Hz. Mâriye (r.a.) Kimdir? Hayatı ve Peygamberimizle Evliliği
Hz. Mâriye el-Kıbtıyye kimdir? Mısır Mukavkısı'nın hediyesi, Peygamberimizin yanındaki yeri, oğlu İbrâhîm'in doğumu ve vefatı, hanımlardan ayrı statüsü, Kıptî akrabalık hadisi ve vefatı.
- Mısır'dan Medine'ye
- Statüsü: Eş mi, Cariye mi?
- İbrâhîm'in Doğumu
Hz. Mâriye el-Kıbtıyye, İskenderiye Mukavkısı’nın Peygamberimize hediye ettiği Kıptî asıllı hanımdır. Peygamberimizin oğlu İbrâhîm’in annesi olarak anılır. Hicretin 16. yılında Medine’de vefat etmiştir. Eş mi cariye mi olduğu konusunda âlimler arasında farklı görüşler vardır.
Mısır’dan Medine’ye
Mâriye, Mısır’ın Ansine (Hermopolis) bölgesinden Hafn köyünde doğdu. Babası Kıptî, annesi Rum asıllıydı. Hıristiyan olan Mâriye ile kız kardeşi Sîrîn, Mısır ve İskenderiye’yi yöneten Mukavkıs lakaplı Kıptî yöneticiye (Cüreyc b. Mînâ) hizmet ediyordu. Hz. Peygamber, Hudeybiye sonrası krallara İslam’a davet mektupları gönderirken, Hâtıb b. Ebî Belta’a’yı Mukavkıs’a elçi olarak yolladı. Mukavkıs, mektuba nazik cevap verdi, İslam’ı kabul etmese de elçiyi iyi ağırladı. Hediyeler arasında iki cariye (Mâriye ve Sîrîn), bir hadım, bal, kumaş, Düldül adındaki katır ve Ya’fûr adındaki eşek vardı. Bu olay hicretin 7. yılında (628) gerçekleşti.
Yolculuk sırasında Hâtıb, Mâriye ve Sîrîn’e İslam’ı anlattı; ikisi de Müslüman oldu. Kaynaklarda bu rivayet farklı aktarılır. Medine’ye vardıklarında Peygamber, Mâriye’yi Medine’nin yüksek kesimindeki bir eve (Âliye) yerleştirdi; Sîrîn’i ise şair Hassân b. Sâbit’e verdi. Medine ve Haremeyn geleneği içinde bu evin yeri sonradan “Meşrebe-i Ümmü İbrâhîm” olarak anılan bir hurmalıktır.
Statüsü: Eş mi, Cariye mi?
Mâriye’nin hukuki statüsü sîre ve fıkıh kaynaklarında tartışılmıştır. Bazı âlimler Peygamber’in onu hür kılıp evlendiğini savunur; çoğunluk ise onu cariye olarak kabul eder ve çocuğunun doğumuyla “ümmüveled” olduğunu belirtir. Ümmüveled, efendisinden çocuk doğuran cariyedir ve efendisinin ölümüyle hürriyetine kavuşur. Peygamber’in vefatında Mâriye hür sayıldı. “Müminlerin anneleri” unvanının onu kapsayıp kapsamadığı konusunda da görüş ayrılığı vardır. İbn Hacer ve diğer âlimler onu “ümmehâtü’l-mü’minîn” arasında anmaz; Mısır’ın Kıptî asıllı hanımlarına ilişkin hadis ise onun akrabalık bağını ifade eder. Eş sayısı tartışması için Peygamberimizin eşleri yazısına bakılabilir.
Bu tartışma, Peygamber’in evliliklerinin sayısı ve niteliği hakkındaki farklı hesaplamaların nedenlerinden biridir. Klasik sîre kaynakları genellikle Mâriye ve Reyhâne’yi (Beni Kurayza esiri) eşler dışında ayrı kategoride anar.
İbrâhîm’in Doğumu
Hicretin 8. yılı Zilhicce ayında (630 başı) Mâriye bir oğlan çocuğu doğurdu. Doğuma Selmâ (Ebû Râfi’in eşi) yardım etti. Ebû Râfi’ Peygamber’e müjde verdi ve ödül olarak köle aldı. Peygamber çocuğa atası İbrâhîm’in adını verdi ve yedinci gününde akika kurbanı kestirdi, saçını kestirip ağırlığınca gümüş sadaka verdi. Müslim’de Enes’ten “Bu gece bir oğlum oldu, babam İbrâhîm’in adını verdim” şeklinde rivayet vardır. Bu doğum, Hz. Hatice’nin vefatından sonra Peygamber’in çocuğu olmaması nedeniyle hanımların da sevinmesine ve kıskançlığa neden oldu. Çocuğun sütannesi Medine’nin yüksek yerindeki demirci Ebû Seyf’in eşi Ümmü Seyf oldu. İbrâhîm’in ayrıntılı hayatı ayrı bir yazıda işlenir.
