Hz. Şît Kimdir? Âdem’in Oğlu Olan Peygamber ve Önemi
Hz. Şît, rivayetlere göre Âdem'in oğlu ve ona halef olan peygamberdir. Kur'an'da adı geçmez; hadis, tarih kaynakları ve Tevrat'taki Set ile ilişkisi incelendi.
- Kur'an'ın Sessizliği
- Rivayetlerdeki Şît
- Elli Sahife Rivayeti
Hz. Şît, İslâm tarih ve kıssa literatüründe Hz. Âdem’in oğlu ve ona halef olan peygamber olarak anılır. Kur’an’da adı geçmez; hadis kaynaklarında da kesin bir peygamberlik bilgisi bulunmaz. Tevrat’ta Set (Seth) olarak geçer. Bu yazıda Şît’e dair bilgiler Kur’an’ın sessizliği, zayıf hadisler ve tarihî rivayetler olarak ayrıştırılarak sunulmaktadır.
Kur’an’ın Sessizliği
Kur’an Âdem’in iki oğlunun kıssasını anlatır (Mâide 5/27-31): Hâbil ve Kâbil’in kurbanları ve ilk cinayet. Şît’in ismi geçmez. Kur’an’da Âdem’den sonra gelen peygamberler olarak İdrîs, Nûh ve diğerleri anılır; Şît bu listede yer almaz. Dolayısıyla Şît’in varlığı ve peygamberliği Kur’an’la sabit değildir. Bu durum, Şît’in hiç var olmadığı anlamına gelmez; yalnızca ismin Kur’an’da bulunmadığını gösterir. Âdem’in kıssası için Hz. Âdem ana maddesine bakılabilir.
Rivayetlerdeki Şît
İbn Kesîr, Taberî ve İbn Sa’d gibi tarihçiler Şît’i Âdem’in oğlu olarak aktarır. Rivayete göre Habil öldürüldükten sonra Allah, Âdem’e Şît’i bağışladı; ismi “Hibetullah” (Allah’ın hediyesi) anlamında yorumlanır. Şît, babasının ardından yeryüzünde Allah’ın dinini yaşatan, nesli ibadete çağıran kişi olarak anlatılır. Tevrat’ta (Yaratılış 4:25) Havva “Allah bana Habil’in yerine başka bir çocuk verdi” der ve ona Set adını koyar. İslâmî rivayetler bu çerçeveyi büyük oranda benimsemiştir. Ancak Tevrat’ta Set’in peygamber olduğuna dair bir kayıt yoktur; peygamberlik iddiası İslâmî rivayetlere özgüdür.
Elli Sahife Rivayeti
İbn Hibbân’ın rivayet ettiği uzun bir Ebû Zer hadisinde, Hz. Peygamber’e kaç peygamber ve kaç kitap geldiği sorulur ve “Şît’e elli sahife indirildi” ifadesi geçer. Hadis ayrıca İdrîs, İbrâhim ve Mûsâ’ya gelen sahifeleri de sayar. Hadis âlimleri bu rivayetin senedi hakkında ciddi eleştiriler yapmış, bir kısmı zayıf, bir kısmı mevzu (uydurma) olarak nitelemiştir. Dolayısıyla Şît’e sahife indirildiği bilgisi kesin değildir. Kur’an’da sahifelerden söz edilir, fakat Şît’in sahifeleri anılmaz. Peygamberlerin kitapları hakkında genel bilgi için peygamberlere iman yazısı okunabilir.
Şît ve Kâbe İnşası Rivayeti
Bazı kıssa kitaplarında Şît’in Mekke’de Kâbe’yi tekrar inşa ettiği, Âdem’in Mekke’de hac yaptığı, Şît’in babasının cenazesini yıkayıp defnettiği gibi anlatılar yer alır. Bu bilgiler sahih hadise dayanmaz ve çoğu İsrâiliyat veya halk rivayetidir. Kâbe’nin ilk temellerinin kimin tarafından atıldığı konusunda ihtilaf vardır: Bazı rivayetlerde melekler, bazılarında Âdem, bazılarında İbrâhim anılır. Kur’an Kâbe’nin ilk mabet olduğunu (Âl-i İmrân 3/96) ve İbrâhim ile İsmâil’in temelleri yükselttiğini bildirir (Bakara 2/127). Şît’in rolü sağlam kaynaklarla teyit edilmez.
