Küçük Kan Dolaşımının Keşfi ve İbnü’n-Nefîs
Küçük kan dolaşımının keşfi: İbnü'n-Nefîs'in Şerhu teşrîhi'l-Kānûn'u, septum gözeneklerinin reddi, 1924'teki yeniden keşif ve Avrupa'daki izleri.
- İbnü'n-Nefîs'in hayatı
- Galenos'un teorisi ve itiraz
- Yeniden keşif: 1924
Küçük kan dolaşımı (akciğer dolaşımı), kanın kalbin sağ tarafından akciğerlere geçip havayla temas ettikten sonra kalbin sol tarafına döndüğünü ifade eder. Bu bilgiyi XIII. yüzyılda yazılı olarak açıklayan hekim, Kahire’de çalışan İbnü’n-Nefîs’tir; kendisi Galenos’un kalbin iki karıncığı arasında görünmez gözenekler bulunduğu teorisini reddetmiştir.
İbnü’n-Nefîs’in hayatı
Alâeddin Ali b. Ebi’l-Hazm el-Kureşî, İbnü’n-Nefîs olarak bilinir. Yaklaşık 1213’te Şam yakınlarında doğdu. Şam’da Nûrî Bimarhanesi’nde tıp öğrendi, sonra Kahire’ye gitti ve el-Mansûrî Bimarhanesi’nde çalıştı. Zamanla başhekim (reîsü’l-etıbbâ) oldu. Hekimliğin yanında fıkıh, mantık, Arapça ve hadis ilimlerinde de eğitim aldı; Şâfiî mezhebine mensuptu. Kahire’de vefat ettiğinde (1288) kütüphanesini ve evini Mansûrî Bimarhanesi’ne vakfettiği anlatılır. Hayatı hakkındaki bilgiler sınırlıdır ve bazı ayrıntılar kaynaklara göre değişir. Bimarhaneler için dârüşşifa ve bimarhaneler: İslam’da hastane tarihi yazısına bakılabilir.
Galenos’un teorisi ve itiraz
Antik hekim Galenos, kanın karaciğerde üretildiğini, kalbin sağ karıncığına geldiğini ve oradan septum (karıncıklar arasındaki duvar) üzerindeki görünmez gözeneklerden sol karıncığa geçtiğini savunmuştu. İbn Sînâ da bu teoriyi büyük ölçüde kabul etmişti. İbnü’n-Nefîs, İbn Sînâ’nın el-Kānûn adlı eserine yazdığı şerh olan Şerhu teşrîhi’l-Kānûn‘da (yaklaşık 1242) bu görüşe itiraz etti. Septumun kalın ve gözeneksiz olduğunu belirtti ve kanın sağ karıncıktan “akciğer atardamarı” aracılığıyla akciğere gittiğini, orada havayla karıştıktan sonra “akciğer toplardamarı” vasıtasıyla sol karıncığa döndüğünü yazdı. Bu açıklama, küçük kan dolaşımının (pulmoner dolaşım) ilk bilinen yazılı tarifi olarak kabul edilir. Dönemin imkânlarıyla akciğerlerdeki küçük damarlar görülemediğinden, İbnü’n-Nefîs bu bağlantıları mantıksal çıkarımla ileri sürdü; ayrıntıları bugünkü fizyolojiyle birebir aynı değildir. İbn Sînâ’nın eseri için El-Kânûn fi’t-Tıb: İbn Sînâ’nın Tıp Kanunu yazısına bakılabilir.
Yeniden keşif: 1924
İbnü’n-Nefîs’in bu çalışması yüzyıllar boyunca geniş çevrelerce fark edilmedi. 1924’te Mısırlı tıp öğrencisi Muhyiddin et-Tatâvî, Almanya’nın Freiburg Üniversitesi’nde hazırladığı doktora tezinde Berlin’deki bir yazmada İbnü’n-Nefîs’in bu açıklamasını buldu ve yayımladı. Bu keşif, tıp tarihi dünyasında büyük ilgi gördü. Bundan sonra İbnü’n-Nefîs’in diğer eserleri de incelenmeye başladı. Ancak bazı tarihçiler Tatâvî’nin çalışmasının metodolojisini tartışmıştır; yine de İbnü’n-Nefîs’in tarifinin özgünlüğü genel kabul görür.
Avrupa’da: Servetus, Colombo ve Harvey
Avrupa’da küçük kan dolaşımı, İspanyol hekim ve ilahiyatçı Michael Servetus (1553), İtalyan anatomist Realdo Colombo (1559) ve William Harvey’in 1628’de yayımladığı kan dolaşımı kuramıyla ilişkilendirilir. İbnü’n-Nefîs’in yazısının Latince çeviriyle Avrupa’ya ulaşıp ulaşmadığı tartışmalıdır. Bazı araştırmacılar Andrea Alpago’nun (1450-1521) Kānûn çevirisi veya İbnü’n-Nefîs’in diğer eserlerinin Venedik’e ulaşmış olabileceğini ileri sürer; kesin kanıt sınırlıdır. Bu nedenle Avrupa’dakilerin bağımsız keşfi mi yoksa dolaylı etkilenme mi olduğu açık bir tartışma konusudur. Bu bilgi, bilimin parçalı ve çok merkezli biçimde ilerlediğini gösterir.
