🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Kudüs ve Harem-i Şerif: İslam’daki Yeri ve Fazileti

Medine, Kudüs ve Diğer Kutsal MescitlerGüncelleme: 16 Nisan 20269 dk okuma

Kudüs'ün İslam'daki önemi, Beytü'l-Makdis, Harem-i Şerif'in yapıları, ilk kıble, İsrâ ve Mirâc, Hz. Ömer'in ahdi, Selâhaddîn ve Osmanlı dönemi hakkında bilgi.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kudüs'ün İsimleri
  • Kur'an'da ve Hadislerde Kudüs
  • İsrâ ve Mirâc

Kudüs, Müslümanlar için Mekke ve Medine’den sonra en kutsal şehir olarak kabul edilir. İlk kıble, miraç yolculuğunun durağı ve çok sayıda peygamberin hatırasının bulunduğu şehir olması nedeniyle İslam’da özel bir değere sahiptir. Harem-i Şerif ise şehrin içindeki, Mescid-i Aksâ ve Kubbetü’s-Sahra’yı barındıran kutsal alandır.

Kudüs’ün İsimleri

İslam kaynaklarında Kudüs, “Beytü’l-Makdis” (mukaddes ev), “Kuds” ve “İliyâ” adlarıyla anılır. “Kudüs” adı, Arapçada kutsallık kökünden gelir. Şehrin tarihte “Eliya Kapitolina” adı da olmuş, Hz. Ömer’in fethi sırasında bu ad geçmiştir. Bugün Türkçede kullanılan Kudüs ismi, Arapçadaki el-Kuds’tan alınmıştır.

Kur’an’da ve Hadislerde Kudüs

Kur’an’da Kudüs adı açıkça geçmez, ancak İsrâ Suresi’ndeki “çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ” ifadesi ve Mâide Suresi’ndeki “mukaddes toprak” ayeti (5/21) bu bölgeyi işaret eder. Hadislerde ise Kudüs’ün fazileti anlatılır. Peygamberimiz’in “Üç mescitten başkasına yolculuk yapılmaz” buyurması (Buhârî; Müslim) Mescid-i Aksâ’nın önemini gösterir. Ayrıca Peygamberimiz Kudüs’ün fethini kıyamet alametleri arasında anmış, yeryüzünde en çok korunan bölgelerden biri olduğuna işaret etmiştir. Peygamberimiz’in Kudüs ile ilgili sözleri çeşitli hadis kitaplarında yer alır; bunlardan bazıları sahih, bazıları ise zayıf kabul edilmiştir.

İsrâ ve Mirâc

Peygamberimiz’in bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya götürülmesi ve oradan semaya yükseltilmesi (Mirâc), Müslümanlar için Kudüs’ün kutsallığının temel gerekçelerinden biridir. Müslim’deki rivayete göre Peygamberimiz Mescid-i Aksâ’da peygamberlere imam olmuş, ardından göğe yükselmiştir. Bu olayın ayrıntıları hadis kitaplarında farklı rivayetlerle aktarılır; bazı ayrıntılar zayıf senetlidir. Olayın tarihi konusunda da âlimler farklı görüşlere sahiptir.

Hz. Ömer’in Fethi ve Ahdi

Kudüs, hicrî 15-16 yıllarında barış yoluyla fethedilmiştir. Hz. Ömer’in Kudüs halkına verdiği ahdin metni Taberî’de aktarılır: Halkın can, mal, kilise ve haçlarının güvenliği garanti altına alınmış, ibadet yerlerine zarar verilmeyeceği taahhüt edilmiştir. Bu ahidname, İslam tarihinde farklı dinlere saygının ve hoşgörünün örneği olarak sıkça anılır. Hz. Ömer şehre girerken yanında bir hizmetçiyle sırayla devesine binmiş ve sade bir görünümle gelmiştir; bu anlatılar da tarihî kaynaklarda yer alır.

Selâhaddîn ve Osmanlı Dönemi

1099’da Haçlıların eline geçen Kudüs, 1187’de Selâhaddîn Eyyûbî tarafından geri alınmıştır. Selâhaddîn, Kudüs’ü teslim aldığında şehir halkına karşı merhametli davranmış, esirlere fidyeyle serbest kalma imkânı tanımıştır. Osmanlı döneminde (1517-1917) Kudüs, Haremeyn gibi özel ilgi gören bir şehir olmuştur. Kanûnî Sultan Süleyman’ın yaptırdığı surlar, Harem’e yapılan onarımlar ve vakıf düzenlemeleri Kudüs’ün bugünkü görünümünü şekillendirmiştir.