Soy: Peygamberlerin Zinciri
Şît’in nesli Nûh’a kadar uzandığı rivayet edilir. İdrîs’in Şît’in soyundan olduğu, ondan Nûh’a kadar uzanan bir zincir olduğu söylenir. Bu zincir, Tevrat’taki soy listesine (Yaratılış 5) benzerlik gösterir. Müslüman tarihçilerin büyük kısmı bu listeyi Tevrat’tan aktararak kullanmıştır. Zincirin tamamı Kur’an ve sahih sünnetle teyit edilmediği için, “rivayete göre” demek doğrudur. İdrîs hakkında bilgi için Hz. İdrîs ana maddesi okunabilir.
Kabri ve Makamı
Şît’in kabri hakkında kesin bilgi yoktur. Lübnan’da Bekaa Vadisi’nde “Nebi Şît” adıyla anılan bir makam vardır; Ürdün’de Salt yakınlarında benzer bir makam, ayrıca Mekke ve Hindistan çevresinde de rivayetler bulunur. Bu makamlar yerel geleneğe dayanır ve tarihî doğrulaması yoktur. Aynı şekilde Âdem’in kabri hakkındaki rivayetler de farklılık gösterir: Mekke, Necef, Kudüs ve Hindistan gibi birden fazla yer anılır. Kabir yerinin bilinmemesi imanı etkilemez. Ziyaret adabı konusunda genel kurallar geçerlidir: ibret ve dua için ziyaret caizdir; kabirden yardım dilemek doğru değildir.
Şît İsmi ve Anlamı
Şît ismi, İbranice “Şet” kelimesinden gelir ve “verilen, tayin edilen, yerine konulan” anlamına yorumlanır. Tevrat’ta Havva’nın “Allah bana Habil’in yerine başka bir çocuk verdi (şat)” demesiyle ilişkilendirilir. Arapça kaynaklarda “Hibetullah” şeklinde de anılır. Bu açıklama dil bilimsel bir yorumdur; Kur’an’da bu isim anılmadığı için kesin dayanak yoktur.
Sonuç: Ne Biliniyor, Ne Bilinmiyor?
Şît hakkında kesin olan şudur: İslâm kaynaklarında Âdem’in oğlu olarak anılır. Kur’an’da adı geçmez. Peygamberliği, sahifeleri, Kâbe inşası ve kabri rivayet düzeyindedir. Müslüman için en doğru yaklaşım, bu isimlerle ilgili bilgileri “rivayete göre” diyerek aktarmak, Kur’an’ın adını andığı peygamberlere iman etmek ve fazlasında ihtiyatlı olmaktır. Hz. Âdem’in Hadislerdeki yeri için Hz. Âdem hadislerde nasıl anılır yazısına bakılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Hz. Şît Kur’an’da geçer mi?
Hayır. Kur’an’da Şît’in adı geçmez. Bilgiler hadis, tarih ve tefsir rivayetlerine dayanır.
Şît hangi peygamberin oğludur?
Rivayetlere göre Hz. Âdem’in oğlu ve Habil’in ölümünden sonra doğan çocuğudur. Tevrat’ta Set olarak anılır.
Şît’e elli sahife indirildi mi?
Ebû Zer hadisi olarak bilinen uzun bir rivayette Şît’e elli sahife indirildiği söylenir. Bu rivayetin senedi zayıf kabul edilir.
Şît’in kabri nerededir?
Kesin bilgi yoktur. Lübnan, Ürdün, Mekke ve Hindistan’da makam rivayetleri vardır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Şît" md.; İbn Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye; Taberî, Târîh
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Şît" md.
- İbn Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye
- Taberî, Târîh
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.