🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Muâz b. Cebel (r.a.)

Sahabe HayatlarıGüncelleme: 21 Eylül 20265 dk okuma

Helal ve haramı en iyi bilen sahabi, Yemen'e gönderilen muallim Muâz b. Cebel'in hayatı, ilmi ve Peygamberimizin ona sevgisi.

Kimliği

Muâz b. Cebel, Medine’deki Hazrec kabilesinin Selimeoğulları koluna mensuptur. Hicretten yaklaşık yirmi yıl önce doğdu. Uzun boylu, güzel yüzlü, parlak dişli, cömert ve güzel ahlaklı bir genç olarak tarif edilir. Künyesi Ebû Abdurrahman’dır.

İslam’a Girişi

Mus’ab b. Umeyr’in Medine’deki tebliği sırasında on sekiz yaşlarında Müslüman oldu. İkinci Akabe Biatı’na katılan yetmiş Medineliden biridir. Müslüman olduktan sonra arkadaşlarıyla birlikte kabilesinin putlarını kırdı. Peygamberimiz Medine’ye hicret ettikten sonra onu Abdullah b. Mes’ûd ile kardeş yaptı.

Peygamberimizle Beraberliği

Bedir, Uhud, Hendek ve diğer bütün gazvelere katıldı. Kur’an’ı Peygamberimizin sağlığında ezberleyen sahabilerdendi. Mekke’nin fethinden sonra Peygamberimiz onu, Mekke halkına Kur’an ve dini öğretmek üzere orada bıraktı.

Peygamberimiz bir gün onun elinden tutarak “Ey Muâz, vallahi ben seni seviyorum” buyurdu ve ona her namazın sonunda “Allâhümme e’innî alâ zikrike ve şükrike ve husni ibâdetik” (Allah’ım, seni anmak, sana şükretmek ve sana güzel ibadet etmek için bana yardım et) duasını bırakmamasını tavsiye etti (Ebû Dâvûd, Vitir; Nesâî, Sehv).

Muâz, Peygamberimizin terkisinde bulunduğu sırada “Allah’ın kulları üzerindeki hakkı nedir, kulların Allah üzerindeki hakkı nedir?” sorusuyla tevhidin özünü öğrenmiştir: Allah’ın kulları üzerindeki hakkı ona ibadet edip hiçbir şeyi ortak koşmamalarıdır (Buhârî, Cihâd; Müslim, Îmân).

Yemen’e Gönderilmesi

Hicretin dokuzuncu veya onuncu yılında Peygamberimiz onu Yemen’e muallim ve kadı olarak gönderdi. Yola çıkarken Resûlullah onu yaya olarak uğurladı; kendisi binek üzerindeydi. Ona “Ey Muâz, belki bu yılımdan sonra beni göremezsin; belki mescidimin ve kabrimin yanından geçersin” dediğinde Muâz ağlamıştır.

Peygamberimiz ona şu talimatı verdi: Kitap ehli bir topluluğa gideceğini, önce onları Allah’tan başka ilah olmadığına ve kendisinin Allah’ın Resûlü olduğuna davet etmesini, kabul ederlerse namazı, sonra zekâtı bildirmesini, zekâtın zenginlerden alınıp fakirlere verileceğini öğretmesini, insanların mallarının en değerlisini almaktan kaçınmasını ve mazlumun bedduasından sakınmasını söyledi (Buhârî, Zekât; Müslim, Îmân). Bu hadis, tebliğde tedricilik ve adaletin temel ilkelerini ortaya koyar.

Ebû Mûsâ el-Eş’arî ile birlikte gönderildiklerinde Peygamberimiz onlara “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin; uyum içinde olun, ayrılığa düşmeyin” buyurmuştur (Buhârî, Meğâzî; Müslim, Cihâd).

Faziletine Dair Hadis

Enes b. Mâlik’in rivayet ettiği hadiste Peygamberimiz ashabından birkaçının faziletini sayarken “Helal ve haramı en iyi bilenleri Muâz b. Cebel’dir” buyurmuştur (Tirmizî, Menâkıb; İbn Mâce, Mukaddime; Tirmizî hasen sahih demiştir). Kur’an’ın kendilerinden alınması tavsiye edilen dört kişiden biri de odur (Buhârî, Fedâilü’l-ashâb; Müslim, Fedâilü’s-sahâbe).

Hz. Ömer’in, “Muâz olmasaydı Ömer helak olurdu” dediği ve vefatı sırasında “Muâz hayatta olsaydı onu halife tayin ederdim” diye onu andığı rivayet edilir.

Vefatı

Peygamberimizin vefatından sonra Medine’ye döndü; ardından Suriye’ye giderek orada halka ilim öğretti. Ebû Ubeyde b. Cerrâh’ın Amvâs vebasında vefatından sonra onun yerine komutan oldu. Kısa süre sonra kendisi de aynı vebaya yakalandı ve hicretin 18. yılında (639) otuz sekiz yaşlarında vefat etti. Kabri Ürdün’dedir.

Re’y ile İctihad

Yemen’e gönderilirken Peygamberimizin ona nasıl hüküm vereceğini sorduğu, onun Kitap, Sünnet ve re’y ile ictihad cevabını verdiği rivayet meşhurdur (Ebû Dâvûd, Akdiye; Tirmizî, Ahkâm). Bazı hadisçiler senedini zayıf görse de fıkıh usulünde ictihadın meşruiyetine delil olarak çokça anılmıştır.

Örnek Alınacak Yönleri

  • İlim ve öğretmenlik: Genç yaşta ümmetin muallimi olması.
  • Kolaylaştırıcı tebliğ: Dini müjde ve kolaylıkla anlatması.
  • Zikir ve şükür: Peygamberimizin öğrettiği duayı hayatına katması.
  • Kısa ömrüne rağmen ilmiyle nesillere ışık tutması; gençlik yıllarının en verimli şekilde değerlendirilmesi gerektiğini göstermesi.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Zekât; Meğâzî; Fedâilü'l-ashâb; Müslim, Îmân; Cihâd; Fedâilü's-sahâbe; Tirmizî, Menâkıb; İbn Mâce, Mukaddime; Ebû Dâvûd, Vitir; Nesâî, Sehv; İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-kübrâ, III; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Muâz b. Cebel" md.

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 4 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Buhârî, Zekât; Meğâzî; Fedâilü'l-ashâb
  2. Müslim, Îmân; Cihâd; Fedâilü's-sahâbe
  3. Tirmizî, Menâkıb; İbn Mâce, Mukaddime
  4. Ebû Dâvûd, Vitir; Nesâî, Sehv
  5. İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-kübrâ, III
  6. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Muâz b. Cebel" md.

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.