Ortak Mirasın Kiraya Verilmesi ve Gelir Paylaşımı: Mezheplerin Görüşü
Taksim edilmemiş ortak miras kiraya verilebilir mi? Gelir paylara göre nasıl dağıtılır? Bir mirasçının evi kullanması durumunda kira ödenir mi? Mezhep farkları ve hukuki durum anlatılıyor.
- Ortak mülkte tasarruf kuralı
- Kira gelirinin dağıtımı
- Bir mirasçı ortak malı kullanırsa
Ortak miras kiraya verilecekse bütün mirasçıların rızası gerekir; elde edilen kira geliri, mirasçıların miras payları oranında paylaşılır. Bir mirasçının ortak mülkü tek başına kullanması hâlinde diğerlerine kira ödeyip ödemeyeceği mezhepler arasında farklıdır: Hanefîlerde genellikle ücret gerekmez, diğer mezheplerde gerekir.
Ortak mülkte tasarruf kuralı
Bölüşülmeden kalan miras, mirasçıların ortak mülküdür. Ortak mülkte her ortağın hakkı, malın tamamına yayılmıştır; bu nedenle bir ortak, diğerlerinin rızası olmadan malı kiraya veremez veya satamaz. Kiraya verme, bir tasarruf işlemi olduğundan ortakların onayına bağlıdır. Çoğunluk kararı ile kiralama konusu mezhepte ve hukukta ayrıntılı ele alınır; Türk hukukunda adi ortaklık ve miras ortaklığı hükümleri, ortak mülkün yönetimi için oy çokluğuyla alınan kararları belirli sınırlar içinde geçerli sayar. Dinî ölçü ise, kimsenin hakkının rızasız kullanılamayacağı ilkesidir.
Kira gelirinin dağıtımı
Kiralama izin ve rıza ile yapılmışsa, elde edilen gelir mirasçıların miras payı oranında paylaşılır. Örneğin bir ev kiraya verilmiş ve üç mirasçıdan birinin payı yarım, diğer ikisinin dörtte bir ise gelir buna göre bölünür. Giderler (vergi, bakım, aidat) de aynı oranda paylaşılır. Gelirin mirasçılardan birinde birikmesi ve diğerlerine ödenmemesi hâlinde hak ihlali söz konusudur. Şeffaf bir hesap tutmak ve düzenli ödeme yapmak, aile içi güvenin korunması için önemlidir. Bu dağıtım, kadın mirasçıların hakkı için de ayrı bir önem taşır; çünkü kız kardeşlerin geliri çoğu zaman erkek kardeşlerce talep edilmez.
Bir mirasçı ortak malı kullanırsa
- Hanefî mezhebi: Ortak malı tek başına kullanan ortak, diğer ortaklara kira ödemekle yükümlü değildir; çünkü o da kendi hakkını kullanmaktadır. Ancak kullanım diğerlerinin hakkını engelliyorsa, hâkim kullanım düzeni (mühâyee) kurabilir.
- Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezhepleri: Malı kullanan ortak, diğer ortakların payına isabet eden kullanım bedelini ödemelidir.
- Anlaşma: Mirasçılar anlaşarak kullanım ücretsiz olarak sürdürülebilir veya belirli bir bedel kararlaştırılabilir.
- Türk hukuku: Ortak malı kullanan mirasçıdan, diğer mirasçılar haksız işgal tazminatı (ecrimisil) isteyebilir; bu dava için ihtar çekilmesi ve süreler önem taşır.
Mühâyee: kullanım düzeni
Mühâyee, ortaklar arasında malın kullanım şeklini ve süresini belirleyen bir anlaşmadır. Zamansal mühâyee, ortakların malı sırayla kullanmasıdır; mekânsal mühâyee, malın bölümlerini ayrı ayrı kullanmasıdır. Mirasçılar mühâyee ile malı kiraya vermeden de adil bir kullanım düzeni sağlayabilir. Bu anlaşma yazılı yapılırsa tartışmalar azalır. Mühâyee, mülkiyeti değiştirmeyen geçici bir düzenleme olup, taksim yerine geçmez; mirasçılardan biri taksim talep edebilir. Dolayısıyla uzun süreli kullanımlarda net hukuki çerçeve belirlenmelidir.
