Optik Biliminin Kurucusu İbnü’l-Heysem ve Kitâbü’l-Menâzır
İbnü'l-Heysem ve Kitâbü'l-Menâzır: görmenin ışığın göze girmesiyle gerçekleştiği kuramı, ışık ve yansıma deneyleri, kırılma ve Latinceye etkisi.
- Hayatı
- Görme kuramları ve İbnü'l-Heysem'in çözümü
- Kitâbü'l-Menâzır
İbnü’l-Heysem (yaklaşık 965-1040), Kitâbü’l-Menâzır (Optik Kitabı) adlı eseriyle, görmenin ışığın cisimlerden göze gelmesiyle gerçekleştiğini deney ve geometriyle savunan ve optiği matematik, fizik ve fizyolojiyi birleştiren sistemli bir bilim hâline getiren bilgindir. Eseri Latinceye çevrilerek Avrupa optiğini, perspektif kuramını ve Kepler’in çalışmalarını yüzyıllarca etkilemiştir.
Hayatı
Ebû Ali el-Hasan b. el-Hasan b. el-Heysem, yaklaşık 965’te Basra’da doğdu. Kaynaklara göre Mısır’da Fâtımî Halifesi Hâkim’in hizmetinde Nil’in taşkınlarını düzenleme projesi için görevlendirildi; projenin uygulanamaz olduğunu anlayınca delilik numarası yaptığı ve bir süre ev hapsinde kaldığı anlatılır. Bu rivayet tarihî olarak kesin değildir. Hâkim’in ölümünden (1021) sonra serbest kalarak Kahire’de el-Ezher çevresinde kitap istinsah ederek geçindiği ve yaklaşık 1040’ta öldüğü aktarılır. Yüzü aşkın eser yazdığı bildirilir; matematik, astronomi, felsefe ve tıp alanlarında çalışmıştır. Bu bilginin katkıları hakkında genel çerçeve için bilimsel yöntemin gelişiminde Müslüman bilginler yazısı okunabilir.
Görme kuramları ve İbnü’l-Heysem’in çözümü
Antik dünyada iki ana görme kuramı vardı. Öklid, Batlamyus ve Galenos’a atfedilen “gönderim” (ekstromisyon) kuramına göre, gözden çıkan ışınlar nesneye ulaşıp görme sağlar. Aristoteles çizgisindeki “alım” (intromisyon) kuramına göre, nesneden gelen bir şey göze girer. İbnü’l-Heysem, her iki yaklaşımı da eleştirerek yeni bir sentez önerdi: Her ışıklı noktadan her yöne ışık ışınları yayılır; bu ışınlar gözün içine girer ve görme gerçekleşir. Gözden ışın çıkması fikri gereksizdir. Güneşe baktığımızda gözümüzün kamaşması ve görüntü bırakması gibi deneyimler, ışığın göze girdiğini destekler. Gözü, merceğin ışığı toplayarak görüntüyü oluşturduğu bir organ olarak ele aldı; ancak görüntünün retinada mı yoksa mercekte mi oluştuğu konusundaki açıklaması bugünkü bilgiyle uyuşmaz. Bu kuram, Orta Çağ’ın en etkili görme açıklamasına dönüştü. Göz hastalıkları ve cerrahisi için göz hekimliği (kehhâlîn) yazısına bakılabilir.
Kitâbü’l-Menâzır
Yedi kitaplık eser, 1011-1021 yılları arasında, ev hapsi döneminde yazıldığı aktarılan bir dönemde tamamlanmıştır. İlk üç kitap görme, algı ve yanılsamalar; dördüncü ve beşinci kitap yansıma, aynalar ve görüntü; altıncı kitap yansımada yanılmalar; yedinci kitap kırılma ve merceklerle ilgilidir. İbnü’l-Heysem, ışığın doğrusal yayılması, yansıma kanunları (geliş ve yansıma açılarının eşitliği) ve kırılma konusunda deneyler tasarladı. Kırılma için sabit bir oran (sinüs kanunu) bulamadı, ancak yoğun ortamda ışığın nasıl davrandığını açıklamaya çalıştı. Gökkuşağı ve ışığın atmosferdeki davranışı da çalışma konusuydu; bu konuyu sonraki yıllarda Kemâleddin el-Fârisî (ö. 1319) geliştirdi. Eser pratik deneyler için aletler (karanlık oda, silindirik cisimler ve yarıklı levhalar) tarif eder.
