🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Hz. Mâriye: Faziletleri, Örnek Davranışları ve Rivayetleri

Peygamberimizin AilesiGüncelleme: 20 Mayıs 20269 dk okuma

Hz. Mâriye'nin faziletleri, Kıptîlere iyi davranma hadisi, İbrâhîm'in annesi olması, Peygamberimizin sevgisi, iftira olayı ve ahlaki örnekliği.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kıptîlere İyi Davranma Hadisi
  • İbrâhîm'in Annesi Olmanın Şerefi
  • İftira Olayı ve Masumiyet

Hz. Mâriye’nin faziletleri arasında İslam’ı kabul etmesi, Peygamberimizin oğlu İbrâhîm’in annesi olması, sabrı ve Mısır’dan Medine’ye uzanan hayat yolculuğundaki vakarı sayılır. Hakkındaki en önemli rivayet, Kıptîlere iyi davranmayı öğütleyen hadistir ve bu hadis Mısır halkı ile Müslümanlar arasındaki ilişkilerde önemli bir referans olmuştur.

Kıptîlere İyi Davranma Hadisi

Müslim’in Fezâilü’s-Sahâbe bölümünde Ebû Zer’den şu rivayet geçer: Peygamber “Siz yakında Mısır’ı fethedeceksiniz. Orası kıyrat denilen ölçünün kullanıldığı bir yerdir. Orayı fethettiğinizde halkına iyi davranın; çünkü onlarda zimmet (himaye hakkı) ve akrabalık vardır.” Âlimler bu akrabalığı, Hz. İsmail’in annesi Hacer ile Peygamber’in oğlu İbrâhîm’in annesi Mâriye’nin Mısırlı olmasıyla açıklar. Böylece Mâriye, İslam’ın Mısır’a bakışında köprü ve saygı kaynağı olmuştur. Bu rivayet, Hz. Ömer döneminde Amr b. el-Âs’ın Mısır’ı fethinde Kıptîlere gösterilen müsamahanın dinî dayanağı olarak da anılır. Hz. Mâriye’nin hayatı yazısında kronoloji verilmiştir.

Mısır’ın Müslümanlar tarafından fethi 641 civarında gerçekleştiğinde, Kıptî halkın korunması ve vergi düzeninin adil kurulması, bu hadisin pratik yansıması olarak değerlendirilir. Tarihçiler fethin siyasi ve ekonomik yönlerini farklı yorumlasa da, bu dinî tavsiye İslam toplumunun Mısır’a yaklaşımında önemli bir yer tutar.

İbrâhîm’in Annesi Olmanın Şerefi

Mâriye’nin en büyük şerefi, Peygamberimizin oğlu İbrâhîm’i dünyaya getirmesidir. Hz. Hatice’den sonra Peygamber’in çocuğu doğmamıştı. İbrâhîm’in doğumuyla Medine’de sevinç yaşandı; Peygamber çocuğu sık sık ziyaret eder, onu öper ve koklardı. Enes b. Mâlik’in rivayeti (Müslim): “Ailesine karşı Resûlullah’tan daha şefkatli birini görmedim. İbrâhîm, Medine’nin yüksek yerinde sütanneye verilmişti. Biz onunla giderdik; ev dumanla dolu olurdu, çünkü sütannesinin kocası demirciydi. Peygamber çocuğu alır, öper, koklardı.” Bu rivayet, Peygamber’in çocuk sevgisini ve Mâriye’nin evindeki ortamı canlandırır. Peygamberimizin çocukları yazısında İbrâhîm’in yeri ayrıca anlatılmıştır.

İbrâhîm’in vefatında yaşanan acı, Mâriye’nin sabrı ile birlikte anılır. Peygamber o gün, “Kalp hüzünlenir, göz yaşarır; ama Rabbimizi gücendirecek söz söylemeyiz” buyurdu. Bu söz, musibet anında sabırla duygunun bir arada olabileceğini gösterir. Ayrıntılı bilgi Hz. İbrâhîm yazısındadır.

İftira Olayı ve Masumiyet

Müslim’in Tevbe bölümünde Enes’ten gelen bir rivayet, Mâriye’nin yanında bulunan Kıptî bir hizmetçi (Mâbûr) hakkında çıkan söylentiyi anlatır. Söylenti, Mâriye’nin iffetine yönelik bir iftira niteliğindeydi. Peygamber, Hz. Ali’yi göndererek durumu araştırmasını ve gerekirse cezalandırmasını istedi. Ali giderek adamı kuyunun içinde buldu; adam ölmek üzere olduğunu sanıp elbisesini çıkarınca erkeklik uzvundan yoksun olduğu görüldü. Böylece iftiranın asılsızlığı ortaya çıktı. Bu olay Mâriye’nin masumiyetinin kanıtı olarak aktarılır ve Nûr Suresi’ndeki iftira hükümlerinin bağlamını hatırlatır. Rivayetin ayrıntıları hadis ravileri arasında bazı farklarla gelir.