İbnü’n-Nefîs’in diğer çalışmaları
İbnü’n-Nefîs yalnızca kalp ve akciğer üzerine yazmadı. el-Mûcez fi’t-tıb adlı kısa tıp özeti uzun süre medreselerde okunan ders kitabıdır. Göz hastalıkları üzerine yazdığı eser, el-Mühezzeb fi’l-kuhl el-mücerreb, kehhâllik tarihinin önemli kaynaklarındandır. Ayrıca er-Risâletü’l-Kâmiliyye fi’s-Sîreti’n-Nebeviyye ve Fâdıl b. Nâtık (Theologus Autodidactus) gibi eserleri vardır; bunların sonuncusu, bir çocuğun yalnızlıkta akıl yoluyla İslam inançlarını keşfetmesini anlatan felsefi bir romandır. Bu eserler, İbnü’n-Nefîs’in tıp, felsefe ve kelam alanlarını birleştiren çok yönlü kişiliğini gösterir. Göz hekimliği için göz hekimliği (kehhâlîn) yazısı da okunabilir.
Nasıl değerlendirilmeli?
İbnü’n-Nefîs’in katkısı, Galenos ve İbn Sînâ’ya saygıyla yaklaşırken onları akılcı biçimde eleştirebilmesidir. Tıp tarihinde bu, “otoriteye eleştirel bakış” geleneğinin güzel bir örneğidir. Ancak “kan dolaşımını ilk keşfeden” gibi kesin ifadeler, tarihî karmaşıklığı basitleştirir: Harvey’in büyük dolaşımı tarif etmesi ayrı, İbnü’n-Nefîs’in küçük dolaşımı tarif etmesi ayrı bir katkıdır.
Bağlantılı yazılar
Cerrahi için İslam tıbbında cerrahi aletler ve Zehrâvî, ilaçlar için eczacılık ve akrabâdinler yazıları okunabilir.
Yöntem: Gözlem ve akıl yürütme
İbnü’n-Nefîs, itirazını yalnızca teorik gerekçelerle değil, anatomik gözlemle de desteklemeye çalıştı. Septumun kalınlığını ve gözeneksiz yapısını tarif etti; kalp odacıklarının işlevlerini kan ve havanın ihtiyacıyla ilişkilendirdi. Ayrıca kalbin kendi beslenmesinin koroner damarlar aracılığıyla gerçekleştiğini yazdı. Bu açıklamalar, kalp anatomisine dair erken ve özgün katkılar olarak değerlendirilir. İslam hukuku otopsiye mesafeli olduğu için bu bilgiler çoğunlukla hayvan diseksiyonlarına ve Galenos’un yazılarına dayanır; İbnü’n-Nefîs, kendisinin insan diseksiyonu yapmadığını belirtmiştir. Bu ifade, eleştirinin akıl yürütmeye dayandığını gösterir.
Tıp eğitiminde yeri
İbnü’n-Nefîs’in eserleri sonraki yüzyıllarda Mısır ve Suriye medreselerinde okutuldu. Ancak şerhinde yazdığı bu özgün düşünce, geniş çevrelerce takip edilmediği için tıp pratiğini hemen değiştirmedi. Bu durum, bilimsel buluşların etkili olabilmesi için yalnızca yazılmasının değil, yaygın bir akademik çevre tarafından kabul edilip tartışılmasının da gerektiğini gösterir.
Sıkça Sorulan Sorular
İbnü’n-Nefîs kimdir?
1213 civarında Şam’da doğan, Kahire’de Mansûrî Bimarhanesi’nde başhekimlik yapan ve 1288’de vefat eden Müslüman hekim ve âlimdir.
Küçük kan dolaşımı nedir?
Kanın kalbin sağ karıncığından akciğerlere geçip havayla temas ettikten sonra sol kulakçığa dönmesi sürecidir; İbnü’n-Nefîs bunu XIII. yüzyılda tarif etmiştir.
Bu keşif nasıl yeniden bulundu?
Mısırlı tıp tarihçisi Muhyiddin et-Tatâvî, 1924’te Almanya’da hazırladığı doktora tezinde Berlin kütüphanesindeki bir yazmada İbnü’n-Nefîs’in bu açıklamasını fark etmiştir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "İbnü'n-Nefîs" maddesi; İbnü'n-Nefîs, Şerhu teşrîhi'l-Kānûn; Max Meyerhof, "Ibn an-Nafis and his theory of the lesser circulation", Isis 23 (1935)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "İbnü'n-Nefîs" maddesi
- İbnü'n-Nefîs, Şerhu teşrîhi'l-Kānûn
- Max Meyerhof, "Ibn an-Nafis and his theory of the lesser circulation", Isis 23 (1935)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.