🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Kimya ve Simya: Câbir b. Hayyân Geleneği

Bilim Dalları ve BuluşlarGüncelleme: 5 Temmuz 20269 dk okuma

İslam dünyasında kimya ve simya: Câbir b. Hayyân ve Câbir külliyatı, kükürt-cıva kuramı, er-Râzî'nin laboratuvar yöntemi ve Latince Geber'in etkisi.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kelime ve kavramlar
  • Câbir b. Hayyân ve Câbir külliyatı
  • Kükürt-cıva kuramı ve dönüşüm

İslam dünyasında kimya ve simya geleneği, Yunan ve İskenderiye mirasıyla birlikte deney, alet ve sınıflandırma alanlarında önemli bir birikim oluşturdu. Câbir b. Hayyân adıyla anılan külliyat ve Ebû Bekir er-Râzî’nin laboratuvar yöntemi, bu geleneğin iki önemli çizgisidir; ikisi de modern kimyanın dil ve araçlarına doğrudan katkı yapmıştır.

Kelime ve kavramlar

“Kimya” kelimesi Arapça “el-kimyâ”dan gelir; kökeni Yunanca, Mısırca veya Çince olabilir, bu konuda tarihçiler farklı görüşler ileri sürer. Orta Çağ Latincesinde “alchemia”, sonra “chemia” ve “chemistry” biçimleri doğdu. Arapçadan Avrupa dillerine geçen başka kimya terimleri arasında alkali (el-kalî), iksir (el-iksîr), imbik (el-anbîk) ve alkol (el-kuhl) vardır. Simya, hem maddenin dönüşümünü araştıran pratik bir uğraş hem de manevi bir anlam dünyası taşıyordu. Bu geleneğin ibadet ve tıp alanıyla ilişkisi sınırlıdır; fıkıh âlimleri altın yapma iddialarını çoğunlukla eleştirmiştir.

Câbir b. Hayyân ve Câbir külliyatı

Câbir b. Hayyân, rivayete göre VIII. yüzyılda Kûfe’de veya Tûs’ta yaşamış, Ca’fer es-Sâdık’ın öğrencisi olduğu söylenen bir simyacıdır. Adına çok sayıda eser (yüzlerce) atfedilir. Modern araştırmacılar (Paul Kraus, Pierre Lory ve diğerleri), bu külliyatın büyük ölçüde IX-X. yüzyıllarda, çoğu İsmailî çevrelerde, bir grup yazar tarafından yazıldığını düşünür. Bu yüzden “Câbir” bir kişiden çok bir ekol adı olarak da anlaşılır. Külliyatta metalleri kükürt ve cıvanın farklı oranlardaki birleşimleri olarak açıklayan kuram, maddelerin sınıflandırılması ve damıtma, kristalleştirme, kalsinasyon gibi işlemler yer alır. Gerçek tarihî Câbir’in kim olduğu veya yaşayıp yaşamadığı tartışmalıdır. Bu çalışmaların bir kısmı Latinceye çevrilince “Geber” adıyla bilinen yazarın eseri sayıldı; bu eserlerin bir kısmı Latin dünyasında sonradan yazılmıştır.

Kükürt-cıva kuramı ve dönüşüm

Câbirî kurama göre metaller, kükürt (yanıcı, ruhsal ilke) ve cıva (soğuk, akışkan ilke) birleşiminden oluşur; saf birleşim altını, kusurlu birleşim diğer metalleri verir. Bu görüşe göre uygun işlemlerle kurşun altına dönüştürülebilirdi. Bu hedefi gerçekleştirecek madde “iksir” adını aldı. Modern kimya bu kuramı reddeder; ancak simyacıların deney yöntemleri, alet geliştirmeleri ve madde gözlemleri kimyanın gelişmesine katkıda bulundu.

Er-Râzî: Laboratuvar ve sınıflandırma

Ebû Bekir er-Râzî (865-925), hem hekim hem simyacıydı. Kitâbü Sırri’l-esrâr (Sırların Sırrı) adlı eserinde laboratuvar aletlerini (ocak, imbik, kroze, havan), maddelerin sınıflandırılmasını (mineraller, bitkiler, hayvansal maddeler) ve işlemleri sistematik biçimde anlattı. Maddeleri ruh (uçucu maddeler), cisim (metaller), taş ve tuz gibi gruplara ayırdı. Eserinde mizaç teorisinden çok pratik deneye vurgu yapılır. Er-Râzî’nin hekimlik yönü için dârüşşifa ve bimarhaneler: İslam’da hastane tarihi yazısına bakılabilir.

