🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Dünyanın Yuvarlaklığı ve Müslüman Coğrafyacılar

Bilim Dalları ve BuluşlarGüncelleme: 4 Ekim 202610 dk okuma

Müslüman bilginler dünyanın küre olduğunu nasıl savundu? Gözlem, ay tutulması, enlem ölçümü ve Me'mûn dönemindeki derece ölçüm çalışmaları anlatılıyor.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Yunan mirası ve küre modeli
  • Gözleme dayalı deliller
  • Yeryüzünün ölçülmesi

Orta Çağ Müslüman bilginler yeryüzünü küre kabul eder, bu kabulü gözleme ve matematiksel hesaba dayandırırdı. Ay tutulmasındaki gölge, enlem farkıyla yıldız yüksekliğinin değişmesi ve ufuktaki gemilerin görünümü gibi deliller kullanıldı. 9. yüzyılda ve sonrasında yeryüzünün büyüklüğünü ölçmeye yönelik çalışmalar yapıldı.

Yunan mirası ve küre modeli

Müslüman bilginler dünyanın şekli konusundaki temel fikirleri büyük ölçüde Yunan astronomisi ve coğrafyasından devraldı. Aristoteles’in kürenin kusursuz şekil olduğuna ve Ay tutulmasında yeryüzünün gölgesinin yuvarlak göründüğüne dair delilleri, Batlamyus’un Almagest ve Coğrafya eserleriyle birlikte Arapçaya çevrildi. Bu çeviri süreci, tercüme hareketi ve Beytü’l-Hikme yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Yunan felsefesinin Arapçaya aktarılması yazısı ise felsefi arka planı tamamlar.

Devralınan bilgi bir kopyalamadan ibaret kalmadı; bilginler hesapları yeniden denetledi, hataları düzeltti ve yeni gözlem tabloları hazırladı. Batlamyus’un bazı coğrafi koordinatları, özellikle Akdeniz’in doğu-batı uzunluğu, Müslüman coğrafyacılar tarafından revize edildi. Harezmî’nin Sûretü’l-arz adlı eseri bu revizyonun erken örneklerindendir.

Gözleme dayalı deliller

Bilginlerin küre argümanları basit ve anlaşılırdı. Birincisi, kuzeye gidildikçe Kutup Yıldızı’nın ufuktan yüksekliğinin artması, güneye gidildikçe ise azalmasıydı. İkincisi, güneşin ve yıldızların doğuşunun doğudaki yerlerde batıdakilere göre daha erken olmasıydı; bu fark, Ay tutulmalarının farklı şehirlerden farklı saatlerde gözlenmesiyle desteklendi. Üçüncüsü, denizde gemilerin ufukta önce gövdesinin değil, direklerinin kaybolmasıydı.

Bu gözlemler yalnızca teorik değildi; kıble yönü, namaz vakitleri ve takvim hesapları gibi dinî pratiklerle doğrudan ilgiliydi. Bir şehrin Mekke’ye göre konumunu bulmak için küresel geometri gerekiyordu. Bu uygulama alanı, bilginlerin küre modelini sadece felsefi değil, pratik bir araç olarak da kullandığını gösterir.

Yeryüzünün ölçülmesi

Rivayetlere göre Halife Me’mûn (813-833) döneminde, Bağdat çevresinde yeryüzünün bir derecesinin uzunluğunu bulmak için ölçümler yapıldı. Sincar ovasında ve Tedmür (Palmira) çevresinde iki ekip, kuzey-güney doğrultusunda yürüyerek Kutup Yıldızı’nın yüksekliğinin bir derece değişeceği mesafeyi ölçmeye çalıştı. Kaynaklar sonuçları farklı aktarır; hesaplanan değer, bir derecenin yaklaşık 56 ile 57 mil olduğunu gösteren rakamlarla anılır. Mil birimi konusundaki belirsizlik nedeniyle bu değerin modern ölçüyle karşılığı tartışmalıdır.

Daha sonra Bîrûnî, dağdan ufuk açısını ölçerek yeryüzünün çevresini hesaplayan yeni bir yöntem geliştirdi. Bu yöntem ve sonuçları için Bîrûnî’nin dünyanın çevresini nasıl ölçtüğü yazısına bakılabilir. Bîrûnî’nin hesabı, modern değerlerle karşılaştırıldığında dikkat çekici ölçüde yakın bulunur; ancak doğruluğun derecesi mil biriminin tanımına bağlıdır.

Coğrafyacılar ve haritalar

İbn Hurdâzbih, İstahrî, İbn Havkal, Mes’ûdî ve Mukaddesî gibi coğrafyacılar yeryüzünü iklimlere bölen bir geleneği sürdürdü. Bu geleneğin zirve noktalarından biri, İdrîsî’nin dünya haritası oldu. Haritalarda dünyanın bilinen kısmı gösterilir, okyanuslar ise çoğu zaman kuşatıcı bir deniz olarak çizilirdi. Küre modeli kabul edilmekle birlikte, harita çiziminde düz levha kullanıldığı için yansıtma sorunları vardı.

Seyyahların aktardığı bilgiler de coğrafi bilgiye eklendi. Bu zincir için rıhle edebiyatı başlıklı yazı bağlam sağlar. Denizcilerin kullandığı yöntemler ise pusula ve denizcilik yazısında anlatılmıştır.