Harem-i Şerif’in Yapıları

  • Mescid-i Aksâ (Kıble Camii): Güneydeki cemaat namazı kılınan cami.
  • Kubbetü’s-Sahra: Altın kubbeli, kutsal kaya üzerine yapılmış anıt yapı.
  • Kubbetü’s-Silsile, Kubbetü’l-Mirac ve sebiller: Alanı dolduran küçük yapılar.
  • Mervânî Mûsallâ: Güneydoğuda yer alan geniş yeraltı mekânı.
  • Kapılar: Bâbü’l-Mağâribe, Bâbü’s-Silsile gibi alan kapıları.

Mescid-i Aksâ ile Kubbetü’s-Sahra arasındaki fark ayrıca ele alınmıştır: Mescid-i Aksâ ile Kubbetü’s-Sahra Farkı. Alanın batı duvarına ilişkin bilgiler için Burak Duvarı, Osmanlı dönemine ait eserler için Osmanlı’nın Kudüs’teki eserleri, yakın bir İbrâhîmî merkez olan Halîlürrahman Camii yazılarına ayrıca bakılabilir. Yapıların tarihçesi için Kubbetü’s-Sahra maddesi de önerilir.

Ortak Kutsallık ve Hassasiyet

Kudüs, Müslümanlar kadar Yahudiler ve Hıristiyanlar için de kutsal bir şehirdir. Şehrin bu çok kimlikli yapısı, tarih boyunca farklı inanç gruplarının bir arada yaşadığı dönemlerle, çatışmaların olduğu dönemleri bir arada barındırmıştır. İslam tarihi yazımında Kudüs’ün farklı dinlere ait kutsal mekânlarına saygı ilkesi vurgulanır. Güncel siyasi tartışmalara girmeden, bu rehberde şehrin tarihî ve dinî önemi ele alınmıştır.

Kudüs’te Defnedilen ve Anılan Peygamberler

Kudüs ve çevresi, İslam geleneğinde pek çok peygamberin yaşadığı ve ilâhî mesajı ilettiği bölge olarak anılır. İbrâhîm’in yaşadığı Hebron (el-Halil), Dâvûd ile Süleyman’ın hükümdarlık yaptığı Kudüs ve Îsâ’nın doğduğu Beyt-i Lahm (Beytlehem) bu coğrafyanın bütünlüğünü oluşturur. Kur’an, İsrâiloğulları’nın tarihinin büyük bölümünü bu topraklarla ilişkilendirir. Bu sebeple Müslümanlar, Kudüs’ü yalnızca Muhammed ümmetinin değil, bütün peygamberlerin ortak mirası olarak da görür.

Süleyman’ın Kudüs’te “Mescid-i Aksâ”yı inşa ettiği, Dâvûd’un mihrabında ibadet ettiği (Sâd, 38/21) ve Zekeriyyâ ile Meryem’in mihrap hatırasının bu bölgede geçtiği kabul edilir. Bu anlatılar Kur’an’daki ayetlerle bütünleşmiş geleneksel kabullerdir; fakat konumları tarihî olarak kesin biçimde belirlenememektedir. Şehirde bulunan bazı türbe ve makamlar da halk geleneğiyle ilgilidir ve kesin tarihî belgeye dayanmayabilir.

Kudüs’ün Bugünkü Dinî Yaşamı

Kudüs’te günlük ibadet hayatı Mescid-i Aksâ merkezli sürer; cemaat namazları, cuma hutbeleri ve Ramazan geceleri bu bölgede yoğun biçimde yaşanır. Şehirdeki medreseler, zaviyeler ve kütüphaneler tarih boyunca bir ilim merkezi olarak işlev görmüştür. Gazzâlî’nin Kudüs’te bir süre inzivaya çekilip İhyâ’yı yazmaya başladığı rivayet edilir. Bu da şehrin tasavvuf ve ilim hayatındaki yerini gösterir. Müslüman âlimler bu geleneğin canlı kalması için yerel vakıfların ve hayır kurumlarının önemini vurgular.

Q: Kudüs’ün Müslümanlar için önemi nedir? ## İlk kıble olması, İsrâ ve Mirâc’ın bir durağı olması, Mescid-i Aksâ’yı barındırması ve çok sayıda peygamberin hatırasını taşıması nedeniyle kutsal sayılır.
Q: Kudüs’ü kim fethetti? ## Hicrî 15-16 yıllarında Hz. Ömer döneminde barış yoluyla Müslümanların eline geçmiştir.
Q: Harem-i Şerif ne demektir? ## Kudüs’te Mescid-i Aksâ ve Kubbetü’s-Sahra’yı içine alan, duvarlarla çevrili kutsal alanın adıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, İsrâ Suresi (17/1) ve Mâide Suresi (5/21); Buhârî ve Müslim (üç mescit ve İsrâ rivayetleri); Taberî, Târîh (Kudüs'ün fethi); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kudüs" maddesi

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm, İsrâ Suresi (17/1) ve Mâide Suresi (5/21)
  2. Buhârî ve Müslim (üç mescit ve İsrâ rivayetleri)
  3. Taberî, Târîh (Kudüs'ün fethi)
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kudüs" maddesi

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.