🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Me’mûn Dönemi: İlim, Kültür ve Dinî Hayat Nasıl Gelişti?

Halifeler, Emevîler ve AbbâsîlerGüncelleme: 10 Ekim 202610 dk okuma

Me'mûn döneminde (813-833) Beytülhikme, tercüme hareketi, Harezmî ve Kindî, gözlemevleri, Mu'tezile ve mihne uygulaması.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • İktidar Mücadelesi ve Merv'den Bağdat'a
  • Beytülhikme ve Tercüme Hareketi
  • Matematik, Astronomi ve Coğrafya

Me’mûn (813-833), Abbâsî halifeleri arasında bilime ve felsefeye en çok ilgi göstermiş isim olarak anılır. Dönemi, Yunanca, Süryânîce, Farsça ve Sanskritçe eserlerin Arapçaya aktarıldığı geniş tercüme hareketi, gözlemevleri ve matematik çalışmalarıyla tanınır. Aynı dönem, mihne uygulaması nedeniyle ilim ehli arasında yaşanan derin bir gerginliği de içerir. Bu yazı, Me’mûn devrinin ilim ve kültür hayatına dengeli bir bakış sunar.

İktidar Mücadelesi ve Merv’den Bağdat’a

Hârûnürreşîd’in ölümünden sonra oğulları Emîn ile Me’mûn arasındaki iktidar mücadelesi, Bağdat’ın kuşatılması ve Emîn’in öldürülmesiyle sona erdi. Me’mûn bir süre Merv’de kalarak Horasan’dan devleti yönetti; Bağdat’a ancak 819’da döndü. Bu dönemde Hz. Ali soyundan İmam Alî er-Rızâ’yı veliaht tayin etmesi, Abbâsî ailesi içinde ve halk nezdinde büyük tartışma yarattı. İmam Rızâ’nın kısa süre sonra Tûs’ta vefat etmesi, bu girişimi sonuçsuz bıraktı. Dönemin siyasi çerçevesi Abbâsîler devleti tarihi yazısında daha geniş biçimde açıklanır.

Me’mûn’un Farsça konuşan çevrelerle yakınlığı, onun yönetimini Horasan’da güçlü kıldı. Aynı zamanda Arap ve Türk unsurların ordudaki dengesi, sonraki halifeler zamanında Türk askerlerin ağırlığının artmasına giden yolu hazırladı. Bu gelişme ilerleyen yazılarda ele alınan Mu’tasım dönemi ile daha belirgin hâle gelir.

Beytülhikme ve Tercüme Hareketi

Beytülhikme, Hârûn zamanında bir saray kitaplığı olarak başlayıp Me’mûn döneminde tercüme ve ilmî tartışmaların merkezi hâline geldi. Kaynaklar halifenin Bizans’tan kitap temin etmek için elçi gönderdiğini, tercümanlara kitabın ağırlığınca altın ödediğine dair rivayetleri anlatır; bu tür ayrıntıların abartılı olabileceği not edilmelidir. Hüneyn b. İshâk, Sâbit b. Kurra, Yahyâ b. Bıtrîk ve Kustâ b. Lûkâ gibi çevirmenlerin bu faaliyetlerle ilişkisi bilinir. Kurumun ayrıntıları Beytülhikme yazısında vardır.

Bu hareket yalnızca çeviriyle sınırlı kalmadı. Yunan tıp, geometri, felsefe ve astronomi metinleri üzerine şerhler, kısaltmalar ve özgün çalışmalar da ortaya çıktı. İslam felsefesinin ilk büyük ismi Yakub el-Kindî bu ortamda yetişti; ayrıntılı bilgi için Kindî yazısına bakılabilir.

Matematik, Astronomi ve Coğrafya

Muhammed b. Mûsâ el-Hârezmî, bu dönemde el-Kitâbü’l-muhtasar fî hisâbi’l-cebr ve’l-mukābele adlı eserini yazdı. Eser, cebirin sistemli bir bilim olarak kurulmasında temel sayılır ve Latince tercümelerle Avrupa’ya ulaşmıştır. Hint rakamlarını tanıtan çalışması da “algoritma” kelimesinin kökenini oluşturur. Bu konuda Hârezmî’nin hayatı yazısı ayrıntı verir. Benû Mûsâ kardeşler (Muhammed, Ahmed ve Hasan) geometri, mekanik ve astronomi alanında çalıştı.

Me’mûn adına Bağdat’taki Şemmâsiyye ve Şam’daki Kâsiyûn gözlemevlerinin faaliyet gösterdiği, Sincar ovasında yerküre çevresi ölçümlerinin yapıldığı kaynaklarda aktarılır. Ayrıca bir dünya haritası hazırlandığı belirtilir. Ölçümlerin hassasiyeti hakkında ortak bir sonuç yoktur; ancak çalışmaların sistematik gözlem geleneğinin ilk örnekleri olduğu kabul edilir.

