🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Câfer-i Tayyâr Kimdir? Peygamberimizle Yakınlığı ve Hayatı

Peygamberimizin AilesiGüncelleme: 24 Ekim 202610 dk okuma

Câfer-i Tayyâr (Câfer b. Ebû Tâlib) kimdir? Habeşistan hicreti, Necâşî huzurunda Meryem Suresi'ni okuması, Mu'te Savaşı'nda şehadeti ve "iki kanatla uçan" lakabı hakkında bilgiler.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Soyu ve Erken Dönemi
  • Habeşistan Hicreti
  • Medine'ye Dönüş ve Hayber

Câfer-i Tayyâr (Câfer b. Ebû Tâlib), Peygamberimizin amcasının oğlu ve Hz. Ali’nin ağabeyidir. Habeşistan hicretinde Müslümanların sözcüsü olarak Necâşî’nin huzurunda Meryem Suresi’ni okumuş, hicretin 8. yılında Mu’te Savaşı’nda komutanlardan biri olarak şehit düşmüştür. “Tayyâr” (uçan) lakabıyla anılır.

Soyu ve Erken Dönemi

Câfer, Ebû Tâlib ile Fâtıma bint Esed’in oğludur. Ali’den on yaş kadar büyüktür. Peygamber’in yanında yetişti. Ebû Tâlib’in geçim sıkıntısı içinde olduğu bir dönemde Peygamber, amcası Abbas ile birlikte Ebû Tâlib’in çocuklarından bazılarını yanına almıştı: Ali Peygamber’in, Câfer ise Abbas’ın yanına geçti. Bu bilgi sîre kaynaklarında geçer. Câfer, erken yaşta İslam’a girenlerden biridir. Eşi Esmâ bint Umeys ile birlikte müslüman oldu. Bu bağlamda Ebû Tâlib yazısındaki aile bilgileri ayrıca okunabilir.

Kaynaklar onun cömertliği, yoksullara yardımseverliği ve Peygamber’e olan benzerliğini över. Ebû Hüreyre “Câfer, yoksulların en hayırlısıydı; bizi evine götürür, evde ne varsa ikram ederdi” demiştir (Buhârî). Hatta evde yağ kabı kalmadığında kabın içini yalatacak kadar cömert olduğu söylenir. Peygamber de Câfer’e “Sen hilkatte ve ahlakta bana benziyorsun” buyurdu (Buhârî, Sulh).

Habeşistan Hicreti

Mekke’de baskı arttığında, Câfer ve eşi Esmâ Habeşistan’a hicret eden Müslümanlar arasında yer aldı. Hicret kafilesi yaklaşık seksen kişiydi; Câfer onların sözcüsü ve lideri oldu. Habeşistan’da Necâşî Ashame tarafından iyi karşılandılar. Kureyş müşrikleri Amr b. el-Âs ve Abdullah b. Ebî Rebîa’yı hediyelerle Necâşî’ye gönderip Müslümanların iadesini istedi. Necâşî iki tarafı dinlemek için meclis topladı.

Meclisteki konuşmasında Câfer Müslümanları şöyle anlattı: “Ey kral! Biz cahil bir toplumdu; put yapar, leş yer, kötülükler işler, akrabalık bağlarını koparır, komşulara kötülük eder, güçlünün zayıfı ezmesine izin verirdik. Allah bize aramızdan bir peygamber gönderdi; soyunu, doğruluğunu ve güvenilirliğini biliriz. O bizi Allah’a davet etti…” Necâşî ona “Peygamberiniz’in Allah katından getirdiği bir şey var mı?” dediğinde, Câfer Meryem Suresi’nin başını okudu. Necâşî ve piskoposlar gözyaşına boğuldu. Necâşî “Bu da İsa’nın getirdiği de aynı kandilden çıkıyor” dedi ve Kureyş heyetini geri çevirdi. Bu olay İbn İshak’ın rivayetiyle sîre kaynaklarında ayrıntılı anlatılır ve Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde de geçer. Hz. Ümmü Habîbe da aynı Habeşistan topluluğunun içinde yer alan bir hanımdır.

Medine’ye Dönüş ve Hayber

Câfer ve arkadaşları, hicretin 7. yılında Hayber fethi sırasında Medine’ye döndü. Peygamber onu görünce çok sevindi; “Hayber’in fethine mi, Câfer’in gelişine mi daha çok sevindiğimi bilemiyorum” dediği rivayet edilir. Peygamber Câfer’i alnından öptü. Bu rivayetin sıhhati hadis âlimlerince tartışılmıştır, ancak sevinç anlatıları sîre kaynaklarında yaygındır. Câfer’e Hayber ganimetinden pay verildi. Medine’de Habeşistan’dan gelenlere Peygamber’in mescit yanında konut sağlandığı anlatılır.

Esmâ bint Umeys, Habeşistan’da yaşadıkları süre boyunca Peygamber’e dair hatıralarını anlatan ve hicret konusunda Hz. Ömer ile yaşadığı tartışma ile bilinir: Ömer “Biz Peygamber’e sizden daha yakınız” dediğinde Esmâ, Habeşistan’daki zorlukları anlattı ve Peygamber de “Siz iki hicret sahibisiniz” buyurdu (Buhârî, Müslim). Bu rivayet Câfer’in ailesinin fedakârlığını gösterir.