Deney ve yöntem
İbnü’l-Heysem’in önemli özelliği, kuramlarını sınarken deneyi sistematik kullanmasıdır. Hipotez kurar, deney düzeneği hazırlar, ölçümleri tekrarlar ve sonucu mantıksal olarak çıkarırdı. Ayrıca otoritelere eleştirel yaklaşmayı savundu: gerçeği arayanın eskilerin yazılarını incelerken kendi şüphesini kendi aleyhine döndürmesi gerektiğini yazar. Bu yaklaşım, onu “modern bilimsel yöntemin öncülerinden” sayanların başlıca gerekçesidir. Ancak tarihçiler, bu nitelemenin dönemin koşullarına göre yorumlanması gerektiğini, Orta Çağ’da deneyle düşüncenin farklı biçimlerde birleştiğini belirtir.
Latince çeviri ve Avrupa’ya etki
Kitâbü’l-Menâzır XII-XIII. yüzyılda Latinceye çevrildi (De aspectibus veya Perspectiva) ve Roger Bacon, Witelo, John Pecham gibi düşünürleri etkiledi. Bu eser Rönesans’ta perspektif kuramının ve ressamların görüntü anlayışının şekillenmesinde rol oynadı. Kepler, 1604’te yazdığı Ad Vitellionem Paralipomena‘da retinada oluşan görüntü kuramını geliştirirken İbnü’l-Heysem’in mirasından yararlandı. Camera obscura ile ilişkisi için camera obscura ve görme teorisi tartışması yazısına bakılabilir.
Mirası
İbnü’l-Heysem’in adı bugün bir ay kraterine ve UNESCO’nun 2015’te “Uluslararası Işık Yılı” kutlamalarına verilmiştir. Optik biliminin tarihi çalışmalarında onun yeri hâlâ tartışılmakta, bazı tarihçiler Kitâbü’l-Menâzır’ın tek bir yazarın değil, kendinden önceki Arapça optik geleneğinin (Kindî, İbn Sehl gibi) ürünü olduğunu vurgulamaktadır. Her halükârda eser, optiğin deney ve geometri temelinde yükseldiği bir dönüm noktasıdır.
Bağlantılı yazılar
Mühendislik ve alet geleneği için Cezerî’nin otomatları ve robotik tarihi yazısı okunabilir.
Yansıma, aynalar ve yanılsamalar
Kitâbü’l-Menâzır’ın dördüncü ve beşinci kitapları düz, küresel ve silindirik aynalarda görüntü oluşumunu ele alır. İbnü’l-Heysem’in “İbnü’l-Heysem problemi” olarak bilinen sorusu şudur: küresel bir aynada, belirli iki nokta verildiğinde ışığın birinden diğerine yansıyacağı noktayı bulmak. Bu problem dördüncü dereceden bir denkleme dönüşür ve ancak koni kesitleriyle çözülür; İbnü’l-Heysem çözümü geometrik olarak verdi. Ayrıca ay ve güneşin ufukta daha büyük görünmesi gibi görsel yanılsamaları, algı ve yargı süreçlerine bağlayan açıklamalar yaptı. Bu, görme olayının hem fiziksel hem de psikolojik bir süreç olduğunu fark etmesi bakımından önemlidir.
Diğer çalışmaları
İbnü’l-Heysem optik dışında astronomi (Batlamyus’u eleştirdiği eş-Şükûk alâ Batlamyus), matematik (sayılar kuramı, geometri), felsefe ve tıp alanlarında da eserler verdi. Batlamyus’un modelinin fiziksel gerçeklikle uyuşmayan yönlerine dikkat çekmesi, sonraki Meraga astronomlarını etkileyen eleştirel bir gelenek başlattı. Bu bağlamda Meraga Rasathanesi ve Tûsî çifti yazısı okunabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
İbnü’l-Heysem kimdir?
965 civarında Basra’da doğan, Kahire’de Fâtımî dönemi çevresinde çalışan ve yaklaşık 1040’ta ölen Müslüman matematikçi, fizikçi ve astronomdur; Batı’da Alhazen olarak tanınır.
Kitâbü’l-Menâzır nedir?
1011-1021 yılları arasında yazılan, yedi kitaplık optik eseridir; görmenin ışık ışınlarının göze girmesiyle gerçekleştiğini deneylerle ve matematiksel akıl yürütmeyle savunur.
İbnü’l-Heysem neden ‘bilimsel yöntemin öncüsü’ sayılır?
Fikirlerini deneyle sınayıp sonuçlarını kayıt altına aldığı ve otoriteye şüpheyle yaklaşmayı savunduğu için; bu nitelemenin ne ölçüde yerinde olduğu tarihçilerce tartışılır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "İbnü'l-Heysem" maddesi; İbnü'l-Heysem, Kitâbü'l-Menâzır; A. I. Sabra, The Optics of Ibn al-Haytham
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "İbnü'l-Heysem" maddesi
- İbnü'l-Heysem, Kitâbü'l-Menâzır
- A. I. Sabra, The Optics of Ibn al-Haytham
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.