenceye almak için sefere çıkma kararı aldı. Normalde seferlerin hedefini gizleyen Hz. Peygamber bu kez yolun uzun ve düşmanın güçlü olması sebebiyle hedefi açıkladı. Mûte’nin arka planı için Mûte Savaşı yazısı okunabilir.
Hazırlık ve Bağışlar
Sefer sıcak mevsimde, hasat zamanında ve kuraklıkta ilan edildiği için sahabe için ağır bir imtihandı. Hz. Peygamber bağış çağrısı yaptı: Hz. Osman üç yüz deve ve nakit bağışladı (Tirmizî, Menâkıb), Abdurrahman b. Avf iki yüz ukiyye gümüş getirdi, Hz. Ömer malının yarısını, Ebû Bekir ise malının tamamını getirdi; “Ailene ne bıraktın?” sorusuna “Allah ve Resûlü’nü” cevabını verdi. Fakir sahabîler binek bulamayıp gözyaşları içinde geri döndü (“Bekkâûn”). Tevbe 9/92 bu kişileri över.
Yolculuk ve Tebük’e Varış
Ordu Hicr (Semûd diyarı) bölgesinden geçerken Hz. Peygamber o yerin kuyularından su içilmesini yasakladı ve başlarını örtüp hızlı geçmelerini emretti (Buhârî, Enbiyâ). Yolculukta su ve binek sıkıntısı yaşandı; Hz. Peygamber’in duasıyla yağmur yağdığı rivayet edilir. Tebük’e ulaşıldığında Bizans ordusunun çekildiği anlaşıldı. Medine’de Hz. Ali bırakılmıştı; münafıkların dedikodusu üzerine Hz. Peygamber “Sen bana Mûsâ’ya Hârûn gibisin” buyurdu (Buhârî, Megâzî; Müslim, Fezâilü’s-sahâbe).
Tebük’teki Antlaşmalar ve Seriyyeler
Hz. Peygamber Tebük’te yaklaşık yirmi gün kaldı. Eyle (Akabe) hâkimi Yuhanna b. Ru’be, Ezruh ve Cerbâ halkı cizye ödemeyi kabul ederek barış yaptı. Hâlid b. Velîd, Dûmetülcendel’e gönderilerek Ukaydir b. Abdülmelik’i teslim aldı. Bu anlaşmalar, Müslümanların Şam sınırında kalıcı etki kurduğunu gösterir. Dûmetülcendel’in daha önceki seferi Dûmetülcendel Gazvesi yazısında yer alır.
Geride Kalanlar ve Ka’b’ın Tevbesi
Münafıklardan seksen kadarı mazeret uydurup seferden geri kaldı. Samimi mümin olan üç sahabî – Ka’b b. Mâlik, Mürâre b. Rebî’ ve Hilâl b. Ümeyye – mazeretsiz geri kaldı, doğruyu söylediler. Elli gün toplum onlarla konuşmadı; sonra Tevbe 9/118 ile tevbeleri kabul edildi. Ka’b’ın uzun hadisi Ka’b b. Mâlik’in Rivayetleri yazısında ayrıntılı anlatılmıştır. Ebû Hayseme ise bahçesindeki serin gölgeyi bırakıp Hz. Peygamber’e yetişti; Hz. Peygamber “Ebû Hayseme ol!” dedi. Bu olay sefere katılımın sembolü olarak anılır.
Tebük yolculuğunun fiziksel zorlukları, sahabe rivayetlerinde ayrıntılı anlatılır. Yol boyunca yiyecek ve su azaldı; develer kesilip karınlarındaki su içildi. İki kişi bir devede dönüşümlü bindi. Hz. Peygamber’in duasıyla bulutların toplanıp yağmur yağması, bu zor günlerin mucizesel yönü olarak anılır. Ebû Hureyre’nin rivayetinde ordunun sıkıntıyı “kıtlık, susuzluk ve sıcaklık” şeklinde nitelediği geçer. Bu özellikler seferin neden zorluk ordusu olarak anıldığını açıklar.