Mu’te Savaşı ve Şehadet

Hicretin 8. yılında Peygamber, Busrâ valisini öldüren Gassânî emiri Şurahbil’e karşı üç bin kişilik ordu gönderdi. Komutan olarak Zeyd b. Hârise’yi seçti ve “Zeyd şehit olursa Câfer, Câfer şehit olursa Abdullah b. Revâha komuta etsin” buyurdu (Buhârî). Mu’te’de (günümüz Ürdün’ünde) Müslüman ordusu, Bizans ve müttefiklerinden oluşan yüz bin kadar (rivayetlere göre) güçle karşılaştı. Zeyd şehit düşünce sancağı Câfer aldı. Rivayete göre atının ayaklarını keserek (kaçmama işareti olarak) savaştı; sağ eli kesilince sancağı sol eliyle, o da kesilince kollarıyla tuttu. Sonunda şehit düştü. Vücudunda elliden fazla yara bulunduğu belirtilir (Buhârî). Ardından Abdullah b. Revâha komuta aldı ve o da şehit düştü. Sancak Hâlid b. Velîd’e geçti; Hâlid orduyu geri çekerek kurtardı.

Peygamber, Medine’de vahiy yoluyla savaşın gidişatını haber verdi: “Sancağı Zeyd aldı, şehit edildi. Sonra Câfer aldı, şehit edildi. Sonra İbn Revâha aldı, şehit edildi…” derken gözlerinden yaşlar akıyordu. Sonra “Sancağı Allah’ın kılıçlarından bir kılıç aldı ve Allah onlara fetih nasip etti” buyurdu (Buhârî). Bu rivayet Hâlid’e “Seyfullah” lakabının verilmesine de kaynaktır. Zeyd b. Hârise yazısında ilk komutanın hayatı anlatılır.

Tayyâr Lakabı ve Ailesi

Câfer’in “Tayyâr” ve “Zü’l-Cenâheyn” lakapları, Peygamber’in “Allah onun yerine iki kol yerine iki kanat verdi; onlarla cennette dilediği gibi uçuyor” buyurduğuna dair rivayetten gelir. İbn Ömer, Câfer’in vücudunda doksan küsur yara saydığını ve hepsinin önden olduğunu belirtmiştir (Buhârî). Bu rivayet onun cesaretine işaret eder. Rivayetin lafızlarında küçük farklar bulunur.

Câfer’in şehadetinin ardından Peygamber, ailesini ziyaret etti. Esmâ’ya başsağlığı diledi ve çocuklarını öpüp okşadı. Üç gün yas tutulmasını söyledi, ardından “Câfer ailesine yemek hazırlayın; çünkü onları meşgul edecek bir iş gelmiştir” buyurdu (Ebû Dâvûd, Tirmizî). Bu hadis, taziye evine yemek götürme sünnetinin dayanağıdır. Esmâ sonradan Hz. Ebû Bekir’le, ardından Hz. Ali ile evlendi. Oğlu Abdullah b. Câfer, cömertliğiyle ün saldı ve Zeyneb bint Ali ile evlendi. Ukayl b. Ebû Tâlib ise Câfer’in kardeşidir.

Değerlendirme

Câfer-i Tayyâr, sözcülük, cesaret ve cömertliğin birleştiği bir sahabi örneğidir. Habeşistan’daki tavrı, İslam’ın dış dünyaya tanıtılması bakımından ilk diplomatik başarılardan biridir. Mu’te’deki şehadeti, ordu içinde disiplin ve fedakârlığın simgelerinden biri olarak anılır. Taziye evine yemek götürme sünneti, günlük hayatta onun hatırasını yaşatır. Rivayetlerin sıhhati bakımından hadis ve sîre kaynaklarının karşılaştırılması önerilir. Abdülmuttalib yazısı, bu ailenin kökenine ışık tutar.

Sıkça Sorulan Sorular

Câfer-i Tayyâr kimdir?

Ebû Tâlib’in oğlu, Hz. Ali’nin ağabeyi ve Peygamberimizin amcaoğludur. Habeşistan hicretinde Müslümanların sözcüsü olmuş, Mu’te Savaşı’nda şehit düşmüştür.

“Tayyâr” lakabı neden verildi?

Mu’te’de iki kolunu kaybedince Allah’ın ona cennette iki kanat verdiği ve onunla istediği yerde uçtuğu rivayet edildiği için “Tayyâr” ve “Zü’l-Cenâheyn” lakaplarıyla anılır.

Necâşî’ye ne okudu?

Meryem Suresi’nin ilk ayetlerini okuyarak Hz. İsa ve Hz. Meryem’e dair İslam inancını anlattı. Necâşî ve rahipler etkilendi.

Mu’te Savaşı ne zaman oldu?

Hicretin 8. yılında (629) Bizans’a bağlı güçlerle yapılan savaştır. Zeyd b. Hârise, Câfer ve Abdullah b. Revâha sırasıyla komutan olarak şehit düştü.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İbn Hişâm, es-Sîre; İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrā; Buhârî, Megâzî (Mu'te); İbn Hacer, el-İsâbe; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Câfer-i Tayyâr" md.

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. İbn Hişâm, es-Sîre
  2. İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrā
  3. Buhârî, Megâzî (Mu'te)
  4. İbn Hacer, el-İsâbe
  5. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Câfer-i Tayyâr" md.

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.