Bu olay, kadınlara yönelik iftiranın ciddi bir suç olduğunu ve Peygamber’in adaletle bu konulara eğilmeyi önemsediğini gösterir. Ayrıca Hz. Âişe’ye yönelik İfk olayını da hatırlatan benzer bir şekilde, aile içindeki söylentilere karşı doğru bilgiyi araştırmak gerekliliğini vurgular. Hz. Âişe’yle ilgili konular okunurken bu rivayetlerin farklı bağlamları da göz önünde bulundurulmalıdır.

Sabrı, Kıskançlıklara Rağmen Vakarı

Mâriye’nin Medine’ye gelişi, hanımlar arasında kıskançlığa neden olmuştur. Özellikle İbrâhîm’in doğumu, Peygamber’in diğer hanımlarında hassasiyet yarattı. Kaynaklar Mâriye’nin bu sürece vakar ve sabırla yaklaştığını, kimseyle çatışmaya girmediğini aktarır. Tahrîm Suresi’nin nüzul sebebi olarak onunla ilgili rivayetlerin anlatılması, onun kıskançlıklara hedef olmasının bir örneğidir. Ancak o, Peygamber’in aile hayatındaki gerilimlere karışmamıştır.

Kendi vatanı ve ailesinden uzak, yabancı bir ülkede yaşamasına rağmen Müslüman olması ve Peygamber’e bağlılığı onu seçkin kılar. Sîrîn’in Hassân b. Sâbit ile evlenmesi ve oğullarının Abdurrahman b. Hassân olması, Mâriye’nin kardeşinin de Medine toplumuna kaynaştığını gösterir.

Rivayetleri ve Hukuki Mirası

Mâriye’nin kendisinden rivayet edilen hadis sayısı çok azdır. Bunun nedeni, Peygamber’in vefatından sonra uzun süre ilim meclislerine katılmadan sade bir hayat sürmesi ve oğlunun erken vefatıyla yaşadığı hüzün olarak yorumlanır. Ancak onun hayatı, fıkıh alanında ümmüveled hükümlerinin temel örneği olmuştur. Efendisinden çocuk doğuran cariyenin satılmaması, efendisinin ölümüyle hürriyetine kavuşması gibi hükümler, Mâriye’nin durumu üzerinden tartışılır. Klasik fıkıhta Hanefî, Şâfiî ve diğer mezheplerin ümmüveled anlayışı, farklı rivayetlere dayanır. Konunun hukukî boyutu için Mecelle ve klasik fıkıh kaynaklarının satım ve itk bahislerine bakılabilir.

Değerlendirme

Hz. Mâriye, İslam tarihinde bir Mısırlı kadının Medine’deki hayatı ve Peygamber ailesindeki yeri açısından değerlidir. Kıptîlere iyi davranma tavsiyesi onun adıyla anılan en önemli miras olarak kabul edilir. Hayatındaki sabır, vakar ve imanı, farklı kültürlerden gelen insanların İslam toplumunda onurla yer aldığını gösterir. Okuyucular, rivayetlerin kaynağı ve sıhhati konusunda dikkatli olmalı, farklı görüşleri kaynaklarıyla birlikte değerlendirmelidir. Peygamber’in diğer eşlerinin hayatları Müminlerin anneleri bölümünde bir arada incelenebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hz. Mâriye’nin faziletleri nelerdir?

Müslüman olması, Peygamberimizin oğlunun annesi olması, sabrı ve Mısır’dan gelip Medine’de saygın bir yer edinmesi öne çıkar.

Kıptîlere iyi davranma hadisi nedir?

Peygamberimizin Mısır’ın fethedileceğini haber verip, orada akrabalık ve zimmet hakkı bulunduğunu belirterek halkına iyi davranılmasını öğütlediği rivayettir.

Hz. Mâriye’ye yönelik iftira olayı nedir?

Rivayete göre Mâriye’nin yanına gelip giden bir Kıptî hizmetçi hakkında söylenti çıkmış, Hz. Ali bu kişinin suçsuzluğunun ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Hz. Mâriye’nin hadis rivayeti var mı?

Kendisinden rivayet edilen hadis sayısı çok azdır; fazileti daha çok başkalarının anlatımlarıyla bilinir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Müslim, Fezâilü's-Sahâbe ve Tevbe; Buhârî, Cenâiz; İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrā; İbn Hacer, el-İsâbe; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mâriye" md.

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Müslim, Fezâilü's-Sahâbe ve Tevbe
  2. Buhârî, Cenâiz
  3. İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrā
  4. İbn Hacer, el-İsâbe
  5. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mâriye" md.

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.