🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Güçlü Kimdir? Öfkeyi Yenen Hadisi ve Öfke Kontrolü

İslam Ahlakı ve ErdemlerGüncelleme: 14 Mayıs 20267 dk okuma

“Güçlü, güreşte yenen değil, öfkelendiğinde kendine hâkim olandır” hadisi ve “kızma” nasihati; öfkeyi yatıştırma yöntemleri ve ahlak boyutu.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Hadislerin kaynağı
  • Gerçek güç tanımı
  • “Kızma” tavsiyesinin anlamı

Ebû Hüreyre’nin rivayet ettiği hadiste Peygamberimiz, güçlü kimsenin güreşte rakibini yenen değil, öfkelendiği zaman nefsine hâkim olan kimse olduğunu bildirir. Başka bir hadiste ise tavsiye isteyen bir sahabiye üç kez “kızma” buyurur.

Hadislerin kaynağı

Güçlü kimse hadisi Buhârî’nin Edeb ve Müslim’in Birr ve Sıla bölümünde geçer. “Kızma” tavsiyesi ise Buhârî’de Edeb bölümünde yer alır; tavsiye isteyen kişi o rivayette adıyla anılmaz. Rivayetleri nakleden Ebû Hüreyre, Hz. Peygamber’in ahlak öğütlerini en çok nakleden sahabilerdendir. İki hadis birlikte okunduğunda, öfke kontrolünün Peygamberimiz tarafından ne kadar önemsendiği anlaşılır.

Gerçek güç tanımı

Hadis, güç kavramına yeni bir anlam yükler. Arap toplumunda güç, genellikle bedensel kuvvet, silah ve savaş cesareti ile ölçülürdü. Peygamberimiz ise gücü, nefsi dizginlemek olarak tanımlar. Öfke anında insanın aklı örtülür; yanlış söz söylenir, kırıcı davranılır, bazen geri dönüşü olmayan zararlar verilir. Bu anda kendine hâkim olabilmek, büyük bir irade ister. Aynı zamanda öfkesini yutan kişi, Kur’an’da övülen müttakilerin özelliklerinden birine sahip olmuş olur: “Onlar öfkelerini yutanlar ve insanları affedenlerdir” (Âl-i İmrân, 3/134).

“Kızma” tavsiyesinin anlamı

Hadisteki “kızma” emri, öfke duygusunu tamamen yok etmeyi değil, öfkenin sonuçlarından sakınmayı kastetir. Âlimler iki yorum yapar: Birincisi, öfkenin sebeplerinden uzak durmak; ikincisi, öfke geldiğinde onu kontrol etmektir. Peygamberimiz hakaret edilince, zulüm görünce, dinî hükümlerin çiğnendiğini görünce öfkelenirdi; ancak öfkesi haddi aşmazdı. Aişe validemizin anlattığına göre, kendi şahsı için hiçbir zaman intikam almamıştır; Allah’ın sınırları çiğnendiği zaman ise Allah için öfkelenmiştir. Bu yönüyle Peygamberimizin ahlakı öfkenin en olgun örneğini sunar.

Öfkeyi yatıştırma yolları

  • Eûzü billâh çekmek: Hadise göre öfkelenen kişi “eûzü billâhi mineş-şeytânirracîm” derse öfkesi geçer. Buhârî ve Müslim’de geçen bir olayda bu öğüt verilir.
  • Pozisyon değiştirmek: Ayakta ise oturmak, oturuyorsa uzanmak.
  • Susmak: Ahmed b. Hanbel’de geçen bir rivayette öfkelenen kimsenin susması önerilir.
  • Abdest almak: Öfkenin şeytandan, şeytanın ateşten yaratıldığını, ateşi suyun söndürdüğünü belirten rivayet Ebû Dâvûd’da yer alır; senedi tartışmalıdır ancak âlimler abdest almayı tavsiye eder.
  • Yer değiştirmek ve ortamdan ayrılmak: Gerginliğin yükseldiği ortamı terk etmek.

Sabır ve hilim ilişkisi

Öfke kontrolü, sabır ve hilim (yumuşak huyluluk) ile yakından ilgilidir. Hilim, kişinin gücü olduğu hâlde acele etmemesi ve haksızlığa karşılık vermekte ölçülü davranmasıdır. Sabır yazısında, sabrın üç türü olan itaate, günahtan kaçınmaya ve musibete sabır ayrıntılı ele alınır. Öfke anındaki sabır, bunların uygulamadaki ilk sınavıdır.

Aile ve toplum hayatında öfke

Öfke, en çok aile içinde zarar verir. Çocuğa bağırmak, eşe hakaret etmek, öfkeyle verilen boşanma kararları gibi örnekler çok yaygındır. Peygamberimiz hizmetçisine ve eşlerine bir kez bile elini kaldırmadı. İş yerinde ve trafikte de öfkeyle verilen kararlar pişmanlık getirir. Bu nedenle psikologlar da öfke anında bir süre beklemeyi ve derin nefes almayı tavsiye eder. İslam ahlakının geniş çerçevesi için İslam ahlakının temelleri yazısı okunabilir.

Öfkenin tedavisi: uzun vadeli alışkanlıklar

Öfkeyi anlık yöntemlerle durdurmanın yanında, öfke eşiğini yükselten alışkanlıklar geliştirmek de önemlidir. Düzenli uyku, ibadet, zikir ve spor kişinin sinir sistemini dengeler. Namaz ve dua, günlük hayatın gerginliklerinden uzaklaşıp kalbi sakinleştiren bir mola işlevi görür. Ayrıca öfkeye yol açan tetikleyicileri tanımak, örneğin açlık, yorgunluk ve haksızlık algısı, önceden tedbir almayı sağlar. Gelenekteki ahlak kitapları öfkenin kökünde kibrin bulunduğunu söyler; tevazu geliştikçe öfke azalır. Bir kişiye öfke duyulduğunda, o kişinin de hata yapabilen bir insan olduğunu hatırlamak ve onun güzel yönlerini düşünmek öfkeyi yumuşatır. Affetmek ise hem öfkeyi bitirir hem de kişiye Allah katında yüksek bir mertebe kazandırır.

Sıkça Sorulan Sorular

“Kızma” nasihati öfkenin hiç duyulmaması mı demektir?

Hayır. Öfke insani bir duygudur. Hadis, öfkenin sonucunda yanlış söz ve davranışa yönelmemeyi, öfkeyi kontrol etmeyi öğütler.

Öfkelenince ayakta ise oturmak sünnet midir?

Ebû Zer’den gelen bir rivayette öfkelenen kimsenin ayakta ise oturması, oturuyorsa yatması tavsiye edilir. Ebû Dâvûd ve Ahmed b. Hanbel’de bulunan bu rivayet hasen olarak değerlendirilmiştir.

Hakkı için öfkelenmek yasak mıdır?

Hayır. Allah için ve haksızlığa karşı duyulan öfke meşrudur; önemli olan öfkenin zulme ve haddi aşmaya dönüşmemesidir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Edeb ve Rikâk; Müslim, Birr ve Sıla; Ebû Dâvûd, Edeb; Âl-i İmrân Suresi (3/133-134)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 5 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Buhârî, Edeb ve Rikâk
  2. Müslim, Birr ve Sıla
  3. Ebû Dâvûd, Edeb
  4. Âl-i İmrân Suresi (3/133-134)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.