Aletler ve işlemler

İslam simyacıları ve eczacıları imbik, kroze, şişeler, süzgeçler, ocaklar ve hassas teraziler kullandı. Damıtma, süblimleştirme, kristalleştirme, eritme, kalsinasyon ve çözme gibi temel laboratuvar işlemleri tarif edildi. Mineral asitlerin ve tuzlu çözeltilerin hazırlanması konusu külliyatta geçer, ancak bunların ne zaman ilk hazırlandığı tartışmalıdır. Damıtmanın ayrıntıları için damıtma, imbik ve alkol kelimesinin kökeni yazısı okunabilir.

Latin dünyasına etki

Câbir eserlerinin bir kısmı XII. yüzyılda Latinceye çevrildi (Robert of Chester Liber de compositione alchemiae, 1144). XIII. yüzyılda “Geber” adlı Latin yazarın kitapları (Summa perfectionis) simya geleneğini sistematikleştirdi. Roger Bacon ve Albertus Magnus gibi Latin düşünürler simyayla ilgilendi. Boyle’un 1661’deki The Sceptical Chymist adlı eseri simya ile kimya arasındaki ayrımın belirginleşmesinde önemlidir.

Eleştiri ve sınırlar

İslam âlimleri simyayı farklı değerlendirdi. İbn Sînâ, metallerin dönüşümünü reddetti; İbn Haldun Mukaddime‘de simyayı eleştirdi ve bu uğraşın çoğunlukla dolandırıcılığa yol açtığını yazdı. Buna karşılık bazı sufi ve filozoflar simyayı manevi bir alegori olarak yorumladı. Bu çeşitlilik, simyanın tek bir tutumla karşılanmadığını gösterir.

Bağlantılı yazılar

Eczacılık ile ilişkisi için eczacılık ve akrabâdinler, bilimsel yöntem için bilimsel yöntemin gelişiminde Müslüman bilginler yazıları okunabilir.

Metaller, boyalar ve zanaat

Simya ve kimya bilgisi yalnızca teorik değildi; cam, seramik, boya, mürekkep, sabun, parfüm, kâğıt ve metal işçiliği gibi zanaat dallarıyla iç içeydi. Müslüman ustalar sırlı çini, ışıltılı (lüster) seramik, Şam çeliği ve renkli cam üretiminde kimyasal bilgilerini kullandı. Mürekkep ve kâğıt kimyası, yazma eser kültürünün de temel ihtiyacıydı. Bu pratik alanlar, simyanın felsefi iddialarından bağımsız olarak, gerçek bir maddi bilgi birikimi oluşturdu.

Okuma notu

Câbir külliyatı üzerine yapılan filolojik çalışmalar, hem Arapça yazmaların hem Latince çevirilerin dikkatle karşılaştırılmasını gerektirir. Bu alanda yazılmış kitapların bir bölümü sembolik bir dille yazıldığından, okurun bunları doğrudan laboratuvar kılavuzu gibi okuması yanıltıcı olabilir. Akademik edisyonlar ve çeviriler, güvenilir başvuru kaynaklarıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Câbir b. Hayyân kimdir?

VIII-IX. yüzyıllarda yaşadığı anlatılan, adına yüzlerce eser atfedilen Müslüman simyacıdır; hayatı ve eserlerinin gerçekte kime ait olduğu tartışmalıdır.

Kimya kelimesi nereden gelir?

Arapça ‘el-kimyâ’ kelimesinden gelir ve Orta Çağ Avrupa’sında ‘alchemy’ olarak yerleşmiştir; sonra ‘chemistry’ biçimine dönüşmüştür.

Simya ile kimya arasındaki fark nedir?

Simya metalleri dönüştürme ve ölümsüzlük iksirini arama gibi amaçlar taşıyan bir geleneği ifade eder; modern kimya ise deney ve ölçüme dayalı bir bilimdir. İslam dünyasında simyacılar deney yöntemlerini geliştirmiştir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Câbir b. Hayyân" ve "Simya" maddeleri; Paul Kraus, Jâbir ibn Ḥayyân; Ebû Bekir er-Râzî, Sırrü'l-esrâr

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Câbir b. Hayyân" ve "Simya" maddeleri
  2. Paul Kraus, Jâbir ibn Ḥayyân
  3. Ebû Bekir er-Râzî, Sırrü'l-esrâr

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.