Dinî yorum ve küre

Bazı müfessirler ve kelâmcılar, Kur’an’daki gece ve gündüzün birbirini sarması ifadesini yeryüzünün küre biçiminde olmasıyla ilişkilendirdi. Bu yorum bütün âlimlerce benimsenmiş kesin bir görüş değildir; bununla birlikte İslam âlimleri arasında küre modeline dinî gerekçeyle itiraz eden çok az sayıda ve etkisiz ses olduğu belirtilir. Kuran ve bilim ilişkisi konusunun genel tartışması için ilmî tefsir tartışması yazısına bakılabilir.

Küre modelinin uygulama alanları

Yeryüzünün küre kabul edilmesi, gündelik dinî ihtiyaçlarda karşılık buldu. Kıble yönü, bir şehirden Mekke’ye giden büyük daire üzerindeki yönün hesaplanmasıdır; bunun için iki yer arasındaki boylam ve enlem farkları ile küresel trigonometri gerekir. Ebü’l-Vefâ el-Büzcânî, Battânî ve Bîrûnî gibi bilginler bu hesabı yapan formüller geliştirdi. Namaz vakitleri de güneşin yüksekliğine ve bulunulan enleme bağlı olduğundan, küre modeli üzerinden hazırlanan tablolar müezzinler ve muvakkitler tarafından kullanıldı. Bu ilişkiler, bilimsel bilginin toplumsal hayata nasıl yansıdığını gösteren somut örneklerdir.

Küre modelinin bir sonucu da bölgesel iklimlerin tanımlanmasıdır. Yeryüzünün yaşanabilir kısmı kuzey yarımküredeki yedi iklime bölünür ve her iklimin gün uzunluğu ile gölge boyu gibi nitelikleri hesaplanırdı. Bu bilgi, coğrafi eserlerin giriş bölümlerinde yer alır ve seyyahların anlattıklarını bir çerçeveye oturtmaya yarardı.

Ölçüm tartışmalarının sürmesi

Yeryüzünün büyüklüğüne dair Orta Çağ rakamları, birimlerin belirsizliği yüzünden günümüzde de tartışılır. Batlamyus’un kullandığı stadion, Müslüman coğrafyacıların kullandığı mil, ferseng ve zira gibi birimlerin hangi uzunluğa karşılık geldiği konusunda farklı varsayımlar vardır. Bu nedenle “Müslüman bilginler dünyanın çevresini şu kadar kilometre buldu” gibi ifadeler her zaman bir dönüşüm varsayımına dayanır. Okuyucunun bu tür cümleleri okurken sonucun kesin bir ölçü değil, yorumlanmış bir karşılık olduğunu akılda tutması gerekir.

Değerlendirme

Orta Çağ’ın “düz dünya” inancı olduğu yönündeki yaygın anlatı, hem Müslüman hem de Hıristiyan dünyasının bilim çevreleri için doğru değildir. Her iki dünyada da eğitimli kesim yeryüzünün küre olduğunu biliyordu. Müslüman coğrafyacıların özgün katkısı, bu bilgiyi ölçümle denetlemeye çalışmaları, koordinat tablolarını güncellemeleri ve pratik ihtiyaçlarda (kıble, vakit, harita) kullanmalarıdır. Bu birikim, sonraki yüzyıllarda Avrupa’ya da aktarıldı.

Sıkça Sorulan Sorular

Müslüman bilginler dünyanın düz olduğuna mı inanıyordu?

Bilim çevrelerinde hâkim görüş, yeryüzünün küre biçiminde olduğuydu. Batlamyus geleneğinden gelen bu görüş, astronomi ve coğrafya eserlerinde açıkça kabul edilir. Halk arasında farklı tasavvurlar bulunabilirdi, ancak bilginlerin ana çizgisi küre modeliydi.

Me’mûn döneminde yeryüzü ölçüldü mü?

Rivayete göre 9. yüzyılda Halife Me’mûn’un görevlendirmesiyle Sincar ovasında bir meridyen derecesinin uzunluğunu bulmak için ölçüm yapıldı. Sonuçlar kaynaklarda farklı rakamlarla aktarılır ve yöntem, ayrıntıları bakımından tartışmalıdır.

Dünyanın küre olduğu hakkında İslami kaynaklarda ne denir?

Kur’an’da gece ile gündüzün birbirini örtmesi (örneğin Zümer 39/5) gibi ifadeler bazı müellifler tarafından küre modeliyle ilişkilendirilmiştir. Bu yorumlar kesin bir bilimsel iddia olarak değil, yorumcunun görüşü olarak değerlendirilir.

Küre modeli kıbleyi bulmada işe yaradı mı?

Evet. Küresel trigonometri sayesinde bir şehirden Mekke’ye olan yön ve mesafe hesaplanabildi. Bu hesaplar, kıble haritaları ve tabloları için temel oldu.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Coğrafya" ve "Arz" maddeleri; Fuat Sezgin, Geschichte des arabischen Schrifttums, Cilt 10-12; İbn Hurdâzbih, el-Mesâlik ve'l-memâlik; Seyyid Hüseyin Nasr, Science and Civilization in Islam

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 8 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Coğrafya" ve "Arz" maddeleri
  2. Fuat Sezgin, Geschichte des arabischen Schrifttums, Cilt 10-12
  3. İbn Hurdâzbih, el-Mesâlik ve'l-memâlik
  4. Seyyid Hüseyin Nasr, Science and Civilization in Islam

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.