Mihne: Kur’an’ın Yaratılmışlığı Meselesi

Me’mûn’un kelamî alandaki en tartışmalı uygulaması mihnedir. Yaklaşık 833’te yöneticilere ve kadılara gönderilen bir mektupla, Kur’an’ın mahlûk olduğunu kabul etmeleri istendi; kabul etmeyenler sorguya çekildi. Mu’tezile düşüncesi bu uygulamanın ideolojik dayanağıydı. Âlimlerin birçoğu baskı altında görüş bildirdi; Ahmed b. Hanbel ise direnişi nedeniyle hapsedilmiş ve işkenceye uğramıştır. Uygulama Me’mûn’dan sonra Mu’tasım ve Vâsık dönemlerinde de sürdü, Mütevekkil tarafından sona erdirildi. Mihnenin sonucunda ehl-i hadis çizgisinin halk nezdindeki otoritesi arttı.

Mihne, düşünce özgürlüğü açısından devlet eliyle yürütülen bir dayatmanın nasıl ters tepebileceğinin örneği olarak anılır. Bu olayı daha geniş bir bağlamda anlamak için Mütevekkil dönemi yazısı okunabilir.

Fıkıh, Hadis ve Dil Çalışmaları

Me’mûn zamanında Şâfiî Mısır’da son yıllarını geçiriyor, er-Risâle ve el-Ümm gibi eserlerle fıkıh usulünü sistemleştiriyordu (Şâfiî 204/820’de vefat etti). Buhârî, doğumundan yirmi yıl sonra hadis seyahatlerine hazırlanıyordu. Ahmed b. Hanbel, Yahyâ b. Maîn ve Ali b. el-Medînî gibi muhaddisler Bağdat ve Basra’da etkindi. Bu dönem aynı zamanda Hanefî fıkhının Bağdat’ta kurumsallaştığı yıllardır. Hadis ilminin sistemleşme süreci hadis ilminin tarihi yazısında takip edilebilir.

Eğitim, Kitap Kültürü ve Toplumsal Etki

Me’mûn zamanında Bağdat’ta kitapçılar (verrâklar) çarşısı büyüdü; kâğıt değirmenleri sayesinde kitap fiyatları düştü ve okur kitlesi genişledi. Camilerdeki ders halkalarının yanında özel evlerde ve kitapçı dükkânlarında da ilmî sohbetler yapılırdı. Halifenin, farklı din ve mezheplerden bilginleri huzuruna toplayıp tartıştırdığı meclisler (mecâlis) kaynaklarda sıkça anılır. Bu mecliste Müslüman kelamcılar ile Hristiyan, Yahudi ve Zerdüşt âlimler görüş alışverişinde bulunurdu. Bu münazara kültürü, İslam düşüncesinin başka geleneklerle ilişki kurma biçimini şekillendirdi ve sonraki dönemlerde yazılan reddiye ve mukayese literatürünün zeminini oluşturdu.

Bu açıklığın bir de sınırı vardı: halifenin kendi görüşünü resmî politika hâline getirmesi, mihne ile birlikte tartışma ortamını daralttı. Dolayısıyla Me’mûn dönemini hem hoşgörülü bir bilim ortamının hem de zorlayıcı bir fikir siyasetinin bir arada bulunduğu karmaşık bir çağ olarak okumak gerekir.

Değerlendirme

Me’mûn dönemi, ilim, felsefe ve bilimin devlet desteğiyle geliştiği, aynı zamanda siyasi baskının fikrî tartışmaları sertleştirdiği bir evredir. Bu çift yönlü miras, sonraki dönem Müslüman düşünce tarihini derinden etkilemiştir. Önceki dönem için Hârûnürreşîd dönemi yazısı faydalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Me’mûn döneminde Beytülhikme’nin rolü neydi?

Kaynaklara göre Beytülhikme, tercüme, kitap telifi ve bilimsel tartışmaların yürütüldüğü bir kütüphane ve ilim merkeziydi. Harezmî, Kindî ve Benû Mûsâ gibi bilginler bu çevreyle ilişkilendirilir.

Mihne nedir?

Me’mûn’un 833 civarında başlattığı, Kur’an’ın mahlûk (yaratılmış) olduğu görüşünü devlet adına dayatma uygulamasıdır. Âlimler sorguya çekildi; Ahmed b. Hanbel direnişiyle bilinir.

Me’mûn gözlem ve ölçüm yaptırdı mı?

Evet. Rivayete göre Bağdat ve Şam’da gözlemevleri kuruldu, Sincar ovasında yer yuvarlağının çevresini ölçmeye yönelik çalışmalar yapıldı. Sonuçların kesin değeri konusunda farklı hesaplar vardır.

Me’mûn kimin oğludur?

Hârûnürreşîd’in oğludur. Kardeşi Emîn ile yaşadığı iç savaşı kazanarak 813’te halife oldu.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Taberî, Târîhu'r-Rusül ve'l-Mülûk; İbn Nedîm, el-Fihrist; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Me'mûn" md.; Hatîb el-Bağdâdî, Târîhu Bağdâd

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Taberî, Târîhu'r-Rusül ve'l-Mülûk
  2. İbn Nedîm, el-Fihrist
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Me'mûn" md.
  4. Hatîb el-Bağdâdî, Târîhu Bağdâd

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.