Hz. Peygamber’in seferdeki liderlik tarzı da dikkate değerdir. Askerleri tek tek denetledi, yaşlıların ve zayıfların durumunu gözetti, Ebû Zerr geride kalınca beklemeyi emretti. Ebû Zerr devesi yorulunca yürüyerek orduya yetişti; Hz. Peygamber “Allah Ebû Zerr’e rahmet etsin, yalnız yürür, yalnız ölür, yalnız diriltilir” buyurdu (Hâkim; senedi tartışmalıdır). Ordunun her ferdine gösterilen bu ilgi, kitlelerle iletişimde samimiyetin gücünü gösterir.
Seferin siyasi sonuçları önemlidir. Bizans sınırında Müslümanların güçlü varlığı kabul edildi; sınır kabileleri ile antlaşmalar yapıldı. Daha sonra Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer dönemlerinde Şam fetihlerinin yolu açıldı. Arap yarımadası içinde ise heyetler yılı olarak anılan dönem başladı; kabileler Medine’ye gelip Müslüman olmaya başladı. Bu süreç, Hz. Peygamber’in hayatının son yılında yarımadada siyasi birliğin sağlanmasına yardım etti.
Seferin hazırlığında kadınların da katkısı vardı: Bazı kadınlar takılarını bağışladı, sefer yapanların ailelerine bakılmasını üstlendi. Hz. Peygamber, ordunun hazırlığı için çağrı yapınca Medine’deki hemen her aile bir şekilde katkıda bulundu. Bu toplumsal seferberlik ruhu, Tebük’ün Ceyşü’l-Usre olarak anılmasına rağmen güçlü bir birlik duygusuyla yürütülmesini sağladı.
Mescid-i Dırâr ve Dönüş
Seferden dönüşte Hz. Peygamber, münafıkların Kuba’ya karşı kurduğu Mescid-i Dırâr’ın yıkılmasını emretti (Tevbe 9/107-110). Medine’ye ulaştığında çocuklar Seniyyetü’l-Veda’da karşıladı. Hz. Peygamber, seferdeki gazilere “Medine’de öyle adamlar var ki, vadiden geçtiğinizde sizinle beraberdiler; onları mazeret alıkoydu” buyurdu (Buhârî, Megâzî). Tebük’ün sonuçları ve sahabenin tutumu Tebük Seferi Dersleri yazısında, bu sefere katılan veya anılan kahramanlar Tebük Seferi Şehitleri ve Kahramanları yazısında incelenmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tebük Seferi ne zaman yapıldı?
Hicrî 9. yılın Receb ayında (Ekim 630), Hz. Peygamber’in bizzat katıldığı son sefer olarak Medine’den Tebük’e yapılmıştır.
Neden “Ceyşü’l-Usre” denir?
Ordunun zorluk içinde (usre) hazırlandığı, sıcak, kıtlık ve uzun yolculuk şartları nedeniyle bu adla anılmıştır.
Savaş oldu mu?
Hayır; Bizans ordusu karşı koymadı, Müslümanlar Tebük’te yaklaşık yirmi gün kalıp çevre yerleşimlerle anlaşma yaptı.
Geride kalanlara ne oldu?
Ka’b b. Mâlik, Mürâre b. Rebî’ ve Hilâl b. Ümeyye elli gün toplumsal tecrit yaşadı, sonra tevbeleri kabul edildi.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Tevbe 9/38-122; Buhârî, Megâzî; Müslim, Tevbe; İbn Hişâm, es-Sîre; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Tebük Seferi" md.
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kur'an-ı Kerîm, Tevbe 9/38-122
- Buhârî, Megâzî
- Müslim, Tevbe
- İbn Hişâm, es-Sîre
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Tebük Seferi" md.
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.