Küçük ve yetim mirasçılar
Ortak miras malı kiraya verildiğinde küçük mirasçıların payına düşen gelirin onlar adına korunması gerekir. Bu gelir, çocuğun ihtiyaçları için harcanabilir; fakat başka amaçlarla kullanılamaz. Vasi veya anne baba, bu gelirin kaydını tutmalı ve çocuk reşit olduğunda hesabını vermelidir. Mahkeme izni gerektiren işlemler için hukuki prosedür izlenir. Yetim malının korunması için yetim malı yemenin haramlığı ve vasilik yazısına bakılabilir.
Ev ve tarlanın kiralanması
Tarla gibi ürün veren mallarda ise kiralama, ortakçılık (muzâraa) veya mirasçıların birlikte ekip bölüşmesi gibi yöntemler uygulanır. Ürün veya gelir, paylara göre dağıtılır. Ev veya dükkânlarda kiracı bulunması, sözleşmenin yazılı yapılması ve kira bedelinin düzenli ödenmesi önemlidir. Mirasçıların hepsi kiraya onay vermişse, kira geliri ortak bir hesapta toplanabilir. Bu uygulamalar için ev ve tarlanın mirasta bölüşülmesi yazısı faydalıdır. Mirasın tabloya göre dağılımı için miras payları tablosu, çocuksuz ölenlerin mirası için çocuksuz ölen kişinin mirası, kardeşler arasındaki hak ihlalleri için babanın sağlığında malını satması yazıları da incelenebilir.
Hesap şeffaflığı ve helalleşme
Ortak mirasın yönetimini üstlenen mirasçı, bir emanet sahibi gibi davranmalıdır. Gelir ve giderlerin düzenli kaydını tutmalı, yılda en az bir kez diğer mirasçılara hesap sunmalı ve payları zamanında ödemelidir. Kiralama sırasında piyasa değerinin altında kira bedeliyle akrabaya veya kendine kiralamak, diğer mirasçıların hakkını zedeleyebilir. Bu tür durumlarda adil bir kira belirlenmeli ve diğer mirasçıların onayı alınmalıdır. Kendi payı için çalışan mirasçının yaptığı bakım ve onarım masrafları ise, rıza varsa hesaptan düşülebilir.
Ortak mirasın uzun yıllar paylaşılmadan kullanılması çoğu zaman kırgınlıklara neden olur. Bu yüzden mümkün olan en kısa sürede taksim yapmak veya düzenli bir kullanım ve gelir paylaşımı anlaşması hazırlamak tavsiye edilir. Mirasçıların birbirinden helallik istemesi ve hakkı teslim etmesi, kardeşlik bağını korur. Kul hakkı konusunda mirası paylaşmadan kullanmak ve kul hakkı yazısı da okunabilir.
Sonuç
Ortak mirasın kiraya verilmesi ve gelirin paylaşımı, rıza, şeffaflık ve adalet ilkeleriyle yürütüldüğünde sorun çıkarmaz. Kullanım ücreti konusunda mezhep farkları bulunsa da aile içinde anlaşmak, hem dinî hem hukuki bakımdan en sağlıklı yoldur.
Sıkça Sorulan Sorular
Ortak miras kiraya verilebilir mi?
Evet, mirasçıların rızasıyla. Gelir miras payları oranında paylaşılır.
Mirasçılardan biri evi kullanırsa kira öder mi?
Hanefîlere göre zorunlu değildir; diğer mezheplerde ücret gerekir. Türk hukukunda ecrimisil istenebilir.
Mühâyee nedir?
Ortakların ortak malın kullanım şekli ve süresi konusunda yaptığı anlaşmadır.
Küçük mirasçının kira payı ne olur?
Çocuğun adına korunur ve ihtiyaçları için harcanır; hesap tutulur ve reşit olunca teslim edilir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İbn Mâce, Ahkâm; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Şirket" ve "İcâre" maddeleri; el-Mevsılî, el-İhtiyâr; İbn Kudâme, el-Muğnî; Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- İbn Mâce, Ahkâm
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Şirket" ve "İcâre" maddeleri
- el-Mevsılî, el-İhtiyâr
- İbn Kudâme, el-Muğnî
- Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.