🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Hz. Fâtıma (r.anhâ)

Sahabe HayatlarıGüncelleme: 21 Eylül 20266 dk okuma

Peygamberimizin kızı, Hz. Ali'nin eşi, Hasan ve Hüseyin'in annesi Hz. Fâtıma ez-Zehrâ'nın hayatı ve fazileti.

Kimliği

Hz. Fâtıma, Peygamber Efendimizin Hz. Hatice’den olan en küçük kızıdır. Bi’setten kısa süre önce veya bi’setin ilk yıllarında Mekke’de doğduğu rivayet edilir. “Zehrâ” (parlak, nurlu) ve “Betûl” (dünyadan el etek çekip Allah’a yönelen) lakaplarıyla anılır.

Mekke Yılları

Çocukluğu, İslam’ın en çetin dönemine denk geldi. Babasının maruz kaldığı eziyetlere bizzat şahit oldu. Abdullah b. Mes’ûd’un anlattığına göre bir gün Peygamberimiz Kâbe’de secdede iken müşrikler sırtına deve işkembesi koymuşlar, küçük Fâtıma koşarak gelip onu babasının üzerinden atmış ve müşriklere sitem etmiştir (Buhârî, Vudû; Müslim, Cihâd). Boykot yıllarının sıkıntısını ve annesinin vefatının acısını genç yaşta yaşadı. Babasının hicretinden sonra ailenin diğer fertleriyle birlikte Medine’ye hicret etti.

Evliliği ve Aile Hayatı

Hicretin ikinci yılında Hz. Ali ile evlendi. Çeyizi son derece sadeydi. Hz. Hasan, Hz. Hüseyin, Zeyneb ve Ümmü Gülsüm bu evlilikten dünyaya geldi. Peygamberimizin nesli Hz. Fâtıma’nın çocukları yoluyla devam etmiştir.

Hz. Fâtıma’nın evi, zühd ve kanaatin evi idi. Değirmen çevirmekten elleri nasır bağlamıştı. Bir hizmetçi istemek için babasına gittiğinde Peygamberimiz ona ve Hz. Ali’ye, yatağa girerken otuz üç defa “Sübhânallah”, otuz üç defa “Elhamdülillah” ve otuz dört defa “Allahu ekber” demelerini tavsiye etmiş ve “Bu sizin için bir hizmetçiden daha hayırlıdır” buyurmuştur (Buhârî, Nafakāt; Müslim, Zikir). Bu zikir bugün “Fâtıma tesbihi” olarak da bilinir.

Peygamberimizle İlişkisi

Hz. Âişe, oturuşu, kalkışı ve konuşmasıyla Resûlullah’a Fâtıma’dan daha çok benzeyen birini görmediğini söyler. Fâtıma babasının yanına geldiğinde Peygamberimiz ayağa kalkar, onu öper ve kendi yerine oturturdu; Peygamberimiz ona gittiğinde o da aynısını yapardı (Ebû Dâvûd, Edeb; Tirmizî, Menâkıb).

Peygamberimiz Ehl-i beytini örtüsünün altına alarak “Ey Ehl-i beyt, Allah sizden günahı gidermek ve sizi tertemiz kılmak istiyor” (Ahzâb Suresi, 33/33) ayetini okumuştur; bu kişiler arasında Hz. Fâtıma, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin vardır (Müslim, Fedâilü’s-sahâbe).

Faziletine Dair Hadisler

Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Fâtıma benden bir parçadır; onu kızdıran beni kızdırmış olur” (Buhârî, Fedâilü’l-ashâb; Müslim, Fedâilü’s-sahâbe).

Son hastalığında Peygamberimiz Hz. Fâtıma’ya gizlice bir şey söylemiş, o ağlamış; sonra bir şey daha söylemiş, bu defa gülmüştür. Vefattan sonra anlattığına göre ilk seferinde babası bu hastalıktan vefat edeceğini bildirmiş, ikincisinde ise ailesinden kendisine ilk kavuşacak kişinin o olacağını ve onun mü’min kadınların (veya bu ümmetin kadınlarının) hanımefendisi olmaktan razı olup olmadığını sormuştur (Buhârî, Menâkıb; Müslim, Fedâilü’s-sahâbe).

Vefatı

Babasının vefatı onu derinden sarstı. Peygamberimizden yaklaşık altı ay sonra, hicretin 11. yılında Medine’de, yirmili yaşlarında vefat etti. Hz. Ali tarafından geceleyin defnedildi; kabrinin Cennetü’l-Bakî’de olduğu yaygın kanaattir.

Peygamberimizin mirası meselesinde Hz. Ebû Bekir ile arasında geçen konuşma, Hz. Ebû Bekir’in “Biz peygamberler miras bırakmayız; bıraktığımız sadakadır” hadisine dayanan ictihadıyla ilgilidir (Buhârî, Farzu’l-humus; Müslim, Cihâd). Ehl-i Sünnet, her iki tarafı da saygıyla anar; Hz. Ebû Bekir’in Ehl-i beyte hürmetini ve Hz. Fâtıma’nın faziletini birlikte kabul eder. Rivayetlere göre Hz. Ebû Bekir, hastalığında Hz. Fâtıma’yı ziyaret ederek gönlünü almıştır.

Sade Bir Hayat

Hz. Fâtıma’nın evinde bazen günlerce ocak yanmazdı. Buna rağmen ihtiyaç sahiplerine yardım etmekten geri durmazdı. Peygamberimiz bir seferden döndüğünde önce mescide uğrar, sonra Fâtıma’nın evine giderdi. Bir defasında evinin kapısında bir perde görünce, dünyalık süsten hoşlanmadığı için içeri girmemiş, Fâtıma da perdeyi ihtiyaç sahiplerine göndermiştir. Bu rivayetler, Ehl-i beytin dünyalığa gönül bağlamadığını gösterir.

Örnek Alınacak Yönleri

  • Kanaat ve sabır: Zor şartlarda şikâyet etmeden yaşaması.
  • Babaya vefa: Küçük yaşından itibaren babasına destek olması.
  • Zikir: Dünya yükünü Allah’ı anarak hafifletmesi.
  • Örnek annelik: Cennet gençlerinin efendilerini yetiştirmesi.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Ahzâb Suresi (33/33); Buhârî, Fedâilü'l-ashâb; Nafakāt; Menâkıb; Müslim, Fedâilü's-sahâbe; Zikir; Tirmizî, Menâkıb; Ebû Dâvûd, Edeb; İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-kübrâ, VIII; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Fâtıma" md.

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 5 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Ahzâb Suresi (33/33)
  2. Buhârî, Fedâilü'l-ashâb; Nafakāt; Menâkıb
  3. Müslim, Fedâilü's-sahâbe; Zikir
  4. Tirmizî, Menâkıb; Ebû Dâvûd, Edeb
  5. İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-kübrâ, VIII
  6. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Fâtıma" md.

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.