Mâriye’nin çocuğuyla birlikte Peygamber’in sevgisini kazandığı, ama Hz. Âişe gibi hanımların bu duruma kıskanç yaklaştığı rivayetler arasında yer alır. Bir rivayette Hz. Âişe “İbrâhîm’e benzerlik” gibi bir iftira durumundan söz edilir ve Hz. Ali’nin Mâriye’yi korumasına dair bir olay anlatılır (Müslim, Tevbe). Bu rivayet, Mâriye’nin masumiyetini kanıtlayan bir olay olarak aktarılır.
Tahrîm Suresi İlişkisi
Tahrîm Suresi’nin ilk ayetlerinin iniş sebebi olarak anlatılan rivayetlerden biri Mâriye ile ilgilidir. Buna göre Peygamber, Hafsa’nın evinde Mâriye ile bulunmuş, Hafsa durumu görünce üzülmüş; Peygamber de Mâriye’yi kendine haram kılacağını ve bunu kimseye söylemeyeceğini belirtmişti. Hafsa bunu Âişe’ye anlatınca ayetler indi. Bir diğer rivayet ise bal olayıdır. Müfessirler ikisini de aktarır ve bazıları iki olayın birlikte gerçekleştiğini savunur. Hadis ilminde bal olayı Sahîhayn’da yer alırken Mâriye rivayetinin senedi daha tartışmalıdır. Ayrıntılar Hz. Hafsa’nın rivayetleri yazısında incelenmiştir.
İbrâhîm’in Vefatı ve Sonraki Yılları
İbrâhîm, hicretin 10. yılında (632) yaklaşık on altı-on sekiz aylıkken vefat etti. Peygamber çocuğu kucağına aldı, gözyaşı döktü ve “Göz yaşarır, kalp üzülür; fakat biz Rabbimizi razı etmeyecek bir söz söylemeyiz. Ey İbrâhîm! Senin ayrılığınla biz mahzunuz” buyurdu (Buhârî, Müslim). O gün güneş tutuldu; halk bunu İbrâhîm’in ölümüne bağlayınca Peygamber, güneş ve ayın hiçbir kimsenin ölümü veya doğumu için tutulmadığını belirtti. Mâriye’nin bu kayıp karşısındaki acısı kaynaklarda yer alır.
Peygamber’in vefatından sonra Mâriye sessiz bir hayat sürdü. Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer döneminde ödenek aldı ve saygı gördü. Hicretin 16. yılının Muharrem ayında vefat etti. Hz. Ömer cenaze namazını kıldırdı ve halkı cenazeye çağırdı; Cennetü’l-Bâkî’ye defnedildi. Kıptîlere iyi davranma emri veren hadis (Müslim: “Mısır’ı fethedeceksiniz; orada kıyrat denilen bir ölçü vardır. Orada akrabalık ve zimmet hakkı vardır, onlara iyi davranın”) Mâriye ve İbrâhîm’in akrabalığına işaret edilerek açıklanır. Hz. Mâriye’nin faziletleri ve rivayetleri yazısında ayrıca ele alınır.
Değerlendirme
Hz. Mâriye’nin hayatı, farklı kültürlerden gelen bir kadının Medine toplumunda yer bulmasını, Peygamber ailesinin yapısını ve anne-çocuk ilişkisini gösterir. Hukuki statüsü tartışmalı olsa da onun Peygamber’in oğlunun annesi olması ve Müslüman olarak yaşaması kaynaklarda ortaktır. Kaynakları karşılaştırmalı okumak, rivayetlerin sıhhati ve dönemin hukuk anlayışı açısından yararlıdır. Hz. Meymûne ve diğer hanımlarla birlikte okunduğunda Peygamber ailesinin çeşitliliği daha iyi anlaşılır.
Sıkça Sorulan Sorular
Hz. Mâriye kimdir?
Mısır’ın Kıptî asıllı kadını olup İskenderiye Mukavkısı tarafından Peygamberimize hediye edilmiş, oğlu İbrâhîm’in annesi olmuştur.
Hz. Mâriye Peygamberimizin eşi miydi?
Bazı âlimler onu eşler arasında sayar, bazıları cariye-ümmüveled statüsünde değerlendirir. Müminlerin anneleri arasında anıldığı da rivayet edilir.
Oğlu İbrâhîm ne zaman doğdu ve öldü?
Hicretin 8. yılında doğmuş, yaklaşık on altı veya on sekiz aylıkken hicretin 10. yılında vefat etmiştir.
Hz. Mâriye ne zaman vefat etti?
Hicretin 16. yılında (637) Hz. Ömer döneminde vefat ettiği, cenaze namazını Hz. Ömer’in kıldırdığı kaynaklarda aktarılır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrā; İbn Hişâm, es-Sîre; Müslim, Fezâilü's-Sahâbe; İbn Hacer, el-İsâbe; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mâriye" md.
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrā
- İbn Hişâm, es-Sîre
- Müslim, Fezâilü's-Sahâbe
- İbn Hacer, el-İsâbe
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mâriye" md.
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.